İbrahim Efe’ye her şeyi sorduk: Yalan!

İzmit Belediyesindeki işinden birkaç gün önce atılan Tavşantepe Muhtarı ve Kocaeli Muhtarlar Derneği Başkanı İbrahim Efe, En Kocaeli’ye konuştu.

Furkan Çalışkan
Furkan Çalışkan Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

İbrahim Efe’ye kamuoyunun merak ettiği tüm soruları sorduk. Aldığımız cevapları ise uzun uzun yazdık. İşte Efe’ye sorduğumuz sorular ve verdiği yanıtlar;

DOĞAL OLARAK

Hiç işe gitmedin mi?
Gittim. Gitmez olur muyum? Ben bir belediye çalışanı olmasam bile bir muhtarın gününün ortalama üçte biri doğal olarak belediyelerde geçer. Ayrıca neden gitmeyeyim?
Hiç kart basmadın mı?
Yer yer. Belediye yönetiminin bana ve benim gibi muhtarlara tanıdığı görev tanımı nedeniyle sürekli kart basmadım. Ama 24 saat esasına göre çalıştım.

DİKKAT ÇEKİCİ BİR ÖRNEK

İsterseniz bu konuda çok dikkat çekici bir örnek vereyim. 15 Temmuz hain darbe girişiminden birkaç gün sonra, il emniyet müdürlüğümüzün talebi doğrultusunda, kapanan Bizim Kocaeli Gazetesinin bulunduğu yere gittik. Saat 20.00 civarıydı. Polisimizin arama inceleme faaliyetlerine gece boyunca eşlik ettik. İşleri sabah 08.00’de bitti. Biz de o zamanki mesai arkadaşımızla birlikte 08.00’de kapıya mührü vurduk, işimizi tamamladık. Bunun gibi örnekler çoktur bizim işimizde. Hep zor işlere gittik ama layıkıyla da yaptık. Ne mesai talebimiz oldu, ne de kart basma zorunluluğumuz.

KART BASMAK BAŞKA, ÇALIŞMAMAK BAŞKA

Belediyenin açıkladığı kart basma çizelgesi için neler söyleyeceksin?
O rakamlar benim kart bastığım ve basmadığım günlerin toplamı. Benim çalışmadığım günlerin toplamı değil. Çünkü kart basmamak, çalışmamak anlamına gelmez.
Beni tanıyan, müdürlüğümüzde çalışan, mahallemizde oturan hiç kimse, “İşe gitmeden para kazandı” demez. Görevlerimi yapmadığımı kimse iddia edemez. Belediye ve bağlı müdürlüğüme hiç gitmediğimi, mesai yapmadığı kimse söyleyemez. Çünkü buna mesai arkadaşlarım, birim amirim, müdürüm, başkan yardımcım herkes şahittir. Tekrar ediyorum, kart basmamak çalışmamak, bankamatikçi olmak anlamına gelmez.

SİYASİ OPERASYON

Bankamatikçi tabiri için neler söyleyeceksin?
Bence burada kötü bir niyet var. Bana yapılan siyasi operasyonun bir parçası da bu söz. Bir yafta yapıştırmaya çalıştılar. Benim 24 saatli çalışma modelimi istismar ettiğimi öne sürerek, onuruma, toplum içindeki saygınlığıma hunharca saldırdılar. Tekrar ediyorum, beni İzmit’in esnafları da, bölgemizin insanı da çok net bilir ki, İbrahim Efe hem belediyedeki işini, hem de muhtarlık vazifesini yapmıştır.
Belediyedeki arkadaşlarımız gönül rahatlığıyla konuşamayabilirler. Ama benim emekli olan amirim Erdal Kahveci belediye önündeki eylemimizde mikrofonu aldı, bildiklerini söyledi. Onun konuşma videosunu sizlere atsam, tam da bu araya ekler misiniz? (Elbette)

HALA KART BASMAYANLAR VAR

Belediye tarafından yapılan açıklamalarda seni en çok üzen ne oldu?
Bile bile “İşe gelmedi” demeleri üzdü. Çünkü kart basmadığım çizelgenin gerçekleri ifade etmediğini onlar da biliyor. Belediyede hala kart basmayan arkadaşlarım var. Ama ben biliyorum ki, onlar kart basmasa da çalışıyorlar. Onlara kimse bankamatikçi diyemez.

DENETİME ÇIKACAKSIN!

Bu konuda yeni yönetimle ilk temasın nasıl oldu?
Yeni atanan müdürümüz, atandıktan bir süre sonra beni belediye içinde gördü. “Denetime çıkacaksın” dedi. “Çıkarım müdürüm” dedim. Sonrasında yanına gittim. “Burası bizim öncelikli işimiz” diyerek altını çizdim. O da bana, “Bundan böyle sabah 8, akşam 5 geleceksin, denetime çıkacaksın” dedi. “Peki müdürüm” dedim.
Sonradan amirler toplantısı yaptılar. Benim Ersin Amir’le hareket etmemi istediler. Ben de denileni yapmaya başladım. Ertesi gün Ersin Amir’in görevlendirdiği arkadaşımızla denetime çıktık.

YALAN!

Tam bu esnada bana bir tebligat verildi. Kart basmadığım gerekçesiyle savunma vermem istendi. Bu belgeyi alıp müdürümün yanına gittim. “Buna ne gerek var? Geçmişteki çalışma sistemimizi sen de biliyorsun. Yeni dönemin kurallarını sen bana söyledin. Ben de kabul ettim, çalışacağım dedim. O da “Allah var, kabul ettin. Ama sen yine de birkaç satır yaz” dedi. Aslında çok ağrıma gitti. Ama yine de müdürümün dediğini yaptım, savunmamı yazdım.
Ama senin savunma vermediğini söylüyorlar?
Yalan. Hem müdürümün bana verdiği tebligata cevap verdim, hem de Disiplin Kuruluna karşı savunma verdim. Evrakları belediyemizde mevcuttur. Ancak yazılı olan savunmamı beğenmediklerini söyleyerek ek savunma istediler. Ek savunmaya gerek yoktu. Belediyenin ek savunma istemesi kadar tuhaf bir durum olamazdı. Bu nedenle bu taleplerine olumlu yanıt vermedim.

ÜZERİMİZDE BASKI VAR

Sadece müdürle mi görüştün?
Hayır. Sonrasında başkan yardımcımız Cem Beyin yanına gittim. Kendisi beni de iyi tanır. Süreci özetledim. O da “Evet İbrahim. Böyle şeylere gerek yok. Siz seni tanıyoruz. Sen mahalle muhtarısın. Elbette mahallenle ilgilenmen lazım. Bu konuda sana zaman ayırmamız gerekir. Ama üzerimizde de baskı var. Tahmin ediyorsundur zaten” dedi. Allah razı olsun, son derece iyi niyetli, nazik ve pozitif bir duruş sergiledi.
Sonra, “Ben arkadaşlarla konuşacağım. Seninle çalışmak istiyorlarsa, sana bir zaman ayıracağız. İstemiyorlarsa sana uygun bir pozisyonda seni çalıştıracağız” dedi. “Tamam başkanım. Sizden haber bekliyorum” dedim. Ama o haber bana gelmedi. O süreçte ben de işime devam ettim. O tarihler içinde 41 AVM’yi, Çarşı Yapı’yı, bilimum esnafları, Ruhsat Denetim Müdürlüğü personeli Fatih Şahin ve Nuriye Sağlam ile birlikte denetledim.

HİZMETİN SİYASETİ OLMAZ

Bu süreçte başkanla bir temas kurabildiniz mi?
Konuyla alakalı hayır. Ama İzmit Belediye Meclis salonunda başkanımız İzmitli muhtarlarla toplantılar yapıyordu. Benim de katıldığım bir toplantıda, söz sırası bana geldiği zaman şöyle bir konuşma yaptım:
“Sayın başkanım sizin de ifade ettiğiniz gibi hizmetin siyaseti olmaz. Siz bu kente ne kadar iyi hizmet verirseniz muhtarlarımız o kadar memnun ve başarılı olurlar. Biz sizin hizmetinizi satıyoruz mahallelerde.
Yeri gelmişken söylemeliyim; Eskiden mahallelerimizde otlarımız 3 kere biçilirken, bu yaz yarım yamalak bile biçilemedi. Temizlik konusunda da sıkıntılar haf safhada. Ancak sevk ve idareden kaynaklanıyor galiba…”

BELEDİYE PERSONELİSİN!

Ben böyle söyleyince başkanımız sözümü kesti, “Sen bunu bana söylüyorsun. Aynı zamanda belediye personelisin. Bunu biliyorsun değil mi?” dedi. Ben de, “Sayın başkanım belediye personeli olduğum için, bunları size ifade etmemem mi gerekiyor?” dedim. O, “Bütün amirler AK Partili. Biz kimseyi görevden almadık” dedi. Ben de, “Biz geçen dönem muhatap olduğumuz amirleri bulamıyoruz. Bütün amirler pasifize edilmiş” ifadelerini kullandım.
Nezaket kurallarını aşmadan, “Sayın başkanım diğer konularıma geçebilir miyim” dedim ve anlatmaya başladım.

BİZ ANLADIK, ANLADIK

En sonunda da dernek başkanı sıfatıyla söz aldım. Sayın başkanımıza üç madde halinde muhtarlarımızın 100’liralarını, plastik masa ve sandalyemizi, muhtarlarımıza verecek olmuş olduğu sekreterleri sordum.
Kendisi bu soruları da yanıtladıktan sonra ona, “Sayın başkanım sözlerimin başında sarf etmiş olduğum cümleleri yanlış anlamanızdan çok üzüldüm” dedi.
Süleyman Şen söze girdi, “Biz anladık anladık” dedi kafasını salladı. “Sayın başkanıma hitap ediyorum, lütfen sözümü kesmeyin Süleyman Bey” dedim. “Düne kadar abiydik, şimdi bey mi olduk?” diye cevap verdi.

NEDEN SORGULUYORSUNUZ?

Başkan yardımcımız Nurettin Bulut söz aldı, “Sizin mahalleye geçmiş yönetimlerde hiçbir şey yapmadılar mı? Bu talepler son 6 ayda mı oluştu?” dedi. “Sayın başkanım bu talepler son 6 ayda oluşmamıştır. Eskiden beri süregelen taleplerimizdir. Ben geçmiş yönetimin yaptıklarını burada anlatmaya kalksam sabah olur. Ama sizlerden de bu taleplerin 3-5 günde ya da ayda karşılanmasını beklemiyoruz. Ama taleplerimizi iletmek de görevimizdir” dedim. Sonrasında canım sıkıldı, “Sayın başkanım benim taleplerimi neden sorgulama cihetine gidiyorsunuz, bunu anlayamadım” dedim. O da, “Neyse başkan var burada” deyip nokta koydu.
Ama ben bu toplantıda şahsıma karşı şartlı olduklarını, kafalarının bir köşesinde meseleleri olduğunu üzülerek anlamış oldum.

ÖNEMLİ OLAN PARTİ DEĞİL

AK Partili misin?
AK Partiliyim. Bir muhtarın bir siyasi partiye yakın ya da üye olması ayıp değildir. Önemli olan muhtarlık vazifelerini hakkıyla yapıp yapmadığıdır. Ben hiçbir zaman ne işime ne vazifeme siyaseti karıştırmadım. Bunun net ve son örneği 2019 yerel seçimleridir. Herkesin ve her kesimin oylarını alarak yeniden muhtar seçildim. Benim karşıma aday dahi çıkmadı. Bu vesile ile bütün mahalle halkıma bir kez daha teşekkürü borç biliyorum.

BENİ ÇOK GURURLANDIRDI

Tavşantepelilerin muhtarlık binasında toplanmasını sen mi organize ettin?
Hayır. Asla. Ben dışarıdaydım. Muhtarlığa gelmişler, beni aramışlar. Kalabalık bir gruptu. Sonradan gittim yanlarına. Ben kimseye bir şey söyledim. Söylemem de. Açıkçası onların sahiplenmesi beni çok duygulandırdı ve gururlandırdı.

DÖNECEĞİM DEMEK!

Belediye önünde eylem ve konuşma yapmaya kanunen hakkın var mı?
Var. Ben neticede bir memur değilim. İşten çıkarılmış bir işçi statüsündeyim. Basına sızdırılan bilgilerle alakalı olarak kendimi bir şekilde ifade etmem gerekiyordu.
“Bir gün geri geleceğiz?” ne demek? Bu bir siyasi bir mesaj mı?
Hayır. Siz de tahmin edersiniz ki, işe iade davası açacağım. Yani o davayı kazanacağımı düşünüyorum. Yani işime geri döneceğim, demek.

# İBRAHİM EFE İLE İLİŞKİLİ:

18 Ekim 2019 -

Muhabir Furkan Çalışkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

05

Mehmet - Ben hiçbir partili değilim.

İbrahim Ede'yi de tanımam...

Fakat hem muhtarlık yapmak, hem belediyede çalışmak olmaz.

Şayet iki yerde çalışıyorum diyorsa;

Buna kimseyi inandıramaz, inandırmaya çalışırsa, çok komik duruma düşer.

Niye yani?!

İki görev birden yapıyor görünmek...

Hayır muhtar, böyle olmaz! İkisinden birini kabul etmek zorundasın.

Bu hem ahlaki olur, hem vicdani...

Müslüman olan bir kimse çoluk çocuğuna haram lokma yedirmez.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 22:23
04

Ferhat Körfez - O zaman bizde bir mahalleye muhtar olalım hiç işe gitmeden yolumuzu bulalım sonrada siyasi yalakalıkla acıtasyon yapalım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 21:19
03

Osman - Bence acitasyon yapıyor arkadaş mağdurları oynamış. Tahminimce evet muhtarsan muhtarlığı nı yap, belediyeden bedava maaş alma. Mevcut oluşum içinde senin partizanca tavırların süreci baltalamaktan başka bir şey değil. İşe gelmeyerek iş yaptım diyemezsin bu lafa kargalar bile güler, kendini çok mükemmel çok doğru biri olarak tarif ediyorsun ama bedava maaş alarak hak yediğinin farkındasın değil mi? Hadi şimdi git muhtarlık binasında yat bakalım......!

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 19 Ekim 07:37
02

Fatih - Senin nasıl çalıştığını onlar da biliyor, Sinsi Fatma , ayya Süleyman , nasıl çekeceksiniz bu adamın günahını, üzdüğün Eşinin, fidan gibi evlatlarının günahını! Yazık çok yazık.Seçimden önce neler konuştun, şimdi neler yapıyorsunuz.

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 18 Ekim 21:34
01

İstanbuldan Yorum - Tesadüf eseri gördüğüm haber gerçekten ilgimi çekti. Sorular öyle güzel sorulmuş ki tam gol pası gibi al golü at tarzında. ''Hiç işe gitmedinmi?'' gibi. Aslında ''Ayda kaç gün işe gidiyordun?'' diye sorulabilirdi. Bu işçi kardeşimiz 26 gün işe gidiyor ve yinede işinden sırf siyasi görüşü sebebiyle atılıyorsa yazıklar olsun.

Yanıtla . 10Beğen . 1Beğenme 18 Ekim 19:10


Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?