Diğer belediye başkanlarının karnesi

Önceki gün “en iyi 3 belediye başkanı” sıralaması yaparak genel bilgi, yorum ve değerlendirmelerimi paylaşmıştım.
Şimdi sıra diğerlerinde.
Korona gündemi nedeniyle fazla uzatmadan, bir iki cümle ile geçiyorum;

 Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü’nün belediyeciliği bildiğini, Başiskele’de tıkır tıkır işleyen bir sistem oluşturmakta zorlanmayacağını aday olduğu zamanlarda zaten söylemiş ve yazmıştım. İnşaat-imalat konularında, örneğin Yeniköy’deki termal su için ciddi bir adım atmış olsaydı, ilk 3’e kesinlikle girerdi. Önümüzdeki seneye bakacağız artık…


 Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım’ın duruşu aynen devam ediyor. Bence ona yönelik en büyük beklenti, parti içinde kendisine mesafeli olanlara da el uzatması, o kitleyi küçültmesi, azaltması. Ve makul eleştirileri hoş görebilmesi. Bunu yaparsa onun ilk 3’e girmesi hiç zor değil.


 Kandıra Belediye Başkanı Adnan Turan’ın çizgisi değişmedi. Dün neyse, bugün de o. İnşallah da değişmez. Vatandaşın arasında, sıkıntılarını dinliyor, dinlerken de terslemiyor. Akçakese çöp depolama alanı tartışmaları hiç olmasaydı, onu da ilk 3’e yazardım herhalde.


İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in öncelikle kavgacı üslubunu bırakması lazım. Polemiklerle, bağrışmalarla gündeme gelmemesi, hizmetlerini öne çıkarmaya çalışması lazım. Sürekli geçmiş dönemi suçlamak, icraat yapmak anlamına gelmiyor. Mesela fen işleri, imalat, inşaat konularında gözle görülür bir eser ortaya koymak için henüz adım atabilmiş değil. Ve kesinlikle şu çöp işine bizzat müdahale etmeli.


 Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt’ün halkla ilişkileri de iyi. Sevilen, güler yüzlü bir başkan. Ancak ilk 3’e almak için şimdilik erken. İzmit Belediyesinin eski başkan yardımcısı Serkan Yeğnidemir en iyi transferi. Ancak daha zamanı var. Parti içindeki genel algı da bu yönde.


 Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir, farklı olduğunu hep hissettiriyor. Ama Dilovası zor bir bölge. Hele ki karşınızda, tüm muhalefeti birleştiren Ercan Dalkılıç varsa. İlk 3’e girmesi bu nedenle zor gibi.

Bünyamin Çiftçi (Çayırova), Zinnur Büyükgöz (Gebze) ve Muzaffer Bıyık (Darıca) ile ilgili şimdilik genel izlenim yazmayayım.
Zira o ilçelere biraz uzağım.
Ama nedendir bilinmez, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın sesi bu taraflara daha güçlü geliyor.
Onunla ilgili aklımda kalan iki başlığı da paylaşmak isterim;
Yeni çöp toplama ve temizlik araçlarını belediyeye kazandırırken kılı kırk yarması, en doğru ve ucuz yöntemi adeta üretmesi ve hayata geçirmesi. Bu konuda taraflı tarafsız her kesimden büyük alkış da aldı zaten.
Cumhur İttifakının paydaşı olan MHP’lilerle (diğer ilçelere göre) yakın, güçlü ve sağlıklı ilişkiler kurması…


Çok detaya girmeyeyim, çok karşılaştırma yapmayayım.
İnşallah şu Korona illetinden tez zamanda kurtulursak, önümüzdeki yıl sağlıklı ve kapsamlı bir değerlendirme yaparız diye düşünüyorum.


Dört maddede kampanya analizi

1.
Milli Dayanışma Kampanyasının diğer kampanyalardan bariz bir farkı var.
Daha önce milletten yardım kampanyalarına destek vermesi isteniyordu.
Ama şimdi, ilk kez cumhurbaşkanı, bakanlar, parti liderleri, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları yani memurlar ve sabit maaş alanlar devreye girdi, ilk defa birkaç maaşlarını bu kampanya için bağışlayacaklarını açıkladı.
Dediğim gibi bu durum ilk kez oluyor.
Ve almıyorlar, veriyorlar.
Açılan bir kampanyaya ciddi rakamlarla öncülük ediyorlar.
Bunun neresi kötü olabilir ki?

2.
Ben bu hadiseye bir bağış kampanyası olarak bakmıyorum.
Bu ülkenin mayasında olan “Zor zamanda mağdura el uzatma, imece yapma, birlik olma” kültürünün bir gereği olarak, devletin vatandaşına öncülük ettiği, ekmeğini bölüşmek istediği bir vesile olarak bakıyorum.
Bazı kampanyalar, bizim düşündüğümüzden çok daha büyük ve anlamlı olabilir.

3.
Böyle kampanyalarda en önemli olan şey nedir biliyor musunuz?
Ne kadar bağış toplandığından ziyade, bu bağışın nereye kullanıldığının süreç boyunca şeffaf olarak açıklanması.
Tıpkı, Sağlık Bakanının Korona istatistiklerini paylaşması gibi.
Kampanyayı çarpıtmak isteyenlerin çabalarını boşa çıkaracak, en sade vatandaşın dahi ulaşabileceği kanallardan, her türlü eleştiriye de yanıt vererek bir kampanya yönetmek çok önemli.
Böylesi bir şeffaflık, hep toplumsal birlik ve beraberliğimizi perçinler, hem de bir sonraki kampanyaya katılım ve güveni en üst seviyeye çıkartır.

4.
Galiba MHP Genel Başkan Başdanışmanı, Osmaniye eski milletvekili yazdı dün akşam.
Kendisine hak veriyorum.
Bu kampanyanın hedef kitlesi kesinlikle günlük hayat durunca eve ekmek götüremeyenler (Yani çay ocakları, tamirciler, berberler, gündelikçiler, kırtasiyeciler, ücretli öğretmenler, seyyar satıcılar gibi…) olmalıdır.
Her zamanki fakirlik kavramı bu kampanyanın dışında kalmalıdır.
Ki onlara zaten il ve ilçelerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları gereken desteği veriyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Relamcı - Sayın yazar; şimdilerde koronavirüs nedeniyle tüm dünya ülkeleri ile birlikte ülkemizinde içerisinde bulunduğu zor durumu hep birlikte yaşıyoruz. Her yer kapalı, insanlar evlerine ekmek götüremiyorlar. Hemen her meslek grubunda yaşanan maddi sıkıntılar aşikar, bu meslek gruplarından birisi de reklamcılar. Ekonominin zaten kötü olması nedeniyle çok uzun zamandan bu yana sıkıntı içerisinde olan sektör, hemen her yerin kapalı olması nedeni ile daha da kötü bir durum içerisine girdi. Reklam sektöründen ekmek yiyen binlerce insanın da sesini duyurmanızı ve bu konu ile ilgili olarak bir yazı yazmanızı rica ederek kolaylıklar dilerim.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 01 Nisan 05:28


Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?