WhatsApp

Son iki-üç günden beri her ortamda WhatsApp ile ilgili tartışmaları okurken ya da dinlerken içten içe gülümsüyorum.

Nedenine gelince;

Komik olanı ile başlayayım...

Dondurma çubuğundaki numaradan lüks otomobil kazanmak için TC kimlik numarasını gönderenler, WhatsApp'ın gizli bilgilerine ulaşmasından korkuyor.

Dahası var...

Altın günleri WhatsApp gruplarına taşıyan ev hanımlarında bir telaş... 'Aman biz buradan çıkıp, Telegram'a ya da BiP'e geçelim' sanki bu platformları hısım akrabalar kurdu. Bilgilerine bakıp ticari planlamalar yapmayacaklar.

Dünya, İngiliz yazar George Orwell'in 1949 yılında yazdığı 1984 adlı romanında anlattığı günlere gittiğini vurgulayarak, bunun iç uçlarını paylaşıyorum.

O günler pandemi öncesiydi. Koronavirüs karantina dönemleri bunları kat be kat arttırdı. Google'yi ayda bir milyardan fazla tekil kullanıcı ziyaret ediyordu.

Google da bu bilgileri düzenleyerek herkesin ulaşabileceği hale getiriyor.

Bu veri miktarı ise uçak uçuktan bir sayı. Başında 25 olan 18 sıfırlı rakam bir rakam. İşlenen günlük veri miktarı 2,5 kentrilyon. Bu, insanoğlunun 90 yılda ürettiği veri miktarına eş değer.

Dünyanın en büyük dijital şirketleriyle ilgili veriler de ilginç. Airbnb'nin oteli, UBER'in aracı Alibaba'nın ise hiç stoku yok. Bu üç şirket de kendi alanlarında dijital pazarın lideri.

Üstelik bu platformlar birbiriyle haberleşiyor. Yapay zeka sizin davranışlarınızı her platform için ayrı ayrı rapor ediyor.

WhasApp'taki yeni düzenlemenin amacı da aynı türden sizin davranış biçimlerinizi izleyip alışverişi tetiklemek.

Bu zaten dijital platformların hepsinde yapılıyor. Google ise bunu en profesyonel şekilde yapanlardan. Facebook da WhatsApp aracılığıyla bunu ticari olarak kullanmak istiyor.

Büyük resim, asıl şu anda Çin'de hazırlanıyor. Orwell'in Big Brother, yada 2001 yılında başlayan ve 5 sezon merakla izlediğim Person of İnterest dizisindeki gibi kameralarla toplum her noktada izleniyor. Yüz tanıma programları sırtınız dönük olsa bile yürüyüşünüzden kimliğinizi belirlemeye başlamış.

Çin, bu izleme sonucu insanların davranışlarını "sosyal güven" başlığı altında sıralayarak büyük bir puanlama sistemi kurmuş durumda. Sistem, insanları sahip oldukları puanlara göre ödül veya ceza veriyor. Bunun benzerini uçuk kaçık öykülerin anlatıldığı Black Mirror adlı dizinin bir bölümünde izlemiştim.

Dahası var...

Parayı Lidyalılar buldu. Böyle giderse Çinliler toprağa gömecek. Çünkü ülkedeki tüm sistem WeChat adlı aplikasyon üzerinden yürütülüyor. Metrodan, restoranlara, her alanda ödemeler karekod okuyucu ile bu program üzerinden yürütülüyor. Koronavirüs takibi de yine bu program üzerinden yapılıyor.

Çin'in kullandığı bu uygulamaları batı ülkeleri el altından yürütüyor. Yakında daha açık hale gelecek.

İşin özeti WhatsApp nafile bir tartışma büyük resim tamamlandığında işimiz çok zor...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Utku Birinci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?