Sözcü’nün logosuna bakın!

“Muhtemelen iyi niyetle yola çıkılmış ancak olası tartışmaları hesaplanmamış bir çalışma. Kusur olabilir ama bayrağa hakaret kastı ile yapıldığını düşünmek akıl karı değil” diye düşündüm…
Derince Belediyesi’nin Çenesuyu ambalajlarında Türk bayrağını kullanmasını.
Tartışmalar uzayınca…
Önce gazetelere, sonra internet gazetelerine baktım.
Kimsenin Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut’u aramadığını görünce de, şansımı denemek istedim.
Başkan Bulut konuya dair neler söyledi.
Önce onu dinleyelim:

BAYRAK EBATLARINDA DEĞİL
“15 Temmuz şehitleriyle ilgili duyarlılığı artırmak, 15 Temmuz ihanetini gündemde tutma çabalarına katkı sağlamak istedik. Şehitlerimizi anımsatan renk kırmızıdır. Bu nedenle bütün kapakları kırmızı, logoları da kırmızı beyaz yaptık. İyi de 15 Temmuz’u nasıl anımsatacaktık? Bu sebeple hilal ile yıldız resmi koyduk. Altına da ‘15 Temmuz’u unutmayacağız’ diye yazdık. Ama bizim bu çalışmamızı ‘Türk bayrağını yere atıyorlar’ noktasına döndürdüler.
Aslında biz bunu da düşündük. ‘Bayrak şeklinde algılanır mı?’ diye düşündük. Bu düşünceden hareketle, ‘Bayrağın sınırlarını kullanmayalım yani bayrak ebatlarında olmasın’ dedik. 15 Temmuz şehitlerini hafızalardan sildirmemek için yaptığımız bir çalışma bu. Ve kısa süreli bir çalışma.
Biliyorsunuz geçen sene pembe rengi kullanmıştık. Bir ara yeşil yaptık. Mavi zaten asıl rengimiz. Bu da böyle bir renk çalışması. Ama hassasiyeti artırmaya dönük bir çalışma. Bunun altında başka bir şey aramak zaten akla mantığa ters.

HÜRRİYET, SABAH, SÖZCÜ???
O zaman Sözcü Gazetesinin logosuna bakın! Orada da aynı şekilde kırmızı zemin üzerine ay yıldız var. Bu gazete hiç yerlere atılmıyor mu? Hürriyet’e bakın! Logosunun kenarında ay yıldız bayrak var. Hatta Atatürk resmi var. Sabah’ın logosuna bakın! Kırmızı bir Türkiye haritası ve üzerinde ay yıldız var. Takvim gazetesine, Akşam gazetesine bakın. Orada da kırmızı zemin üzerinde ay yıldız var.
Şunu söylemeye çalışıyorum: Kırmızı üzerinde ay yıldız bulunan her şey bayrak olmaz. Bayrağın bir boyutu vardır, ölçüleri vardır, yazısız olmalıdır. Bizim yaptığımız yanlışsa, bu gazetelerin logoları da yanlış. Bizim pet şişeler çöpe gidiyorsa, gazeteler de çöpe gidiyor. Siz hiç bu gazetelere ay yıldızlı logoları için böyle bir eleştiri getirildiğini duydunuz mu?
Konu gündeme gelince bazı siyasetçiler aradı. İçeriğini anlattık. Hassasiyetimizden dolayı teşekkür ettiler.

NİHAT DEĞER, AYDIN ÜNLÜ
Mesela CHP İlçe Başkanımız Nihat Değer’e de, MHP İl Başkanımız Aydın Ünlü’ye de ben konuyu izah ettim. Kendileri de teşekkür etti. Ancak daha sonra bizi eleştirmelerini, bu çalışmayı siyasi bir polemik mevzuu yapmalarını anlayamıyorum. Bence doğru bir siyaset değil yaptıkları.
Yaklaşık iki yıl önce Derince 60 Evler’de de benzer bir hadise yaşamıştık. Biz 16 eski Türk devletinin bayrağını Türk bayrağı ile birlikte dikmek için güzel bir proje yaptık. Oradaki mevcut eski direği arkadaşlarımız sökerken, konu ulusal basına düştü. ‘Direkteki bayrağı söküyorlar. Vatandaşlar bayrak nöbeti tutmaya başladılar’ şeklinde. Ben Çenesuyu hadisesini de buna benzetiyorum. Kimse bizi bayrakla, vatanla, milletle sınayamaz.
Yapılan eleştiriler ilk başta iyi niyetli olabilir. İnsanların aklına böyle bir şey gelebilir. Elbette 15 Temmuz’un ve Türk bayrağının milletimizce sahiplenilmesi güzel. Yerlere düşmemesi noktasındaki hassasiyet güzel. Ama olaya bu açılardan da bakmak lazım. Yoksa yanlış bir yere varırız. Art niyetli insanlara zaten herhangi bir şey söylemiyorum. Bizim vicdanımız rahat…”

TADINDA BIRAKALIM
Bence de hassasiyet güzel.
İnsanların bayrağına, 15 Temmuz’a sahip çıkmaları takdire şayan.
Ama tadında bırakmak lazım.
Gazete logolarıyla ilgili karşılaştırma da hayli önemli ve doğru.
Çenesuyu’ndaki yanlışsa, gazetelerdeki de yanlış olmalı.
Ulusal gazetelere de aynı tepkiden gösterilmeli.
Sonuç olarak;
İnsanlar düşüncelerini söyledi, tepkilerini ifade etti.
Belediye de açıklamasını yaptı, “Bir daha ay yıldız basmak mı, tövbe!” dedi.
Bence konuyu daha fazla uzatmamak lazım.

Sefa Bey önce Titanic’in hesabını yapsın

Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tahir Büyükakın arasında varılan KEV arazisi ile ilgili mutabakatı savunmuyorum.
Çünkü detaylara vakıf değilim.
55 milyon liranın nasıl ortaya çıktığını da anlayamadım.
Çünkü ilgili haberlerde ayrıntılı açıklama göremedim.
Kamuoyu elbette anlaşmayı değerlendirecek, eleştiren ya da destek verenler çıkacaktır.
Ancak Sefa Sirmen’in bir şeyler söylemesini anlayabilmiş değilim.
Bu anlaşmayı en son eleştirecek kişidir Sefa Sirmen’dir.
Çünkü;

BİR.
Sefa beyin rakamlarla arası iyi değildir.
Özellikle siyasette bugüne kadar kullandığı bütün rakamlar abartı ve afakir. Bol keseden konuşur.
Mesela iki yıl önce sadece polemik olsun diye “Büyükşehir’in 2 Milyar Dolar bütçesi var” diye konuştu.
Halbuki hesap kitaptan azıcık anlayan herkes Büyükşehir’in konsolide (şirketler dahil) bütçesinin bile en fazla 1 Milyar Dolar ettiğini bilir, hesaplayabilir.
Seçim sathında açıkladığı anketlerdeki oy oranlarını söylemiyorum!!!

İKİ.
Sefa Bey inşaat konusunda konuşacak en son kişidir.
Madem bu işlerden anlıyor…
Madem o kadar hesap kitap yapmayı biliyor…
O zaman Titanic Otel ve Rezidans Projesi neden çıkmaza girdi?
Nerede milletten alınan milyonlar?
Nerede paralar?
Nerede inşaata başlanmadan yapılan hesap kitaplar?
Sanki ortada Titanic diye bir facia yok!
Sefa Bey rahat rahat, hiç sıkılmadan “KEV tesislerinden şu kadar konut çıkardı. KEV arazisi ucuza gitti” diyebiliyor.
Madem arazi işinden, inşaat işinden bu kadar anlıyor…
O halde kendi arazi ve inşaat işini çözsün.
Bakalım, Titanic enkazını çözmek için istediği fiyata müteahhit bulabilecek mi?
Bulduğu müteahhitler onun önereceği rakamları makul ve mantıklı bulacak mı?

ÜÇ.
Madem Kocaelispor’u bu kadar seviyor, o halde Antalya’daki Altay maçına iki otobüsle de kendisi destek verseydi.
Onu da geçtim, iki tane hatıra bileti alsaydı.
Cebinden Kocaelispor için iyi kötü birkaç kuruş çıksaydı.
Her maça giden, her yıl onlarca kombine satan Uğur Koştur’un KEV arazisi ile ilgili konuşmaya hakkı vardır, ama Sefa Bey’in bana göre yoktur.
Sayın Sirmen o hakkını, belediye başkanlığı koltuğundan indikten sonra gösterdiği tavırlarla kaybetmiştir.

Sefa Sirmen Gerçek değilmiş

Birkaç gün önce…
Gebze Eskihisar’da yumurta büyüklüğünde dolu yağdığına ilişkin bir haber yayınlandı gazetelerde.
“Taş gibi yağdı” başlığıyla.
Haberi önce bir muhabir yaptı.
Sonra DHA ve İHA geçti.
Ardından da pek çok yerel gazete kullandı.
İnsanlar tıkladı, okudu, izledi, yorum yaptı.
Ancak…
Yakın bir zamanda böyle bir şey yaşanmamış.
Daha doğrusu…
Bu olay yaklaşık 4 yıl önce olmuş.
4 Dakika sürmüş.
19 balıkçı teknesi ve 9 araç hasar görmüş.
Ve bölge sakinleri hayatlarında ilk kez şahit oldukları bu olay karşısında çok korkmuş.
İyi de dört yıl önceki bir haber, nasıl oluyor da “Bir iki gün önce olmuş gibi” kullanılıyor.
İşin ilginç ve üzücü tarafı da burası zaten.
Çünkü görüntüleri ilk izleyen muhabir araştırmıyor.
Güya haber ajanslarımız olayın gerçek olup olmadığını sorgulamıyor.
Olay yerine adam göndermiyor.
Bir iki kişiye telefon açıp, “Tam olarak ne zaman oldu” falan demiyor.
Ya ne yapıyor?
Oturduğu yerden paylaşıyor.
Koltuğundan kalkmıyor.
Olay yerine gitmiyor.
Zahmete katlanmıyor.
Bu devirde araştırma yapan, yerinde gören, gözleyen gazeteci bulmak çok zorlaştı, çoook….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

magdur - Sefa bey de şu anda titanic için mücadele ediyor asıl sıkıntı azeri vasıf tagiyevde.

Bu azeri iş adamı denen üç kağıtçı hepimizi mahvetti

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 01 Haziran 18:06


Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?