Büyükşehir’i yorar

Cumhurbaşkanı Erdoğan farklı siyasi partilerden 30 Büyükşehir Belediye Başkanını önce Külliyede ağırladı, sonrasında da grubun koordinasyonunu sağlamak amacıyla 8 kişilik komisyon kurulduğu açıklandı.
İşte bu komisyona Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da ya girdi ya da girecek.
Hem Kocaeli hem de Büyükakın açısından elbette çok önemli.
Ancak bu konuyla bağlantılı farklı bir sıkıntıya dikkatinizi çekmek istiyorum.

ÇOK SIKI, ÇOK KALAKAL

Tahir Büyükakın belediyeciliğe çok hâkim bir isim.
Türkiye genelinde belediyeciliğin her aşamasına onun kadar hâkim olan başka bir isim olduğunu sanmıyorum.
İşin vitrin ve siyasi yanını değil...
İçerikten, anlamaktan, hakim olmaktan bahsediyorum.
Ancak bunun getirdiği bazı sıkıntılar da var bana göre.
Her şeyi iyi bilmenin, detaylarına kadar hâkim olmanın getirdiği bir başka sıkıntı.
Karaosmanoğlu dönemini çok rahat, çok salaş olarak değerlendirebiliriz.
Büyükakın dönemi ise tam tersi.
Çok sıkı, çok dar, çok kalakal.
Büyükşehir koridorlarında en çok duyduğum sitem tam olarak bu;

ESKİSİ KADAR DEĞİL

Genel sekreter eski genel sekreterler kadar yetki kullanamıyor.
Genel sekreter yardımcıları eskisi kadar yetki kullanamıyor.
Genel müdürler eskisi kadar yetki kullanamıyor.
Daire başkanları eskisi kadar yetki kullanamıyor.
Hatta müdürler bile eskisi kadar yetki kullanamıyor.
Herkes pek çok konuda bekliyor.
Neyi bekliyor?
Tahir Büyükakın ile görüşebilmeyi, ona anlatabilmeyi, sorularına yanıt verebilmeyi.
Ama başkan da çok yoğun.
En son 30 büyükşehir belediye başkanı ile ilgili komisyona da girdi.
Zaten Marmara Belediyeler Birliği Başkanı.
Zaten Kocaelispor’la, siyasi denklemle, yerel medya ile onunla şununla bununla eski başkanlara göre çok daha yakından ilgileniyor.
Eksik bir iş mi var?
Şimdilik yok.
Acil durumlarda belediye hemen pozisyon da alıyor.
Ama normal sistem bu sıralar yavaş işliyor.
Mevcut bürokratlar hangi tarafa yönelmeleri gerektiğini tam olarak bilmiyor.
Kendilerine bir yol haritası çizemiyor.

HER SÖZÜ, HER İŞİ, HER TOPU

Bu sürecin çok büyük avantajları da var.
Kabul, fena tasarruf yapılıyor.
Ama yapılan işlerin sayısı ve çapı da azalıyor.
“Yanlış bir iş yapılmasın” kaygısı da yanlış değil.
Ama söylenecek her sözü başkanın söylemesi…
Yapılacak her işi tüm detaylarıyla başkanın bilmesi…
Neredeyse her topun özel kalem müdürüne atılması…
Gördüğüm kadarıyla en fazla başkanlık katını yoruyor.
Sonrasında da bürokratları.
Bu yaklaşım orta vadede belediyeyi de yormaya başlayacak, başkanın bünyesini de zorlayacaktır.
Yetkileri daha çok dağıtmak, belediye dışına daha çok vakit ayırmak, vatandaşla daha fazla birlikte olmak lazım.


Aldık notlarımızı

Ancak ahlaksız olanlar ahlaksızın yanına gider.
Açığı olanlar, şantaja uğrayanlar ya da şantaj yapmak isteyenler.
Ahlaklı adamın ahlaksızın yanında işi olmaz.
Aldık notlarımızı.


Parkomat borcu ne kadar?

Dün Büyükşehir Meclisinin son kısmında söz alan CHP Grup Başkan Vekili Engin Taşdemir, kaldırım parklanmasından yasal olarak para alınamayacağını iddia etti.
Meclis üyesi Ünal Özmural da, “O zaman kendimi ihbar edeyim. Ben parkomat ücretlerini ödemiyorum” diyerek dikkat çekici bir cümle kullandı.
Doğrusunu isterseniz benim dikkatimi çekti : )
Özmural’ın ne kadar borcu var, ne kadardır para ödemiyor, bilmiyorum.
Özmural ve Taşdemir parkomat konusunda ne biliyor, ne kadar bilgiye sahipler, onu da bilmiyorum.
Ama ben bildiklerimi özetleyebilirim.
Şöyle ki;

  • Araç park yerleri ile ilgili 5216 sayılı Büyükşehir Kanununda bir madde var. (7F imiş)
  • Doğru mahkeme bazı yerlerde parkomatı iptal etti. Ancak trafik güvenliği gerekçesiyle. O da bir iki caddede.
  • Parkomat ile ilgili davalarda hiç vatandaş kazanmamış. Hem borca itiraz eden kişiler kaybetmiş, hem de park ücreti alan şirketler kazanmış.
  • Ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun verdiği nihai kararlar mevcutmuş.

Sayın meclis üyelerinin elinde bilgi ya da belge varsa gönderirlerse sevinirim.
Ki konuyu tartışalım, en doğrusunu bulalım.
Ama daha önce de söyledim.
Şu parkomat işlerini verebiliyorsak, Kocaelispor’a verelim.
Hem yeşil siyahlı kulübün kasasına biraz para girsin, hem de Sayın Özmural gönül rahatlığıyla parkomat parası ödesin : )
Bu arada…
Ödemeyenlerden icra marifetiyle tahsilat yapılmaya başlanırsa…
Biz bu parkomat yazılarını daha çok yazarız gibime geliyor : )


“Sahte değil” diyen de var!

Tartışma bayağı bir soğudu ama dikkat çekici bir ayrıntıya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Ancak…
ADD Kocaeli Şube Başkanı Taylan Bingöl konuyla ilgili yaptığı geniş açıklamada tam tersini iddia etti, “sahte” diyenleri bir nevi yalanladı.
Aynen aktarıyorum;
“Yaptığımız incelemelerde;
* Sahte hesap olduğu iddia edilen Kardelen Başak Altınsoy adlı Twiter hesabının gelen tepkiler üzerine anında kapatılması,
* Söz konusu paylaşımların Kardelen Başak Altınsoy adına önemli kişisel bilgiler içeren diğer sosyal medya hesaplarında da yapılması,
* Kardelen Başak Altınsoy’un sahte olduğunu iddia ettiği hesaplar hakkında hiçbir hukuki işlem başlatmaması,
* Kardelen Başak Altınsoy’un söz konusu paylaşımlardan dolayı yargılanıp beraat ettiğini açıklamasına rağmen hiçbir hukuki belge ortaya koyamaması dikkatimizi çekmiştir...”
Açıklamanın bu kısmı pek çok kişinin dikkatinden kaçtı sanırım.
Bence önemli, altını çiziyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.