Hangi Din'in dindarlarıyız?

Hegel; “Din ilahi bilgidir” der. Yani denilmek istenen Din en yüce Hakikatlerin kesin bilgisidir. Bu bilgi irade ile özgür ruhta kendini gösterebilmektedir. Çünkü Din kulluk bilincinin özgür ruh ile ve bu ruhun dinin sahibi olan ile uyumlu olan yüce iradeye bağlı bir Hakikatler bütünlüğüdür.

Din’de özgür irade, ruh, dinin üflediği ruh ile uyumluluk arz ederse, kişinin karakter ve kulluk inşa edeceğini vaat etmiştir. Din bunların olmadığı bir yaratılanı sade bir kimlik olarak tanımlamakta ve ona kötülüğün kaynağı olarak bakmakta, göstermektedir.

Çünkü din ve sahibi, kötü din anlayışının, kötü ibadet anlayışının kötü siyaseti, kötü siyasetin, kötü din anlayışını besleyeceğini resulleri ve kitapları aracılığıyla bize göstermiştir. Resulleri ve kitaplarını bize iman olarak sunmasının nedeni de budur. Din yasaların kendi temel ahlakı ile ahlaklanmıyıp özgürleştirilmediğinde her şeyin potansiyel kötüye dönüşeceğini ve bundan sebep kıyametin kötülük üzerine geleceğini ifade etmiştir.

Ahlakın merkezde olduğu din anlayışında yasalar özgürlük ve hakikat kavramını geliştirebilir. Gücün ve iktidarın tek elde toplanmasını istemek din’in sahibine ortak koşmak devleti din yapmaktır. Merkezi anlayışın paralel din baskısıdır.

Buradan şu anlaşılmaktadır ki, inançlaşmış ve kutsallık atfedilmiş her görüş paralel bir din olma potansiyeline sahiptir. Gücün sürekliliği, bir inanç bir değer kaybına sebebiyet verdiği algısı oturtturulmuş ise o güç istenci inanca dönüşmüş demektir. Çehov’un en tehlikeli insan tipini tarif ederken; “Az anlayan, çok inanan insan tipidir” demesi bundan sebeptir. Ahlak ve akıl merkezli din anlam, anlama ve anlam yükleme dini iken, güç ve akıl merkezli din aklın sınırlarıyla ilahi irtibatı sadece kimlik ve slogan merkezli yapan şeytani dindir ve asla siyasal, sosyal ve duygusal açıdan ilahi olanla alakalı değildir. Rahmetli Erbakan’ın dediği gibi iyiye yakın gözüken en tehlikeli kötüdür.  

Din külli, ebedi, semavi, uhrevi gibi kavramlar ekseninde dönerken, dine karşı din mücadelesinde olan dindar görünümlü zümre, seküler rejimler aracılığıyla Milli bir din inşa etmişlerdir. Bu bir nevi devlet dinidir.  Bu dinin üç büyük stratejik zokası vardır, 3D dediğimiz; Din, devlet, dava.

Buradaki din kendi dinidir, ilahi bilgi asla değildir.

Buradaki devlet kendi devletidir, dinin adalet devleti asla değildir.

Buradaki dava kendi davasıdır, dinin merkezine aldığı dava asla değildir.

Jean Baudrıllard’ın dediği gibi, bir şeyin aynısı ile yok edildiği simülasyonların, simülakrlar’ın olduğu çağda yaşıyoruz.

Çağımızın büyük tehdidi; resmi dinin dindarlığı

Artık karar vermemiz gerekiyor hangi dinin dindarı olacağız?

Not: Yazımda ki Din’den kasıt tek ve hak din olduğuna inandığım ve hitap ettiğim kesimin de dini olan İSLAM’DIR.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yasin Alp - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

02

. - 22 yıldır iktidarda olan parti nasıl iktidar? Çünkü biz dinimizi yaşamıyoruz ayrıca Akp Filistin'de ki soykırıma lojistik destek veriyor kendisine oy verenleri vebale ortak ediyor

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 30 Mart 17:23
01

Gölcüklü Deli - Yasin hocam,hiç bakmadığımız açılardan baktırarak, bizi bilinçlendirdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Valla ben bu konuyu kırk yıl düşünmsem böyle akıl edemezdim. gerçi yine biraz tam akıl edemedim ama, az buçuk şimşek çaktı gibi da:)

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Mart 17:14


Anket 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İzmit Belediye Başkanı kim olmalı?
Tüm anketler