Muhalefet Gezi'den ders almış

Türkiye’de siyaset yapmayı tam olarak öğrenememiş sol partilerin yıllardır durumu ortada.
Memlekette ne olsa, ne yaşansa hemen sokağa inmenin, kitlesel bir eylem yapmanın planlarını kuruyorlar.
Gezi Parkı eylemleri de o kaosu en net şekilde hissettiğimiz yakın tarihimizdeki olaylardandı.
Gezi’de gençlerin sakin başlayan eylemi, polisin maksatlı ve orantısız müdahalesiyle bambaşka bir noktaya taşınmış, kitlesel bir başkaldırıya dönüşmüştü.
Tabi o zararsız kitlenin arasına doluşan binlerce provokatör olayları daha da çekilmez, yönetilmesi zor bir noktaya getirmişti.
Gezi Parkı eylemlerinde her gece 4’e kadar İzmit Cumhuriyet Parkındaydım.
Bir iç savaşın nelere mal olabileceğini sadece sosyal medyadan atıp tutan siyasilerden çok daha iyi gözlemledim o süreçte.
O yüzden kimse hikaye anlatmasın.
Kaos ortamından, savaştan, kavgadan, dövüşten kimseye yarar gelmediğini biz en net o dönem gördük.
Bunu olayların bir tarafı olarak söylemiyorum.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak söylüyorum.
Kafamızın yanından parke taşları geçti, her gece Cumhuriyet Parkında içip içip kafayı çeken sözde bazı eylemciler tarafından Akça Caminin önünde saldırıya uğradık.
O dönem muhabir olarak çalışan, Özgün Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abbas Çakar’a bıçak çektiler mesela.
Kocaeli Barış Gazetesi editörü Bahar Cesur’e tekmeler savurdular.
Yaşadıklarımız gözümün önüne geldiğinde o sokaklarda yeniden neler yaşanacağını tahmin etmem hiç de zor değil.
O yüzden kimse boş konuşup, sıcak evinde TV izlerken, “Sokağa inin, sokağa çıkın, hükümeti düşürün” çağrısı yapmasın.
Hayat ve sosyal medya bambaşka şeyler arkadaşlar.
Siz bu ikisini birbirine çok karıştırıyorsunuz bazen.
“Siz” derken üzerine alınması gereken kitle bunu iyi biliyor.
Çünkü bu ülkede yıllardır Gezi’yi hasretle özleyenler, tekrar öyle bir fırsat geçmesi için pusuda bekleyen çok ciddi bir kitle var, bu sebeple bu konunun üzerinde belki de biraz sert bir şekilde duruyorum.
Yıllardır bunu görüyor, işitiyor ve hissediyoruz.
Gezi Parkı eylemleri demiştik…
Evet, muhalefet partilerinin en çok sahip çıktığı kitlesel eylem tüm olumsuzluklarına rağmen hala Gezi Parkı’dır.
Ama muhalefet, Gezi’deki yöntemin doğru olmadığını öğrenmiş.
Dün Türk siyasetini çözemeyen, öğrenemeyen sol partiler TİP ve EMEP, kur bahanesiyle vatandaşı sokağa çekmeye çalıştı.
Benim kur ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ve yapılması gerekenlerle ilgili önerilerim diğer yazılarımda mevcuttur.
Bu sebeple uzun uzun hükümetin yanlışlarını, dışa bağımlı iç pazar politikamızı, kurun üzerindeki ABD ve AB baskısını uzun uzun anlatıp yazıyı uzatmayacağım, merak edenler geçmiş yazılarıma bakabilirler.
Ama her şart ve koşulda sokaktaki kargaşaya, karışıklığa, kaosa karşıyım.
Ne diyoruz?
Demokrasi diyoruz.
O zaman çözüm bellidir.
Bir sokak hareketi başlatarak, memlekette kötü giden ekonomiyi hepten içinden çıkmaz bile hale sokmaya çalışmak bu ülkeye tamamen kaybettirir.
Dedik ya, biz bunu Gezi’de gördük.
Kontrolsüz bir kitlenin neler yapabileceğini, o kriz anında polislerin yaptıklarının da nelere mal olabileceğini yaşadık.
Bunları tekrar yaşamanın yanlış olduğunu muhalefet de artık sindirmiş.
Dün Kocaeli’de de EMEP sahnedeydi.
Kim oldukları belli olmayan Derince Yenikent’in adını kullanarak bir zam platformu kurmuşlar.
Milleti sokağa inmeye davet ettiler.
Ülke genelinde de benzer olayları gördük.
Ama muhalefet bunun yanlış olduğunu gördü ki CHP ve İyi Parti’den peş peşe sağduyu çağrıları geldi.
İyi Parti İl Başkanı Şanbaz Yıldız gece yarısı, “Sokak karanlıktır, karanlığa çağrıdır. Bu çağrıyı yapanların amacı kaostur. Bu oyuna gelmek ülkeye düşmanlıktır. Çözüm sandıkta ve acil seçimdir” dedi mesela.
Yıldız, sağduyu vurgusu yaparak çözümün sandıkta olduğunu net bir şekilde işaret etti, sokağa karşı olduklarını bildirdi.
Er veya geç, çözüm her zaman sandıktır.
Kötü giden ekonominin etkisiyle oluşacak kitlesel eylemde provokatörlerin neler yapabileceğini bir gözünüzde canlandırın.
Bu sebeple Şanbaz Yıldız olaya çok doğru bir noktadan yaklaştı.
CHP’li meclis üyeleri, ilçe gençlik kolu başkanları da gün boyu sağduyu mesajları paylaştılar, kendi kitlelerini sokaktan uzak tutmaya çalıştılar.
Tabi ki bu tekil bir davranış değil.
CHP ve İyi Parti genel merkezlerinden belli ki örgüt ve teşkilatlara bu yönde mesajlar gitmiş.
Böylesi bir ortamda Millet İttifakı paydaşları bana göre en doğru yaklaşımı yaptı.
Bu da demek oluyor ki Muhalefet Gezi Parkı eylemlerinden alması gereken dersleri almış.
Muhalefet net bir şekilde çözümün sokak eylemleriyle, kaosla bir iktidarı devirmek değil, meşru yollarla seçim kazanarak iktidara gelebilmenin en doğru yöntem olduğunu kavramış.
Açıkçası bu beni sevindirdi.
Bu sadece muhalefet için iyi bir öğreti değil, ayrıca bugünlerin devamında kendi hanelerine yazacakları artı puan manasına da geliyor.
Hiç ümidim olmasa da böyle öğretilerin darısı TİP’in, EMEP’in başına.
On yıllardır aynı saldırganlıktalar, aynı uzlaşmadan uzak tavırdalar.
Öfkeli bir grup genç gibi davranıyorlar.
Bu sebeple yüzde 1’i dahi göremiyorlar, böyle giderlerse de göremeyecekler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?