Karşı mahalleye hak görmeyin

“Taraf olmayan bertaraf olur” cümlesi benim hayat mottomdur.
Evet, her zaman insanın kendini yakın hissettiği bir alan, bir görüş olmalıdır.
Ama bizler gazeteciyiz.
Bizim doğrudan tarafa olmamız lazım.
Kendi adına konuşuyorum, bazen hatalar yapabilirim.
Bazı olayların gerçeğini anlamadan öfkeye kapılabilir, yanlış şeyler söylebilirim.
Ama hatamı fark ettiğim an özür dilemekten de asla imtina etmem.
Benim adresim belli, telefon numaram binlerce insanda var.
Bu kentte AK Partililerle de CHP’lilerle de MHP’lilerle de İyi Partililerle de Saadetlilerle de Demokrat Partililer, Gelecek Partililer, Devalılar, hepsiyle diyaloğum var.
Evet benim bir tarafım olmalı.
Mesleğimi ve insanlarla ilişkimi doğru yönetebilmek için benim doğrudan tarafa olmam lazım.
Ve biz yerelde, genel siyasetin gerginliğini, kavgasını aslında yaşatmamalıyız.
Daha makul olmalıyız.
Aslında genel siyasette iki kutup da zaman zaman düşmanlığı körükleyecek çok ciddi söylemlerde bulunuyor.
Düşmemeliyiz bunlara.
Hele ki yerelde, hepimiz yüz yüze bakıyoruz arkadaşlar.
Biraz araştırsak hepimiz bir yerlerden bir şekilde tanıdık çıkarız.
Bu sebeple bu yazıyı hiçbir görüşün etkisi altında kalmadan yazıyorum.
AK Parti İzmit Belediye Meclis üyesi Fikret Hocaoğlu’yu meclis üyesi olduktan sonra tanıdım.
Fikret abiyi severim ancak dili serttir.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “AK Partililer milli değil” minvalindeki açıklamaları ne kadar yanlışsa, Fikret Hocaoğlu’nun sosyal medya paylaşımı o kadar yanlıştır.
Benim bir belediye meclis üyesinde görmek istemediğim dil ve üslup vardı o paylaşımda.
Bir kere her şeyi geçtim, Fikret abiye yakıştıramadım.
O da gerekli özrünü diledi.
Bundan sonrası siyasetin bileceği iş.
Ama şuna da itiraz ediyorum.
Evet CHP’liler Fikret Hocaoğlu’na çok kızdı.
İyi Parti İl Başkanı Şanbaz Yıldız çıktı, uzuuuun bir açıklama yaptı.
Fikret Hocaoğlu’nu lanetledi.
CHP’liler çıktı Fikret Hocaoğlu’nu lanetledi.
Beyler bayanlar, siz ciddi misiniz?
Şanbaz Yıldız’a sormak istiyorum mesela ; o açıklama gerçekten samimi düşüncelerle mi yapıldı?
İyi Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan şehit yakınına, “Senin bacını si…” derken neredeydin?
Lütfü Türkkan’ın ettiği iğrenç küfrü, söylediği yalanları neden lanetlemediniz mesela?
Soruyorum CHP’li ve İyi Partili arkadaşlara?
Elinizi vicdanınıza koyup da cevap verin.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yu bugüne getiren nedir?
Özellikle zayıf ve çalkantılı Genel Başkanlık döneminde sonra bugünlere getiren nedir?
Yoklayın hafızayı bakalım, çünkü sizin özellikle bu konuda unuttuğunuz bir kavram.
Kılıçdaroğlu’nu bugünkü Kılıçdaroğlu yapan Adalet Yürüyüşüdür.
Siz önce küfre mi karşısınız yoksa küfrü eden kişinin hangi görüşten olduğuna mı?
Yani demem o ki; adil olun.
O zaman sizlerin sözlerinin bir değeri olur.
Adil olursanız da en başta sizleri ben alkışlarım, bundan da kimsenin şüphesi olmasın.
Gelelim dün Büyükşehir Belediye Meclisi öncesinde yaşananlara.
Kongre Merkezine saat 10:45’te falan gittim, İSU Genel Kurulu vardı.
Saat 13:00 gibi oradan çıktım, biraz Sekapark’ın keyfini çıkarayım dedim.
Birinci etaba kadar yürüdüm, Kongre Merkezinin oradaki büfeden bir yarım kaşarlı tost yedim.
Yavaş yavaş alana yürürken baktım ki ortalık karışmış, bende geç kalmışım.
Arbede anlarında orada yoktum.
İlk etapta ne olduğunu anlayamadım, baktım çevik kuvvet gelmiş, içeride 100’e yakın CHP’li.
Neyse meclisteki işimi bitirdikten sonra önce birkaç özel güvenlikçiyle sohbet ettim.
Birinin eli yara olmuş, biri yumruk yemiş.
Ne oldu böyle diye sordum.
Diyorlar ki, “Biz CHP’lilere bir şey söylemedik. Pandemi sebebiyle toplu bir şekilde girmeyin sırayla gelin dedik. Arbede çıktı.”
Emarelere ve söylenenlere baktığımda inanın önce biraz öfkelendim.
Kızdım kendi kendime CHP’lilere.
Hayırdır yahu dedim, ne oluyor, mekan mı basıyor bunlar?
Meclis bitmeye yakın CHP’li arkadaşların yanına gittim.
Bir de onlara sordum ne oldu diye.
CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı, Kongre Merkezi önünde basın açıklaması yaptıktan sonra en önde salona girmek istemiş.
Arkasında da 100’e yakın CHP’li.
Ama Harun Yıldızlı’ya, “Meclis üyeleri dışında kimseyi almıyoruz” şeklinde cevap verilmiş.
100’e yakın CHP’linin olduğu yerde bu edilecek bir laf değil, öncelikle bu konuda hemfikir olmamız lazım.
Zaten adamlar öfkeli, böyle laf denir mi?
Ki meclis toplantıları halka açıktır.
Ben her Büyükşehir Belediye Meclis toplantısına katılırım.
Ve CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı, ilçe başkanları ve yöneticileriyle hemen hemen her toplantıya katılır.
Şimdi hal böyleyken o laf CHP’nin il başkanına söylenecek laf mı?
Olmaz arkadaşlar, böyle olmaz.
Bu cümleyi CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı’ya da sordum.
Yemin billah etti, aynen böyle bir tutumla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Her ay düzenli bir şekilde Büyükşehir meclisine katılan koskoca bir il başkanının da yalan söyleyeceğine ihtimal vermiyorum.
Ayrıca, “Tahir Büyükakın ve Mehmet Ellibeş’e kırıldım. Ne meclis basması? Böyle bir şey olabilir mi? Her ay katıldığımız meclis toplantısı öncesinde bu nasıl bir tutum?” diye serzenişte de bulundu.
Bu işten kim sorumluysa, o cümleyi özel güvenliğe kim ettirdiyse bu gerginliğin yüzde 51 sorumlusudur.
CHP’liler de bana göre orada bir arbede ortamı oluşturarak büyük bir hata yapmıştır.
Evet, öfke böyle bir şey.
Bir anda insan bazen kendini tutamıyor, kötü laf söylüyor hatta yumruk sallıyor.
Ama CHP’liler bu ortamın oluşmasına kesinlikle izin vermemeliydi.
Daha sakin kalmalılardı.
Kim ne derse desin, o meclise her türlü girebilirlerdi.
Birilerini yumruklamaya, elini kolunu çizmeye, sen kimsin, kim oluyorsun diye parmak sallamaya gerek yoktu.
Evet bu ortamı oluşturan kadar öfkesine hakim olamayıp kavga ortamını besleyen de suçludur, hatalıdır.
Gerçekten bir daha görmek istemediğimiz çirkin fotoğraflar ortaya çıktı.
İnşallah herkes yaşanan bu gerginlikten, polemikten çıkarması gereken dersleri çıkarmıştır.
Bu yazıda birbiriyle ilişkili ancak oluşan iki farklı durumu ifade etmeye çalıştım.
Son olarak da şunu söylemek istiyorum.
Kent iktidarına ve muhalefetine sesleniyorum;
Önce adil olun, adaletli olun.
Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyleri karşı mahalleye hak görmeyin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Maydanoz - HDP'lilerle de keşke diyaloğunuz olsa biliyorsunuz onlarda siyasi bir parti ve ülke siyasetinde oldukça önemli aktör. böylece analizleriniz daha gerçekçi olur

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 23:25


Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?