İki polis iki çirkin olay

Devlet olmadan yaşamak, yaşamaya çalışmanın ne kadar zor olduğunu görüyoruz.
Suriye, Irak, Afganistan gibi ülkelerin hali ortada.
Türkiye de her zaman hareketli bir ülke.
Ne siyasi gündemi bitiyor ne de sokaklardaki hareketliliği.
Bu sebeple devletimizin kolluk kuvvetlerinin işi çok zor.
Ben devletini polisini, askerini, jandarmasını seven bir insanım.
Ama bugün iki ayrı polisle ilgili iki tane can sıkıcı örnek anlatacağım.
Bunların ilki Pazar günü öğlen saatlerinde Yenişehir Mahallesinde bulunan Yavuz Selim Camiinde meydana geliyor.
Konu aslında dün tüm gazetelerde de yer aldı.
Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri Yenişehir Mahallesinde konuşma güçlüğü çeken ve Çarşamba gününden beri aranan genci ailesine teslim etti.
Bu genç de Pazar günü Yenişehir’deki Yavuz Selim Camiinde cemaat tarafından bulundu.
Sonrasını ise biliyorsunuz, zabıta bu gencin karnını doyurdu, kıyafetlerini değiştirdi, köyünü öğrendi ve ailesiyle irtibata geçerek genci sağ salim teslim etti.
Buraya kadar her şey çok güzel, peki ya bundan öncesi?
Onu da ben anlatayım.
Yavuz Selim Camii Dernek Başkanı Yusuf Uçar ve cami cemaati Pazar günü genci bulduktan sonra hemen 155’i ve sağlık ekiplerini arıyor.
Sağlık ekipleri gencin tedavisini yapıyor.
Bu sırada kendini beğenmiş bir polis amiri ve beraberinde yunus ekipleri geliyor.
Söz konusu genç amir caminin bahçesine selamsız sabahsız daldıktan sonra ayakkabılarıyla camiye girmeye yelteniyor.
Bu sırada caminin hemen girişinde banklarda oturan cami cemaati de homurdanıyor.
Tam amirin içeri gireceği sırada caminin önündeki bir adam, “Devrem camiye ayakkabıyla girme” diyerek amiri uyarıyor.
Bizim bu amir asıl cami cemaatinin homurdanmasına tepki gösteriyor, içeri adım atmıyor ve elini sallayarak “Gerek yok” deyip camiden çıkıyor.
Yani bu amir, poliste kaydı dahi olan genci görmeden camiden çıkmaya çabalıyor.
Camiye ayakkabıyla girmesine homurdanan cami cemaatine de dönüp çıkarken, “Bir daha polisi böyle şeyler için rahatsız etmeyin. Bu bizim işimiz değil” deyip dönüyor arkasını ekip otosuna biniyor.
Ne yapacağını şaşıran Dernek Başkanı Yusuf amca Yunus ekiplerinden birinin yanına gidip, “Evladım biz şimdi ne yapacağız, bu genç ne olacak kim bakacak, nereye götüreceğiz?” diye soruyor.
Kendini beğenmiş polis amiri tekrar burada sahneye çıkıyor
Yusuf amcaya kibirli kibirli, “Onların amiri benim. Ne olacağını bana soracaksın” diyor.
Yusuf amca yaşının verdiği olgunlukla da çocuğu yaşında gençten yediği fırçayı sineye çekiyor ve “Tamam size soralım o zaman” diyor.
Ancak bu amir belli ki kibirli davranmakta ısrarcı, “Bir de sana rapor mu vereceğim” diyerek basıyor gidiyor.
Gencin poliste kaydı var, adam içeride ve görmeden gidiyor.
Konu zaten polise intikal etmiş, ne demek polisin işi değil?
Yetmezmiş gibi bu amir cami cemaatine postayı koyuyor.
Ben konuyu öğrendikten sonra bugün öğlen namazında Yavuz Selim Camii cemaatiyle görüştüm, bizzat olayı onların ağzından tekrar dinledim.
10 tane yaşlı başlı adamın bir amiri yemek için yalan söyleyeceğini düşünmüyorum, kimse de düşünmüyordur sanırım.
Derdine derman olmasını beklediği polis amirinden postayı yiyen Yusuf amca tekrar Büyükşehir zabıtasını arıyor ve iş tatlıya bağlanıyor.
Yusuf amca bugün bana haklı olarak dedi ki, “Evladım, bizim çoluğumuz çocuğumuz kaybolsa, biz polise bildirsek polis bize bizim işimiz değil mi diyecek? Bizimle ilgilenmeyecek mi? Biz cemaat olarak yaşadıklarımız karşısında şok olduk ve çok üzüldük. Kocaeli Valiliğine şikayete gidecektik ancak günlerden pazardı. Bu sebeple dün de sizin gazetenize geldik. Sağolasın sende bugün camiye gelip bizi dinledin. Biz hiç böyle bir tavırla karşılaşmadık. Çok üzüldük” dedi.
Soruyorum şimdi size, Yusuf Amca haklı mı haksız mı?
Bir çirkin olay da bizzat gece yarısı benim kardeşimin başına geldi.
Kendi arabam yaklaşık 3 haftadır sanayide tamirdeydi.
Gece saat 00:00 sıralarında kardeşim Mustafa benim arabayı babamın sanayideki dükkanının önünden aldı.
Salim Dervişoğlu Caddesi üzerinden Kartepe’ye giderken Köseköy mevkiinde polisler tarafından durdurulmuş.
Bundan sonrasını Mustafa’nın bana anlattığı şekliyle aktarıyorum:
“Polisler herkesi durduruyordu, beni de durdular.
Ama öyle bir durdurdular ki abi kendimi terörist gibi hissettim.
Ruhsat falan sormadılar, ilk olarak senin arabanın önünde duran Basın Kartını aldılar.
Daha sonra alkolmetreye üflettiler, 301 promil alkollü çıktım.
Hemen itiraz ettim. Polislere de ben hayatımda alkol içmedim dedim tekrar test yapılmasını istedim.
“Sen şimdi burada yazana itiraz mı ediyorsun” diye önce beni terslediler.
Ben de diretince video kaydı eşliğinde tekrar alkolmetreye üfledim ve 0 promil çıktım.
Tam bu iş bitti derken bu sefer senin basın kartına taktılar.
Senin abim olduğunu anlatmaya çalıştım, arabanın senin olduğunu söyledim.
Bunun suç olduğunu bana ters bir şekilde çıkışarak söylediler.
Ben de bana nasıl bir fayda sağladığını algılayamadım kartın.
Saat gece 12 olmuş, bir arkadaşımı evine bırakırken sakin sakin yolda giderken başıma bu iş geldi.
Hiçbir suçum günahım yokken terslendim ve bana 314 lira ceza kestiler ama ceza kağıdını teslim etmediler.
Bir tutanağa da imza attırdılar, tutanağı okuma fırsatım bile olmadı.
Şimdi ceza kesildi mi kesilmedi mi bilmiyorum.”
Bu arada tüm bunlar yaşanırken araç sahibi olarak bana ulaşmaya çalışan kimse de olmadı.
Ortada ne bir suç var ne de suç unsuru.
Mustafa, 22 yaşında bir genç.
Bana kıyasla çok sakin bir çocuktur.
Mesela benim başıma böyle bir hadise gelse ben çok daha dik davranabilirdim.
Kendime kefil olmam, ama kardeşime kefil olurum.
Her iki olay da emniyetin imajı açısından çok çirkin hikayelerdir.
Polisler muhakkak zor şartlar altında görev yapıyor, geriliyorlar, strese giriyorlar.
Ancak başkasına olan sinirini masum insanlardan çıkarmak da Türk polisine, o şerefli üniformaya yakışmaz.
Polise hakaret eden, sert çıkan kim varsa tabi ki polis misliyle karşılık verecektir.
Hakkıdır, yapmalıdır da.
Kimse böyle bir durumda polisi suçlu bulmaz.
En azından aklıselim, vicdanlı insanlar polisi yargılamaz.
Ama size hiçbir ters hareket yapmayan, aksine sizden yardım bekleyen insanları hor görmek, terslemek, yukarıdan bakmak, sanki vatandaşa ceza veren eli sopalı biri gibi gözükmek ne kadar mantıklı?
Ne kadar doğru?
Ne kadar ahlaklı?
Bu iki polis memuru bariz bir şekilde zayıf gördüğü insanı ezmiş ve aşağılamıştır.
Bu iki olayın da pek izah edilebilir tarafı yok.
Yazının başında da söyledim, sonunda da söylüyorum.
Kimse bizim devlet, polis, asker, jandarma sevgimizi sorgulamasın.
Ama bir insan sırf devletin polisi, askeri diye de kimseyi hor göremez.
Devletin yasaları vardır, kanunları vardır.
Ben sana öyle çirkin davranamıyorsam, sen de bana davranamazsın.
Ben bu iki olaya da çok kızdım, çok üzüldüm.
Tabi ki bu olayda komple emniyet teşkilatını suçlu bulmuyorum.
Çünkü yapılan yanlış tamamen bireyseldir ve düzeltilmesi gerekir.
Fakat bu iki çirkin olayın araştırılarak gereğinin yapılacağına da inanıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

20

Okan - Polis olmasa sizi yolda dahi yürütmezler biraz düşünün öyle konuşun

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 27 Ağustos 14:02
19

Deniz - gazeteciler kadar kibirli kendini bir halt sanan oturdugu yerden haber yapan her yere girip cikacagini sanan bir topluluk yoktur.gazetecilik eskidenmiş

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Ağustos 10:49
17

Ali Riza - Devletin polisini gazete manşetleri ile kimse izaya çekemez polis kanun adamıdır kimseden icazet almaz kardeşinizin olayından dolayı taraf olduğunuz ve suyu bulandirmaya çalıştığınızı düşünüyorum alkolmetre %1 hata yapar ona rağmen ikinciye ufletmisler basın kartı kişiye özeldir buradan ayrıcalık öncelik sağlamak ayrı bir durum tabiki uyaracaklar olayları doğru aktarın kendi hesaplarınıza uymayınca polis Kötü yok surdada bu olmus 3. Kişi ağzıyla iftira at izi kalsın olmaz

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 25 Ağustos 23:03
18

Nihat - @Ali Riza 17 nolu yoruma cevabı: Bu haberler sayesinde belki üstleri hizaya çeker.

aralarında az da olsa her vatandaşa adi bir suçlu gibi davranalar oluyor. kişisel basitliklerini aşamıyor, ukalaca ve aşağılayıcı davranmayı hak görüyorlar. işte bu gibilerin tavır, davranış, inisiyatif vs. eksiği varsa uyarılsın ki sonra daha dikkatli olsun, insanca yaklaşımda bulunsun değil mi?

polise diklenen, görevini yapmasına engel olmaya çalışan, sen beni biliyonmu gibi ayrıcalık isteyenlere taviz vermesinler ama bu gibi sınırı aşanlar ile garip, iyi niyetli ve derdini anlatma gayretinde ki vatandaşı da ayırt etsinler.

polis, gördüm safı, vurayım ensesine, yapayım artistliğimi derse hesabını versin.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Ağustos 11:18
16

Bekir Abi - Yusuf amca gibi mülayim birine bu artistliği yapan polis, bu işi bıraksın. Vatandaşa yardım etmek, polislik yapmak onun yapacağı iş değil. aldığı /alacağı beddualar dünyasını da öte tarafını da perişan eder. benden söylemesi.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 25 Ağustos 14:22
15

Dr Ersoy Kandemir - Veysel Tipioğlu va valiyi denetimleri artırmaya davet ederim tedbili kıyafetle

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 10:36
14

Selim - poliste insan hata yapabilir.

o an için halıyı fark etmemiş olabilir.

dalgın olabilir.

amaaaa, uyarılınca artislik yapamaz. işini yapmadan basıp gidemez. hele ki şimdi ne yapacağız diyene "sana rapor mu vereceğim" diyemez. bu iş polisin işi değil. bir daha rahatsız etmeyin diyemez. vatandaş ne bilsin kimin işi olduğunu.

aslında özürlüyü ailesi zaten arıyormuş. kandıranın köyünden. polise de bildirmişler. yani poliste arama kaydı var.

neticede amir olacak polis;

-kusura bakmayın dalgınlığıma geldi, haklısınız özür dilerim dese ve ayakkabısını çıkarıp içeri girse ve özürlü vatandaşa bakıp, resmini çekip kayıp müracaatlarında var mı diye bakılması için talimat verse, ve nihayetinde ilgili kurumla irtibata geçip özürlüyü aldırsa olmaz mıydı?

bal gibi olurdu.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 09:30
13

Fatih - Eskiden polislerin %80'i vatandaşa kendisinden aşağı tabaka muamelesi yapardı. Son dönemde, özellikle 15 Temmuz'dan sonra polis ve vatandaş birbirine kenetlendi. Bu tür gıcık tipler de arada kalmış ama bunların da teşkilattan ayıklanması lazım.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 08:16
12

Kurultay Mert - Tarikatların ve partilerinin zibidilerini doldurdular böyle oldu

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 21:37
11

Mustafa - Haberde geçen komiserin davranışları maalesef gerçek haberde abartı yok hatta eksik bile var amir caminin içine botla girmeye Teşebüs etmemiş girmiştir ikazdan sonra şahsa müdahele etmeden kibirle araca dönmüştür

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 20:57
10

Hamza - Vali emir verse, görevlendireceği bir müfettiş yavuz Selim Camii'nde olayı görenler ve dernek başkanı ile görüşse ne iyi olur. Bu durumda vatandaş en azından DEVLET var ve halka Cart curt eden Polis Vs. Kim varsa peşine düşüyor, haksızsa uyarıp kulagini çekiyor diye düşünür.

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 20:47
09

Zemheri41 - Kime sorsan olayı kendi lehine anlatır. Biz artık polisin tamamen bize tabi olmasını, emir eri gibi hareket etmesini beklemeye başladık. İlk olay hakkında yorum yapmak istemiyorum ama kardeşinizin yaşadığı olayda abartılı bir şey yok. İtiraz etmiş ikinci kez alkol muayenesi yapmışlar. Ayrıca basın kartı hakkında uyarmalarıda çok normal. Avantajı olsun olmasın Kart kime aitse o kullanabilir bunu çok iyi biliyorsunuz. İğneyi birazda kendimize batırsakmı

Yanıtla . 2Beğen . 5Beğenme 24 Ağustos 19:24
08

Furkan - Evden 3 km mesafede arkadaşımı otogardan almaya giderken yazacak ceza sebebi bulamayıp KULLANDİKLARİ SİSTEMDE GÖZÜKMESİNE RAGMEN ehliyetsizlikten ceza yazdılar tavırlari da cabası. Kolluk kuvvetlerimize güvenimiz sevgimiz saygımız sonsuz fakat her toplulukta olduğu gibi burda da kötü emsalleri ile karşılaşıyoruz burda kalemi tutan arkadaş parazitlerden bahsetmiş kendini bilmezler buraya toplanıp komple bütün teşkilata çamur atiliyormus gibi davranamaz. sistemde memlekette ön yargılı koyunlar yüzünden bu hale geldi zaten önce içerden düzeltmeye başlamak lazım.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 24 Ağustos 19:11
07

A. Alimoğlu - Polis neticede kolluk kuvveti. Bu benim işim değil diyemez. Olaya el koyar ve kendi ile doğrudan ilgisi olmasa da ilgili devlet kurumu ile irtibata geçerek olayı neticelendirir.

Benim işim değil diyerek olayı vatandaşın sorumluluğuna bırakmaz. Çünkü, oradaki şahıs sahipsiz. Konusamamakta ve de yari ciplak.

Normal vatandaşın müdahale etmesi beklenmedik sonuç doğurabilir.

Her neyse. Polis amiri haksız ve kendini bilmez egosu gün gelir onun başını ağritir.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 18:21
05

Ruhi̇ - 200 YILINDA HATIRLADIĞIMM KADARIYLA O DÖNEMİN KOCAELİ VALİSİ POLİSLERİ TOPYARAK HİZAYA GETİRMİŞTİ ZAMAN ZAMAN VATANDAŞLARIN VALİ YARDIMCILARINDAN EMNİYETE BAKANA POLİS JANDARMA BEKÇİ VE ZABITANIN ŞAHİT OLDUKLARI KAMU GÖREVİNDEKİ LAÇKALIKLARI GİDİP ANLATSIN.HİZAYA ÇEKERLER BU KONUDA KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 17:29
03

Emine - Birisi kalem ondaysa neden sallasın herşey delilli ispatlı polis teşkilatına birşey demiyor kimse o polisler bir daha vatandaşlara bu şekilde davranılmasın diyor yazan kalem düzgün bir kişiliktir inşallah bu şekilde davranışlar kimsenin başına gelmez

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 16:47
02

Adam - bazı polislerin ciddi şekilde uyarılması gerekiyo vatandaşa gereksiz ve ters tutumlar sergiliyolar böyle yazılar geldikçe bu olaylar azalır inşallah

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 24 Ağustos 16:37
01

Birisi - Ya he he kesin öyledir kalem sende salla tabi polis canavar ya yaşlı bir amcaya öyle davransın.

Yanıtla . 1Beğen . 8Beğenme 24 Ağustos 16:30
06

Halil - @Birisi 01 nolu yoruma cevabı: Öğrenmek çok kolay. bir gün yavuz Selim Camii'ne git namaz sonrası oradakilere konuyu sor. Şahitleri bir dinle.

Olur mu?

Olayın eksiği var fazlasi yok. Kendi kulağın ile duy. O zaman anlarsın bu yazı aslında çok kibar yazılmış.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 18:01


Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?