Bir alkışı da onlar hak etmiyor mu?

Gerçekten çok zor günlerden geçiyoruz.
Aslında hiçbir şey yasak değil.
Tabi sosyal alanlar kısıtlandı, kapandı.
Ama isteyen dışarı çıkabiliyor.
İsteyen pek ala deniz kenarında bir hava almak isteyebilir, aladabilir.
Kendini dağlara vurabilir.
Çıkıp sevdiği bir dostuyla bir yerde oturup pineklemek yerine yürüyüşe çıkabilir.
Sosyal hayat sadece kafelerden ibaret değil ki.
Fakat baktığımız zaman insanların büyük çoğunluğu bu anlattıklarımızı da yapmıyor.
Bilinçli insanlar uzmanların uyarılarına kulak tıkamıyor.
Olayın ciddiyetini kavrayıp gerçekten de evlerinde oturuyorlar.
Benim gibi hayatında hiç sokağa çıkma yasağı görmemiş bir nesil için bu ‘yasaksız yasaklar’ çok garip.
Mücadelemiz evet, bir virüsle.
Ölümcül.
Belki bir biyolojik silah.
Belki Allah’ın bir hikmeti.
Yapmamız gereken ise tedbiri elden bırakmamak.
Çünkü düşmanımız bizi öldürüyor.
Hem de gözle bile görülemiyorlar.
Ve bu süreçte kuşkusuz en büyük destekçilerimiz sağlık çalışanları.
Onlara minnettarız.
Çok büyük bir emek harcayarak Korona virüse karşı mücadele ediyorlar.
Bizleri yaşatmak için uğraşıyorlar.
Gece gündüz demeden, durmadan çalışıyorlar.
Ve bizden istedikleri tek şey; mümkün olduğunca evde kalmamız.
Biraz dişimizi sıkmamız.
Gerçekten de alkışı hak ediyorlar.
Niyetim kimseyi kimseyle yarıştırmak değil.
Sağlık çalışanlarının yaptıkları fedakarlığında farkındayım.
Kesinlikle yanlış anlaşılmasın.
Ancak alkışı hak eden birileri daha var.
Ki onlardan biri KYK çalışanları.
Allah onlardan razı olsun.
Kocaeli’de ciddi bir karantina uygulaması var.
KYK yurtları Umreden dönenler ile Avrupa’dan dönenler ile dolu durumda.
Ve bu yurtlarda KYK personelleri canla başla mücadele ediyor.
İdarecisinden memuruna, temizlikçisinden güvenlikçisine kadar tüm KYK personelleri sahada.
Onlar da bu ölümcül tehlikeye karşı burun buruna mücadele ediyor.
Biliyorum ki büyük bir şevkle görevlerini yerine getiriyorlar.
Öyle bir beklentileri yok ancak soruyorum sadece; marifet iltifata tabii değil midir?
En azından Büyükşehir Belediyesi; canla başla mücadele eden KYK personellerini, tıpkı sağlık çalışanları gibi ücretsiz ulaşımdan faydalandırabilirdi.
Çünkü biliyorum ki KYK’da çalışan birçok personel iki vasıta değiştirerek Umuttepe’deki görev bölgelerine gidiyor.
Bu uygulama tıpkı sağlık personelleri gibi hem onlara moral olurdu hem de güzel bir maddi destek.
En azından Korona virüs kabusu bitene kadar bu haktan KYK personelleri de faydalandırılabilirdi.
Allah onlardan razı olsun.
Biliyorum ki bu dile getirdiğim tarzda bir beklentileri yok.
Olsa da olmasa da görevlerini kutsal bilip ellerinden gelenin en iyisini yapacaklar.
İkinci sırada ise kuşkusuz her zaman yanımızda olanlar var.
Emniyet teşkilatı.
Gerçi onlar başta 15 Temmuz olmak üzere her zor günümüzde, işlerini büyük fedakarlıklarla yaptılar, yapıyorlar.
Şimdi polisler kapı kapı gezip yurt dışından gelen ve karantinada olması gereken insanları bile arıyor.
Yani yine ve her zamanki gibi yanımızdalar.
Onların da hakkı ödenmez.
Onların da taltife, takdire, morale ihtiyacı var.
Onlara da bir alkışı çok görmeyelim...
Ve tekraren söylüyorum.
Allah hepsinden razı olsun.
Allah onlara güç, kuvvet ve dirayet versin.
İyi ki varsınız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Mehmet Altın - Başka şehirlerden okumaya gelip de "dağbaşı" diyenlere "süzme gerizekâlı" mı yoksa "biyolojik enkaz" mı demeli; hele "her yer beton" diye de ağladıklarında o riyakâr ağızlarına ağızlarına!..

Umuttepe'den bahsediyorum; geçen yeniden canlanan tabiatın o nefis rayihaları burnumu doldurduğunda mest oldum mest; "İŞTE HAYAT BU!.."

Nasip olursa o güzelim kokuları tekrar içime çekmek için ve o güzelim tepeler ile mübarek ağaçları seyretmek için tekrar çıkacağım; hem şu "insanoğlu" denilen en tehlikeli ve acımasız virüsten ne kadar uzak durulsa iyi, "insan evlatlarına" ise selam olsun!

“İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun; çok uzaklaşma donarsın, çok yaklaşma yanarsın!”

(Sadi Şirazi)

"İ'lem Eyyühel-Aziz! Mahlukatın en zalimi insandır. İnsan, kendi nefsine olan şiddet-i muhabbetten dolayı kendisine hizmeti ve menfaati olan şeyleri hem sever, hem kıymet verir. Semeresinden istifade gördüğü şeylere abd ve köle olur. Aksi halde ne sever ve ne kıymet verir."

https://sorularlarisale.com/risale-i-nurda-nefis-ve-enaniyet-hakkinda

“Birgün üstad’ımızı cama dayanmış pencereden kavak ağaçlarını seyrederken gördük. üstad’ımız bizi görünce: ‘yüzer sinemadan, tiyatrodan on defa ziyade bunları seyretmek nefsimin hoşuna gidiyor’ dedi.”

(Mustafa Sungur)

Paralel tedaviler: (1) âlim, kâmil, ârif, zarif, edib kimselerin sohbetlerinde bulunmak... (2) kırlara, ormanlara gitmek, oralardaki temiz havayı teneffüs etmek, bulutları, dağları, tepeleri, vadileri seyretmek... (3) güzel öten kuşları dinlemek...

https://milligazete.com.tr/makale/1885321/mehmed-sevket-eygi/gorguye-dair

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Mart 16:31

Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?