Diş Hekimliği Fakültesine randevu almak neden zor?

Öteden beri Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine hiç gitmemiştim.
Büyük kızımın acil olmayan bir diş tedavisi ihtiyacı doğunca…
Sade bir vatandaş gibi randevu alıp kızımı götürmeye karar verdim.
Daha doğrusu onun randevu almasını bekledim : )
Tespitlerim;
1.UZAK. Fakülte Başiskele Yuvacık Paşadağ bölgesinde. İşyerim olan Mehmet Ali Paşa’ya 10, şehir merkezine 12, evime 13, KOÜ Umuttepe yerleşkesine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta. Biraz sapa yerde. Dolayısıyla toplu taşıma ile ulaşmak da kolay değil.
2.HAVASI TEMİZ. Söylemeye zaten gerek yok. Havası temiz, bölge sessiz, sakin. Bu açılardan elbette güzel.
3.RANDEVU ZOR. Çünkü internet üzerinden randevu kaydı pek açılmıyor. Çünkü hasta çok yoğun, ilgi çok fazla. Biz herhalde 1-2 ay kadar bekledik. Kızım sürekli sistemi kontrol etti. Boş yer bulduktan sonra da hemen ilk randevuyu aldı.


4.MUAYENE GÜNÜ. Randevuyu alınca sizi hemen alt kata yönlendiriyorlar. Orada önce röntgen için sıra bekliyor, monitörde adınız yazınca içeri giriyorsunuz. Size detaylı, kapsamlı, güzel bir film çekiyorlar.
Sonra hemen yan tarafta ilk muayene için sıra bekliyorsunuz. Yine adımız ekranda yazdı, içeri girdik. 1-2 hoca ve etrafında öğrenciler var. Genel muayenede sıkıntılı ne varsa kağıda yazıyorlar. Bu harika bir şey. Sonra muayene olmak için üst kata çıkıyorsunuz.
5.RANDEVU ALMAYANLAR Biz hastaneye randevulu geldik. Bir de randevulu gelmeyenler, hemen muayene olmak isteyenler var. Sekreter hanım onlara söylüyor. Vezneye 70 lira yatırırsanız gün içinde muayene olmanız mümkün. Onun için de şöyle yapacaksınız… (Tabi ücretli muayene de sınırlı sayıda alınıyor) Anlamsız tepki gösterenler de oluyor. Sanki orası özel hastane ve istediğin zaman gidebilirsin, her gittiğinde de seni hemen tedavi edecekler. İnsanımız da ilginç.
6.TEDAVİ GÜNÜ. İlk tedavi için önce vezneye 51 lira yatırıyorsun. Sonra servis önündeki sekreter girişini yapıyor, sırayla içeri alınıyor.
Diş Hekimliği Fakültesinde tedaviler belli aralıklarla yapılıyor. Ya bir insanın ağzında misal 2 çürük, 5 dolgu, 1 kanal tedavisi ihtiyacı varsa, hastaneye gittiği gün (atıyorum) iki çürüğünü çekiyor ya da 3-4 dolgunu bitiriyorlar. Sonrasına ise “12 gün sonra yine internetten randevu alabilirsin. Eğer aynı gün ya da ertesi gün ya da 12 gün içinde yine tedavi olmak istersen, vezneye 51 lira daha yatırman gerekiyor.
7.TEL TEDAVİSİ. Hastanenin belki de en yoğun bölümü. Dışarıda 8-10 bin liradan aşağıya yaptıramayacağınız uzun süreli bir tedaviyi burada çok ama çok uygun fiyatlara yaptırmanız mümkün. Ancak tedavi uzun, hasta yoğun, öğretim üyesi ya da araştırma görevlisi sınırlı olunca haliyle süreler uzuyor.
8.ÖZEL AÇIKLAMA: Kızımın tedavisi yapılırken ben de üst kattaki KOÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Özel’in odasına çıktım. “Yerindeyse selam vermek isterim” dedim. Yerindeymiş. Aynen başlıktaki soruyu sordum. Özetle şöyle söyledi:

  • “Burası Doğu Marmara bölgesine hitap ediyor. Sadece Kocaeli hastalarına baksak bu yoğunluk elbette olmaz. Ama Sakarya, Bilecik, Düzce, Yalova hatta İstanbul Anadolu yakasından bile hasta geliyor. Mesela Sakarya’da Diş Hekimliği Fakültesi var. Ama SGK anlaşması yok. Oradaki hastaların neredeyse tamamı bize, buraya geliyor.
  • Kocaeli’de SGK hastalarına bakan toplamda 5 ADSM (Ağız Diş Sağlığı Merkezi) var. Uzunçiftlik Nuh Çimento Diş Hastanesi, Gölcük, Derince, Körfez ve Darıca ADSM. Bu hastanelerde dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi gibi genel tedaviler yapılıyor. Bizde ise Ortodonti, İmplant gibi tedaviler de yapılıyor. Çene ameliyatlarını sadece biz yapıyoruz. Ayrıca cerrahlarımız haftanın bir günü Tıp Fakültesinde hasta bakarlar.
  • Bizim aslında üç temel görevimiz var: 1.Klinik hizmetler. Az önce saydım. Muayene, tedavi, yukarıdakilerin hepsi. 2.Eğitim. Hem lisans hem de uzmanlık eğitimlerini veriyoruz. Burası aynı zamanda okul. 3.Bilim. Biz aynı zamanda bilimsel çalışmalar yapıyoruz, yapacağız, yapmalıyız. Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin tek işi var: Klinik
  • 13 yıldır bu binadayız. Bina aslında semt polikliniği olarak yapılmış. Sonradan fakülte binasına dönüştürüldü. Ama artık sığmıyoruz. Yemekhane, kantin, sınıflar, laboratuvar yetmiyor. Bu nedenle İzmit’e taşınma fikrine sayın rektörümüz de, biz de, öğretim üyelerimiz de sıcak bakıyor. Hastaların ulaşımı da kolaylaşır, rahatlar. Zira tramvay ciddi avantaj.
  • Tüm bu yoğunluğa rağmen fakültemiz uzmanlık eğitiminde 5 sene içinde 4 kere derece yaptı, Türkiye çapında ilk 3’e girdi. Bu tablo fakültemizin, akademik personelin kalitesini gösterir. Daha geniş bir yerde hizmet verirsek, yapılacak takviyelerle hem başarımızı hem de hizmetimizi artırabiliriz.”

KOÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Özel


25 yıl önce Diriliş Yayınevinde

Yıl 1996-97.
Üniversite yılları, İstanbul’da, yurttayız.
Bir arkadaşım, “Gel seni güzel bir yere götüreyim” dedi.
Tamam dedik, bir akşam vakti yürüyerek Fatih’ten Cağaloğlu’na gittik.
Üzerinde “Diriliş Yayınları” yazan bir bina.
İçeride kısık sesiyle zor duyduğumuz biri vardı.
Zor duyuyorduk çünkü odanın içi kalabalıktı, biz oda kapısının da dışında kalmıştık.
O gün o kalabalıkta açıkçası Sezai Karakoç’tan bırakın etkilenmeyi, bir şey anlamadım.
Çünkü doğru dürüst bir şey duyamadım.


Sonraları yine bir kez daha gittiğimizi ve yine ortamın kalabalık olduğunu hatırlıyorum.
Galiba 1-2 ay ya da yıl sonra…
O mısraı duydum.
Meşhur olmadan çok önce;

“YOKTAN DA VARDAN DA ÖTE BİR VAR VARDIR”

Çok etkileyiciydi.
Hele ki devamı;

SAKIN KADER DEME KADERİN ÜSTÜNDE BİR KADER VARDIR
NE YAPSALAR BOŞ GÖKLERDEN GELEN BİR KARAR VARDIR
GÜN BATSA NE OLUR GECEYİ ONARAN BİR MİMAR VARDIR
YANMIŞSAM KÜLÜMDEN YAPILAN BİR HİSAR VARDIR
YENİLGİ YENİLGİ BÜYÜYEN BİR ZAFER VARDIR

Aslında “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” isimli şiirin etkilendiğim diğer mısraları de vardı.
Ama beni en çok bu vurguların yer aldığı son bölüm etkilemişti, sarsmıştı.
Sonra Sezai Karakoç’un tüm şiirlerini derlediği GÜN DOĞMADAN adlı kitabı aldım.
Mona Roza’yı, Balkonlar’ı okudum.
Ne yalan söyleyeyim;
Hiçbir sayfa, hiçbir şiir, hiçbir satır beni yukarıdaki kadar etkilemedi.
Yaklaşık 15 yıl sonra, tam olarak 30 Eylül 2012 tarihinde gerçekleştirilen AK Parti 4. Olağan Genel Kurulunda kürsüye çıkan Erdoğan’ın da o mısraları dile getirmesi, Sezai Karakoç’un popüleritesini zirveye taşıdı.
Aslında nevi şahsına münhasır, enteresan bir adamdı Sezai Karakoç.

  • Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülünü verdiler, almaya gitmedi.
  • Adına büyük bir gece düzenlediler, belgesel çektiler, yine gitmedi.
  • Nuri Pakdil ve Mehmet Şevket Eygi gibi hiç evlenmedi.
  • Malı mülkü olmadı, dünyalığın hiçbir çeşidine yüz vermedi.

Ama bu toprakları yurt edinen herkesin gönlüne bir şekilde dokunmayı bildi.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
İyi bilirdik.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

04

N.yilmaz - İlk muraacatda 5 TL verip kimlik kartına aldık daha sonra. Gidislerimizde aldığımız kimlik kartının bir işe yaramdagini iptal edildiği gördük eee niye para verip aldık madem bı ise yaramiyacakdi

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 21:21
02

kemal balta - engin bey, büyüklerimiz der ki bizler eskiden hastanelerde kuyruk bekliyorduk şimdi teknoloji ilerledi kuyruk beklemek yok hep akp iktidarında oldu bunlar bla bla blaaa... yahu eskiden hiçtense hastaneye gidiliyordu, o gün işiniz görülüyordu, bugüne gelelim tam 2 aydır babama diş randevusu alamıyorum, hep dolu hep dolu nedir bu yahu! bir de anlattığınız hastane sanırsınız özel kurum, öyle bir övmüşsünüz ki sanırım kızınızın işi görülsün diye yapmışsınız, bravo, tebrikler! biz de size güvenip okuyoruz! maksadınız kendi işinizi görmekmiş, anladık!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 10:43
01

Misafir - Ya şimdi beni konuşturacaksınız. Kızıma diş teli takılacaktı 2 sene sonra belki sıra gelir dediler. Bunlar hizmettemi derece yapmışlar. Sabah sabah beni konuşturmasınlar, masal anlatıyorlar. Girer girmez 5 tl alıp birde kart verdiler. Sen 5 tl yi neden alıyorsunki. Kaç sene evvelsinin 5 tl si birde. Hikaye anlatıyorlar. Kimin ne yaptığı belli olmayan tuhaf bir yer. Sabah sabah konuşturmasınlar beni şimdi. Yani Engin bey sizde öyle bir yazmışsınızki problemin sürekli yaşandığı,hastaya ilginin sıfır olduğu bir yeri naif ve süslü cümlelerle bezeyerek masumlaştırmıssınız. Sizde enteresansınız aşkolsun yani sizede

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 08:58
03

Mercan - @Misafir 01 nolu yoruma cevabı: ÇOK HAKLISINIZ.ENGİN BEYDE BİLMİYORDUR ORANIN SIKINTILI OLDĞUNU İNSANLARIN MENNUN OLMADIKLARINI ÖĞRENMESİ GEREK.İNSANLARI DİNLESEN BİNAH İŞİTİRSİN !

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 14:19


Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?