Ders:Kartepe Konu:Gençler

Kendisini tanımıyorum.
Ancak bir ilçe gençlik kolları başkanı (ya da gençlik kolları yönetimi) bu haftaya adeta damgasını vurdu.
AK Parti Kartepe İlçe Danışma Meclisi toplantısında astıkları “Ders Matematik” ile başlayan o pankart muhalefeti çok rahatsız etti.

Önce CHP’nin İzmitli Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Caner Arduç rahatsız oldu, topa girdi, laf attı. Ona cevabı AK Parti Genel Merkez MKYK üyesi Mehmet Ceran verdi.
Sonra İyi Parti’nin Kartepe ilçe başkanı Haluk Tamyüksel topa girdi, danışma meclisinin yapıldığı salonu belediye personelinin süslediğini iddia etti. İlçe gençlik kolları başkanı Bekir Enes Arslan olay anının fotoğraflarını paylaşıp “Belediye çalışanları değil fedakar gençlik kolları” dedi. Ardından yaptığı “2.Ders Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” paylaşımı da hayli dikkat çekiciydi.
Bugün de CHP İlçe gençlik kolları yöneticileri sahneye çıkmak zorunda kaldı, belediyeyi eleştirdi.
Yani…
Ortada bir pankart, bir çıkış ve siyaseten alınmış birkaç güzel puan var.
Ortada dikkat çeken, ortalığı hareketlendiren, iyi çıkış yapan ve potansiyeli yüksek bir ilçe gençlik kolları başkanı var.
Bunların hepsi Arslan ve ekibine yazar.
Tabi ayaklarını yerden kesmediği ve sosyal medyanın şehvetine kapılmadığı sürece.
Dikkatle takip etmeye devam edelim.


Gölcük’ün sessiz değişimi

Donanma kenti Gölcük…
Aynı zamanda ve yavaş yavaş tekstil kenti oluyor.
Bununla ilgili daha önce bir iki haber yaptık.
Ve gördük ki; 1999 depremi sonrasında Dünya Bankası kredileriyle inşa edilen ve kent genelinde hep atıl kalan, bir türlü dolmayan, tam randımanlı çalışmayan, tam olarak işe yaramayan iş merkezlerinden 5’i Gölcük’te bir süredir tekstil atölyesi, işletmesi, fabrikası olarak kullanılmaya başlanmış.
İlk defa duydum, bizzat ben de bölgeye gittim, gezdim, gördüm ve Gölcük adına sevindim.
Hali hazırda yaklaşık 900 kişinin çalıştığı bu işletmelerdeki çalışanların yüzde 90’ı kadın.
Ve bu sayının daha da artacağı söyleniyor.
Zira bu sektör istihdam ağırlıklı bir sektör.
Bölgedeki sosyo ekonomik yapıyı değiştiren bir sektör.
İşletmelerin büyük oranda yurt dışına çalışması, kapanma ya da iflas etme ihtimallerini büyük oranda ortadan kaldırıyor.
Çünkü Döviz kurlarının artışı onları hiçbir şekilde rahatsız etmiyor.
Gölcük ekonomik anlamda da değişiyor.
Hem de pek çok kişinin hiç tahmin etmediği ve bilmediği bir şekilde.


Dev projeler benim paramla yapılabilir!

Şaka yapmıyorum.
Madem büyük projelere sermaye, kaynak lazım.
Madem büyük projeler için gerekli büyük sermaye için geçiş garantisi, hasta garantisi, kira garantisi vermek gerekiyor.
O halde devlet bu parayı bir iki iş adamı ya da şirketten değil, vatandaşlardan toplasın.
Vatandaşı bu büyük projelere ortak etsin.
Devlet hem finansman bulmakta zorluk çekmesin.
Hem de finansmana ilave para ödeyecekse vatandaşa ödesin.
Vatandaş cüzi parasıyla dahi bu yatırımlara ortak olabilsin.
Parası olan bu projelerden istediği kadar hisse-pay alamasın, bir üst sınır, limit getirilsin.
Mesela TC kimlik numarası ile pay-hisse dağıtılsın ki, ortaklık tabana yayılsın.
Vatandaş altın, döviz, faiz ve borsanın dışında yatırım aracı bilmiyor.
Dijital para dediğimiz şey de tam da bu noktada alternatif olmaya çalışıyor.
Halbuki, devlet kazan-kazan formülü ile alternatif üretebilir.
Döviz yükselse bile kazanan bir şirket ya da zengin değil, vatandaş olur.
Çerçevesi bu şekilde çizilmiş bir yatırım modeli, benim aklıma yatıyor.
Siz ne dersiniz?


Zaten en az 20 yıl el sürülmemeli

Bir cadde her yıl yenilenir mi?
5 yılda bir yenilenir mi?
10 yılda bir yenilenir mi?
Bu kadar sık yenilenirse yazık günah değil mi?
Milletin parasını sokağa atmak demek değil mi?
Fatma başkan bu lafları çok ama çok sık kullanıyor.
Kendisinden önceki başkan ya da başkanları küçük, zayıf, eksik göstermek adına “15 yıldır el sürülmedi, 20 yıldır el sürülmedi” diye başlıyor söze.
Ama yanlış.
Hem de büyük yanlış.
Başka başkanlar söylüyorsa, onlar da yanlış.
Bir caddeye mümkünse 30 yıl, 50 yıl, 100 yıl el sürülmesin arkadaşlar.
İşleri o derece sağlam ve uzun vadeli yapın ki, sık sık alt ve üst yapı çalışması yaparak bu milletin kaynaklarını israf etmeyin.
Yani…
20 yıldır el sürülmemesi kötü değil iyi bir şeydir.
Mesela bundan 20 yıl sonra İzmit Belediye Başkanı olacak şahıs da, “Fethiye Caddesine 20 yıl el sürülmeli, 20 yıldır kaderine terk edildi” dememeli.
Bir cadde 1 yılda bir yenilenmez.
5 yılda bir yenilenmez.
10 yılda bir de yenilenmemeli.
Bilmem, anlatabildim mi?
(10 yıl kadar Büyükşehir’de çalıştım. Bu konularla ve kelimelerle çok yakından ilgilendim. Sürekli bu ifadeleri duyunca düşüncelerimi paylaşmak istedim. Doğrusu budur. Doğru söylem dediğim gibi olur.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?