Zonguldak - Amasra - Safranbolu

Birkaç gün önce ailece iki günlük Batı Karadeniz turu yaptık.
“İki günden tur mu olur?” derseniz haklısınız.
Ama bizim amacımız bir otel odasında gün boyu havuza girmek değildi, hava almaktı, farklı yerleri görmekti.
Sakarya Akçakoca, Zonguldak, Bartın Amasra ve Karabük Safranbolu’nun ardından, dönüş yolundaki trafik nedeniyle bir iki yere de uğramadan eve döndük.
Lafı, düz yazıyı, kısa notlar halinde izlenimlerimi paylaşmak istiyorum:

1.ŞİDDETLE TAVSİYE ETTİKLERİM

Gökgöl Mağarası: Sadece bu mağarayı görmek için bile Zonguldak’a gidilir. Zira dehşet büyük, serin ve fevkaladenin fevkinde güzelliğe sahip bir mağara burası.

  • Harika ışıklandırma yapmışlar. O ışıklandırmalar alan derinliği sağlıyor, mağaranın ne kadar büyük ve muhteşem olduğu daha güzel ortaya çıkıyor.
  • Ailece rahatlıkla gezebilirsiniz. Ancak içeri girerken üzerinize ince bir şeyler almayı unutmayın.
  • Girişi yetişkinler için 15, öğrencileri için 10 lira. Fotoğraf çektirmek için de ideal.
  • Gökgöl Mağarası, Zonguldak şehir merkezine 3 km uzaklıkta, Ankara karayolu üzerinde. Girişi görkemli değil, o yüzden kaçırabilirsiniz. Dikkatli olun!
  • Kollarıyla birlikte 3350 metre uzunluğunda. Türkiye'nin en uzun 10. mağarası ve 875 metrelik yürüyüş yolu ile de Türkiye'nin gezi alanı en büyük mağarasıymış.

Safranbolu Tarihi Evleri: Görmeyenler mutlaka görmeli. Mutlaka Safran Kolonyası ve Safranbolu Lokumu almalı. Safranbolu Tarihi Çarşı, UNESCO Dünya Mirası Listesine giren, Türkiye’nin geleneksel mimari yapılarına dair en güzel örnekleri barındıran eşsiz bir yer.

  • Safranbolu gezisine mutlaka Hıdırlık Tepesinden başlamalı, fotoğraflar çekmeli. Belediye harika bir cep haritası, rehberi hazırlamış. Onu da almayı unutmayın. Sonrasında tepenin alt çıkışından yavaş yavaş çarşıya inin.
  • Safranbolu eski çarşı merkezi çok küçük. 3 sokağı geziyoruz bitiyor, bitmemeli. Merkez genişletilmeli.
  • Hediyelik eşya, kolonya ve lokumların satıldığı sokaklardaki satıcılar yapış yapış. İstanbul Mahmutpaşa’yı andırıyor. Tanıtıma eyvallah. Ancak sataşma, laf atma safhası laubali. Gerek yok.
  • Tarihi çarşının göbeğine çok araba giriyor, çok araç park ediliyor. Yanlış. İzin verilmemeli.
  • Tarihi Cinci Hamamın hemen arka yanındaki muhtemelen belediyeye ait geleneksel el ürünleri satış tezgahları herhalde uzun süredir boş. O bölge çok ölü, hareketlenmeli.
  • Bir de bölgede daha fazla vakit geçirmeye, oturmaya, dinlenmeye, konaklamaya müsait mekanların sayısı artırılmalı.

2.GİDERSENİZ GÜZEL OLUR

Çakraz Plajı: Çakraz, Bartın Amasra’ya 15 kilometre uzaklıkta. Plaj güzel. Kumu bol. Denizi temiz, hemen derinleşmiyor. Ünlü bir plaj. Ama benzerleri Kocaeli’de de, Karadenize kıyısı olan pek çok ilde de var ya da vardır diye düşünüyorum.
Kömür Müzesi: Aslında harika bir müze yapmışlar. Ama “kömür müzesi” adı nedeniyle belki, çok cazip bir konu ve müze değil. Zaten biz gittiğimizde müzede bizden başka kimse yoktu. Ama dolu, kaliteli, müze gibi müze. Bence fotoğraf çektirme alanları da artırılarak müze daha popüler hale getirilebilir.

3.EH İŞTE

Amasra. Bölgenin yerlisine “Başka gezilecek yeri yok mu?” diye sordum. “Amasya için iki oda bir salon derler. Hepsi bu kadar zaten” dedi. Gerçekten de öyleymiş. Amasra küçük, küçücük bir yer, sahil kasabası işte.
Ama otopark sorunu müthiş, sokakları kalabalık, gereksiz bir gürültü ve curcuna var. Tavsiyem haziran ya da eylül ayında gitmeniz.
Kartpostallık fotoğrafları var. Ama çok gezilecek, mutlaka görülmesi gereken yeri bence yok. Anadolu’nun küçük ve şirin kasabalarını bazen fazla abartıyor, büyütüyoruz. Küçük ve şirin bir ilçe işte.

Çikolata Müzesi. Safranbolu Tarihi Çarşı’ya 1-2 km mesafede. Ama arabayla gitmeniz lazım. Dışarıdan bakınca fabrikayı andırıyor. Ama büyük binasını ve tabelalarını görmemeniz mümkün değil. Giriş yetişkinlerden 5 TL, 10 yaş altı ücretsiz.
Aslında Safranbolu ile çikolatanın herhangi bir alakası yok. 25 yıl gibi bir süre Belçika’da yaşadıktan sonra memleketi Safranbolu’ya dönen Mesut Kırımlı adlı vatandaş, bölgesini tanıtmak için 5.5 ton kullanarak Safranbolu Çikolata Müzesini kurmuş.
Mesut Kırımlı bölgenin tarihi ve turistik değerlerini çikolata ile yapmış. Devlet büyüklerinin portreleri hariç ince işçilik var dersem yalan olur. Ama ortada müthiş bir girişimcilik var.
Çikolata çeşmesini Pandemi nedeniyle suya çevirmişler. Kızım biraz hayal kırıklığına uğradı. Geziniz bitince bir satış reyonunun önünden geçiyor, isterseniz çikolata ve kahve çeşitlerinden de alabiliyorsunuz.

4.YORUM YOK. ÇÜNKÜ

Kahve Müzesi. Kocaeli’de müzecilik sıfır olduğu için, şehir dışında bir müze adı gördüğümüzde bakmak istiyoruz. Ama Kahve Müzesi Safranbolu Tarihi Çarşı’dan taşınmış. Planımızda vardı ama gezemedik.
Bolu Akkaya Travertenleri. Dönüş yolunda Bolu’ya uğrayacak ve Akkaya Travertenlerini görecektik. Otoyoldaki yol yapım çalışması ve uzun kuyruklar nedeniyle hava karardı ve bu planı da iptal ettik. Artık bir sonraki sefere.

5.BENZİN AYNI. GAZ ÇOK PAHALI

Geziyi şahsi arabamızla yapıyoruz. Doğal alarak yakıt ihtiyacı doğuyor. Bittikçe alıyoruz. Şu dikkatimi çekti:
Süper benzin fiyatları her yerde hemen hemen aynı: 7.80 civarında.
LPG fiyatları ise çok değişken. Kocaeli’de 4.20-4.40 civarında bulabildiğiniz LPG fiyatı, Zonguldak-Bartın-Karabük üçgeninde 4.80-5.00-5.20 civarında. Yani inanılmaz bir fiyat farkı var. Bu farkın neye dayandığını, neden benzinde de olmadığını anlayabilmiş değilim.


“Sakın inanmayın”

Aylar önce yazdığımız “Kocaeli’de Yarım Kalan Projeler” başlıklı yazıda, DYG Yapı Değirmendere Evlerinden de bahsetmiştik. DYG Yapı’nın sahibi Ozan Nazım aramış ve bilgi vermişti: “Kriz nedeniyle 1 yıl kadar durduk ama herhangi bir yere kaçmadık. Bu süre zarfında 42 müşterimize de paralarını son kuruşuna kadar ödedik. Kimseyi mağdur etmedim. Projeyi artık, arsa sahibi olan Recep Ekşi tamamlıyor. Orada bana ait 43 daire var. Tüm maliyetlerini ben karşılıyorum. Biz yaptığımız projelerin, verdiğimiz sözlerin, taahhüt ettiğimiz kalitenin her zaman arkasındayız…”
İşte bu yazıdan sonra KOTO Meclis üyesi İbrahimoğlu Yapı Malzemelerinin sahibi İbrahim İbrahimoğlu aradı, “Ben de konuya müdahil olmak istiyorum” dedi ve şunları söyledi:

  • “DYG Yapı’nın sahibi Ozan Nazım bizden iki sene önce inşaat malzemeleri aldı. Aldığı tüm malzemelerin faturası mevcut. Karşılığında çek verdi ama ödemedi. İki yıldır peşinden koşturuyor. Ama öyle böyle değil.
  • Birkaç şirketi var. Ama şirketler kendisinin değil eşinin üzerine. Dolayısıyla resmi muhatap da eşi. Eşine hapis kararı çıktı. Temyize gittiler. Bakalım yargılamanın sonucu nereye varacak. Normal bir müteahhit neden böyle yapsın?
  • Sizinle düzgün konuştuğuna, ‘sözümüzün arkasındayız’ dediğine sakın inanmayın. Konuşmasına, sözlerine sakın aldanmayın. Borcunu ödemeyen biri o. Kavgalı olmadığı, canını yakmadığı, borçlu olmadığı adeta kimse yok. Hangi yüzle o cümleleri söylüyor, anlayabilmiş değilim.
  • İş hayatıdır, insanlar iflas eder. Ama onun durumu başka. Bir mahkemeden “Çekler istemsiz elimden çıkmıştır” kararı çıkarmış. Tam haciz işlemi başlayacaktı, biri yüklü bir miktar ile tak diye önümüze geçti, elimizi kolumuzu bağladı. İşleri hep sıkıntılı…”

Sonrasında ona iş yapan ve mağdur olduğu söylenen birkaç kişiyi aradım. Biri net olarak bu sözleri doğruladı. Biri, “Biz karşılığında daire aldık” dedi. Biri de ortada şeyler söyledi.
Ben elbette yargıç değilim. Bir gazeteciyim. Herkesin özgürce görüşlerini ifade edebildiği bir tartışma platformuyum.
Ozan Nazım beni aradı, dediklerini kelimesi kelimesine yazdım. Sonrasında İbrahim İbrahimoğlu aradı, onun da dediklerini kelimesi kelimesine yazdım. Manzara budur. Takdir her zaman olduğu gibi kamuoyunundur.


Açık tebrik

Kocaelispor’u icraya vermesi nedeniyle bugüne kadar nasıl açık bir dille eleştirdiysem…
“Yakışmıyor, yanlış yapıyor, doğru değil” dediysem…
Söz konusu alacak nedeniyle Engin Koyun’la birlikte Aziz Yıldırım’a gitmesini, Yıldırım’ın alacağının 1.5 milyon Dolar artı faizden faizsiz 1 milyon Dolar’a düşürülmesini aynı şekilde açık bir dille tebrik ediyorum.
Ziyarette bulunan MHP’nin yeni il başkanı avukat Yunus Emre Kurt veya il yöneticisinin bu konuda bir katkısı var mı
Aslında bunu çok daha önce yapmalıydı, yapabilirdi.
O zaman kendisini asla eleştirmezdik.
Neyse ki o günler geride kaldı.
Tekrar tebrikler Kaptan.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

05

B.timur - Kısaca eski Zonguldak'ı gezmişsiniz hocam, koca şehir üçe bölündü böyle bölükpörçük bir hal aldı işte heyhat.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Eylül 12:11
04

Bartın - Hocam güzelcehisar'a ugrasaydınız Bartın'da, dünyada sadece 3 yerde bulunan lav sütunlarını ziyaret etmiş olurdunuz.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 04 Eylül 15:17
03

Sfr - Zonguldak ta muhteşem bir cami yapıldı.

Gelenlerin Müslüman olmasına bile gerek yok sırf camii ve mimari bile görülmeye değer keşke orayı da zikretseydiniz..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Eylül 15:08
02

Yok - Amasra çok merak ettiğim bir yerdi.Resimlerde çok güzel görünüyor du.fakat hayal kırıklığı yaşadım.Kalabalık,pis,düzensiz bir yer.Güzelim doğal özellikleri insan eli ile berbat edilmiş.Esnafın tek amacı para kazanmak.Hiç bir hizmet güzel değil.Bakım yok.Küçük küçük iki sahil gördük pilikten girilmiyor.Anca şezlong şemsiye satm peşindeler.Kıcaca o doğal güzellik boşa gitmiş.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 04 Eylül 09:28
01

Safran - Eline yüreğine sağlık tekrar Safranbolu ya bekleriz

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 04 Eylül 09:21


Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?