Onlar hemşire değil mi?

Aslında bu konuya nasıl dile getireceğimi bilmiyorum.
Evet, yanlış anlaşılmak istemiyorum.
Gereğinden fazla gündeme getirmek de istemiyorum.
Ama bana bunu aktaran kişinin feryadını duysanız ve yaşadıklarını dinleseniz muhtemelen siz de benim gibi kendinizi paylaşmak mecburiyetinde hissedeceksiniz.
Öncelikle tüm sağlık çalışanlarımıza Pandemi döneminde verdikleri tüm hizmetler için şükran duygularımızı dile getirelim.
Ancak bu konuda küçük ve önemsenmesi gereken bir eleştiri, sıkıntı ya da konu var.
Bana aktaran kişinin cümleleriyle aktarmak istiyorum:
***
Korona’dan ölen hastaların bir kısmı kanaatimce bakımsızlıktan, ilgisizlikten ölüyor.
Çünkü virüs nedeniyle hastaneye yattığınız zaman kimi hastanelerde doğru dürüst yüzünüze bakmıyorlar.
Düzenli olarak ne film çekiyorlar, ne röntgen çekiyorlar, ne tahlil yapıyorlar.
Kapıyı açıyorlar, ilaçlarını içeriye atıyorlar ve kesinlikle içeri girmiyorlar.
Abartmıyorum.
Çünkü benim gittiğim hastanede böyleydi.
Hastanın tansiyonu var mı?
Şekeri var mı?
Röntgen lazım mı?
‘Bakıyoruz’ diyorlar ama baktıkları yok.
Kimse de bunlara bir şey demiyor.
Bir de diyorlar ki hastalara:
“Kapıyı kapat, sakın kapını açma!”
Benim annem de Korona oldu.
…. Hastanesine götürdüler.
Ama ilgi, alaka sıfır.
Orada 8 gün kaldı, çok kötü oldu.
Kötü olduğunu uzaktan baktığımızda dahi anlıyorduk.
2 gün daha kalsaydı, Allah muhafaza kesin ölürdü!
Annemi aldım, Konak Hastanesine götürdüm.
Konak’ta hemşire içeriye giriyor, iğnesini vuruyor, hapını veriyor, tansiyonunu ölçüyor, solunumu ölçüyor.
Her sabah kan tahlili yapıyor, değerlerini kontrol ediyor.
Benim annem Konak’ta iyileşti, sağlığına kavuştu.
Doğru, özel hastaneye para verdim.
Ama öbür tarafta iki gün daha kalsa, annemi kaybedecektim!
Tamam, ilaçlar standart.
Ama hastaların en başta psikolojisi, morali, motivasyonu çöküyor.
Ben inanıyorum ki, tüm özel hastaneler bu şekilde hizmet verdiler.
Kimi kamu hastanelerinde ise (hepsini kastetmiyorum) kötü hizmet veriyorlar.
Belki ifade etmesi hoş değil ama gerçek bu!
Bu virüs, kamuda da aynı, özelde de aynı.
Orada da virüs burada da virüs.
Oradaki de hemşire, buradaki de hemşire.
Lanet virüs odaya giren, hastaya yakınlaşan herkesi öldürüyorsa, Konak hastanesindeki hemşirelerin hepsinin ölmesi lazım.
Ben bu duruma şahit oldum ve çok üzüldüm.
Ama biz bunu söyleyemiyoruz, söylersek linç edilmekten korkuyoruz.
Allah rızası için bunu yazın!
Kapıdan ilaç atanlar, günlerce hastanın yanına gitmeyenler, hemen hemen hiç tahlil yapmayanlar, o insanları evlerine değil ölüme gönderiyorlar.
Ben bunların canlı bir tanığıyım.”
***
Dediğim gibi kimseyi, hiçbir kurumu kötülemek değil maksadımız.
Mesele hemşireler de değil.
Bu zor dönemde hizmet ettikleri için en başta tüm sağlık çalışanlarına zaten teşekkür ediyoruz.
Ama yaşanan bu sorunu da görmezden gelmeyelim istiyoruz ki....
Acılarımız katlanmasın...
Bu soruna neden olan sorun da bir an önce çözülsün...


İş bilenin, kılıç kuşananın!

Hep siyaset, hep siyaset, nereye kadar…
Bu sebeple bugün farklı, renkli, değişik bir konuyu daha yazacağım.
Hazır mısınız?
Biliyorsunuz, ilimiz Başiskele ilçesi Yeniköy bölgesinde devasa bir Hayat Kimya fabrikası mevcut.
Hayat Kimya’nın ürettiği Molfix marka 4 numaralı bir çocuk bezi 33 gram.
Hayat Kimya’nın ürettiği Evony marka 3 kat korumalı maske ise 3 gram geliyor.
Yani tam 11 kat daha hafif.
Kapladığı yerler arasındaki fark da en az bu kadardır.
Yani maske üretmek, çocuk bezi üretmeye göre nakliyat ve depo maliyetleri bakımından çok avantajlı.
Fiyatları da şöyle:
Bir adet çocuk bezi 70-80 kuruş civarı.
Bir adet maske de 70 kuruş civarı.
Yani maske ile çocuk bezi fiyatı hemen hemen aynı.
Şunu demeye çalışıyorum:
Ticaret akıl ve zeka işi.
İş bilenin, kılıç kuşananın.
Maske üretmenin çok karlı bir iş olduğu ortada.
Adamlar muhtemelen deli gibi para kazanıyor.
Ama işlerini de iyi yapıyor, maske işinde de bir marka üretiyor.
Yeniköy’deki fabrikasında Evony marka cerrahi maske üreten Hayat Kimya grubunun fikir verenlerini kutluyorum.
Bu arada Evony’nin her yönüyle kaliteli bir maske olduğunu da herkesin malumu.
Gerek kullanılan malzeme, gerekse kulakları çevreleyen ve hiç rahatsız etmeyen (çocuk bezlerindeki gibi) esnek yan bantlar itibariyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

08

Asil - Yanlış anlamayın diye diye yalan yanlış saldırmışsın. Her gün tahlil yapılmıyor demişsin. 1. Her gün tahlil yapılmaz.

2. Tahlili hemşire değil doktor ister. Doktor istemeden zaten hemşire tahlil yapmaz.

3. Hastanın isteğine göre tahlil yapılmaz. İhtiyaç görülürse doktor istem yapar.

Günlerce hastanın yanına uğramıyor, kapıdan ilaç atıyor demişsin.

1. Yalanın daniskası. Yani resmen kötülemek için konuşmuşsun. Nerde olursan ol hangi hastanede olursan ol her gün düzenli olarak hasta gözlemlenir, kontrol edilir. Günlerce uğramamak nedir Allah aşkına? Aklın alıyor mu bu dediğini?

2. Kapıdan ilaçları atıyor gidiyor demişsin. Aynen kardeşim. Hemşire özel güçlerini kullanarak hastanın yanına girmeden uzaktan iğneyi serumu fırlatıp mucizevi bir şekilde tedavisini yapıyor.

İşin özü şu. Sen kendi çapında bir şeye sinirlenip hıncını çıkarıyorsun.

O zaman sağlık çalışanları da bir hastaya sinirlenip ' yanlış anlamayın ama hastalar böyle böyle...' desinler. Kötülesinler. Ben henüz mesleğin başında 9 aylık sağlık çalışanı olmama rağmen; acilde, dahiliye de cerrahide izolede yüzlerce hastanın aşağılamasına maruz kaldım. Ne aldığım maaş mutlu etti ne çalışma şartları. Tek mutlu olduğum şey hastaların "Allah razı olsun oğlum senden" deyişi iken bi de çıkmış adamın biri yanlış anlamayın diye diye sağlık çalışanlarına saldırıyor. Teşekkür ederiz desteğiniz için. Yakında hemşire bulamayınca anlarsınız ama geç olur.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 10:14
07

ALİ B.E - ZANNEDERSEM ARKADAŞ YAZİSİNDA SADECE HEMŞİRELERDEN BAHSETMEK İSTEMEMİŞ BU TEMAMEN YÖNETİM NOKSANLİĞİ HEMŞİRE HANİMLARİN SUCU DEĞİL HELEKİ KOCAELİ ÜNÜVERSİTESİNDE TAMAMEN YÖNETİMDEN KAYNAKLANİYOR

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 09:40
06

Hemsire E.a - Yanliş anlasilmak istemiyorum deyip yanlış konusuyorsunuz. Siz hemsirelerin gorev yetki ve sorumluluklarindan dahi haberdar degilsiniz.Biz ekip olarak covit olduk ve 10 gun sonra isimizin basina donup canla başla calistik. Her meslekte elbetteki meslegini layikiyla yapmayan insanlar vardir. Genelleme yapamazsiniz. 12 yillik meslek hayatimda yogun bakimda hastalarima merhamet ve empatiyle baktim.sizlerin 1 gun bile tahammul edemedigi yogun bakimdan biz yemege bile cikamiyoruz cogu zaman.bu cumleleri hakettigimizi dusunmuyorum.

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 21:43
04

Sema Hemşire - Hastalar iyileştiğinde doktorumuz çok ıyı dıyen ama boyle durumlarda hemşireler kötüdür zihniyetini kapının arkasında bırakın önce. Önce bir öğrenin ki ne rontgen nede şeker takibinin ordere edilmesi durumunda bunlar zaten yapılıyor. Yapılmıyorsa bunlar doktor tarafından talep edılmedıgı ıcın hemşirenin yapacağı birsey yok. Bu pandemi sürecinde 30 hastaya bıle 2 kişiyle veya servıs ıcı yogun bakım bölümleriyle hasta yoğunlugunun içerisinde bu söylenenler tamamen saygısızlıktır. Belki özellerde odalar tek tutuldu vede bellı sayıda hasta bakıldı doktorları da tek tek takıp etmıs olabilir. Ama devletteki yükle asla bir tutulamaz. Onun için olayların özünü öğrenip "hemşiereler" diye ötekileştirdiğiniz bu yazınızı kaldırmanızı yada özür dilemenizi talep ediyorum tüm meslektaşımın adına.

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 19:24
03

Sizden Biri - Böyle bir durumla karşılaşmanız üzücü ama insanlar geneline sövmeyi severler illa ki işini yapmayan savsaklayan çıkar her meslek te olduğu gibi , bir öğretmen kötülük yapınca yada bir polis nasıl tüm teşkilat suçlanmıyorsa sağlık sektöründe de böyle olmalı , çürükler çıkıyor bir hemşire olarak biliyorum , bizde zahmetini çekiyoruz bu tarz insanların ama lütfen genelleme yapmayalım.şu süreçte çok yorulduk çok yıprandık

Daha sağlıklı huzurlu günler görelim

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 17:13
01

Hemşire Babası - Bende bir şey eklemek istiyorum Özel sektörde çalışan hemşirelerimiz asgari ücret alıyorlar ücret bakımından memur hemşirelerimizle mukayese bile olmaz, buna rağmen devlet de çalışanlar o işin hakkını vermiyorlarsa onların ayıbı. AMAA bu pandemi den sonrada kızlarımızı iş den çıkarırlarsa (özel hastaneler) bu da onların ayıbı olur!! Bu da en unutulmaması gereken bir konu bence.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 13 Ocak 00:38
05

Hemsire E.a - @Hemşire Babası 01 nolu yoruma cevabı: Demekki yanliş yonlendiriyorsunuz ya da on yargili yaklasiyorsunuz.ben 12yillik yogun bakim hemsiresiyim yeni baslayan hic bir meskektasima bu yorumda bulunmadim.malesef sizin bahsettiginiz yeni nesil; kidemliyim deyip is yükünü yeni baslayan arkadaslarimizin sirtina yukleyen. Hak hukuk bilmeyen arkadaşlarimizin eseri olabilir..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 21:34
02

Hemşire - @Hemşire Babası 01 nolu yoruma cevabı: Bende kamuda 18 yıldır çalışıyorum hep prensibim orda yatan benim yakınımda olabilir mantıgıyla hastaya yaklaştım...hiç kimse keyfinden gelmiyor ...dertlerine derman olsun diye geliyorlar...ama şunuda ifade edebilirim kendi mesai arkadaşlarımdan yeni göreve başlayan arkadaşlarımın inanılmaz saygısız tecrübesiz oldugunu söyleyebilirim ...

Herkes kendine yakışanı yapar....

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 10:10


Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?