Abdullah Kaya’ya her şeyi sorduk!

Abdullah Kaya'ya her şeyi sorduk!

Haber albümü için resme tıklayın

DÜNYANIN EN MÜTEVAZI İNSANIYIM
“Ben merkezli, megolaman paylaşımları var. Dünyanın kendi etrafında döndüğünü iddia ediyor” diyorlar. Gerçekten egon bu kadar yüksek mi?
(Gülerek) Bilakis ben Dünyanın en mütevazı insanıyım. Böyle bir soru olur mu? “Ben egolu bir insan değilim” dediğim zaman egolu oluyorum zaten.
Peki “Dünyanın en zeki 3 insanından biriyim” lafı.
Ben demedim ki öyle bir şey. “Ben zekiyim” demem zaten. Ben hafızası kuvvetli bir adamım. Konuşmamı Allah’ın izniyle unutmam. Bunu söylüyorum her zaman.
Benim ilkokul öğrenciliğim çok başarılıdır. İbni Sina’nın öğretmeni Erbay İnce bize geldiğinde, “Lisede girdiğim derslerde Abdullah Kaya gibi bir öğrenci gelmedi, diyorum” demiştir.
Özetle benim hafıza konusunda bir yeteneğim var. Bunu da normal bir şekilde ifade ediyorum. Bunun ego şeklinde tanımlanması yanlış.
Ben düşünen bir adamım. İyi hatırlarım. Üzeyir akşam unutsa bile ben unutmam. Hafızamı sürekli güncellerim.

FETÖ’NÜN HEDEFİYİM
Çok polemik seviyorsun. İnsanlarla saatlerce atışmak seni rahatsız etmiyor.
Facebook’la tanıştığımda aynı zamanda kumpasla tanıştım. Babam öldü, kumpasın içine düştüm. Dolayısıyla benim bu kumpası açığa çıkarmam lazım.
Ama herkesle polemik yapıyorsun. Çok konuşuyorsun, çok uzatıyorsun…
Firdevsi, “Sözden daha kıymetli bir şey olsaydı, gökten o inerdi” diyor.
Az yemek kadar az konuşmak da önemli değil midir?
Çok önemli, doğru. Çok yemek tefekkürü öldürür…
Çok konuşmak da bir şeyleri öldürmez mi?
Bu kadar fitnenin olduğu bir yerde Abdullah Kaya susarak bir şeyleri anlatabilir mi?
Susmaktan bahsetmiyorum, çok konuşmaktan bahsediyorum.
Konuşmak zorundayım. Çünkü aklıma gelmeyecek olaylar, bizim üzerime geliyor.
Kimseye gelmiyor da size mi geliyor?
Geliyor. Çünkü bu kentteki fitnenin merkezi, Şevki Yılmaz’ı hedef almıyor da bizi hedef alıyor. Çünkü ben FETÖ’nün hedefiyim.

KUMPASA GELDİM
İnsanlarla bu kadar çok tartışınca, sürtüşünce, sürekli ama sürekli bir şeyler yazınca sosyal medyaya, insanlar “Bunun işi gücü yok mu? demeye başlıyor.
Benim işim gezmeyle. Reklam çalışması oturarak olmuyor. Buradan Sakarya’ya giderken Üzeyir araba kullanır, ben yazarım.
Ne işi o?
Müşteri ziyareti yapıyorum. Selam TV’ye reklam alıyorum.
Ama televizyona hiç emek vermiyorsun. Hiçbir özel şey yok, program yok…
Program yapmıyorum. Evet. Paket yayın yapıyoruz biz.
Kimse izlemiyor ki? Özel yayın yapmaz, emek vermezsen kimse izlemez ki!
Sana göre izlemiyor, reklam verenlere göre izliyor.
Sen izlendiğini iddia ediyor musun?
İzleniyor tabi. İzlenmez mi?
Paket yayın demek, sürekli tekrar demek. Halbuki haftada bir sen, haftada bir Üzeyir program yapsanız, olmaz mı? Ne yazıyorsan oradan da söyle?
Yapamıyorum. Çünkü kumpasa geldim. Televizyonun teknik imkânları kalmadı.

Abdullah ve Üzeyir Kaya

5 YILDIR TELEVİZYON İZLEMİYORUM
Bir kamera ile yapılabilir bir program. Sen de yapabilirsin. Ama yapmıyorsun. Televizyona hiç emek vermiyorsun.
Öyle olmuyor işte.
Sosyal medyaya verdiğin önemi televizyona verebilirsin. Vermeyince neden insanlar izlesin ki?
Vermiyorum. Çünkü ben sosyal medyada bir kavga yapıyorum. İnsanlar da bunu takip ediyor. Ama televizyon izleyen, evde oturan insanların bu işlerle işi yok. Adam fıkıh dersi izliyor, hadis dersi izliyor. Ben neden adamın psikolojisini bozayım?
Sen ne kadar televizyon izliyorsun?
Ben 5 yıldır hiç televizyon izlemiyorum.
İzlemediğin bir şeyi nasıl izlettirebilirsin?
Sadece Selam TV’yi değil hiçbir televizyonu izlemiyorum.
İyi ya, tuhaf işte. Peki Selam TV’nin yayın politikası nedir?
Dini, kültürel yayın. Paket yayın yapan dini bir kanal. Aktüel yayın yapmak istemez miyim? Ama şah damarımı kesmişler. Yapamaz hale gelmişim.

2000 LİRA MAAŞ ALIYORUM
Televizyonun yöneticisi kim?
Ben genel müdürüm. Üzeyir yönetim kurulu başkanı.
Maaş alıyor musun?
Asgari ücret. 1500 lira, 2000 lira. Ne olur ki?
Neyse onu yazalım. Yanlış olmasın!
Öyle bir şey işte. Ama bunları yazmana gerek yok!
Size ait bir televizyon değil ki Selam TV! Yoksa size mi ait?
Bize ait. Kendisine ait olduğunu söyleyen varsa gelsin, borçlarını ödeyelim. Daha yeni kamulaştırmadan 90 bin lira para geldi, borçlarını ödedik.

AYLIK GİDERİM 5 BİN LİRA
Başka bir gelirin var mı? Gerçekten bilmiyorum. Ve çok konuşulduğu için sormak istiyorum.
Bizim kira gelirimiz var zaten. Babadan kalma kaç katlı bina var İzmit Zincirlikuyu Caddesi üzerinde. Aylık 10 küsur bin lira kira geliri var. Bize düşen 3 bin lira.
Bunun dışında başka işler de yapıyoruz. Mesela Üzeyir ile Kaya şirketi kurduk. Kocaeli TV, Selam TV’de ürünler sattık.
Ayrıca emlak pazarlaması yapıyoruz.
Vakıftan maaş alıyor musunuz?
Almıyoruz. Ne ben ne de Üzeyir. 1986 yılından bu yana vakıftan maaş alan mütevelli yok.
Araba, telefon…
Araba ve telefonumuz Selam TV’nin. Vakfa ait değil.
Ben aslında televizyon için daha fazla koşturmak istiyorum. Ama kumpas davaları var. İlyas Kaya için döşenen mayınlar bizim dönemimizde patlıyor. Beni çok meşgul ediyor.
Benim vakıftaki giderim normalde her ay 5 bin lirayı buluyor. Ben orada otururken, misafir geliyor, cebimden yemek yediriyorum. Camide program yapacağız, hocalar geliyor, onları yemeğe götürüyorum. Parasını ben ödüyorum, ben ikram ediyorum, vakfın parasından harcamıyorum. Bunları kimsenin bilmesine de gerek yok.

TAMAMEN YALAN
Hiçbir çay, yemek, benzin giderimiz vakfa yazılmaz. Vakıf mütevellisi vakıftan para almaz. Ama bunları nereden, hangi parayla yapıyorum, diye soruyorsan, ben televizyonun reklam gelirlerinden kullandım. O yüzden açık verdim. O yüzden de kamulaştırmadan gelen paramı yatırdım buraya.
Ben vakıfta zevkten oturmuyorum. Mecbur kaldığım için duruyorum. Davaları kaybedersek, büyük maddi zarara uğrayacaktık. Müfettişler yönetici olduğumuz için bize zimmet çıkaracaktı.
Ben de bu mahallede yaşayan bir insanım. Pek çok kişi seni sevmiyor. Pek çok kişiyi küstürmüşsün. Cemaatle, esnafla, mahalle sakinlerinin önemli bir kısmıyla bir şekilde kavga ediyorsun.
Bu tamamen yalan bir şey. Bu algı yanlış. Böyle bir şey yok. Mehmet Ali Paşa mahallesinde vakıf üzerine çökmek isteyen bir yapı var. Bu yapının FETÖ ile iltisakı da çıkıyor teker teker. Bu kumpasa dahil olmuş kısıtlı insanlar bunlar. Sınırlı sayıdalar. Onlarla da hiçbir hukukumuz yok. Tamamen vakfa karşı FETÖ’sel ve siyasi kumpasın oyuncuları olmuşlar. Ben ne yapayım?
Sosyal medyada da kavga etmek durumundayım. Vakfa karşı bir kumpas yürütülürken ben güleyim mi?

ZAFER ELDE EDİYORUM
Aniden gülmelerin var senin. Neden yapıyorsun?
Zafer elde ediyorum çünkü.
Enaniyet değil midir bu peki?
Kibirlilere yapıyorum sadece. İşim gereği de yapmak durumundayım.
Bir Müslüman bir hatasından kurtulduğunda gülerim sevinçten. Veya bir namussuz kötü niyetiyle kendi kazdığı çukura düştüğünde de gülerim.
Bu kadar çok konuşan, yazan ve sataşan bir insan olarak özür dilemek, gönül almak, yanlışı düzeltmek diye genel anlamda bir duygu görmüyoruz. Önemli bir sorun değil mi bu?
Benim takipçilerim bu cümleye katılmazlar. Çünkü ben bir şeyi ifade ederken iyi niyetle ve samimiyetle yaparım. Fayda hedefi olan bir şey yazmaya çalışıyorum. Ekseriyetle görüntüyü netleştiren konuları yazmak istiyorum.
Soru o değil. Sen yanlış yapmıyor musun?
Yapmam mı? Ben neden özür dilemeyeyim. Yer yer özür dilerim. Özür dilemek normal bir insan davranışıdır. Bu dünyada en kolay, herkesle uzlaşacak adam benim. Uzlaşmayı piyasada öğrenmiş adamım ben.

ABARTILDIĞI KADAR DAVAM YOK
İnsanların sosyal medya hesaplarında hangi yorumu beğendiğine bile karıştığını söyledi bazı arkadaşlar. Messenger’dan yazıyor, “O yazıyı neden beğendin” diye sorguluyormuşsun. Doğru mu?
Hiç yapmadığım bir şey. En fazla 3 veya 4 kişiye bu konuda uyarıda bulunmuşumdur. O da dostluktan dolayı.
Tanımadığın bir kişiye dahi sormadın mı?
Nadir.
Herkesi mahkemeye verdiğin söyleniyor. Şu an itibariyle açtığın kaç dava devam ediyor? Toplamda bugüne kadar kaç dava açmışsındır?
Verasetle ilgili davalarımız var. Bunlar özel davalar.
Vakıfla ilgili davalar var. Bunların çoğunluğu kamulaştırma davaları. Ayrıca İzmit İlçe Müftülüğü, aşevi çalışanları, vakıf aleyhine yalancı şahitlik yapanlarla ilgili davalarımız var.
Şahsi davalarımız ise 4 ya da 5 tanedir. Bunlar da kişisel hakaret ya da saldırı girişimleri nedeniyle olan davalardır ve olmazsa olmazdır. Bugüne kadar hakaretten 1, iftiradan 2 kişiye dava açtım. Onun dışında sosyal medya hesaplarında benimle ilgili 50’ye yakın hakaret var. Ama ben bilinenin aksine hiçbirine dava açmadım.
Bunların yanı sıra savcılığa yaptığımız 10-15 suç duyurusu var. Ama abartıldığı kadar değil.
Peki bu kadar dava neden var? O da kumpas sonucu oldu.

SELAM TV İÇİN PARA TOPLANMADI
Ağzından sadece kumpas kelimesi çıkıyor. Sadece sana mı kumpas yapılıyor?
Abdullah Kaya, Üzeyir Kaya, İlyas Kaya dediğin adamların özelliği var. 2008 yılında karasal yayın çok önemliydi. Selam TV’nin Marmara bölgesi yayın hakkına sahipti. Marmara bölgesine yayın hakkı olan bir televizyon, Türkiye’nin siyasi, sosyal, ekonomik yapısında etkili bir güçtür.
Selam TV varlıklı bir kanal mı?
Selam TV’nin bütün kıymeti, RTÜK tarafından verilmiş yayın hakkıdır. Onun dışında ekonomik bir mal varlığı yoktur. Halen televizyona ait olan arabayı da 2004 yılında biz aldık.
Selam TV için bu mahalleden para toplandı mı?
Hiç toplanmadı. Selam TV için bugüne kadar sergi de yapılmadı, kermes de yapılmadı. Sadece Mahmut Efendi şahsi parasından bir miktar verdi.

VAKIFTAN PARA AKTARILMADI
Vakıf için toplanan paralardan TV’ye aktarıldı mı?
Cübbeli Ahmet’in sohbetlerinin televizyonlardan izlenmesini sağladığımız dönemde (O zamanın parasıyla) 500 milyon gibi bir yardım geldi. Ama bu para televizyon için kullanılmadı. Bir kuruşu televizyona girmedi. Bir kısmıyla MGV’ye yardım edildi, kalan kısmı aşevinin yapımında kullanıldı. Bugüne kadar da Selam TV’nin bir kuruş parası olmadı.
Neyle geçiniyor o zaman bu televizyon?
Reklamla. Bugün Selam TV kapansa, satılacak hiçbir şeyi yok. Yıllık vergilerini de reklamla ödüyoruz.
Şu an Selam TV satılsa ne kadar yapar?
Bilmiyorum ki. Dijital yayıncılık çok arttığı için karasal yayının bir değeri yok şimdilerde. Bu televizyonu 6 kişi ortak kurdu. Yusuf Konyalı, Ahmet Gönenç, İbrahim Pay, Ali İhsan Kurt, Murat Kaya, İlyas Kaya kurdu. Kuruluş bedeli olan 300 lira bile yoktu ceplerinde. Muhasebeciden borç alındı.
Selam TV şu an kime ait?
Üzeyir ile ikimize ait. Zaten diğerlerinde emanet hisse vardı. Sonrasında onlar da bize geçti.

ŞEVKİ YILMAZ TALİMAT VERDİ
Cami hocası Ahmet Oruç’un Şirinevler Camii’ne tayin olması ile alakalı neler söyleyeceksin?
Bizim vakıf olarak üzerimizdeki dava yükünden dolayı, cami ile ilgili hiçbir şey karışmıyoruz. Camideki görevlilerle müftülük ilgileniyor. Biz elektriğini ödüyoruz, temizliğini yapıyoruz. Bakımını, tadilatını yapıyoruz. Ama Diyanet ile ilgili kısmına karışmıyoruz.
Ekonomik market neden çıktı cami altından? Yüksek kira mı istediniz?
Ekonomik Pazar karşı taraftan çok daha cazip bir teklif geldiğini söyledi ve geçti. Ancak biz bunun olacağını biliyorduk. Şevki Yılmaz bir yıl önce talimat verdi, “Caminin altını boşalttırın, kiracıları çıkarttırın” diye.
Ayrıca sen “Cami yıkılacak” diye haberler yaptığın için Ekonomik Market’in çıktığı yeri kiraya veremiyorum ben.
Olmayacak bir şeyi mi yazıyoruz? Benim dışımda hiçbir yerden öğrenemiyorlar mı yani caminin gelecek pozisyonunu?
Mopaş, Çağrı, Günkay ve Taşmar market gelecek. Ama google’e yazdıklarında, senin haberlerin çıkıyor. Sıkıntı oluyor bizim için.

HERKES YALAN SÖYLÜYOR
Selam TV kimin? Bildiğim kadarıyla Kanal 7 gibi, Selam TV’de de bölge insanlarının emeği ve maddi katkısı vardı…
Selam TV’ye hiçbir insanın, hiçbir cemaatin, hiçbir siyasi grubun, hiçbir derneğin katkısı olmadı. Biz ticari olarak bir takım ilan-reklam çalışmaları yaptık. Bundan elde ettiğimiz gelir var. Dolayısıyla Selam TV sadece bize ait bir kanaldır. Biz de buradan belli miktarlarda gelir elde ediyoruz. Ama gerekli ödemelerini de biz yapıyoruz.
1994’ten sonra RTÜK yeni lisans müracaatı almayınca, bizim televizyon da doğal olarak değer kazandı.
Karasal yayın hakkını satma hakkınız yok muydu mesela?
Vardı. 10 milyon TL Dolar ve TL teklif de geldi bir ara. Ama babam “Satmayın” dedi.
Tekrar sorayım. İnsanlar “Cemaat olarak televizyona çok destek verdik” diyor.
Herkes yalan söylüyor. Camiye verdim diyebilirler, ama televizyon için diyemezler.

NE TV’DEN NE DE VAKIFTAN BEKLENTİM VAR
Camide de televizyon için hiç para toplanmadı, yani. Öyle mi?
Toplanmadı. Bizim camiden sadece Şevki Yılmaz’ın radyosu için para istendi. O an para toplandı mı, onu da bilmiyorum ama.
Selam TV bu milletin yüz akıdır. Hiçbir faizli banka ve içkili reklamı yayınlamamıştır. Cola reklamı bile yayınlanmamıştır.
Dedemden kalan mal bana yetiyor. Ne televizyondan beklentim var, ne de vakıftan. Ne televizyonun parası var, ne de vakfın parası var. Vakfın parası var. Ama o para hayra gidecek paradır. Başka bir yere harcanmaz. Ben doğru dürüst avukat bile tutmam. Vakfın geçen yılki avukat gideri 5 bin lirayı geçmez.

DESTEKLİYORUM ANCAK…
Yeni cami projesini destekliyor musun?
Mevcut cami 1300 metrekarelik alan üzerinde yükseliyor. Babam 2012’de, “Gelin, burada 2500 metrekare taban alanına sahip büyük bir cami yapalım” demiş zaten.
Ama burada hedef cami yapmak değil. Burada iş başka. Kocaeli’nin en büyük camisi olacak diyorsun, mevcut caminin benzerini yapıyorsun.
Ben Mehmet Ali Paşa’ya yaraşır her projeyi destekliyorum. Güzel proje olsun, desteklerim. 1250 metrekareye çıkarmışlar projeyi. 1750 metrekareye çıkarsınlar desteklerim.
“Benim dediğimi yapın. Yapmazsanız kabul etmem, desteklemem” diyorsun yani.
Öyle demiyorum. Beni sevmeyenler varsa, sevenler de var. Ben onların düşüncelerine de sözcülük etmek durumundayım. Mehmet Ali Paşa’ya 1250 metrekareden aşağıya cami olmaz diyorum. Mevcut cami gibi olacaksa hiç yapılmasın, diyorum.

06 Kas 2017 - 14:42 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

07

FikriAbdullah Kaya - Ne kumpası neyin kumpası kim bunlara kumpas yapacak.Paronoyak olmuşlar.Hiç bir kimsenin bunlarla zoru yok.sadece psikolojileri yerlerde herkesi düşman görüp kendilerini soyutlamış zavallı ikili.Bu paşanın görsel olarak ciddi bir kavşak ddüzenlemesine veedee mahallemize renk katacak güzel bir osmanlı avlu tarzlı bir camiye ihtiyacı var.Dünyanın en büyük camisine falanda ihtiyaç yok yani.ihtiyaca hasıl olsun yeter.

Böyle bir Cami yapmaya kim engel

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 06 Kasım 14:42
05

Ahmet Emin - Objektif olmak gerekirse belediyenin bu konuda sürekli kıvırması, plan değiştirmesi Abdullah Kaya’nın haklı olduğunu gösteriyor. Hatta eğer dediği gibi bir cami yapılırsa yine en büyük emek Sahibi Abdullah Kaya; çünkü o ilk planlara itiraz etmese belki cami ilk haliyle yapılacaktı.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 06 Kasım 14:42
04

Ahmet Emin - Şevki Yılmaz konusuna gelirsek kendisi fetö’yü fetö’nün güçlü zamanlarında alenen desteklemiş birisi, sonradan çark etmesi o seviyede yıllarca milli görüşte bulunmuş biri için kabul edilebilir değil.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 06 Kasım 14:42
03

Anonim - Fikret de kim kendice yorum yapmış. Abdullah abi Allah için çok değerli akıllı zeki ve dürüst bir adamdır yetmezmi. Gayette sevilen iyi biridir.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 06 Kasım 14:42
02

ahmet emin - iki tane yorum yazdım ikisini de yayınlamadınız, halbuki içinde ne hakaret ne tehdit vardı,beğenmediniz herhalde. bu bile yanlı habericiik, hatta yandaş habercilik yaptığınızı gösterir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Kasım 14:42
01

Anonim - Ben 27 yıl içinde m ali paşa camisinde sekiz ay yatılı kaldım allah kaya ailesinden razı olsun emekleri çoktur izmir de yaşıyorum ama hala duva ederim allah yollarını açık eylesin

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 06 Kasım 14:42



Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?