Bu kuyruklara ne demeli?

Hep PTT’ler gündeme geliyor.
Tamam, PTT önlerindeki yoğunluk az buz değil.
Ancak bu konuda bankaların da büyük suçu, kabahati var.
İster kamu, isterse özel bankalar olsun.
Hepsi aynı hatayı yapıyor, aynı şekilde suçlu.

DOĞAL SONUÇ

Bazı şubelerini kapatıyorlar.
Bankaların çalışma saatlerini kısaltıyorlar.
Banka içindeki çalışan bankoların sayısını azaltıyorlar.
Haliyle banka önünde kuyruklar oluşuyor, insanlar hem işini hızlıca halledemiyor hem de soğukta ve dışarıda beklemek zorunda kalıyor.
Bunun, otobüs sefer sayılarını azaltan, dolayısıyla insanların sosyal mesafe kuralını ihlal etmesine neden olan belediyelerden ne farkı var?

HER YERDE KUYRUK

İki gündür Yürüyüş Yolu üzerindeki bankalara özellikle baktım. Pek çoğunun önünde kuyruk var.
Derince’den arkadaş fotoğraf atıyor. Tünelin üst kısmındaki bankaların önü de kuyruk dolu.
İyi de nasıl olacak bu işler?
Vatandaşa kredi kullanımında zorluk üstüne zorluk…
Faiz oranlarını indirme konusunda ağırdan alma…
Koronavirüs döneminde daha az hizmetle, daha çok kuyrukların oluşmasına sebebiyet verme…
Tamam, kendi çalışanlarınızı güvence altına almaya çalışıyorsunuz ama…
Vatandaşa da sıkıntı üstüne sıkıntı veriyorsunuz.
Ayıptır, yazıktır, günahtır…
Olması gereken şey de kesinlikle, tüm şubeleri ve vezneleri açık tutmak, normal tempoyla çalışmaya devam etmektir.
O kuyrukların sebebi vatandaş değil.
Kesinlikle bankalar


Ayrı mezarlık yokmuş

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Koronavirüs’ten ölenler için İstanbul’da iki adet ayrı mezarlık yeri yaptırmıştı.
Merak edenler için söylüyorum;
İlimizde Korona’dan ölenler ayrı bir alana, yere, mezarlığa gömülmüyor.
Aile mezarlıklarına, satın aldıkları yere yada sıradan boş mezarlara gömülüyor.
Normal definlerle, Korona definleri arasındaki tek fark, bildiğiniz gibi defin şekli.
Korona’dan vefat edenlerin mezarına tahta döşenmiyor da, tabutla, olduğu gibi gömülüyor.
Ve bu durum sağlık açısından da herhangi bir sakınca teşkil etmiyor.


Vergiden düşmek demek değilmiş!

Ne yalan söyleyeyim, ben de öyle zannediyordum.
Meğer değilmiş.
Milli Dayanışma Kampanyası gibi benzeri kampanyalara şirketlerin yaptığı bağışlar vergiden değil, vergi matrahından düşülüyormuş.
Peki, ikisi arasında nasıl bir fark var?
Şöyle anlatıyorlar;
* Her şirket her yılsonunda gelir ve giderler arasındaki farkın üzerinden yani elde ettiği kar üzerinden yüzde 22 kurumlar vergisi öder. Örneğin 1 milyon lira kar etmişseniz buna vergi matrahı denir ve bu matrah üzerinden 220 bin lira kurumlar vergisi ödersiniz.
* Diyelim ki 1 milyon lira kar etmiş ve 220 bin lira kurumlar vergisi ödeyecek bir şirket olarak bir hayır kurumuna 100 bin lira bağış yaptınız. Bu durumda bu bağışı vergiden düşmek demek ödeyeceğiniz vergi olan 220 bin liradan değil, vergi matrahı olan 1 milyon liradan düşmek demektir. Bu durumda 900 bin kar etmiş gibi vergi ödersiniz. Yani bunun yüzde 22’si olan 198 bin lira ödemiş olursunuz.
* Bu şirket 100 bin lira bağış yaparak devlete 22 bin lira daha az vergi ödemiş olur. Ama cebinden de 100 bin liranın 78 bin lirası çıkmış olur. Yani 100 bin lirayı devlete vergi olarak ödemek yerine kampanyaya bağışlamış olmaz!”
Özetle alkışı hak ediyorlar gibi bir tablo var ortada, uyanıklık değil!!!


Moralleri yüksek tutma seçenekleri

Cem Yılmaz olabilir…
Şahan Gökbakar olabilir…
Beyazıt Öztürk olabilir…
Çok Güzel Hareketler Bunlar 2’de şahane taklitler yapan o delikanlı (Safa Sarı) olabilir…
Güldür Güldür Show’un bazı programlarında sahne alan yeni yetme komedyenler olabilir…
Hababam Sınıfı gibi komik ve nostaljik filmler olabilir…
(Çoğaltabilirsiniz)
Ekranlarda sürekli Korona’yı konuşmak, gündemi sadece Korona ile tamamlamak da yanlış.
Vatandaşın moralini yüksek tutmak, onları neşelendirmek, rahatlatmak da bir görev.
Bu açıdan bazı Başiskele ve Dilovası Belediyelerinin çocuklara yönelik yaptığı resim yarışmalarını başarılı ve doğru buluyorum.
Farklı yaş ve toplumsal gruplara yönelik benzer örneklerin artmasını arzu ediyorum.
Seçenekler değişebilir.
Maksat muhabbet olabilir.
Bir araya gelemiyor olsak bile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?