Kimsenin adamı olmadım

Kimsenin adamı olmadım

Yaklaşık bir ay önce koltuğunu Hasan Ayaz’a bırakan AK Parti İzmit İlçe Teşkilatının eski başkanı Ali Korkmaz ile ilçe başkanlığı dönemini ve sonrasını konuştuk.
İşte Korkmaz’a sorduğumuz sorular…
Ve işte aldığımız yanıtlar:
Ali Korkmaz, İzmit ilçe kongresinde, “Hayat bu. Bir bakarsın bir anda her şey son bulur. Hayat bu, son dediğin an her şey yeniden can bulur” diyerek ne demek istedi?
Sayın bakanımız söyledi zaten. “Ali Korkmaz bugün ilçe başkanlığını bırakıyor. Ama siyaseti bırakmıyor. İleride farklı görevler de alabilir” dedi. Bu bakış açısını yansıtan bir ifadeydi. Söz de çok hoşuma gitti. Şemsi Tebrizi’nin sözü. O yüzden kullanmak istedim.

HASAN AYAZ BAŞARILI OLACAKTIR
Bir aydır siyaseten boştasın. Boşluğa düşüyor mu insan?
Benim çok yoğun bir iş tempom var zaten. Yeni bir yatırımım da var. Bilfen Şirket grubunun markası Bilnet Okullarını Kocaeli’ye getiriyorum. Bilnet Okulları için kampüs inşaatı ile ilgileniyorum. Dolayısıyla hiç boş vaktim olmadı. Ve siyaset hiçbir zaman bizim mesleğimiz olmadı. Bizim mesleğimiz eğitimcilik. Biz siyaseti hizmet için yapıyoruz.
Halefin Hasan Ayaz’ı nasıl değerlendiriyorsun?
İyi bir arkadaş. Siyaseti seviyor. Çok koşturuyor. Başarılı olacağına inanıyorum. İzmit’te çıta da yüksek. Zaten İzmit her zaman zor olmuştur. Arkadaşların yoğun bir performansla, birlik beraberlik içinde, kucaklayan bir yapıyla bu süreci götüreceğine inanıyorum.

GÖREV VERİLİRSE…
2019 seçimlerinde adaylık düşünüyor muyuz?
Ben parti kültürünü almış bir isimim. “Düşünüyorum” demekle aday olunmaz. Ama biz bu kentin insanıyız. 7 yıl ilçe başkanlığı yaptım. Bu kente eğitim anlamında hizmet ediyoruz. Görev verilirse elbette en güzel şekilde yaparız.
İzmit seçimleri nasıl kazanılır? Neler yapmak gerekir?
Açıkçası daha zor bir isim olacak. İzmit, CHP’nin şu anda ümitli olduğu tek yer. Topuyla tüfeğiyle saldıracağı tek ilçe. Ama biz birlik beraberlik içinde iyi bir adayla seçimlere girersek yine alırız diye düşünüyorum. İzmit’te endişe duymamız gerekmez.
Nasıl bir aday olmalı peki?
Kent kamuoyunun kabul ettiği bir aday olmalı. Bunu bizim partimiz zaten çok iyi yapıyor. Önce halkın ilgi ve algısını ölçüyor. Sonra teşkilatlara soruyor. Sonrasında siyasi büyüklere soruyor. Ondan sonra bir kanaate varıyor. Bu yol kanıtlanmış, doğru bir yoldur.
CHP’de adayın kim olduğu önemli mi?
Bence bizim adayımızın kim olduğu çok daha önemli.

KOCAELİ’YE YANSIMAZ
Ülke genelinde belediye başkanlarının istifa ettirilmesine ne diyorsun?
AK Parti’nin başarısı yerel yönetimlerden gelir. Yerel yönetimlerdeki başarı bizim genel iktidarımızı kuvvetlendirdi. Demek ki son dönemde bazı eksikler oldu. Ben bu sürecin kesinlikle hizmetlerle ilgili olduğunu düşünüyorum. Yoksa görevden alınan başkanlar 17/25 Aralık ve 15 Temmuz’da gereken duruşu gösterdiler. Demek ki hizmetlerle ilgili bazı sıkıntılar oluştu. Halk başkanı ve partiyi değiştirmeden, 2019’a güçlü bir şekilde girme iradesi oluştu.
Kocaeli’ye de yansır mı?
Ben Kocaeli’ye yansıyacağını düşünmüyorum. Çünkü hizmetler noktasında gerek Büyükşehir gayet ilçelerde uyumlu ve verimli bir tablo var.

ÇOK BAŞARILI BULUYORUM
Ali Korkmaz’ın ilçe başkanlığından ayrılması yüzünü unutturur mu?
Ben bu partiye 7 yıl hizmet ettim. Uygun bir şekilde de görevimi bıraktım. Farklı bir algı olabilir. Ama bana göre uygun ve güzel bir süreç yaşadık. Dolayısıyla bu konulara “yüzü unutturur mu?” diye bakmamak lazım. Benim gönlümden geçen de böyleydi. Ben zaten teşkilatlarda, yerel yönetimlerde ve milletvekilliğinde iki dönemden fazla görev yapılmamalı, derim.
Belediye başkanlığı mı? Milletvekilliği mi?
(20 saniye düşündü) Benim için belediye başkanlığı ya da milletvekilliği olmazsa olmaz değil. Yeter ki onurlu bir görevde hizmet etmeyi layık görsünler. İkisi de olabilir. İkisinin de farklı özellikleri var. Yerel yönetimlerde yapacağın hizmetlerden haz duyarsın. Yaşadığın kente daha fazla hizmet etme imkanı bulursun. Vekillikte ise genel iktidarın hizmetlerini aktarmak durumunda kalırsın. Aradaki temel fark bu.
Nevzat Beyin belediye başkanlığını nasıl buluyorsun?
Kim ne derse desin ben kendisini çok başarılı buluyorum. Çok güzel hizmetleri oldu. Parayı iyi kullandı. Vizyonel projeler ortaya koydu. Hizmetler noktasında bir farkındalık yarattı. İkinci dönemde ise kendini sosyal yönden geliştirdi. İletişim anlamında, dokunma anlamında son dönemde çok daha iyi bir performans sergiliyor.

BİR KURUŞLUK MENFAAT…
Ali Korkmaz’ın Nevzat Bey ile ilişkileri en başta daha resmi iken, daha sonra çok samimi bir hale dönüştü. Bu değişikliğin sebebi nedir?
Bence bir değişiklik yok. Bir yılda tanıdığınız bir insanla, 7 yıldır birlikte olduğunuz bir insanın ilişkisi bir olmaz. Sonuçta bu kentteki pek çok programda birlikte olduk, birlikte karar aldık. Doğal olarak abi-kardeş ilişkisi oluşuyor.
Aslında aramızda bir kavga falan olmadı. Kamuoyunda öyle bir algı nasıl oluştu, onu da bilmiyorum. Yer yer farklı düşündüğümüz zamanlar olsa da uyumlu bir birliktelik yaşadık. Olması gereken ilçe-belediye başkanı ilişkisini zaman içinde oturttuk. Dostluk anlamında da oturdu.
İnsanlar bu iyileşmesinin arkasında kimi zaman başka şeyler de arayabiliyorlar…
Mesela ne arıyorlar?
Bilemiyorum…
Siyasetin hastalığı ne biliyor musun? Dedikodu ve yalakalık. Ben siyasi hayatım boyunca dedikodu, yalakalık ve menfaatçilikten uzak durdum.
Bugüne kadar Nevzat Bey’den bir kuruşluk menfaatim de beklentim de olmadı. Ben ilçe başkanıydım, o belediye başkanı. Başkanın üslubu farklı olabilir. Ama hizmetini yapıyor mu? Yapıyor.

Ben hiçbir zaman kimsenin adamı olmadım. Partinin adamı oldum. Bütün parti büyüklerini severim. Sayın bakanımızı severim, Büyükşehir Belediye Başkanımızı severim, il başkanımızı, ilçe belediye başkanımızı severim. Eksiği varsa, onu teşkilatçılık anlamında kapatmak için varım. Bunun ötesinde daha ne yapabilirim ki?
Birileri kavga etmemizi bekliyor. Ama kavga etmem için bir sebep olması lazım. Kendi belediye başkanımla kavga etmemin bir mantığı yok ki! Edeceksem başkasıyla edeyim.
Kapalı kapılar ardında projelerle ilgili değerlendirmelerde bulunur, görüş ve itirazlarımızı yaparız. Mesela biz de söylüyoruz. Kanalboyu’nun ikinci etabını yapamadık. Mesela Yeşilova, modern bir gecekondu semti oldu. Yeni planladığımız bir yer böyle mi olmalı? Olmamalı. Bunları konuşuyoruz. Ama hep gerekli yerlerde konuşuyoruz.
Ama İzmit Belediyesi Kentsel Dönüşüm’de inisiyatif alan bir belediye…
Ben Nevzat Bey’i bu konuda tebrik ettim. Herhangi bir mecburiyeti ve getirisi yokken, hatta siyaseten sakıncalı ve provokasyona açık olmasına rağmen böyle bir çalışmaya başladı. Keşke çok daha önce daha cesur adımlar atabilseydik bu kentte. Biz bu konuda maalesef çok geri kaldık. Başarılı olamadık.

TAKINTIM YOK
7 yılda neler gördün? 7 yıl nasıl geçti?
7 yıl hakikaten bana çok şey kazandırdı. Ben “İzmit’teki bütün köylerin bırakın yerlerini, tavuğunu bilirim” derler ya. Benimkisi o misal. İnsanları tanıdık, siyasetimizi geliştirdik. Arkadaşlarımızla güçlü bir ekip oluşturduk. Ciddi paralar almadan, kendi bünyemizde yürüttük biz bu işleri. Her zaman söylerim, işi güçlü olmayan adam siyasette güçlü olamaz. İşi düzgün olmayan adam, siyasette düzgün olamaz.
Deminki konuyu tekrar dönmek isterim. Bizim için parti kültürü çok önemlidir. Ben şunu olacağım mantığı doğru değil. Gönlünden geçebilir, isteyebilirsin. Ama önemli olan partinin ve toplumun seni oraya layık görmesi. Bundan dolayı illaki makam, mevki olmazsa olmazım değil. Ama bir şeyler de yapmak lazım. Elimizden geldiği kadar geride güzel eserler bırakmak lazım.
İyi Parti ile ilgili neler söyleyeceksin?
Tabanı olan bir hareket değil. Çok fazla abartılıyor. Türkiye’de Tayyip Erdoğan karşıtlığı taban oluşturmaz, yeni bir hareketi doğurmaz. Zaten olan biteni zamanla hep birlikte göreceğiz.

İzmit’te nasıl oldu da HAYIR oyları yüzde 50’yi aştı?
Aslında İzmit’te hayır ve evet oyları arasında çok bir fark yok. 300-400 oy var. Abartılacak, büyütülecek bir durum değil. Halbuki bir ay öncesinde yapılan anketlerde evet oranı yüzde 44’ler seviyesindeydi. Ama son dönemde sayın bakanımız başta olmak üzere tüm teşkilatımızın ve başkanlarımızın çalışmasıyla bu oran yüzde 49.80’e çıktı.
Neticede bu bir seçim değil. Bir sistem oylaması, bir sistem tercihiydi. Türkiye geneline baktığınızda birçok ilde geri düşmüşken, sosyal demokrat seçmenin en yoğun olduğu İzmit’te bu sonuç bile bana göre ciddi başarıdır.
Son olarak seninle ilgili çok ilginç bir dedikodu da geldi kulağıma. 2009’da Meclis üyesi adayı olamadığın zaman öfkeli tavırlar ve tepkiler verdiğin iddia ediliyor. Çok gerilerde kaldı. Ama yine de sormak istiyorum.
Benim hiçbir zaman partiye karşı bir öfkem, bir tavrım olmadı. Böyle bir şeyin olması mümkün mü? Maalesef bizde kahve kültürü, dedikodu siyaseti var. Çapı olmayan adamların uydurukça şeyleri. Bu tür şeylere gülüp geçiyorum ben zaten.
Bu kente kimisi memleketinden gelmiş. Vefat ettikten sonra da memleketine gidecek. Ama bizim böyle bir şansımız yok. Ticareten de siyaseten de ölümüz de dirimiz de bu kentte olacak. O yüzden bu kent bizim için daha da anlamlı. Bizim cenazemizin gideceği yer Tepeköy Mezarlığı. Çünkü biz 600 yıldır buradayız. Kimseyi hor görmüyoruz. Ama adımlarımızı ona göre atmaya çalışıyoruz.

MECLİS ÜYESİ OLAMADI,
İLÇE BAŞKANI OLDU
1971 İzmit Tepeköy doğumluyum. Okul inşaatının olduğu yer bizim karpuz ve üzüm tarlamızdı. Annem de Çayırköy’lüdür. Üç kız kardeşim var. İzmit İmam Hatip Lisesi 1989 mezunuyum. Konya Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden de 1994 yılında mezun oldum. O sene İstanbul’da 5 yıl görev yaptım. Pendik Kurtköy Lisesinde edebiyat öğretmeni olarak çalıştım. Depremden bir ay önce Kocaeli’ye tayin oldum. Sonrasında sırasıyla farklı okullarda görev yaptım. Mimar Sinan Lisesinde, Leyla Atakan Ortaokulunda çalıştım.
Devlette çalışırken, 2003 yılında bir arkadaşımla birlikte etüt merkezini kurduk. Sonrasında ortağımın ayrılması nedeniyle 2007 yılında Bilgi Köprüsünün bütün hisselerini aldık. 2008 yılında devlet memurluğundan tamamen ayrıldım, işlerin başına geçtim.
2009 yılında meclis üyeliği gönlümüzden geçti, aday olduk. Ama nasip olmadı. Sıralamada gerilerdeydik. Belediye seçimlerinden hemen sonra ilçe başkanlığı seçimleri oldu. İki liste çıkmıştı. Sağ olsunlar Nedim Arsal da, Hüseyin Yusuf da teklif getirdi. Bölgeden arkadaşların çoğunluğu Nedim Arsal’ın yanında olduğu için, ben de onlarla birlikte hareket ettim. O dönem AR-GE’den sorumlu ilçe başkan yardımcısı olduk.
2010 yılı sonunda Nedim Arsal milletvekili aday adayı olmak için istifa etti. Ne olduğunu anlamadığım ve çok hızlı gelişen bir süreçle ilçe başkanlığına aday oldum. Ve 3 Mart’ta İzmit İlçe Başkanlığı koltuğuna oturdum. 30 Eylül 2017 tarihinde gerçekleştirilen kongreyle de görevi devrettim.
Bilgi Köprüsünün sahibiyim. İki ana okulu, bir tane kreş, iki tane üniversite hazırlık özel öğretim kursumuz var. Bilnet Okullarını Kocaeli’ye getiriyoruz. 1400 öğrenci kapasiteli kampüs inşaatımız sürüyor.
Evliyim. İki oğlum var. Biri İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Diğeri de Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenci.

03 Kasım 2017 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?