Kocaelispor kupayı kaldırdığında oradaydım

Kocaelispor, son haftalardaki üst üste galibiyetlerle Süper Lig'e doğru emin adımlarla ilerliyor.
Bu başarıda, bence yönetimin doğru transfer politikaları ve özellikle Ertuğrul Sağlam'ın teknik direktörlüğe getirilmesinin büyük payı bulunuyor.
Ertuğrul Hoca liderliğindeki takım, disiplinli ve motive bir şekilde sahaya çıkarak başarıya ulaşıyor.
Ayrıca yönetimin gerçekleştirdiği transferler de takımın gücünü arttırmış ve rekabetçi bir kadro oluşturulmasına katkı sağlamış görünüyor.
Ancak, Kocaelispor'un bendeki unutulmaz yeri, hayatımda stadyumda gidip izlediğim ilk ve tek maç olan 1997 Nisanındaki Kocaelispor-Trabzonspor Türkiye Kupası finaliyle başladı.
1997 yılında, Eskişehir'de üniversite öğrencisiyken İzmit'e akrabalarımı ziyarete gelmiştim.
O gün yeğenim Talip, “Dayı, sen hiç maça gittin mi?” diye sordu.
Ben de “Hayır, hayatımda hiç maça gitmedim” dedim.
O sıralar, futbol oynamaktan büyük zevk almakla birlikte okul takımlarında da futbol oynuyordum.
Ancak, o güne kadar stadyumda hiç bir maça gitmemiştim.
Oysa içimde, futbol sahasında geçirdiğim saatlerin heyecanını stadyum atmosferinde yaşamanın özlemini duyuyordum.
Talip, “Akşama maç var. İstersen beraber gidelim” dedi.
“Tabii ki!” dedim ve heyecanla İsmet Paşa Stadyumu'na doğru yola çıktık.
Stadyuma vardığımızda, gördüğüm manzara müthişti.
Mahşeri bir kalabalık, coşku dolu tezahüratlar ve tribünlerin heyecanıyla çınlaması, beni adeta büyülemişti.
Trabzonspor, Nihat Tümkaya, Mehmet İpek, Okan Özke, İskender Eroğlu, Tolunay Kafkas, Abdullah Ercan, Şota Arveladze, Ünal Karaman, Georgi Nemsadze, Hami Mandıralı ve Fatih Tekke'den oluşan kadrosuyla maça çıkmıştı.
Teknik direktörlük görevini ise Şenol Güneş üstleniyordu.
Kocaelispor ise, Dumitru Stângaciu, Mert Meriç, Toprak Kırtoğlu, Osman Çakır, Turan Uzun, Tayfur Havutçu, Evren Nuri Turhan, Faruk Yiğit, Zeki Önatlı, John Moshoeu ve Nuri Çolak'tan oluşan kadrosuyla maça çıkmıştı.
Teknik direktör Holger Osieck’ti.
Maçın atmosferi gerçekten nefes kesiciydi.
Tribünlerdeki coşkulu tezahüratlar, stadyumu adeta titreten bir enerjiyle doluydu.
İlk yarı boyunca sahadaki tempo son derece yüksekti ve her iki takım da gol aramak için adeta can atıyordu.
Ancak takımlar ne kadar çaba harcarsa harcasın, ilk yarı sona erdiğinde skor hala 0-0'dı.
Maçın ikinci yarısının ilerleyen dakikalarında, sahadaki gerilim iyice tırmanıyor, her iki takım da kupa için amansız bir mücadele veriyordu.
Taraftarlar ise adeta nefeslerini tutmuş maçı pür dikkat izliyorlardı.
İkinci yarının ortalarında, Kocaelisporlu futbolcular deplasman maçının, 1-1'lik avantajını göz önünde bulundurarak daha yavaş ve kontrollü bir oyun sergiliyorlardı.
Maçın son dakikalarına doğru ise, tempo biraz daha düşmüş gibiydi.
Ancak tam o sakinlik anlarında, dakikalar 86'yı gösterdiğinde, Kocaelispor beklenmedik bir hızla atağa kalktı.
Kocaelispor ceza sahasından bir futbolcu, cesur bir hamleyle ileriye doğru top çıkardı, sağ kanattan topu alan Tayfur, rakip defansın arasından adeta bir ok gibi fırlayarak ilerlemeye başladı.
Savunmanın şaşkınlıkla izlediği bu hareket, tribünlerdeki taraftarları ayağa kaldırdı.
Tayfur, hızla ilerlerken, Trabzonsporlu savunma oyuncuları ona yetişmeye çalışıyor, ancak Kocaelisporlu oyuncunun hızına yetişemiyorlardı.
Karşısındaki iki Trabzonsporlu futbolcuyu ustalıkla çalımlayarak, defansın arkasına süratle sızdı ve rakip ceza sahasının sol tarafına doğru uzun bir pas attı.
Topla buluşan Nuri, adeta bir fırtına gibi hızla ilerlemeye devam etti.
Sağındaki bir Trabzonsporlu futbolcu ona yetişmeye çalıştı.
Ancak Nuri, rakibini soğukkanlılıkla atlattı ve hızını kesmeden kaleye doğru ilerlemeye devam etti.
Bu sırada biz tribünlerdeki taraftarlar, heyecanlarımız doruk noktaya ulaşmış bir şekilde tezahüratlarla stadı inleterek ona destek veriyorduk.
Kaleciyle karşı karşıya kalan Nuri, kendinden emin bir şekilde topu kontrol etti o an.
Stadyumdaki herkes nefesini tutmuştu ve Nuri kalecinin sağına mükemmel bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu: 1-0
Bu gol, stadyumu bir coşku ve sevinç dalgasıyla doldurdu.
Tribünlerdeki taraftarlar, sevinç çığlıkları ve birbirlerine sarılarak, bu unutulmaz anı kutluyorlardı.
Tribünler coşkuyla inlerken, yanımdaki bir taraftar, o sevinçle aniden beni kucaklayıp havaya kaldırınca neredeyse yere düşecektim.
Sonuçta Kocaelispor, bu muhteşem golle tarihindeki ilk kupasını kucaklamıştı ve bu unutulmaz an, sadece bir gol değil, bir kulübün tarihindeki büyük bir zaferini kutlayışıydı.
Bu yıl da umarım Kocaelispor'un Süper Lig'e çıkışını benzer bir coşkuyla kutlarız.

KOCAELİ’NİN İLK FUTBOL KULÜPLERİ

Değerli okuyucular, Kocaeli'nin spor tarihi oldukça köklü bir geçmişe sahiptir.
1912 yılında başlayan spor faaliyetleri, bölgede çeşitli küçük kulüplerin kurulmasıyla şekillenmiş ancak, 1. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte spor etkinliklerine bir süre ara verilerek öncelikler değişmiştir.
Savaşın ardından, Kocaeli ve çevresindeki spor faaliyetlerinin yeniden canlanmasıyla birlikte, bölgedeki spor kulüpleri ve organizasyonlar önemli bir ivme kazanmıştır.
O tarihlerde İzmit'teki Fransız okulunda okuyan Türk öğrenciler Ferit ve Süreyya Beyler öncülüğünde bir futbol takımı kurulmuş, daha sonra 1924 yılında ise resmi spor kuruluşlarından biri olan İzmit İdman Cemiyetleri İttifakı kurulmuştur.
1927 yılında İzmit Sultanisi’nin kurulmasıyla birlikte, İzmit Sultanisi Futbol Takımı da oluşturularak ciddi bir adım atılmıştır.
Ardından, İttihad Spor kulübü Abdurrahman Bey'in liderliğinde kurulan ilk sivil spor kulübü olmuş, 1931 yılına gelince Sadettin Yalım ve arkadaşları, İttihad Spor'dan ayrılarak bordo-beyaz renklere sahip İzmit İdman Yurdu’nu kurmuşlardır.
Ayrıca 1932 yılında kurulan Akyeşil kulübü ise, futbolun yanı sıra atletizm, yüzme, kürek, yelken, bisiklet, voleybol ve binicilik spor dallarında da faaliyet göstermiştir.
Kulüp, 1937 yılında Kocaeli'deki grup maçlarında ve Afyon'da düzenlenen grup şampiyonasında şampiyon olmuştur.
Kocaeli'nin spor tarihinde İzmit Gençlik, Kağıtspor, Korgücü, Gölcük Fabrikalar, Savaş Filosu Denizaltı, Karamürsel Gençlik ve Akyeşil kulübü gibi önemli kulüpler, Türk sporuna birçok ünlü sporcu kazandırmıştır.
Bu sporcular arasında Nuri Togay, Baba Lütfü, Ziya Sel, Tahir Düzgören ve Nazmi Oğuz gibi isimler bulunmaktadır.
Kocaelispor'un 90'ların sonu ve 2000'lerin başında fırtına gibi estiği, geçmişteki o muhteşem günleri yeniden yaşamak ve takımın eski zaferlerine yenilerini eklemesini görmek, kuşkusuz hepimizin dileği.
Umarım Kocaelispor, geçmişteki o parlak günlerine geri dönerek yeniden zirveye tırmanır ve taraftarlarını gururlandırır.

Kocaelispor kupayı kaldırdığında oradaydım

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar E.Emin Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

02

Körfez - trabzon teknik direktörü yılmaz vural, güzel maçtı, Kocaelispor un efsaneleştiği yıllar.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 08:22


Anket İzmit'te CHP Belediye Başkan adayı kim olmalı?
Tüm anketler