Halk oyunları bahane Gri Pasaport şahane

Son günlerde Türk pasaportu taşıyanlara yönelik ağır vize koşullarına, Latin Amerika ülkeleri de katıldı.
Ek kontrol şartlarını taşımayan yolcular, havaalanlarından geri çevriliyor.
Bazı ülkelerden vize değil, randevu bile almak neredeyse imkânsız.
İngiltere 5 ABD ise 1 yıl sonrasına randevu veriyor.
ABD’ye kaçak geçişlerden dolayı Meksika vizeniz varsa artık ABD vizeniz de gerekiyor.
Yoksa İstanbul Havalimanı'ndan çıkış yapamıyorsunuz.
Venezuela, Kolombiya, Arjantin de artık neredeyse Schengen koşulları istiyor.
Bu arada vatandaşlarımız da boş durmuyor ve her zaman kanunların önünde olmaya çalışıyor.
Mesela bazı kişiler Avrupa ülkelerindeki halk oyunları festivallerine katılma bahanesiyle gezi turları organize ediyor.
Bu grupların içinde 15 -20 kişilik bir halk oyunları ekibi var fakat bunun 3 katıda alakasız kişilerden oluşuyor.
Sanki halk oyunu eğitimi alıyormuş gibi kurslarda gösterilip bu kişilerden belirli bir ücret alınarak onlara gri pasaport çıkarılıyor ve vizesiz bir şekilde onlar da bu geziye dâhil ediliyor.
Kocaeli artık bu durumu titizlikle araştırıyor ve böyle durumlara izin vermiyor.
Diğer illerde durum nasıl bilmiyorum.
Aslında bu kişilere pasaport vermeden önce bir "sınava" tabi tutmak gerekiyor gibi!
“Hadi baylar bayanlar, sahneye alalım sizi!” diyerek bir zeybek gösterisi.
Hatta belki de Ata barı, ucundan bir Horon gösterisi yapmalarını istenebilir.
Böylece, ülkeyi temsil edecek olanların gerçekten dans edip edemeyeceklerini görmüş oluruz.
Kim bilir, belki de bazıları halk oyunları konusunda gerçek birer profesyoneldir ve sadece gri pasaport almak için fırsat kolluyorlardır!

İlk vize deneyimim hala hafızamda taze ve ne kadar sıra dışı bir yolculuk olduğunu anlatmadan geçemeyeceğim.
2000'lerin başında, Interrail biletiyle Avrupa'yı trenle gezebilmenin, neredeyse bir hayal gibi düşük bir bedelle mümkün olduğunu duymuştum.
Bu fırsatı kaçırmak istemedim ve yeğenimle birlikte bu maceraya atılmaya karar verdik.
Bilet fiyatları oldukça makuldü.
500 TL tutarındaki bir biletle yaklaşık 20 ülkeyi ziyaret etme şansına sahip olunuyordu.
Ancak bir detay vardı.
Bunun için Schengen vizesi gerekiyordu.
Araştırmalarımız sonucunda, o zamanlar İtalya'nın vize konusunda daha esnek olduğunu duyduk.
Dosyalarımızı hazırlayıp sabahın 5’inde İzmit’ten İstanbul Beyoğlu’ndaki İtalyan Konsolosluğu'na doğru yola çıktık.
Konsolosluğa vardığımızda, gözlerim kocaman bir kuyruğa takıldı.
Kuyruğun başında elinde kâğıt kalem sıra yapan bir abi vardı.
Eskiden internetin olmadığı devirlerde hastanelerde bu adamlardan mutlaka bir tane olurdu ve ceplerinde kâğıt kalemle gezip milleti kuyruğa sokup liste yaparlardı.
Bizi de listeye dâhil etti.
Uzun bir bekleyişten sonra sıramız sonunda geldi.
Heyecanla evrakları çıkardım ve vize memuruna teslim ettim.
Ama ne yazık ki, karşımdaki memur sertçe “Bu nedir? Bunları dosyadan çıkar, öyle ver!” dedi.
Evrakları tekrar toparladım ve bir kez daha sıraya girdim.
Ama bu sefer, evrakları dosyadan çıkararak teslim ettim.
Vize memuru, evraklarımızı dikkatle incelerken işyerinden aldığım izin kâğıdına takıldı.
Gözleri, bir rakamın üzerine çizilmiş koyu bir çizgiyle karşılaşınca kafasını salladı.
“Bu olmaz” dedi ve evrakları geri vererek yenilenmiş bir belge istedi.
Yeğenin dosyasında da eksikler vardı.
Öğleden sonra İzmit'e döndük, hızlı bir şekilde izin kâğıdını yeniden aldım.
Ertesi günü yine sabahın köründe sıraya girdik ve öğleye doğru sıra gelince, vize memuru bu sefer banka hesap cüzdanımı kabul etmedi, “Bankadan hesabınla ilgili resmi bir yazı getir” dedi.
Tekrar İzmit'e geri dönüp, evrakları halletmek için adım attık.
Üçüncü gün yola çıktığımızda, vize memuru yine bir bahane buldu ve bu sefer banka evrakını imzalayan banka müdürünün imza sirküsünü istedi.
Tekrar döndük ve bankaya gittim, banka müdürü bu talebe o kadar şaşırdı ki, sanki sihirbazın şapkasından çıkan bir tavşanla karşılaşmış gibiydi!
Ancak ne olursa olsun, bize yardımcı olması ve evrakları hızlıca hazırlaması gerçekten inanılmazdı.
Dördüncü gün yine aynı kuyruk, aynı vize memuru ve aynı hikâye.
Artık sıradakilerle neredeyse mahalle arkadaşı olmuştuk.
Vize memuru yine bir evrakta eksik buldu ve yine İzmit'e geri dönmek zorunda kaldık.
Bu durum artık bana bir rutin gibi gelmeye başlamıştı!
Beşinci gün tekrar konsolosluğun yolunu tuttuk ve bu kez umutla doluydum.
Artık her şey tamam.
Sıra bana gelince evrakları uzattım.
“Tamam” dedi vize memuru, “Biz vize çıkınca arayacağız.”
İşte o an, sanki dünyanın en mutlu insanı olmuştum.
Ancak beklenmedik bir sonla karşılaştım.
Uzatmayayım, bu kadar uğraştan sonra ben vize alamadım.
Fakat yeğenim, bu komik vize macerasının sonunda vizeyi almayı başardı.
5 gün boyunca İzmit-İstanbul arasında mekik dokumuş ve bir sürü evrak toplamıştım.
Bu kadar uğraşla dünyanın en zor girilen ülkesi Kuzey Kore'den bile vize alıp Kim Jong-un ile bile görüşürdüm!
Ama ne mümkün, İtalya vizesi almak!
Evet, ilk vize alma maceram bu şekilde sonuçlandı.
İnterraile gidemedim.
Ama ilerleyen yıllarda Almanya ve İngiltere'den vize alıp birçok kez İtalya'ya giderek muradıma erdim.
Daha sonra haberlerde çıktı.
Bana zorluk çıkarıp vize vermeyen bu vize memuru, çoğu kişiye aynı muameleyi yapınca sonunda bir vatandaş dayanamamış ve döverek kolunu kırmış.
Haberi izleyince içimden bir “oh” çekmedim değil.
Sonuç olarak, vize alım sürecinde Türk vatandaşlarına yapılan bu muameleyi kabul etmek mümkün değil.
Vize almak için karşılaşılan zorluklar ve engeller, sadece seyahat etme hakkımızı zorlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda bizi haksız bir şekilde aşağılamaya da neden oluyor.
Her vatandaşın, kendi ülkesini temsil ederken gururla ve özgüvenle seyahat etme hakkı olduğunu düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar E.Emin Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

04

Bati Sevmez - MAALESEF İÇİMİZDE 5 GÜN DEĞİL 50 GÜN BUNLARIN KAPISINA GİDECEK İNSANLAR VAR. NE OLURKİ BU AVRUPALILARA BU KADAR ZORLUĞA RAĞMEN GİDİP PARA VERİYORUZ. ÜSTELİK BİZİ AŞAĞILIYOR. 2 SEFER GİTTİN GİTME Bİ DAHA.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 20:17
03

Belediyeci - Sn yazar Arjantin, Kolombiya ve Venezuela vize istemiyor ki Dışişleri bakanlığı sitesinde böyle bir bilgi yok diye biliyorum lütfen yanlış yönlendirmeyiniz

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 08:37
01

Adamın Biri - Güzel bir konuya temas etmişsiniz. Birileri bu halkoyunları üzerinden bayağı götürüyor. Vergisiz çabasız güzel paralar kazanıyor. Bir çoğu da halk eğitim kursiyeri değil ya da öyle gösteriliyor.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 17 Nisan 11:01


Anket 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İzmit Belediye Başkanı kim olmalı?