Onlar ikinci sınıf değil

Eşine bu zamana kadar hiç rastlamadığımız günlerden geçiyoruz.
25 gün öncesine büyük bir hasret duyuyoruz.
Her sabah kahvaltılık aldığımız simitçiyi özledik.
Yürüyüş yolunda salına salına yürürken, ‘Acaba üzerimize kuş pisleyecek mi?’ gerginliğini özledik.
Arkadaşlarımızla, dostlarımızla, sevdiklerimizle iki çay içip muhabbet etmeyi özledik.
Korona virüs hayatımızı talan etti.
En basit zevklerden bile mahrum kaldık.
Evlerimize tıkıldık.
Koca bir şehir hayalete dönüştü.
Gerçekten çok zor günler geçiyoruz.
Milletçe zaten çok da iyi olmayan psikolojimiz hepten harap oldu.
Kısacası iyi değiliz.
Yine ben ve benim gibiler tuzu kuru diye nitelendirilebilir.
Evimizden, rahat rahat çalışıyoruz.
Ama ya sağlık çalışanları?
Ya hastanelerde çalışan diğer görevliler?
İşleri bizden katbekat zor.
Korona virüsle burun buruna çalışıyorlar.
Hastanede çalışan herkes, güvenlik görevlisinden veri giriş elemanına kadar herkes risk altında.
Nitekim daha geçen hafta Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesinde güvenlik görevlisi Korona virüse yakalandı.
Yani tek risk doktorlar veyahut hemşireler için yok.
Onlar için de fazlasıyla var.
Hal böyleyken dün akşam tarafıma duygu yüklü, sitem yüklü, serzeniş yüklü bir yazı ulaştı.
İsmi ve çalıştığı hastane bende kalsın.
Buyurun, siz de okuyun.
Noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyorum;
“Bu bir isyandır,haklı bir isyan..!
Bir virüs geldi hayatımızı, insanları ,bir çok mesleği ve tabii ki sağlık sektörünü birbirine kattı.
Ben bir sağlık çalışanıyım (diyemiyorum) çünkü öyle sanıyordum.
Ben danışmayım, hasta kabulüm ,sekreterim, asistanım ve resmi adım veri giriş personeliyim.
Ben ve benim gibiler ayırmayız; doktorumuz, hemşiremiz, personelimiz, güvenliğimiz der kendimiz için ne istiyorsak onlar için de aynı şeyi düşünürüz.
Bu hal için mahşer yeri benzetmesi doğru; evlat anne babadan akraba dosttan kaçar oldu herkes can derdine düştü.
Tabi sağlıkçılarda öyle kimi kendini, kimi de evdekini düşündü haklı olarak!
Ama gördük ki yanındaki çalışma arkadaşını, cephedeki yoldaşını düşünmeyenler oldu... Üzgün ve kırgınım böyle değildi bakış açım?
En üsttekinden en alttakine herkes ayırdı bizi, birçok arkadaşımız hasta oldu yetmedi bir ölen de oldu...
Ki olmasa da bizimki de can ve biz de sağlık çalışanıyız kabul etmeseniz de!
Her yeni talebimizde aynı cümleyi duymaktan o kadar sıkıldı ki; SİZE GEREK YOK..!! Neye göre kime göre?
Maske isteriz size gerek yok teknisyen doktor öncelikli.
Eldiven deriz size gerek yok temas etmiyorsunuz hemşire öncelikli...
Dezenfektan veriliyor aman fazla kullanmayın sahip çıkın.
Ücret farklarını söylemiyoruz bile.
Biz bu öncelikleri kabul ediyoruz da siz bizi neden kabul etmiyorsunuz..?
Dedim ya ben hastayı ilk görenim, ilk konuşanım elinden kimlik alan, eline evrak verenim.
Yani hiçbirinizden farkım yok.
Benimki de can ,benim de evde çocuğum ve yaşlım var.
Bende sizinle aynı havayı soluyorum aynı korunmayı hak ediyorum...”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?