Haluk Ercan: Doğru değil

15 Temmuz’a yaklaştığımız şu günlerde, dün yeni duyduğum bir iddiayı sizlerle paylaştım.
Mülkiyeti Büyükşehir Belediyesinde olan ve kira yoluyla işletilen Lunasan Kafe’de…
Hain darbe sürecinden birkaç gün sonra (tam olarak ne kadar sonra bilmiyorum)…
Kafe içindeki televizyondan 15 Temmuz haberlerini dinlemek isteyenlere engel olunduğu, haber kanallarının açılmasının engellendiği iddia edilmiş…
Konunun İbrahim Karaosmanoğlu’na intikal ettirilmesinden sonra Büyükşehir’den işletmecilere “kafeyi boşaltın” talimatının gittiği, ancak araya giren kallavi isimler nedeniyle tebligatın geri çekildiği öne sürülmüştü.

***

Dış İlişkilerden Sorumlu AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve Ercan Tur’un sahibi Haluk Ercan dün akşam saatlerinde Makedonya Ohri’den aradı, 15 Temmuz akşamı orada bizzat yaşadıklarını anlattı:
“O olayın asıl şahidi benim.
15 Temmuz akşamı darbe haberlerini ben orada, Lunasan Kafe’de izledim.
Hain kalkışmayı orada öğrendim.
Haber kanalları açıktı.
Sonrasında bu konu çeşitli platformlarda gündeme geldi.
Bana da sordular, şahitlik yaptım, o gün orada gördüklerimi, yaşadıklarımı anlattım.
Kapalı olsaydı, kapalı derdim.
Kimse babamın oğlu değil.
Konunun başka yönleri vardır, yoktur…
Başka zamanlarda farklı olaylar yaşanmıştır, bilmem.
Ama ben o akşam orada o haberleri izledikten sonra eşim ve oğlumla birlikte partinin önüne gittim.
Adalet ve hakkaniyet bizim için önemli kelimeler.”

***

Haluk Ercan’ın şehadeti benim için yeterli.
O, o akşam, orada böyle bir hadisenin yaşanmadığını söylüyorsa, yaşanmamıştır.
Şayet sonrasındaki günlerde başka şeyler yaşanmışsa, onu da şahit olanlar anlatsın, konu tamamen aydınlığa kavuşsun isterim.
Tabi, paylaşmak isteyen olursa.


15 Temmuz’da il binasına gelen ilk kişi

Hain darbe girişiminin 3. yıl dönümü gelmişken, o meşhur tartışmayı yine açalım;
O gece il binasının önüne en önce kimler geldi?
İşte en önce gelenlerden biri.
Adı Mahmut Kıldıze.
İZAYDAŞ Düzenli Depolama Alanları Müdürü.
Aynı zamanda Avrasya Jeet Kune Do Federasyonu Asbaşkanı.
Kıldıze o dakikaları şöyle anlatıyor:
“Söz konusu kalkışma ile ilgili ilk sinyaller, ilk soru işaretleri gelir gelmez hemen evden dışarı çıktım, parti binasının önüne gittim.
Ben oraya vardığımda saat 21.35 ya da 21.40’tı.
15 dakika sonra İl Gençlik Kolları Başkanı Emre Kahraman geldi.
15 dakika daha geçti, dönemin il başkanı Şemsettin Ceyhan geldi, Nuri Güney ile birlikte.
Sonrasında Kocaeli ayağa kalktı, herkes il binasının önüne aktı, oradan şehir merkezine doğru yürüyüşe geçti.
O alçak darbe girişiminin bastırılacağından zerre kadar şüphemiz yoktu.
Hamdolsun ki el birliğiyle, gönül birliğiyle, vatan aşkıyla tüm hainler püskürtüldü.”


İyi Partililer gazete mi kuracak?

Cumali Durmuş’un adını duyuyorum…
Pelin Coştur Filiz’den bahsediyorlar…
Sinan Saral’ın kapısını çaldılar ama kandıramadılar.
Sefa Sirmen zaten olmazdı. (Ki o sadece başkalarının cebinden harcamayı sever.)
Fatma Kaplan Hürriyet’ten yüz bulamıyorlar.
Anladığım kadarıyla top bu sıralarda İyi Partililer arasında gezip duruyor.
Kentte kendilerine yakın bir gazete mi istiyorlar, onu da anlayamadım.
Hele bir meydana çıksınlar…
Ama olacak olanı söyleyeyim ben;
Bizim tetikçi, şantajcı ve halen FETÖ’den yargılaması devam eden malum ahlaksız şahıs, İsmet Çiğit’in adını kullanmak suretiyle, “gazete kuralım” adı altında parasına çökecek birini arıyor.
Çünkü…
Bu devirde insanlar haberleri nereden takip ediyor?
İnternetten.
O zaman gazete kurmaya gerek var mı?
Yok.
İnternet gazetesi için o kadar paraya gerek var mı?
Yine yok.
Peki, o zaman neden iş adamı arıyorlar?
Neden olacak, parasına çökmek, hazır paraya konmak, kısa sürede ciplerle gezmek için.
Ahlaksız ahlaksızlığından vazgeçer mi?
Zamanında belediyelerin parasını, bilgisayarlarını, personellerini de tepe tepe kullanmıştı.
Gofret demiyorum, bilgisayar diyorum, personel diyorum.
Hey yavrum hey…
Öyle bir iş adamı bulurlarsa…
Bir taraflarını önce bizim yolmamız vaciptir!
Ama önce şu puslu hava netleşsin ki, hedefimizi net görelim.


Neden sessiz?

Fatma Kaplan Hürriyet hemen hemen her gün yükleniyor.
Belediyenin geçmiş dönemde yaptığı her şeyi eleştiriyor.
Her konuda “mahvetmişler, yazık etmişler, israf etmişler, yetim malı yemişler” diyor.
Her gün gazetelerde çeşitli iddialar yazılıp çiziliyor amma…
Konunun birinci derecede muhatabı olan…
Yukarıdaki bütün bu işleri yapan, eden…
Tüm kararların altında imzası bulunan kişi yani Nevzat Doğan ağzını açmıyor.
Meydana çıkıp kükremiyor.
Hiçbir iddiaya yanıt vermiyor.
Tek kelime dahi etmiyor.
Pardon, geçen gün etti.
“İftira” demekle yetindi.
“En iyi cevap sessiz kalarak verilir” dedi.
Ama başkanlık döneminde hiç sessiz kalmadı ki!
Size de garip gelmiyor mu?
Bu sessizlik sizin de tuhafınıza gitmiyor mu?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz