Av. Tarık Yusuf Uçar neden gitti?

Benim duyduğum, buraya gelmeden önce çeşitli kurumlar için çeşitli görüşmeler yaptığı.
Ancak devlette rutin güvenlik soruşturmaları eskisinden çok daha uzun sürüyor.
O da seçenekler arasında yer alan ve daha önce görev yaptığı Kocaeli Büyükşehir Belediyesine genel sekreter yardımcısı olarak geliyor, göreve başlıyor.
Geçen hafta ise Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcılığına atamasının yapılacağına dair yazı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesine geliyor.
Atama yazının da bir iki hafta içinde resmi gazetede yayımlanacağı konuşuluyordu.
Nihayetinde Cumhurbaşkanı Erdoğan kararnameyi imzalayınca, o da İstanbul'un yolunu tutmak zorunda kaldı.
Bildiğim kadarıyla, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı ile Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcılığı kadrosunun statüsü ve ek göstergeleri aynı.
Dolayısıyla gidişinin maddi bir anlamı yok.
Sadece Adli Tıp Kurumu daha stratejik bir kurum, o kadar.
Aslına bakarsanız, eşi de doktor olan, 50 yaşına yaklaşmış ve bu kenti seven bir bürokratın Kocaeli’den çok gitmek istediğini de sanmıyorum.
Ama Cumhurbaşkanının imzası ile yapılan ve resmi gazetede yayımlanan bir atamaya itiraz etme, “gitmiyorum” deme lüksü de olamazdı.
Öyle bir tavır, Cumhurbaşkanına apaçık saygısızlık olurdu.
Elbette hepimiz yani Kocaeli kamuoyu bu durumu tuhaf karşıladık.
Tuhaf karşılamamız da son derece doğal.
Zira avukat Tarık Yusuf Uçar’ın gelişi daha 1.5 ay olmuştu.
Kendisini daha önce de iyi bilirdik.
Şimdi de iyi bildik.
Yolu, yolculuğu aydınlık olsun.
Benim bildiklerim bundan ibaret.
Tekrar aynı soruyu sorma vakti geldi sanırım;
Yeni genel sekreter yardımcısı kim olacak?

Bir kez daha hatırlatalım. Avukat Tarık Yusuf Uçar, Türkiye’nin yakından tanıdığı ve 56 yaşında hayatını kaybeden merhum Timurtaş Uçar hocanın oğludur.


Bizim CHP’lilerden ağzını açan yok

En başta ve yüksek sesle söyleyelim.
İnsanların bireysel hatalarını siyasal misyonlara ve partilere yüklemek doğru değil.
Bu kadar kalabalık siyasi organizasyonlarda, toptancı bir yaklaşımla damgalama yapmak yanlış.
Ancak…
CHP eski milletvekili Barış Yarkadaş’ın gündeme getirmesiyle adeta çorap söküğü gibi ortaya çıkan çirkin olaylar karşısında CHP’li yöneticilerin suskunluğunu görüyor musunuz?
İlimizdeki CHP yöneticilerinden kaç tanesi, İstanbul örgütlerinde yaşanan taciz ve cinsel saldırı vakalarını kınayabildi?
Eski yeni kaç yönetici özeleştiri yapabiliyor?
Ensar’da yanlış olan, falan filan yerde yanlış olan, CHP’de olunca neden yanlış olmuyor?
Ben meselenin şurasındayım;
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu kadın olduğu halde, bu konularda çok duyarlı olduğunu iddia ettiği halde, sosyal medyadan sürekli kadın haklarıyla ilgili paylaşımlar yaptığı halde, kadın örgüt yöneticilerinin maruz kaldığı bu olayları sümen altı etmiş mi?
Etmiş.
Şu ana kadar zamana yayma, konuyu soğutma, gündemden düşürme taktiği uygulanıyor mu?
Evet.
İşte sözün bittiği yer burası bence.
“Efendim, Maltepe’deki olay ortaya çıkınca parti anında gereğini yaptı…”
Gerçi, üç gün sonra yaptı ama diyelim ki öyle oldu ve yaptı.
Ya diğer ilçeler?
Ya Sancaktepe, Esenler, Küçükçekmece?
Mesele böyle bir olayın ortaya çıkması değil, yetkili isimlerin çıkar çıkmaz neşteri vuramaması.
Asıl konuşulması gereken yer bence orası.
Neyse, bu konu hakkında daha fazla yorum yapmak bile istemiyorum.
Ve tekrar ediyorum;
Bu tür çirkinlikleri partilere mal etmemek lazım.


DEVA’nın mutfağı

O zaman biraz üşütmüştüm.
AK Parti il kongresine bu sebeple katılmak istemedim.
Ama pek çok kişiyle görüş alışverişinde bulunarak kongreye dair kapsamlı bir değerlendirme yapmak zor olmadı.
Geçen hafta sonunda ise Deva Partisinin il kongresi vardı.
Deva’dan tanıdığım 5-6 kişiyi geçmiyor.
Zaten parti yeni kurulmuş.
Zaten ben de TEMASLI olduğum için evimdeydim, yine kongreye katılamadım.
Dolayısıyla kapsamlı değerlendirme imkanı da olmuyor.
DEVA kongresi ve sonrasına dair iki küçük yorum yapılıyor:
1.
Partide tüm kararlar Adem Koç, Orhan Sarısüleyman, Semih Taşveren ve Bilge Banu Bilgin arasında görüşülerek veriliyor. Yani icranın da icrası, yürütmenin de yürütmesi diyebileceğimiz, farklı siyasi partilerde “mutfak” diye adlandırılan dar bir ekiple. İl kongresi listesinde Sarısüleyman, Taşveren ve Bilgin’in, alfabetik sıraya uymaksızın en üst sırada yazılması da buna delil olarak gösteriliyor.
Açıkçası bu durum sadece DEVA’ya has değil. AK Parti’de de böyle, CHP’de de, MHP’de de, İyi Parti’de de… Yani ülkemizdeki genel siyasi eğilim böyle. “O zaman DEVA’nın ne farkı kalıyor?” diye sorabilirsiniz. Ama o sorunun muhatabı da ben değilim.
2.
İl yöneticilerinin, mazbata almak için Kocaeli Adliyesine giden Adem Koç’u biraz yalnız bırakması. İddialara göre il yöneticilerinin yarısına yakını orada yoktu.
Açıkçası pozitif olanlar, temaslı olanlar, il dışında olanlar, işi çıkanlar da olabilir. Kaç kişinin gelmediğine, kaçının mazeret ilettiğine, mazeretlerin içeriğine bakmak lazım ki, bunu da benim bir fotoğrafa bakarak söylemem mümkün değil. Ama böyle bir iddia da var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

02

Vatansever - yine dışardan birini veya karadenizli birini bulurlar. çok üstün vasıflılar ya

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 23:46
01

Bir Dost - Yusuf Tarık UÇAR başkanımızı geç bulduk erken kaybettik.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 22:50


Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?