Teşkilatın haberi yok

Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’ın en çok eleştirildiği konuların başındaydı kadrolaşmama.
Yani belediyede kendi kadrosunu kurmama.
Kocaman bugüne kadar büyük oranda mevcut ekiple devam etti.
Hatta pek çok müdürün yerini dahi değiştirmedi.
Taki Cuma günü 13 müdürlüğe yapılan yeni atamalara kadar.
Aşırı yükselen döviz ve altın fiyatları nedeniyle milletin burnundan solduğu o günlerde bu konulara girmemiştim.
Şimdi isim bazlı birkaç değerlendirme yapmak isterim;

DİLEK ERTUĞ. Atamalar içinde en dikkat çeken isim. Mehmet Ay’ın vefatından sonra Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne getirilen Dilek Ertuğ’un Mustafa Kocaman’ın yeğeni olduğu söyleniyor. Hatta Ertuğ’un 1 sene önce sözleşmeli memur yapılan dört isimden biri olması, 1 sene içinde müdürlük koltuğuna oturması en önemli eleştiri konusu. Sanat tarihi mezunu olduğu için Kültür Müdürlüğü mantıklı. Ancak öncesinde Etüt Projede çalışması ise biraz tuhaf bulunuyor. Son not: Dilek Ertuğ’u işe alan ilk kişi rahmetli Üzülmez’miş.
MUSTAFA KASIMOĞLU. Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Kasımoğlu’nun Muhtarlık İşleri Müdürlüğüne atanması biraz kel alaka. Hatta kızak da denilebilir. İyi de sebep ne? Başkanın kendisine “Seninle ilgili çok şikâyet var” dediği konuşuluyor. Ancak Yapı Kontrol Müdürü genel anlamda kötü polisliktir. Yine de detayları bilmiyoruz.
CAVİT KUZU. Etüd Proje Müdürü Cavit Kuzu’nun Destek Hizmetleri Müdürlüğüne atanması da çok alakalı olmayan, “kızak” anlamını taşıyan atamalardan. Kuzu çok teknik bir isim. Harita mühendisi. Daha önce de imarda çalıştığını söylediler. Gerekçesi nedir, tam olarak bilmiyorum.
SAMET VURAL. Fen İşleri Müdürü Samet Vural’ın öne çıkan bir çalışması olmayabilir. Ama çalışmasına, gayretine bir şey diyen de yok. Bunda Samet Vural’ın ne kadar dahli var bilemem. Sadece son dönemde, “Böyle müdürlük yapacağıma hiç yapmayayım daha iyi” dediğini söylüyorlar. İnşaat mühendisi olduğu için müdür olsa da olmasa da aynı parayı alacak. Yani maddi olarak herhangi bir kaybı söz konusu değil.
ABDULLAH YILMAZ. Rahmetli Hüseyin Üzülmez’in yeğeni. Yeni dönemde ona görev verdi, teftiş kurulunun başkanı getirdi. Ödüllendirme sayılabilir. Tecrübeli birini arıyordu denilebilir.
ATİLLA KARAGÖZ. Temiz, güzel bir insan olarak tarif ediliyor. İnsani ilişkilerinden de övgüyle söz ediliyor. Müdürlükten alındıktan sonra kadro olarak düz memurluğa düşüyor. Maddi olarak da belirgin bir kaybı söz konusu. Buna rağmen neden alındı, belirgin bir hata mı işledi, bilemiyorum.
SİNAN ŞAHİN. Soydaşım. MÜSİAD eski Başkanı Kadir Şahin’in oğlu. Temizlik işleri müdürüydü, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne getirildi. Sinan bildiğim kadarıyla işletme muzunu. Temizlik İşleri Müdürü olması tuhaftı, asli işine döndü. Kendisiyle konuşmadım. Ama yeni görev yerinden kendisinin de memnun olduğunu söylüyorlar.

Bu atamalara dair Kartepe’deki genel bakış açısı ise şöyle:
1.TEŞKİLATIN HABERİ YOK
Normalde bu tür yoğun atamalar nezaketen teşkilatla istişare edilir. Ya da bilgilendirilir. Teşkilatın müdahale edeceğinden değil. Ya da istişare edilmek zorunda değil. Bilgilendirilirse teşkilat önemseniyor, bilgilendirilmiyorsa önemsenmiyor demektir. Öğrendiğim kadarıyla bilgilendirilmemiş.
2. BAŞKAN YARDIMCILARI YOK
Müdürler değişti ama başkan yardımcıları hiç değişmedi. Elbette dikkat çekiyor. Belki de o değişiklik daha sonra gelecek. Ya da hiç gelmeyecek. Bilemiyoruz. Ama kulağıma gelen, bundan sonra personel bazlı rotasyonların olacağı şeklinde.
3.ALTTAN GELENLER ÇOK
Yeni müdürlerin önemli bir kısmının birim içinden yani müdürlükten yani içeriden tercih edilmesi takdir ediliyor, doğru bulunuyor. Alttan yani birimlerinden gelenler belediyede rahatsızlık oluşturmuyor.
4.BELEDİYE GENÇLEŞTİ
Yapılan bu değişiklikler için genel anlamda “Başkan gençleştirme yaptı” da diyorlar. Yani genç müdürlerin sayısı artmış. Bu da genel hatlarıyla olumlu bulunuyor.

Özetle;
Bir yıl önce sözleşmeli memur yapılan iki ismin bir yıl içinde müdür yapılması konuşuluyor. “Bir tane doğrudan temin dosyası hazırlamayan, bu konuda tecrübesi olmayan isimler nasıl müdürlük yapacak? deniyor.
Bu isimlerden Dilek Ertuğ’un kariyeri değil ama akrabalık özelliği konuşuluyor.
En çok bunlar konuşuluyor.
Diğer detayları da yukarıda yazdım zaten.


Çoğu büyümedi, küçüldü

Bizim toplumda çok yaygın ve yanlış bir kanaat var.
Esnafın, üreticinin, satıcının kriz döneminde büyük kar ettiğini öne sürüyorlar.
Ben buna katılmıyorum.
Gerçekten katılmıyorum.
Fiyatların sürekli çıktığı ya da indiği dönemlerde esnaf kar etmez, edemez, bilakis zarar eder.
Kar etmesi için mutlak surette dalgalanmanın durması lazım.
Örneklendireyim mi?
Düşünün, bir teneke yağı (5 litre) 90 liradan satıyorsunuz diyelim. Zam geldi, alış fiyatı 80 liradan 100 liraya çıktı. Esnaf bu yağı kaça satacak? Diyelim 110 (ki 10 lira çok düşük bir rakam) 10 teneke yağ sattı, cebine 900 lira girdi. Ama o 900 lirayla 10 teneke bile satın alamıyor ki? Sadece 9 teneke alabiliyor. Yani aldığı teneke sayısı azalıyor.
2-3 ayda bir zam gelen ürünlerde tablo aşağı yukarı böyleydi. Esnaf, üretici, satıcı, satış yaparken zarar etti. Cebine giren para miktarı büyüdü ama o paranın alım gücü azaldı. Aldığı malı yerine koyamadı. Yani küçüldü.
Diyorlar ki, “İşçi ve memur maaşları sabit. Onların maaşları da artmıyor. Ama tüccarın cebine giren para artıyor. Dolayısıyla zarar etmiyor…” İşte buna tam olarak katılmıyorum. Doğru tüccarın cebine giren para miktarı artıyor ama o paranın alım gücü düşüyor. Dolayısıyla zararda. Ha sabit ücretli daha çok zarar ediyor mu? Evet. Ama orası da başka.
Dalgalanmanın yüksek olduğu dönemlerde satan değil, satmayan kazançlıdır arkadaşlar. Stok yapan, malını elinde tutan kazanır. Tabi onun da cari giderleri (personel, elektrik, vergi v.b.) fazla değilse.
Aşağı yönlü dalgalanmalar da aynı. Adam bir teneke yağı 100 liraya satın almış ve 110 liradan satmaya başlamışsa, ona “90 liradan sat” demek de mantıklı değil. Yani yine zarar edecek. Ha, 80 liradan almış, stok yapmış, şimdi 90 liradan satıyor. İşte o tüccar kar eder.
Bu çalkantılı dönemden kar edenler olmuş mudur? Evet, olmuştur. Onlar fiyatlarını hemen indirsin mi? Evet indirsin. Ama onlar kim? Onlar herkes değil.
Zamları anında yürürlüğe sokan, indirimleri ise geciktirmek için elinden geleni yapanların bulunduğun kabul ediyorum. Ancak bütün esnaf, tüccar, market ve işletmeciyi aynı şekilde damgalamak büyük hata.
Önce dalgalanmanın durması lazımdı. Hükümet son aldığı kararla bunu yaptı. Yapmasaydı, dalgalanma 2-3 ay daha sürseydi, inanın pek çok firma, market, esnaf, tüccar batardı ya da batmaya ramak kalırdı.

İKİ ÖNEMLİ NOT
1.Yurtdışına çalışan, ihracat yapan firmalar hariç.
2.Zincir marketler hariç. Çünkü onların matematiği çok farklı çalışıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?