130 diyen de var

Sadece ben yazınca elbette göze batıyor.
Ancak “yazılmayacak gibi” mi siz söyleyin?
Belediye başkanlarının görev süresi biterken 3-5 kişiyi işe almalarına bir şey demiyorum.
Ancak siz aday olmayacağınız netleştikten sonra (yani son iki ay içinde) belediyeye 100 civarında kişi işe alıyorsanız, burada nasıl bir iyi niyetten, siyasi ahlaktan, vicdandan bahsedilebilir ki?
Yanlış söylüyorsam, Allah rızası için “yanlış” deyin!
Ama yanlış değil.
Bilakis yapılan eylem yani o kadar kişinin işe alınması yanlış, hata ve kocaman bir ayıp.
Seçim öncesi “Aman bir maraz çıkarmasın” diye AK Partili il ve ilçe başkanları ile belediye başkan adayları bile ses çıkarmıyor Hüseyin Ayaz’ın bu yaptığına!
Tam olarak, “Aman ortam gerilmesin”, “Aman terse çalışmasın” ürkekliği hâkim!
İyi de gelen belediye başkanı o 100 kişinin maaşını nasıl verecek?
Hangi parayla hizmet yapacak?
Belediye zaten borç harç içinde.
Zaten ekonomik anlamda hiç rahat değil!
Konuyla ilgili duyduğum iki ilave bilgiyi daha paylaşmak istiyorum:
* Ben “yaklaşık 100 kişi” demiştim. Ancak ilçede 120 diyen de var, 130 diyen de. Tam sayıyı nisan ayının ilk aylarında öğreniriz diye tahmin ediyorum.
* Hüseyin Ayaz geçen yıl bu kişileri belediyeye alacağına dair söz vermiş. Ancak hemen almamış, ilçedeki marketlere, toptancılara dağıtmış. Vatandaş böyle söylüyor. Bu kişilerden bazıları belediyede bile çalışmış ama maaşlarını o marketler ve toptancılar vermiş. Hem de birkaç aydır. (Yanlışlık varsa paylaşın, düzelteyim) Bu kişiler o kişilermiş! İyi de neden söz vermiş? İşte orasını tam bilmiyorum ve öğrenemedim.
Daha önce de söyledim.
Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’ın her adımını ve çalışmasını yanlış buluyor değilim.
Mesela giderayak meclis üyelerine laptop (ya da tablet) dağıtmış.
Adettir, anıdır, yapılır.
Anormal karşılamıyorum.
Ancak…
Yine giderayak makam araçlarından birini (Kia cip galiba) Başiskele Kaymakamlığına verdiği de konuşuluyor.
Hibe mi, tahsis mi, bilmiyorum.
Şayet bu bilgi de doğruysa (ki doğru olduğunu düşünmek istemiyorum) son derece yanlış bir tavır.
Koltuğu bırakmasına birkaç gün kala, makam araçlarıyla ilgili tasarrufu da yeni belediye başkanına bırakması gerekmez miydi?
Tekrar etmek istiyorum:
Veda eden başka bir belediye başkanı için de duyarsam aynı şeyleri yazarım.
Konunun Hüseyin Ayaz ile alakası yok.
Ancak gördüğüm kadarıyla Hüseyin Ayaz’dan başka bu işlere tevessül eden de yok.
Ne diyelim:
Allah hepimizi doğru yoldan ayırmasın.
Amin…

Dört gün önce ilimize gelen ve bir dizi temaslarda bulunan Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ı gören, selamlaşan, konuşan ve ağırlayan bazı isimlere sordum:
* Damat nasıldı?
* Kibirli, egolu, itici miydi?
* İnsanlara, partililere, kendisine ilgi gösterenlere ve sorunlara karşı nasıl davrandı?
Sadece AK Partililere sormadım.
CHP’lilere de sordum.
İş adamlarına da sordum.
Fotoğraf çektirenlere de sordum.
Konuşanlara da sordum.
Ortak kanaat şöyle:
* Söylendiği gibi değil. Gıcık biri değil. Kesinlikle…
* Mütevazı ve nazikti. Herkesle fotoğraf çektirdi. Kimseyi geri çevirmedi.
* Tüm soruları içtenlikle yanıtladı. Siyasi ya da genel geçer yanıtlar vermedi.
* Konusuna çok hâkimdi. İşini iyi bildiği, rakamlara vakıf olduğu belliydi.
* Kendinden de emin. Temsil yeteneği güçlü. Genelde çok rahat. Duruşu kesinlikle pozitif.
* Bazı sorunların çözümü için anlık talimatlar verdi. Geçiştirmedi.
* Belki de tek dezavantajı “damat” olması! Damat olması, hakkında bir ön yargı oluşturmuş.
İsterseniz, ilimize geldiğinde onunla temas eden, onu dinleyen, onunla birlikte olan herkese sorun.
Benzer cümleleri duyacaksınız.
Herkesin bir ön yargısı varmış.
Ama ona dokunan herkesin ön yargısı gitmiş.
Her biri ondan fazlasıyla etkilenmiş.
Ancak;
1. Berat Albayrak ile ilgili ön yargının en önemli, belki de tek nedeni Erdoğan’ın damadı olması. Ona en çok bu nedenle saldırıyorlar.
2. Bir de bu topraklarda devleti yönetenlerin akrabalarını önemli yerlere getirmeleri pek sempatik bulunmuyor. Ne kadar yetenekli olsalar bile. Berat Albayrak ile ilgili negatif algınının yerleşik hale gelmesinde bence bu ayrıntı da önemlidir, diye tahmin ediyorum.
NOT:
Bu arada İzmit turunda Kapanönü’ne gidip Köfteci Behçet’te yemek yemesi de ayrıca hoş olmuş.

“Yapı denetimciler isyanda” başlıklı yazıma itiraz üstüne itiraz geldi.
Konuyla ilgili itirazını detaylı aktaran bir kardeşimiz şunları söylüyor.
Okumakta yarar var:
“Engin abi, öncelikle her zaman meseleyi her yönüyle sorguladığını ve anlamaya çalıştığını ve bütün yönleriyle dile getirdiğini biliyorum. Bu sebeple katkı sağlaması açısından yazmak istedim.
Yapı denetim sisteminin eski haliyle en büyük problemi bir sonraki işini de almak istediğin müteahhidin bugünkü işini denetlemenin doğurduğu zorluklardı. Yani müteahhit ‘Balkon 120 cm. Ama 150 yapacağım. Çatı eğimi 90 cm’den başlıyor. Ama ben 170’den başlatacağım’ dediğinde bunlara belediye de müsaade ettiği için yani bu haliyle iskan verdiği için yapı denetimler bir şey diyemiyordu. Sonraki işini almak için müteahhide göz yumuyordu. Bu yazdıklarım proje tadilatıyla düzeltilemeyecek şeyler.
Bunların dışında proje tadilatıyla düzeltilebilecek her türlü değişiklik içinde uygulaması gereken prosedürü uygulayamıyordu. Örnek vermek gerekirse yaptığı satışta müşteri wc yi depoya çevirmek istedi diyelim. Yapı denetim önce proje tadilatı yaptırıp tadilat ruhsatı çıkarmak zorunda. Sonrasında yapı uygulamaya müsaade edebilir. Ama müteahhit yahut belediye buna bir şey demez. İlla derse ‘En son iskân alırken tadilat yaparız’ dediğinde yapı denetim buna mani olamıyordu. Çünkü sonraki işini de almak istiyor, müteahhidi küstürmek istemiyor. Dolayısıyla aslında denetimsiz olarak projesine aykırı olarak imalatların devam etmesine göz yumuyordu.
Ama şimdi müteahhitle ilişkisinin bir önemi kalmadı. Çünkü işi çevre şehircilik gönderiyor. Ben yeni dönemde şantiye denetimlerine denk geldim. İnanın mühendis arkadaşlar şu anda işlerini layıkıyla yapabilmeye başladılar. Patronlarının müteahhitle hukukunu önemsemeden. Bütün yanlışlara müdahale etmeye başladılar.
İkinci önemli mesele de bu şehirde büyük işler bazı yapı denetim firmaları dışında hiçbiri tarafından alınamazdı. Burada öyle kirli ilişkiler vardı ki anlatamam. Oysa şimdi bütün firmalar metrekare anlamında adil iş alacaklar. Hepsi para kazanacak. Buna karşılık hepsi iyi denetim yapmak zorunda. Çünkü çevre şehircilik diyor ki: Artık iş alma derdi yok. Tek beklenti denetimin doğru yapılması. Dolayısıyla hatasını tespit ettiğimiz firmayı hemen kapatma cezası ve para cezasıyla işlerini akamete uğratacağız.
Dolayısıyla yeni sistem mühendisler açısından, ülkemizin kent güvenliği ve daha sağlam binaların üretilebilmesi açısından çok isabetli olmuştur. Buna itiraz eden eskisi kadar iş alamayan firmaların patronlarıdır. Onların arzusu sistemin eskiye dönmesidir. Yani kirli ilişkiler ile büyük işleri almak ve eskisi gibi denetim yapmadan para kazanmak, daha çok kazabilmek için az sayıda personelle bu işleri devam ettirmek. Onun dışında mühendisler çok memnun sistemden.
Selam ile…
Abdülvahit…”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Anonim - Baziları Hüseyin Ayaz’ı yerde gökte koyacak yer bulamıyorlardı. Demek ki öyle ďegilmiş

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Mart 20:45
02

Yeniköylü - Yedi yıdızlı ilçe diyorlar çok saçma ne alakası var iki üç otel var diye sahilde çay bahçeleri var diye bu kadar yıldız bolluğu abartı. Yeniköyde hiç doğru hizmet yok merkez mahallesinin. Vilayet caddesi etrafının yolları delik deşik geceleri ara sokaklar karanlık. Çöpler ortada. Başkanın kendi evinin yolu beton düzgün etrafı aydınlık.bir alt sokağına hizmet hiç yok yazlık ılıca Yakınındaki ve çözüm özel okulu etrafındaki evlerin orada hizmet sıfır. Sadece giderayak evinin yakınındaki kendi arsalarının ve Halil Yenicenin arsalarının yollarını yaptırdı ormanın dibine kadar yeni yollar yaptı.Allaha havale ediyoruz Hüseyin Ayazı.SİZDE GAZETECİLER OTURDUĞUNUZ YERDEN KULAKTAN DUYMA OLMAZ ZAHMET EDİNDE GİDİN YERİNDE GÖRÜN FOTOĞRAFLI VE VATANDALA SORARAK HABER YAPIN BİR ZAHMET.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Mart 20:45
01

Anonim - Hüseyin Ayaz Yeniköy’deki Azize Hatun spor salonuna akrabası olan Hatta emekli olan sevgi Ayaz’ı dahi almış bir insandır o kadar işsiz bu partiye çalışan insan varken o halen akrabalarını kayırmak da ne olur Bunu AK Parti’nin büyükleri bir dur desinler

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Mart 20:45