Yazık

Ben de bekliyorum.
Yalanlayacak mı? Yalanlamayacak mı?
Susacak mı? Konuşacak mı?
İhtiyarın ne yazdığı benim için mühim değil.
Zira daha önce de defalarca küfrettiği biriyle bugün kucak kucağa oturabilecek kadar geniş bir anlayışı var.
Mutfağına iki poşet gıda götürene, bir kadeh rakı ısmarlayana hemen tav oluyor.
Kendi tercihi.
Ama konu CHP il başkanı olunca işler değişiyor.
Harun Yıldızlı’yı daha önce uzaktan uyardım.
Gazeteye ziyarete geldi, orada da tüm arkadaşlarının içinde yüzüne söyledim.
“O..... çocuğu, p.ç, şerefsiz” gibi kelimelerle yazı yazan bir ahlak yoksununa gitme, dedim.
Adliye çıkışında gayrı ahlaki işler yapan kadınları arabasına alan bir ahlak yoksunundan senin öğrenebileceğin bir şey yok, dedim.
Şantaj paralarıyla en lüks arabalara binen, gazetecilik yapmadığı için sürekli dayak diyen bir ahlak yoksunu seni korkutmasın, dedim.
Uyardım, yalvardım, rica ettim.
Ama yok.
Bir stresi var ki sürekli gidiyor…
Bir karın ağrısı ki gitmeden edemiyor…
Bir korkusu var ki, başka hiçbir gazeteciye demediği bir şekilde “Uzun uzun görüşelim. Benim sizden almam gereken çok ders var” diyor.
Ve hatta “Yerel basında kimlerin ne halt çevirdiğini biliyorum” diyor.
Konuştuğu kişinin, yanında konuşulan her şeyi yazıya dökme huyu olduğunu hepimiz biliyoruz.
Dolaysıyla o sözlerin gerçek olmadığını zannetmiyorum.
Ama yine de yalanlamasını ümit ediyorum.
İnşallah yalanlar.
İnşallah “doğru değil” der.
Şayet yalanlamazsa…
Ona diyeceğim tek şey, “yazık sana” olur.
Yazık.
Cengiz Sarıbay gibi net bir duruş gösteremiyorsun.
Selman Yıldırım gibi kesip atamıyorsun.
Bu konuda il yöneticilerine bile danışmıyorsun.
Yüzümüze gülüp arkamızdan konuşuyorsun.
Kanaatimi söyleyeyim;
Senin bu kafayla bir yere varman mümkün değil.
“Kimseyle kavga etmeyeceğim” diyerek başarılı olman de imkânsız.
Kötülerle, çirkinlerle, rezillerle kavga edeceksin.
Etmeyeceksen de arana mesafe koyacaksın.
Onları el üstünde tutmayacaksın.
Elbette senin tercihin.
Ama onları el üstünde tutacaksan, bizim tercihlerimizde de bundan böyle ve hiçbir şekilde olmayacağını hatırlatmak isterim.
Şimdi söyle bakalım;
Biz ne haltlar çeviriyormuşuz?


Baro’ya da yasak olmamalı

Aynı şekilde düşünüyorum.
AK Parti kongresine yasak yoksa, daha doğrusu siyasi parti kongrelerine yasak yoksa…
Kocaeli Barosu’nun daha doğrusu baro ve STK’ların kongrelerine de yasak olmamalı.
Onların kongresi yasaksa, siyasi parti kongreleri de yasak olmalı.
Ki daha önce onlar da yasaktı, parti kongreleri de ertelendi.
Böyle bir dönemde sadece siyasi parti kongrelerinin yapılabilmesine onay vermek, bilakis AK Parti’ye (zira AK Parti’den başka kongresini tamamlamayan kalmadı sanırım) zarar vermek, konunun yanlış yerlere gitmesine izin vermektir.
İl Hıfzısıhha Kurulu tez zamanda toplanmalı, kongrelere dair yeni bir karar almalı, “Aralık ayını beklemenize gerek yok. Sizler de yapabilirsiniz” demelidir.
Mesele sağlık, sosyal mesafe, maske ve temizlikse, kurallar eşit ve standart olmalıdır.


Amaç yıpratmak mı?

Bazen öyle boş, öyle anlamsız, öyle tuhaf tartışmaları tartışıyor ki bu kent.
Bir deli bir kuyuya taş atıyor, kırk akıllı çıkaramıyor.
Nedim Arsal hikayesi de böyle.
Kim yazdı, kim konuştu, kim söyledi bilmiyorum.
Dolayısıyla birini de kastetmiyorum.
Ama yapılan haberlere de üzülüyorum.
Yahu adam memur.
Yıllar önce (muhtemelen 10 yıl olmuştur) siyasete nokta koymuş, memuriyete geçmiş.
Bu 10 yılın sonunda da il müdürlüğüne getirilmiş.
Onun yerinde siz olsanız, yeniden siyasete girer misiniz?
Aday gösterilip gösterilmeyeceği dahi belli değilken, yeni bir maceraya girişir miydiniz?

  1. Siyasete girmek isteyen insan memuriyetten ayrılır, sürekli sahada dolaşır, sürekli parti programlarına katılır, sürekli konuşur, demeç verir, öne çıkmaya, kendini göstermeye çalışır. Nedim Arsal’da böyle bir durum söz konusu mu?
  2. AK Parti’de il başkanları artık kongre ile değil atama ile belirleniyor. Yani onun istemesi ya da çok çalışması yeterli mi? Aday gösterilmeyeceği bir serüvene girmenin manası var mı?
  3. Mevcut siyasi aktörler onu ister mi? Onay verir mi? Rıza gösterir mi?

Bakın işte yine oldu;
40 akıllı o taşı çıkarmaya çalıştık.
Sizce amaç nedir?
Reyting mi?
Yoksa yıpratmak mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Rıdvan - biraz mantıklı ol engin engin kardeşim nerede şevki yılmaz varsa orada iktidar hırsı vardır. unutma ki bu adam daha önce isuda memurken istifa edip izmit içe başkanı oldu. başarısız olunca kayınpederi şevki hoca ankaradaki bağlantılarını kullanarak onu tekrar memur yaptı.

ankaradan neden buraya geldiği konusu herkesin malumu, olan sakarya çevre şehircilik il müdürüne oldu zavallı adam görevden aldırıldı.ayrıca bu adamın ekonomik sıkıntısı yok sürekli geliri olan bir aile yani memuriyete ihtiyacı yok sen herkesi baban enver amca gibi tırnaklarıyla yaşamını kazandığını sanıyorsun o zaman kıymetli babanı bir daha dinle torpilsiz parasız nasıl onurlu öğretmenlik yapılıyormuş 3 tane çocuk okutulup topluma faydalı insanlar yetiştirmiş kaçırdığın şey aslında bir ölçme deeğerlendirme hareketidir ve bu adaylık hikayesinin bir arka planı vardır bunlar kurnaz tiplerdir.bizim gibi sıradan insanlar gibi düşünmezler.farklı bir kollektif çalışma yaparlar bunun siyaset ayağı vardır burokrasi ayağı vardır referans ayağı vardır kamuoyu aqyağı vardır.şevki hoca ve ekibi iktidar alanı oluştuğunda mutlaka onu doldurmak için çapraz bir ilişkiler ağıyla harekete geçer.amaç hasıl oluncaya kadar zzorlar külliyeyi devamlı arar ama çok şükür cumhurbaşkanımız artık o telefonlara çıkmıyor.hepimiz zorluklarla üniversite okuduk senin babanda benim babam da alın terleriyle çalıştılaqr hepimiz iş yaşamına torpilsiz girdik yüzme bilmiyorduk ama kendimiziiş yaşamı ve ekmek için derin denizlere attik Allah bize rızkımızı verdi.ama nredim arsal gibiler çok şanslı onu koruyan sahip çıkan torpille de olsa kariyer yaşamında pozitif ayrımcılığa tabi tutan bir koruma alanı var.ya bizler sizler bizim arkamızda Allah var.nedim arsala karşı değilim ama onu iktidar yapma hırsına araç olanlara karşıyım. çünkü liyakat ve rekabet hepimiz için geçerli.olmalı önemli olan tırnaklarımızla bir yerlere gelmek. yaşamamım boyunca birilerinin kalkanı yada etki gücüyle bir yerlere gelmedim ama mutsuzda olmadım.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 18 Ekim 10:51


Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?