Karaosmanoğlu’nu en saçma yerden eleştirmek!

Son dönemde daha sık duymaya başladım.
Ancak…
Bir dönem Büyükşehir’de çalışmış, belediyeciliği bilen, rakamları seven, en doğrusunu öğrenmeye çalışan bir gazeteci olarak hakikati sizlere de anlatmalıyım.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en borçlu belediyesi midir?
Evet.
Zaten Maliye ve Hazine Bakanlığı açıkladı.
6 milyar lirayı aşan borcu var KBB’nin.
Ancak bu borcun bir kuruşu dahi İbrahim Karaosmanoğlu döneminde yapılmadı.
Karaosmanoğlu bu borcu kucağında buldu ve yıllarca ödedi.
Hala da ödemeye devam ediyor.
Dolayısıyla İbrahim başkanı “Büyükşehir’i batırdı, Türkiye’nin en borçlu belediyesi yaptı” diye eleştirmek, hem siyasi hem de insani olarak çok büyük bir hatadır.
İbrahim başkanı savunmak için değil, böylesine yalan yanlış bir konunun bu kadar çok gündeme getirilmesinden, gerçeğin bu kadar çok çarpıtılmasından rahatsızlık duyduğum için yazıyorum.

YAPMADIKLARINI ELEŞTİRİN
Elbette istediğinizi düşünmekte ve söylemekte özgürsünüz.
Ancak bu tanımla İbrahim Karaosmanoğlu’na hiç suçu olmadığı bir konuda eleştiriyor yani yanlış yerden yükleniyorsunuz.
Misal;
* İbrahim Başkanın danışmanlarını eleştirin.
* Bazı imar uygulamalarını eleştirin.
* Yapmadıklarını eleştirin.
* Yanlış yaptıklarını eleştirin.
Ama onu Büyükşehir borcundan, alt yapı işlerinden ve çevre yatırımlarından dolayı eleştirmeyin.
Çünkü buralar onun en güçlü ve en doğru olduğu alanlar.
Yapmayın, etmeyin, komik olmayın!
Bu kadar cahilseniz siyaset de yapmayın!
Bizim iyi yönetimler kadar, iyi muhalefete de ihtiyacımız var!
(Bu arada borcun kaynağı olan Yuvacık Barajı konusunu rahmetli Necati Gençoğlu ve Kadri Veziroğlu ile de görüşmüş ve konuşmuştum.)

YILDA 250 MİLYON LİRA
Öncelikle bu borcun yaklaşık yüzde 98’i Yuvacık Barajının tamamlanmasında kullanılan Hazine garantisinden kaynaklanmaktadır.
Halbuki, barajın yüzde 35’i Gençoğlu döneminde tamamlanmış ancak kendisine Hazine garantili kredi kullanma izni verilmemişti.
(Bu kısmını ileride geniş bir şekilde konuşuruz.)
Erdoğan hükümet olunca, belediyelerin borç yükünü bildiği için ve tüm gelirlerine Hazine ya da İller Bankası tarafından el konulmasın, yeni krizler ortaya çıkmasın diye “En fazla yüzde 40’a kadar kesinti yapılabilir” hükmünü çıkardı.
Bu hüküm çıkmasaydı, Büyükşehir’in gelirlerinden çok daha fazla kesinti yapılacaktı.
Yine bildiğim kadarıyla her yıl 4 ay kesinti yapılmıyor ki, belediyeler biraz nefes alsın.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de bu dönemlerde nefes almıştır.
Buna rağmen yılda yaklaşık 250 milyon lira borç ödemesi yaptığını tahmin ediyorum.
Yaklaşık diyorum çünkü net rakamları bilmiyorum.
Büyükşehir niye açıklamıyor, onu da bilmiyorum!!!)

2 MİLYARLIK YATIRIM
İbrahim Karaosmanoğlu’nun 15 yıllık görev dönemi boyunca (bugünün parasıyla ve yine yaklaşık) 3-4 milyar lira borç ödemesi yapılmıştır diye zannediyorum.
Kesintiler her yıl enflasyon oranında arttığı için, Büyükşehir’in geçmişteki ödemeleri rakamsal olarak daha düşüktü.
O yüzden bugüne kadarki ödemeler toplamda yarı yarıya (yani yaklaşık 2 milyar liraya) düşer diye tahmin ediyorum.
(Burası biraz karışık, umarım kafanızı karıştırmamışımdır!)
Asıl soru şu;
Siz İbrahim Karaosmanoğlu’nun yerinde olsanız, bu kadar parayı Sefa Sirmen’in yaptığı bir projenin borcu için ödemek ister misiniz?
2 milyar TL’ye neden ilave hizmetler yapmayasınız?
“Ama baraj belediyeye geçti” diyorlar.
Geçti de, barajın mülkiyetinin belediyede olması borçları sıfırlamıyor ki?

“15 YILDA BİTİRİLEMEZ MİYDİ?”
Adam (Karaosmanoğlu) hem kendi döneminde yapılmayan bir borcu 15 yıl boyunca ödüyor, hem de “KBB’yi Türkiye’nin en borçlu belediyesi yaptı” diye eleştiriliyor!
Hem borç ödüyor, hem de yatırım yapıyor.
El insaf!
Bir de “15 yılda borç bitirilemez miydi?” diyenler var.
Hesap ortada;
“Belediyenin önceliği bu borcu bitirmek olmalıydı, yatırım yapmak ya da maaşların ödenmesi falan önemli değildi” diyorsanız, elbette bitirilebilirdi.
Ama kim sadece borç ödemek için başkan seçiliyor ki?
Bunu kim ister?
Kim yapar?
“Ama onlar da Sirmen’in yaptığı İZGAZ’ı sattılar…” diyenler çıkacaktır içinizde.
Doğru.
Ancak İZGAZ yine Karaosmanoğlu döneminde İZGAZ oldu, büyüdü ve güçlendi.
Üstelik özelleştirildiği rakamın 3’te 2’si yine borçlarına gitti.

TAMAMI SİRMEN’İN
“Büyükşehir Belediyesinin Yuvacık Barajı dışında başka borcu yok mu?”
Yine basına yansıyan bilgiler, haberler var.
İsteyen Bilgi Edinme Kanunun gereği Büyükşehir’e dilekçe yazıp tam rakamları da öğrenebilir.
Ama bildiğim kadarıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin SGK ve Vergi borçları yapılandırıldı.
Kent Konut’un satılmayan evlerinden verildiğini ve ayda 8 milyon lira ilave ödeme yapıldığını hatırlıyorum.
Yanlışsa düzeltin.
Özetle;
O borçlar Karaosmanoğlu’nun borçları değil, Sirmen’in yaptığı borçlar.
Tamamı.
Dediğim gibi, borçlar üzerinden Karaosmanoğlu’nu eleştirmek akıl tutulmasıdır.
Eleştirecek o kadar çok şey varken…

Saadet Partisinin Derince Belediye Başkan Adayı Halil Kayın’ı bir süredir yakından takip etmeye çalışıyorum.
Farklı bir aday.
Farklı bir duruşu, farklı bir tarzı, farklı bir kumaşı var.
Mesela;
* Konuşmalarında, “Cumhurbaşkanımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız” diyor. “Bu seçimde insanlar partilerini ve genel başkanlarını kaybetmeden bana oy verecekler” iddiasında bulunuyor…
* Meclis üyelerini fotoğraflarıyla, mahalleleriyle, isim ve meslekleriyle broşür haline getirip tanıtan ilk aday. Onları da onure ediyor. Dikkat ettim, sonrasında farklı partilerden adaylar da onu takip etti.
* Salon toplantılarına sosyal medyada duyuru yapmıyor, araç gezdirmiyor, toplu mesajlar atmıyor. Birebir, temas ederek davette bulunuyor. Bu da çok farklı.
* Genel merkezin “Dürüst başkan” konseptine ilave olarak “Güç sende kabuğunu kır Derince” sloganını da kullanıyor ki bu daha yerel ve farkındalık uyandıran bir vurgu değil mi?
Halil Kayın bir reklamcı.
Belki mesleğinin bir gereği olarak, belki de mesleğini iyi yapan biri olarak belirgin bir fark oluşturduğunu söylemeliyim.
Kendisiyle sohbet ettiğinizde teknik analizlerindeki kalite ve farklı bakış açısı zaten hemen dikkatinizi çekecektir.
Derince’de neler mi yapar?
Bilemiyorum.
Ama herkesin dikkatini çekeceğine eminim!

Teşkilatçılık bakımından bu yorumu yapabilir miyim, henüz bilmiyorum.
Ancak dün akşam AK Parti İzmit Belediye Başkan Adayı Sibel Gönül’ün proje tanıtım toplantısında çok farklı bir Ali Güney gördüm.
Kürsüye çıkan, kısa ve etkili bir konuşma yapan AK Parti İzmit İlçe Başkanını çok beğendim.
Harika bir metin…
Güçlü bir ses tonu…
Yerinde yükselişler…
Ve gençleri es geçmeyen, konuşmanın içine katan coşkulu bir sunum.
O gece protokol konuşması için kürsüye çıkan herkesin Ali Güney’in tarzını örnek almalarını tavsiye ederim.
İsterseniz, konuşmanın videosunu internetten izleyin.
Ali Güney’in kürsüdeki yükselişine siz de tanık olun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.