Niçin gözaltına alındım?

Geçen hafta yazdığım "Halk oyunları bahane, gri pasaport şahane" başlıklı yazı nedeniyle,  başta tır şoförleri olmak üzere çeşitli meslek gruplarından birçok mesaj aldım.

Okuyucularımdan birisi de Latin Amerika ülkelerine vize olmadığını belirtmiş evet doğru vize yok fakat uygulama çok farklı.

Özellikle havalimanı gümrük kapısından giriş yapacaksanız o ülkeye ne için gittiğinizi, nerede kalacağınızı ve ne zaman döneceğinize dair pasaport polisini ikna edemezseniz, vizeniz olsa bile geri çevrilebilirsiniz.

Bazı ülkeler bize karşı örtülü vize uyguluyor bunu 100’ün üzerinde ülkeye gitmiş ve uluslararası seyahatler konusunda deneyimli biri olarak söylüyorum.

Bu arada konuyla ilgili yıllar önce yaşadığım bir olayı da sizlerle paylaşmak istiyorum.

2008 yılı Temmuz ayında Şavşat İHL’den sınıf arkadaşım ve ticaret erbabı olan Serkan Demirci ile bir Balkan gezisi planlamıştık, amacımız oradaki iş olanaklarını ve ticaret fırsatlarını değerlendirmekti.

Geziye uçak biletinin uygunluğu sebebiyle Kuzey Makedonya'dan başlamaya karar verdik.

Atatürk havalimanından Makedonya Havayolları’na ait eski bir Rus uçağı ile akşam saatlerinde yola çıktık.

Yarım saat sonra uçak türbülansa girdi ve sallanmaya başladık, anlayacağınız aksilikler daha ilk saatlerden itibaren başlamıştı.

Uçak hızla hava boşluklarının etkisiyle alçalıyor, yalpalıyor ve sallanıyordu, şükürler olsun ki sağ salim Üsküp havalimanına inmeyi başardık.

Pasaport kontrolü için sıraya geçtik önce arkadaşım pasaportunu uzattı, polis pasaportu evirip çevirdikten sonra ona bir şeyler sordu.

İngilizce bilmediği için hemen onun yanına giderek pasaportumu uzattım ve beraberiz dedim.

Polis, "sizi Üsküp’te karşılayacak arkadaşınız nerede bekliyor? " diye sordu.

Bu beklemediğim bir soruydu o yüzden gayri ihtiyari "şurada" dedim.

Bunun üzerine Polis pasaportlarımızı alıp mühürledikten sonra pasaportlarımızı eline alarak kendisini takip etmemizi istedi.

Dış hatlar çıkış bölümüne geçtik orada tekrar "arkadaşınız nerede ?"diye sordu, bende “burada yok” anlamında başımı salladım.

O zaman gidip dışarı bakalım dedi ve hep birlikte havaalanının dışına çıktık.

Ben bize yardımcı olabilecek birini aramaya başladım, hatta Türkçe konuşan birkaç kişiden de yardım istedim fakat pek oralı olmadılar.

(Şimdiki prosedür nasıldır bilmiyorum ama o zamanlar vize istenmiyor ama havayoluyla ülkeye giriş yapacaksanız mutlaka birinin gelip bildirim yaparak sizi alması gerekiyormuş. Kosova’nın böyle bir uygulama yaptığını duymuştum ama Makedonya’nın duymamıştım.)

Polis gelen gidenin olmadığını görünce bizi havaalanındaki transit yolcu bölümüne götürdü.

Orada bizimle aynı uçakla gelen biri daha vardı, onu da karşılayacak birisi yokmuş fakat uzun telefon görüşmelerinden sonra gece ilerleyen saatlerde birisi gelip onu götürdü.

Orada sadece ikimiz kalmıştık, sürekli polislerle konuşmaya çalışıyor, elimde Türkiye'den getirmiş olduğum belgeleri gösteriyor ve pasaportumda birçok vizenin olduğunu da belirterek amacımızın sadece gezmek olduğunu söylüyordum.

Ancak çabalarım boşunaydı, beni bir türlü dinlemiyorlar ve "yarın sizi sınır dışı edeceğiz" diyorlardı.

Başımıza her iki saatte bir değişen nöbetçi polis koydular ve onların refakati olmadan tuvalete bile gitmemize izin vermiyorlardı.

Sabah olunca Türk büyükelçiliğini aradım ve uzun uğraşlardan sonra yetkili olduğunu söyleyen bir bayanla konuşabildim bize üzgün olduğunu ve yapacak bir şeylerin olmadığını söyledi!

Bunun üzerine Arnavutluk’ta çalışan amcamın oğlu Asim Öztürk’ü arayıp durumu anlatınca hemen yola çıkıyorum dedi.

Akşam Saat 5'e doğru Asim abiyi kapıda gördüm, sağ olsun Arnavutluk’tan Kosova’ya uğramış oradan iki Kosovalı doktor arkadaşını da tercümanlık yapmak için getirmişti.

Doktorlar bizi çıkartmak için iki saat uğraşmışlardı fakat yine de sonuç alamamışlardı.

Onlar gittikten sonra Arnavutluk asıllı İngiltere'de yaşayan bir arkadaşımı arayıp durumumuzu anlattım ve yardımcı olup olmayacağını sordum o da Makedonya’da hiç tanıdığının olmadığını söyledi.

Telefon rehberimi karıştırırken Malezyalı diğer bir arkadaşımın ismine rastladım kendisi Brunei Sultanının baş aşçısıydı ve sık sık Makedonya’da Rami diye bir arkadaşını ziyaret ettiği aklımda kalmıştı.

Son bir kez daha şansımı denemek için hemen onu arayıp durumu izah ettim.

Malezyalı arkadaşım Junus Wahab hemen Makedonyalı arkadaşını aradı.

İki saat sonra bulunduğumuz yerin kapısının önünde bağrışma sesleri duydum, bir müddet sonra polislerle birlikte sarışın mavi gözlü bir adam geldi.

"Selam vererek, beni Junus aradı durumunuzu anlattı ben de hemen kalktım köyümden geldim" dedi, "fakat bu polislerle kavga ettim. Sizi evime götüreceğimi söylesem de buna izin vermiyorlar, hatta sizle görüşmemi bile istemiyorlardı. Zorla girdim buraya" dedi.

Bu girişimimizde sonuçsuz kalmıştı.

Nitekim Tom Hanks’in Terminal filmindeki gibi üç gün boyunca orada gözaltında tutulduk, yazının sonundaki fotoğrafta görüldüğü gibi demir bankların üzerinde yatıp kalktık.

Dördüncü gün sonunda İstanbul uçağı geldi ve pasaportlarımızı pilota teslim ettiler ve polis eşliğinde uçağa bindirildik.

Daha önceki "İçimizdeki İrlandalılar" yazımda da bahsetmiştim.

İrlanda'ya kara yoluyla vizesiz giriş yapmıştım ve yine kısa bir gözaltından sonra ülkeye girişime izin vermişlerdi.

Ancak, devlet olarak o kadar yardım ettiğimiz dost eski Yugoslav cumhuriyeti Kuzey Makedonya'dan böyle bir muamele görmek ve Türk elçiliğindeki görevlilerin ilgisizliği beni ziyadesiyle üzdü.

O yüzden, " oh ne güzel vize yok, hemen atlayıp uçağa gidelim" demeden önce, gideceğiniz ülkenin Türk vatandaşlarına karşı tutumunu iyice araştırmanızı öneririm.

Niçin gözaltına alındım?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar E.Emin Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Beki̇r Emekli - GEÇMİŞ OLSUN.üzüldük.Elçilik kimsenin derdine değil.Onlar maaş almaktan sorumlu.Kmse adamalrı sigaya çekemiyor.Bürokrasi çürüdüğünde ZATEN OSMANLI PARÇALANMAYA BAŞLAMIŞTI,BİLE..??

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 07:19


Anket 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İzmit Belediye Başkanı kim olmalı?