TÜPRAŞ’ta Petrol İş’in tarihi sorumluluğu

Evet farkındayım, kolay bir toplu sözleşme dönemi olmaz.
Her zaman zordur, işçiyi memnun etmek, işverenle ilişkileri dengeli tutmak ve istediğini almak hiç kolay bir şey değildir.
Hele ki karşında Türkiye’nin işçi sınıfına yön vermeye çalışan Koç Grubu varsa.
Birkaç ay önce de yazmıştım.
Koç Grubunun Türkiye’de bulunduğu her alanda ödediği maaşları aynı seviyeye çekmeye çalıştığını düşünüyorum.
Bundan 10 yıl önce TÜPRAŞ’ta çalışmak büyük bir ayrıcalık gibi görülüyordu.
Kentteki tüm fabrikaların önündeydi TÜPRAŞ.
Fakat ortada uzun vadeli bir plan var işçi dünyasına yönelik.
Koç Grubu da adım adım bunu uyguluyor.
Sözleşme süreleri, mesai düzenleri, ödenecek primler vesaire gün geçtikçe işçiden daha çok kırpmaya çalışıyorlar.
Geçmiş yazılarımda bu konulara değindiğim için tekrar etmeyeceğim.
Ama ortada bilinçli şekilde işçinin refah seviyesini aşağı çekme kavgasının verildiğini görüyorum.
Bu sebeple geçtiğimiz dönem kelimenin tam manasıyla fiyaskoyla geçen TÜPRAŞ toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde bu dönem Petrol İş Sendikasının yükü hiç olmadığı kadar ağır.
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ortada.
Bir ekmeğin fiyatı oldu 3 lira.
90 gram simit oldu 3 lira, doğru düzgün pekmezi bile yok ayrıca simitlerin.
Eski lezzetlerinde bile değiller.
Doğalgaz, elektrik, benzin, aklınıza ne gelirse bir zam yağmuru altındayız.
Milletçe kayıpta olduğumuz böylesi bir dönemde Koç Grubunun karşısına çıkacak Petrol İş Sendikasının Allah yardımcısı olsun.
Geçtiğimiz gün Genel Başkan Süleyman Akyüz’le konuştum.
Bilindiği gibi Petrol İş, Koç Grubundan ilk 6 ay için yüzde 37 gibi bir zam talep edecek.
TÜPRAŞ işçisi ise ne olacağını merakla bekliyor.
Çünkü geçtiğimiz dönem şimdilerde sendikanın Genel Sekreteri Salih Akduman ile dönemin Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar’ın çok ciddi bir çekişmesi yaşanmıştı.
Ve bu çekişmenin sonu Yüksek Hakemde bitmişti.
Yüksek Hakem de TÜPRAŞ işçisine yüzde 6 gibi rezalet bir zam vermiş, TÜPRAŞ işçisinin kazanımları da elinden alınmıştı.
Genel Başkan Süleyman Akyüz de şubelerle diyalogun bozulması halinde yaşanacak kaosun bence çok iyi farkında.
Çünkü Petrol İş Genel Başkanı tek başına sözleşme imzalamaya yetkili olduğu gibi, kendisi olmadan da toplu iş sözleşmesi sonuçlanabiliyor ve imzalar atabiliyor.
Bu da şu demek; sözleşme sürecinde TÜPRAŞ işçisi, şubeler ve genel merkezin arası açılırsa kazanan işveren olur.
Geçtiğimiz sözleşme döneminde TÜPRAŞ işçisi acı bir şekilde bunu tecrübe etti.
Bu sebeple Süleyman Akyüz dün gazetemize yaptığı açıklamada çok önemli mesajlar verdi.
Akyüz, “Geçmişte ne yaşandıysa geride kaldı. Geçmişte yaşananları bugünün kan davasına getirmek mesele değil. Biz şubesiyle, merkeziyle, temsilcisiyle, üyesiyle birlikte bir bütünlük içerisinde, hiçbir hesap kitap içerisine girmeden, gerçekten bir TİS mantığı içerisinde sözleşme yapacağız” dedi.
Bu cümleler aslında şu an TÜPRAŞ’taki durumu özetliyor.
Çatlak sesler çıkarmadan, geçmiş dönemde yaşandığı gibi farklı hesap kitap içine girmeden tek mücadeleyi masada işverenle vermek gerek.
Biliyorum ki bu dengeyi tutturmak özellikle Genel Başkan Süleyman Akyüz için kolay değil.
Ama ben TÜPRAŞ işçisi adına kendisinin samimiyetine ve gayretine inanmak istiyorum.
Süleyman başkanın gazetemize verdiği açıklamasında geçmiş dönemde yapılan hataların farkında olduğunu gördüm.
Sendika içinde sözleşme dönemine etki edecek olası risklere karşı da tedbirli ve bilinçli olduğunu hissettim.
İnşallah öyle de olur, TÜPRAŞ işçisi kazanımlarla bu toplu iş sözleşmesi dönemini tamamlar.
Buna sadece işçilerin ve ailelerinin değil, bu kentte yaşayan diğer işçilerinde bir emsal olması bakımından ihtiyacı var.
Kentin esnafının bile ihtiyacı var.

İyileşen bir hastanın doktoruna minneti

Salı gecesi hiç bilmediğim birinden mesaj aldım.
İsmi Semih Turhan.
Bir sıkıntısı var sandım, konuşmaya başladık.
Meğerse sıkıntısını çözmüş, tek isteği kendisiyle fazla fazla ilgilenen, her anında yanında olan ve destek veren doktoruna teşekkür etmekmiş.
Hatta Semih Turhan, doktoruna teşekkür etmek için uzunca bir yazı bile hazırlamış.
Doktorumuzun ismi de Hasan Mete Aksoy.
Ben hiç duymadım (çok şükür:))
Kendisi doçentmiş, ama Semih kardeşimizi o kadar etkilemiş ki ben günün birinde Hasan Mete Aksoy’la tanışmayı çok isterim.
Şimdi Semih Turhan’ın doktoruna içinden gelen tüm samimiyetiyle hazırladığı teşekkür yazısının noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşıyorum:
“Hayatında tek başarısı DOÇENT olmak olmayan, her şeyden önce bir büyük bir ağabey olan , mesleğini kimliği haline getirmiş Sayın Hocam DOÇENT DR. HASAN METE AKSOY' a VEFA MİNNET VE TEŞEKKÜRLERİM İLE..
Hayatım boyunca bir çok kez ameliyat oldum olmak zorunda kaldım.
kişisel özelliklerimden biriside elimde olmayan TAKINTI.. Aslında Takıntı da değil, ENDİŞE çünkü hiç tanımadığınız bir insana canınızı emanet ediyorsunuz. Etrafta görüyoruz neler olup bitiyor. Acaba işini severek mi yapıyor ? yoksa bir an önce ameliyat edimde gitsin mi der? Ya ölürsem? gibi kendi kendime kurduğum felaket senaryoları.
Tam böyle bir psikolojide iken, bilgisini, insanlığını ve hekimliğini hayranlıkla izlediğim Hasan hocam ile tanıştım. 3 Aralık cuma günü saat 16:00 da direk kendisine opere oldum ve yıllardır muzdarip olduğum hastalık şu an için bitmiş gibi görünüyor. Opere sonrası evime aracımı kullanarak döndüm. Şu an iyileşme düzeyimin %40'ındayım. Hafif kas ağrılarım ve mide bulantım dışında birşeyim yok. Zaten bunlar bir parça göze aldığım komplikasyonlardı, iltihap ve hayat kalitemi düşürecek düzeye gelmediği sürece sorun yok.
Mesleğim ve Çevremden ötürü, çok hekim tanıdım, tanıyorum. Bir çoğuda Arkadaşımdır. sözüm Meclisten dışarı yine bir çoğunda ego everest.
Demiştim ya yukarıda takıntılıyım diye, saat mevhumu olmaksızın yazdım hocama , hocam ağrım var, hocam şöyle oldu hocam böyle oldu.
Saolsun gece demedi gündüz demedi dakikalar içerisinde geri döndü.
Operenin ertesi sabahı ben gözlerimi açmadan yanımdaydı saat 07:03 nasıl oldun ? dedi. Opere sonrası kata kadar geldi sağ olsun. Gelmek zorunda da değil, atıyorum ,kat hemşiresine bir geniş spektrumlu antibiyotik bir de parol takın deyip geçebilirdi. Çünkü bunları yaşadık tecrübe ettik.
Hemşiremiz Ayşenur Hanım Sabır Abidesi, Gerek Muayenede gerek muayene sonrası gerekse ameliyat sonrası, işim var demedi , müsait değilim demedi, mesaii saati dışı demedi, uyuyorum demedi, yanıtladı. Benim gibi Söyleme ile anlayan bir yapısı olmayan adama sabır etti.
Diyeceksiniz ki hizmet alıyorsunuz tabiki olacak. HAYIR ! hizmet almanız , karşınızdaki insanın özel hayatından size zaman ayırarak ilgilenmesi demek değildir. Emin olun yapmacık olan ilgi ve samimiyeti ayırt edip hissediyorsunuz! Bu insanlar rahatsız ettiğinizi bile bile biz buradayız lütfen sorun hissiyatını size lanse ediyorlar!.
Demem o ki bir çok insan doktor olabilir lakin her hekim bilgili değildir. Amacım hic bir hekimi karalamak kötülemek değil, muhakkak kendilerince bir endiken / kontreendiken hesabı yapmışlardır. Ben bana hissettirdiklerini , yansıttıklarını dile getiriyorum.
İŞİ BİLEN YAPSIN ! İŞİ VE KENDİNİZİ EHLİNE EMANET EDİN !
Muayene ederek rahatlatan, öncesinde ve sonrasında benimle olan, kısacası kendi kendime kurtulmam mümkün olmayan bu rahatsızlıkta her aşamada yanımda olup bana yol gösteren , acımı dindiren SAYIN HOCAM
HASAN METE AKSOY'a Teşekkürü borç bilir, Hürmet ile ellerinizden öperim. Yolunuzda Bahtınız gibi Açık Olsun ,
ALLAH'a Emanet Olun.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

12

işçi - Zavallı sendika Tüpraş maaşını hala uzayda zannediyor.Hyundai en düşük maaşı 7000 yapmış.Tüpraşta bu maaş yok.Bilginiz olsun

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 16 Aralık 00:02
09

İşçi - Şimdi genel başkan "Geçmişte yaşanan geçmişte kaldı. Kan davası güdmeye gerek yok" demiş ya o zaman ben soruyorum. "And olsun unutmayacağız" pankartını niye yaptırdınız? Sözde başkan Salih "Bu sözleşme hakeme giderse 30 yıllık kavga başlatırsınız" niye dedi? Siz bizi salak mı sanıyorsunuz?

O zaman bende diyorum ki "Gidin ceplerinizi doldurun (hala para koyacak yer kaldığsa) bu işçi sizi affetmez".

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 11 Aralık 12:19
06

Bey Efendi - Tüpraşta çalışmak kolay değildir deprem olunca herkes kaçacak delik arıyordu klavye delikanlığını bıraksın herkes benzin mazot lpg bir sürü yanıcı patlayıcı gazlar vs bence az bile istiyorlar günümüz şartlarında hele ki dünya rafinelerinde verilen ücretlere kıyasla temizlikçi maaşı bile değil

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 10 Aralık 11:11
04

Ali Veli - Şu piyasa şartlarında Tüpraş iscicini maaşı gayet güzel beğenmeyen varsa istifa etsin. Kapıda milyonlarca işsiz var. O mason yarısına çalışmaya hazır.

Yanıtla . 1Beğen . 6Beğenme 10 Aralık 10:23
13

Ali Veli - @Ali Veli 04 nolu yoruma cevabı: Becerilmissin belli ,Tuptasliyim diye sokağa cikma

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Ocak 22:01
11

Ali Veli - @Ali Veli 04 nolu yoruma cevabı: Seni çok beli tadı damağında kalmis

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Aralık 09:52
10

İşçi - @Ali Veli 04 nolu yoruma cevabı: Maaşın yarısını yakında asgari ücreti altında kalacak. Kuş beyinli.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Aralık 12:22
08

Ali Veli - @Ali Veli 04 nolu yoruma cevabı: Sen sokakta çok mu becerdiler

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 10 Aralık 14:53
07

Ali Veli - @Ali Veli 04 nolu yoruma cevabı: Seni çok mu becerdiler. Oc

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 10 Aralık 14:26
05

Bey Efendi - @Ali Veli 04 nolu yoruma cevabı: Seni becerirler ali veli

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 10 Aralık 11:08
03

Mert - Petrol iş artık bitmiştir. Rüpraş işçisi başının çaresine baksın

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Aralık 07:46
02

Hjghjgjg - TÜPRAŞ İŞÇİSİ SENDİKASI BİRLİK OLMALI ÇATLAK SESLERİ İÇİNDE YOK ETMELİ

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 09 Aralık 21:02
01

Cem Yıldırım - 2 milyon kişinin girdiği sınavda ilk 10.000 giren kim olsa ego olur.Yoksa neden bu zor mesleği seçsinler.Her meslekte kötü olabilir ama doktorlar insanlığa hizmet eder.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 19:12


Anket Sizce Kocaelispor'un kulüp başkanı kim olmalı?