Selami Tarakçı neden istifa etti?

Bir siyasetçi, durduk yerde meclis üyeliği ve belediyedeki koordinatörlük görevinden istifa eder mi?
Hadi koordinatörlüğü bıraktı, meclis üyeliğini bırakır mı?
Dolayısıyla ya ciddi bir olay yaşanmıştır ya da istifa eden kişi bir mesaj vermek istiyordur.
Duyduklarımız şöyle:
Kartepe Belediyesi Koordinatörü ve meclis üyesi Selami Tarakçı, belediyede tam zamanlı olarak çalışan, mesai harcayan isimlerden.
Hareketli, heyecanlı, dinamik, sürekli bir şeyler yapmak isteyen ve yapan bir isim.
Bu sebeple de bizzat başkan tarafından “Kurumlardan Sorumlu” olarak görevlendirildi.
Aslında yeni tip bir görevlendirmeydi.
Ama Selami Tarakçı yüksünmedi, sorun etmedi, işine gitti, verilen işleri yaptı.
Tarakçı eski FSM muhtarı.
Ve çok sosyal bir isim.
Eli açık, gönlü açık.
Ama tam zamanlı olarak belediyede görev yapmasına ve üstelik meclis üyesi olmasına rağmen, duyduğumuza göre 5 bin lira para alıyormuş.
O da yönetim kurulu üyeliği olarak.
Yani sigortası falan da ödenmiyor.
Belediyede siyasi başkan yardımcılığı koltuğu boş.
Yaklaşık iki yıldır taşların yerine oturmasını bekleyen, başkanı da sıkboğaz etmeyen Tarakçı, muhtemelen bu tablonun düzeleceğine dair bir sinyal alamamış olacak ki, tepki olarak istifa seçeneğini tercih etti.
Dikkat ederseniz istifa mesajında “İlçe başkanımın emrindeyim” diyor, mesajını da burada veriyor.
“Herhangi bir kırgınlığım ve küskünlüğüm kesinlikle yoktur” cümlesi ise onun aslında iyi bir teşkilatçı olduğunun göstergesi.
Aslında kırgın.
Kırgınlığının sebebi de kendisine gösterilen bu tavır.
Tarakçı aile işlerinin başına dönecek.


“Başaran öyle biri değil”

“Bir, HABAŞ’ın 48 maaş prim dağıtan Honda’ya bakın, bir de Habaş’ın maaş pazarlığına” başlıklı yazı inanılmaz etkileşim aldı.
Yazıda özetle, Honda’yı satın alan Habaş’ın patronunun, eski Honda çalışanları ile iş görüşmelerine bizzat girdiği, fiyatlarda pazarlık yaptığı iddia ediliyordu.
İşte o yazıya inanılmaz yorum geldi.
Her zamanki gibi küfür ve hakaret olmayan tüm yorumları onayladık.
Sonrasında bir beyefendi aradı, adını söyledi ve şunları söyledi:

  • “Ben 24 yıldır Honda’da çalıştım. Sonrasında Habaş yetkileri beni görüşmeye çağırdı. Kendileri ile iki kere görüştüm. İmzayı attım sayılır.
  • En sonunda Habaş’ın sahibi Mehmet Rüştü Başaran ile de tanıştım. Ama kendisiyle herhangi rakam konuşmadık ya da pazarlık yapmadı. Başaran öyle biri değil. Aldığımız ücret de Honda’dan düşük değil.
  • Yazınızda geçen diyaloglar yaşanmadı. Ben yaşamadım. Yaşayan arkadaşları da duymadım. Size bilgi verenler doğru bilgi vermemiş. Eski bir Honda, müstakbel bir Habaş çalışanı olarak doğru bilgileri sizlerle de paylaşmak istedim.
  • Habaş iyi ki buraya aldı. Çünkü büyük bir üretim yapacak. Büyük bir istihdam sağlayacak. Kim vermişse o demeci yanlış yapmış. Bu tür söylemler kimseye fayda sağlamaz.”

Aslında adını da söyledi.
Yazacaktım.
Son anda tekrar telefon etti, “Rica ediyorum adımı yazmayalım” dedi.
Ben de adını yazmadım ama söylediklerini yazdım.
Bundan sonra elbette her arayanın söylediklerini buraya yazamam.
Sadece kurumsal cevaplar gelirse kullanacağım, bilginiz olsun.


Habaş, Honda’da ne yapar? Ne yapamaz?

Ve herkesin en merak ettiği soru:
Habaş, satın aldığı Honda fabrikasında ne yapacak?
Gerçekten de yerli ve hibrit otomobil üretebilir mi?
Öncelikle canı gönülden bir “inşallah” diyelim.
Ancak sektörün önemli isimleriyle görüştüm.
Onlar diyor ki:
Otomotiv sektöründe tanımadık firmaya iş yaptırmazlar. Basit bir iş olsa bile vermezler. Bedava bile olsa tanımadık firmadan kimse mal almaz. Araçları geri çağırma sebebi, olabilme ihtimalleri nedeniyle. Kural basittir: Bildiğin firmayla çalış, sürekli çalış, onu eğit ve geliştir.
“Peki, olursa nasıl olur?” diye sordum.
Seçenekleri şöyle sıraladılar:

  1. Otomotiv sektöründe tanınmış yerli ya da yabancı bir firma, Habaş’a daha doğrusu Honda’yı alan şirkete sermayedar olabilir. Ama tanınır olması, bilgi birikimi ile yönlendirecek bir firma olması şart.
  2. Habaş daha doğrusu Honda’yı alan şirket hangisi ise, TOGG’a sermayedar yapılmış olabilir. Bu sebeple TOGG için parça üretebilirler. Ama risk olmayan parçaları. Çünkü kimse riskli parçaları yeni kurulan bir fabrikaya ürettirmez. TOGG’da mecburen Ford, Reno ve Hyundai’nin yan sanayisinden yedek parça alacak. Mecbur. Başka türlü olamaz.

Yanlış anlaşılmasın.
Biz eski Honda’nın bu kentte ve ülkede değer üretmeye devam etmesini istiyoruz.
Ama kurumdan da açıklama yapılmadığı için haliyle merakımızı gidermek için çalışanlarla ve konunun uzmanlarıyla konuşuyor, olasılıkları ve kulisleri de sizlerle paylaşıyoruz.
“İnşallah en az Honda kadar iyi ve ünlü bir fabrika olur” dileklerimizi iletelim de, konu başka yerlere kaymasın!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?