Ruhsatsızsa neden kapatılmıyor?

Symbol AVM’nin altında hizmet veren Hayal Kahvesi adlı alkollü eğlence merkezi, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in bugün meclis toplantısında da dediği gibi gerçekten;
 Ruhsatsız mı?
 Bugüne kadar ruhsatsız olarak mı çalıştı?
 Açılmasına nasıl müsaade edildi?
 Kim müsaade etti?
 Kamu, emniyet ve belediye tarafı gereken cezaları kesmedi mi?
 Ruhsat almaması için yokuş mu yapıldı? Yoksa müracaat mı etmedi?
 Ruhsat al(a)mamasının başka bir sebebi var mı?
 Hastaneye yakın olması ruhsat almasına engel bir durum mu?
 Bugüne kadar neden göz yumuldu?
 Ruhsatsızsa neden kapatılmıyor?
Hakikaten ruhsatsızsa neden kapatılmıyor?


Hakan Çınar böyle istedi

Hayal Kahvesi gibi alkollü bir eğlence merkezi olan Jolly Joker konusu neden bu kadar yerel siyasetin gündeminde?
Bu kentte neden bu kadar çok konuşuluyor?
Neden Hayal Kahvesi gibi bir anda açılmadı açılacaksa?
Galiba;
Konuyu bu kadar siyasetin göbeğine yerleştiren kişi Jolly Joker’in sahibi Hakan Çınar.
 İzmit Belediye Başkanını daha ilk günlerde ziyaret etmeseydi…
 Bazı konserlerine (İzmit’te işletmesi olmadığı halde) sponsor olmasaydı…
 İzmit’te mekan açma konusunda bu kadar hırslı davranmasaydı…
 Sıradan bir işletmeci gibi zamanı geldiğinde dilekçesini verseydi…
Muhtemelen bu kentte Jolly Joker’in yeniden açıldığını, benim gibi pek çok kişinin ruhu dahi duymayacaktı.
Şimdi maşallah herkes duydu, bildi, öğrendi.
Ve konu siyasetin gündemine oturduğu için de, toplum siyasi olarak ayrıştı.
Tıpkı İbrahim Efe olayında olduğu gibi…
Mesele “içkili mekan” tartışmasının çok ötesine geçti.


Örnek bir şantaj düzeneği

Kötü bir örnek ama bu örnekten daha iyi de anlatılamaz bu vaka;
Misal;
Ünlü iş adamının oğlu, 14 yaşındaki bir kıza tecavüz etmiş ya da tecavüze yeltenmiş olsun…
Bizim ahlaksız bunu öğrenir öğrenmez, başlıyor uzaktan şantaj yazılarına;
 İş adamı çok ünlüymüş, çok zenginmiş…
 Olayın duyulmaması için büyük çaba sarf ediyormuş…
 Karşı tarafın şikâyetçi olmaması için inanılmaz tekliflerde bulunmuş…
Yaz babam yaz!
Bu arada aracılar devreye girsin!
Malum iş adamı gıdıklanmaya başlansın!
“Sen bunu bir gör, bir ara” mesajları verilsin alttan alttan!
Ahlaksız işte!
O iş adamının ya da çocuğunun yaptığı yanlış olabilir.
Ama pusuya yatıp ahlaksızca örtülü şantaj yapana ne demeli?
İsim yazıyor mu? Yok.
Mesajı yerine iletenler var mı? Çok.
Zaten direkt olarak para mara istese şantaj olur, ceza alır, hapis yatar.
Ama isim vermeyince cezası da yok.
“Hangi oda başkanı basıldı?” diye neden soruyor?
Şantaj yapacak da ondan.
Gel gel diyecek de ondan.
İnsanların yanlışlarına çökecek de ondan.
İşte ben bu nedenle buna şantajcı diyorum, ahlaksız diyorum.
Kötü kadınlar bile bundan daha ahlaklıdır.


Karaosmanoğlu ziyareti boş değil

İlk bakışta, “Fatma Kaplan Hürriyet tüm eski Büyükşehir Belediye başkanlarını ziyaret etti canım, ne var bunda” diyebilirsiniz.
Ama sanki…
Siyasette bu fotoğraflar hiçbir zaman tek açıdan okunmaz ya...
İsterseniz Fatma Kaplan Hürriyet ve CHP Grup Başkanı Vekili Engin Taşdemir’in ziyaret ettiği İbrahim Karaosmanoğlu’nun son dönemdeki hareketliliğini başlıklar halinde hatırlayalım:
 Siyasi partilerin tüm il başkanlarını ziyaret etti.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yeni bürokratlarını makamlarında ziyaret etti.
 Kocaeli Valisini ziyaret etti.
 Kocaeli’nin yeni il müdürlerini makamlarında ziyaret etti.
 Sosyal medyada profil resmini değiştirdi.
 İstanbul’daki Rize Tanıtım Günlerine gitti.
Kartepe Zirvesine katıldı.
 Fikri Işık’la sonbahar yürüyüşü yaptı.
 Ve ilk kez yerel basına geniş bir demeç verdi, Tahir Büyükakın için, “Biraz daha halka dönük şeylere önem vermeli. Öyle şeyleri oturtmak kolay değil tabi. Birinci adam olmak farklı ikinci adam olmak farklı. Güzel işler yapacağına inanıyorum” dedi,
 İbrahim Efe olayında, biraz Hürriyet’e taraf durdu.
 En sonunda da Fatma Kaplan Hürriyet’i evinde ağırladı.
Yani sizce İbrahim Karaosmanoğlu bahçe çapalayan bir emekli gibi mi hareket ediyor?
İşte CHP’li Hürriyet ve Taşdemir, tam olarak böyle bir zamanda ziyaret etti Karaosmanoğlu’nu.
Sirmen ve Erenkaya’yı da aynı gün içinde ziyaret etmeleri ise bana göre işin sosundan ibaret.
Karaosmanoğlu’nu tek başına da ziyaret edebilirlerdi.
Ama o zaman onu açık hedef haline getirirlerdi.
Ama şimdi…
İşin tuhaf tarafı;
İbrahim Karaosmanoğlu’nun da bu ziyaretten hayli memnun kalması.
Malum İbrahim Hoca memnun olmasa hemen yüzüne de yansıtır.

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Mehmet Altın - Bana logonu göster, sana nasıl bir işletme olduğunu anında söyliyeyim; bakarkör veya "sarhoş" olmayanlara elbet!..

Başarır'ın başarılı tasarımı neylerine yetmediyse artık, telif hakkı mı sorun oldu veya bunların eski işletmeyle bir alâkası yok mu yoksa ne:

http://yetkinbasarir.com/wp-content/uploads/2015/09/bis.png

"Oysa bu, tabii ki kıl tüy meselesi değildir. Markanın logosu, markanın diğer fenomenlerine göre ayrı bir yere, farklı bir kodlama yeteneğine sahiptir. Logo, doğrudan kavrama (markaya) gönderirken, diğerleri dolaylı yollara yönlendirebilir, çağrışımlara ve bağlam etkisine ihtiyaç gösterebilirler. Bu nedenle logo, markayla öylesine organik bir bütünlük sergiler ki, logo tasarımındaki her türlü başarı veya başarısızlık markanın arkasındaki zihniyeti bir ayna gibi yansıtıverir."

http://selimtuncer.blogspot.com/2009/08/bir-cinayetin-azmettiricisi-olmamak.html

Hatta firaset ehli, adeta insanoğlunun logosu diyebileceğimiz suratlarına baktığı an kimin ne mal olduğunu da hemen anlar; mesela o menhus çehresinden tam bir "nesebi gayri sahih" olduğunu:

Bir seksen boyunda bir hamam böceği gördüm.

Yine o boyda bir tezek böceği. Altınlı, dolarlı, eurolu tezekleri top gibi yapmış yuvarlıyordu.

İki metre boyundaki akrep gerçekten korkunçtu. Buldozer gibi ilerliyordu.

Dev bir bit gördüm. Koyun kadardı.

Helikopter gibi dev bir sivrisinek...

Dev bir tarantula.

Büyük kene dehşet vericiydi. İçi kan dolu bir tuluma benziyordu.

Bunlar konuşan, yazan dev böceklerdi. Hırsızlık ve soygunculuk yapıyor, rüşvet alıyor, hortumculuk, uyuşturucu kaçakçılığı, rant haydutluğu... Riba konusunda dünya çapında uzmandılar.

Bu böcekler ikiye ayrılıyordu. Küfür üzere olanları, Müslüman gibi görünenleri.

(Mehmet Şevket Eygi)

"O hevâ ise, şe’ni insaniyeti derece-i melekiyeden, dereke-i kelbiyete indirmektir. İnsanın mesh-i mânevîsine sebep olmaktır. Bu medenîlerden çoğu, eğer içi dışına çevrilse, kurt, ayı, yılan, hınzır, maymun postu görülecek gibi hayale gelir."

(Said Nursi)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Kasım 16:18
01

İzmit Li - Hakan Çınar senin köpeğin olsun kardeşşişşşş

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Kasım 23:32

Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?