Ford’da sıradan bir gün!

Hüseyin Karagül (34), Ford fabrikasında 8-10 yıldır çalışan genç bir işçi.
Salı günü sabah saatlerinde mesaiye başladıktan kısa bir süre sonra karnı ağrısı şikâyetiyle revire çıkıyor.
İşyeri doktoru ağrı kesici vererek işe başlamasını söylüyor.
Tekrar işe başlayan ancak ağrıları geçmeyen Hüseyin Karagül bu kez izin alarak taksi ile Gölcük Devlet Hastanesine gidiyor.
Hastanede müşahede altına alınıp serum bağlandıktan 1 saat sonra evine gönderiliyor.
Evde de ağrıları devam eden Karagül, 16.00’da tekrar fenalaşıyor ve tekrar hastaneye gidiyor.
Ama bir türlü teşhis konulamıyor.
Hastaneden ayrılırken bir doktor tam teşekküllü bir hastaneye gitmesini söylüyor.
Hüseyin Karagül, Gölcük’ten Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesine giderken yolda fenalaşıyor ve vefat ediyor.
Bu olay hem sağlık hem de çalışma hayatı yönüyle herkesin başına gelebilecek bir olay arkadaşlar!
Aynı kaderi bizim paylaşmayacağımız ne malum?
1. Üretimin aksamaması için ağrı kesici vererek işçileri banta gönderen Ford iş yeri doktorunun kusuru yok mu burada? Karnı ağrıyan bir insana “işten kaytarmaya çalışıyor” yaklaşımının sergilendiğini, “Aman iş yeri kazası yazılmasın da” anlayışıyla hareket edildiğini sürekli duymaktayız Ford işçisinden. Yazık, günah değil mi?
2. Ya sorunu teşhis ve riskleri analiz konusunda yetersiz kalan Kocaeli’nin belki de en büyük beşinci hastanesi olan Gölcük Devlet Hastanesine ne demeli? Biz de başımıza böyle bir şey gelirse, devlet hastanesine gitmeyelim mi yani?
3. Elbette kaderin önüne geçilmez. Ancak dikkatsizliklerimizi, özensizliklerimizi, yapabilecekken yapmadıklarımızı da “kader” diye geçiştirmeyelim. 7 yaşındaki bir çocuğu yetim bırakan bu olaydan kurumlar bazında hangi dersleri çıkardık? Ya da ders çıkarıyor muyuz? Biraz da bunları konuşalım.
Rahmetli muhtemelen iyi bir insandı.
Ama göz göre göre öldü.
3-5 saat içinde hayatını kaybetti, gitti.
Üzülüyor insan…

FORD İŞÇİSİ HÜSEYİN KARAGÜL

AK Parti İl Kadın Kolları, dün haftalık yönetim kurulu toplantısında icra kurulunu belirlemiş.
Malum, AK Parti’de en önemli il başkan yardımcılıkları üç tanedir:
Teşkilat, Siyasi ve Seçim İşleri.
* Teşkilat Başkanlığına Elif Başyiğit,
* Siyasi Hukuki İşler Başkanlığına Sevcan Kutlu Aydemir,
* Seçim İşleri Başkanlığına Aysun Yıldırım getirilmiş.
Aysun Yıldırım’ı tanımıyorum.
Ama Elif Başyiğit ve Sevcan Kutlu Aydemir’in tecrübesi, dolayısıyla başkan yardımcılıkları tartışılmaz.
Serpil Yılmaz’ın Başyiğit ve Aydemir ile yola devam etmek istemesi bana göre son derece normal.
İl yönetiminde benim ve teşkilatın hangi göreve getirileceğini en çok merak ettiği isimlere ve getirildikleri görevlere bakalım şimdi de;
* Eski İzmit İlçe Kadın Kolları Başkanı Aysel Demirtaş, Ekonomik İşler Başkanlığına,
* Eski Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Serpil Büşra Namlı, AR-GE Başkanlığına,
* Ali Yeşildal’ın eşi Fatma Nur Yeşildal ise Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanlığına getirilmiş.
Daha önce de söylemiştim, Yeşildal, İstanbul İletişim mezunudur.
Dolayısıyla halkla ilişkiler birim başkanlığına getirilmesi de son derece normal.
Ama Aysel Demirtaş ve Serpil Büşra Namlı’nın birimleri ise teşkilat açısından en pasif görevler.
Yani il kadın kolları başkanı Serpil Yılmaz’ın bu ekibi pek de yanına yaklaştırmadığını söyleyebiliriz.
Şemsettin Ceyhan’ın devam ettiğinin kesinleşmesinden sonra, anormal bir tablo olmasa gerek!
Son olarak;
* Geçen dönem Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanlığı yapan Pınar Atabay’ın Çevre
* Şehir ve Kültür Başkanlığı gibi pasif bir göreve getirilmesi…
* Mali İşler Başkanlığına il yönetimindeki muhasebecilerin getirilmemesi…
* Kartepe bölgesinden Nurdan Köksal’ın icra kuruluna girememesi…
Ayrıca dikkat çekici.
Özetle, İl Kadın Kolları Başkanı Serpil Yılmaz, teşkilatın eski, uyumlu ve sakin isimleriyle yoluna devam edecek.
Bu dönem listeye girenler ise biraz daha bekleyecek.
Tekrar hayırlı uğurlu olsun, diyelim.

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık’ın AK Parti il kadın kollarını ziyareti

“Ya köprü ya da binada bir sorun var” başlığıyla, dün İzmit Yahya Kaptan’da, Yahya Kaptan ile Yuvam Akarca’yı birbirine bağlayan Sarı Mimoza Caddesi ile İshakpaşa Caddesinin kesiştiği noktadaki soruna dikkat çekmiştim ya…
Çok sayıda arayan, soran, görüş bildiren oldu.
İnanın, o yolu kullanmak zorunda kalan insanlar bu durumdan çok şikâyetçi.
Çünkü o köprüde inanılmaz bir trafik var.
Ve o trafik her geçen yıl daha da artıyor.
Peki konuyla alakalı ben neler öğrendim;
Yahya Kaptan bölgesinin yer zengini ailelerinden Çepniler’e ait, eski demiryolu yani yürüyüş yolu güzergâhının etrafında uzunca bir parsel var.
Büyükşehir Belediyesi bu parseli yeşil alan (ya da yol) için kamulaştırmak zorunda kalmış.
Ama Çepniler dava açmış.
En sonunda Büyükşehir, Yahya Kaptan’daki 17 dönümlük bu yeri teklif etmiş.
Bu yerine evveliyatı yeşil alanmış.
Belediye konut alanına çevirmiş ve Çepnilerle bir anlamda becayiş yapmış.
Çepniler de, Kavanlarla Armadakent6 projesi için anlaşmış.
Görebildiğim kadarıyla;
1.Belediye Yahya Kaptan’daki iki yeşil alanın yerini değiştiriyor. Yani bölgenin yeşil alanını hepten yok etmiyor.
2.Yürüyüş Yolu tarafındaki önemli bir sorununu becayiş yöntemiyle çözüyor. Yani karşılığında adamların büyük bir mülkü alınıyor. Buna da eyvallah.
3. Ama bir yerdeki sorun çözülerken, başka bir yerde yeni bir sorun üretiliyor. Bence sıkıntının tam olarak tarifi bu.
Becayiş olur, yapılır, edilir.
Ama ortaya çıkan tablo, hem ulaşım güvenliği hem de şehir planı açısından sizce de çok tuhaf olmamış mı?
Burası verilecekse, yola uygun bir düzenleme yapıldıktan sonra verilmeliydi.
Gerekirse 17 dönüm ikiye bölünme, küçültülmeli, köprünün giriş çıkışı rahatlatılmalıydı.
“O zaman da ilave yer vermek gerekebilirdi ama…”
Doğru, gerekebilirdi.
Ama olması gereken şey oydu.
Yapılması gereken buydu.
Yanlış mıyım?

Geçen akşam KOTO Başkanı Necmi Bulut aradı ve oda ile ilgili yazdığım iki yazıya toplu yanıt verdi. Özetlemeye çalışacağım:
BİR. Cumhurbaşkanımızın da katıldığı kongrede biz KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, KTO Başkanı Sibel Moralı ve meclis başkanımız Akın Doğan ile birlikte oturuyorduk. İkili görüşme imkânı olmadı. Olmayınca, Ayhan abi, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Emel Ceylan Balcıoğlu aracılığıyla dosya iletti. Bu dosyada ilin çeşitli sıkıntılarının yanı sıra yerli otomobil konusuna da ev sahipliği yapabileceğimiz ifade edildi. Dosyanın aynısı il başkanlığında da bulunuyor.
İKİ. Gaziantep konusunda ise şunları söylemek mümkün;
Müşterek Komite Toplantısı burada olamaz mıydı? Tabi ki olabilirdi. Ancak değişik yerlerde yapmak da faydalı oluyor. Dediğin gibi Körfez Afyon’da, sanayi odası da Kıbrıs’ta yaptı.
Gaziantep’i, Hüseyin Gezer’in memleketi olduğu için seçmedik. Senede 25 fuar düzenleyen, 186 tane kendi markası olan bir ilden bahsediyoruz. Her ne kadar Kocaeli ihracat rakamı olarak büyük görünse de birkaç firmayı çıkarsan aslında o kadar da büyük olmadığımız ortaya çıkar. Dolayısıyla bizim Anadolu’nun önemli ve kalkınmış kentlerini görmemiz lazım. Bizim Gaziantep’i gerçekten görmemiz gerekiyordu.
Vali, belediye ve odalar arasındaki ortak çalışmaları görmek güzel oldu. Kardeş oda protokolü yaptık. Suriye’deki iç savaşın durulması halinde bizim orada yapabileceklerimizi de konuştuk. Bence bunlar önemli şeyler.
Gaziantep programında 23 değil 8 iptal var. Yanımızda 4 personel götürecektik ve onlara sonradan bilet alacaktık. Dolayısıyla sadece 4 tanesini iptal ettik.
ÜÇ. Daha vizyonel, daha güçlü işler yapabilir miyiz? Olabilir. Ama onun için de süre gerekiyor. Seçimlerin 6 ay ötelenmesi açıkçası bizim için sıkıntı oldu. Boş geçirmedik. Ama dolu da geçirmedik, geçiremedik. Şayet seçimleri tekrar kazanırsak, devlet desteklerini bilen, üyenin hatırını soran 5-6 üye temsilcisi görevlendireceğiz. Ayrıca yurt dışında sürekli saha araştırması yapan, bu konuyla ilgili yetenekli 2-3 arkadaşımız olacak. Ve ilave çalışmalarla, daha vizyonel işleri ortaya koyacağımızı düşünüyorum.
Cevaplar böyle.
Tatmin olmayan varsa, el kaldırsın!!!…

KOTO Başkanı Necmi Bulut

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?