Sözünün eri

Hayatta en zor şeylerden biri, söylediklerinin sorumluluğunu taşıyarak onu yapmaktır.
Zor olduğundan demek Allah, Saf suresi 2. ve 3. ayette; “Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz. Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır” buyuruyor.
Demek bu haslet, insanoğlunun en çok dikkat etmesi gereken hususlardan biri.
Dolayısıyla bu; yalan-dolan, aldatma, ahde vefa, akitlere bağlı kalma, kul hakkı gibi birçok olumlu veya olumsuz değerlerle de ilgili ve alakalı.
Eğer söyleminiz eyleme dönüşmüyorsa, bunun sonucunda muhakkak ilişkili olduğunuz muhatabınıza olumsuz bir eylemde bulunuyorsunuz demektir.
Günümüzde bireysel ve toplumsal olarak en büyük problemlerimizden biri bu.
Hatta öyle örneklere şahit oluyoruz ki, adam muhatabını nasıl aldattığını övünerek anlatıyor.
Bence, toplumsal birçok sıkıntımızın temelinde de bu yatıyor.
Doğru olmak, sözünde durmak asıl olması gereken iken, tam tersine aldatma üzerine davranışlar sergileniyor.
Bu, çok acıklı bir durum.
Örneğin, borç alıp verme.
Artık neredeyse tarihe karıştı.
Neden?
Çünkü borç alan, zamanı geldiğinde borcunu ödemiyor, borç verecek olan da bunları görünce “Neden canımı sıkayım? Paramla rezil olayım?” diye borç vermekten imtina ediyor.
Bunun neticesi ne oluyor?
İnsanlar bankalara veya tefecilere mahkûm oluyor.
İşte işin ekonomik sonucu.
Yine sattığı malın üzerine olur olmaz, fırsat bu fırsattır deyip kar üzerine kar ilave edenler, sonra da “Ne yapalım? Biz de zamlı alıyoruz?” diye kendini savunmaya çalışanlar…
Enflasyon olabilir ama bu davranışlar sonucu, örneğin 5-10 puan daha fazla çıkıyor.
Ne uğruna?
Daha çok kazanma hırsı uğruna.
Erdemli bir toplumu inşa etmek, tek başına bir iki bireyin erdemli olması ile gerçekleşmez.
Hatta o bir iki kişi böyle bir ortamda mağdur olur.
O nedenle, toplumun büyük bir çoğunluğunun bu erdemli davranışları sergilemesi esastır.
O zaman sahtekarlar saf dışı kalır.
Devletler, toplumsal olarak bunlara uyulması için hukuk normları, cezalar, yaptırımlar koymuştur.
Ama bunların her zaman caydırıcı olması mümkün değildir.
Mühim olan, vicdan dediğimiz, ahlak dediğimiz manevi unsurların devreye girmesidir.
Eğer bu olsa, o zaman hukuk kuralına, cezaya, mahkemeye bile gerek kalmaz.
Bu konu neden önemli?
Çünkü tüm toplumu ilgilendiriyor.
Sosyal ve ekonomik sorunların temelinde bu yatıyor.
Bazı şeylerden şikayet ediyoruz.
Ama kendimizi bir yoklayalım bakalım, aynı şey bizimle ilgili olduğunda nasıl bir davranış sergiliyoruz?
Yurtdışında yaşayan birinin anlatımında;
“Bir gün amirime sordum, ben bugün işe gelmesem ne olur diye. Adam algılayamadı ve sordu: Neden gelmeyeceksin? Hasta mı oldun, kaza mı geçirdin veya öldün mü? Yani o kişinin hafızasında buna dair bir algı yok, bunu anlamlandıramıyor…”
Aksi davranışların yoğun olduğu toplumlarda, güven yerine hep şüphe hakim olur.
Acaba aldatılıyor muyum?
Bunun ıstırabını neden çekelim?
Bu, aslında bir travma.
Çare ne?
Çareyi kendimizde arayıp bulacağız, sihirli bir değnek gelip bizi düzeltmeyecek.
Önce sen, ben söylediklerimizle uyumlu davranışlar sergileyelim bakalım ne olacak?
Eminim ki iyi olacak.
Ne güzel ifade etmiş Necip Fazıl bu durumu;

Namaz camiden çıkınca,
Hac Mekke’den dönünce,
Ramazan oruç bitince başlar.
Çünkü hayat başlıyor artık, alışveriş başlıyor, sözler başlıyor, para kazanma başlıyor vs.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Tektaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

06

Rafet El Roman - Tarafa taraf olup ses çıkarmamak da onuda söylemek lazım. Haksızlığa uğrayan bir insanın bir başka biri ise haksızlığa şahit olup doğrusunu söylememesi dilsiz şeytan dır. Çekimser olup yalan olacağına harbi olup doğruları söylemek gerekir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Şubat 21:50
05

Mehmet - Sayın Başkanım Elinize Yüreğinize sağlık...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Şubat 17:15
04

Yaşar Ar - Değerli başkanım çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Şubat 22:53
03

Hekim - Müslümanın en önemli özelliği sözüne sadık olmaktır.Kaleminize sağlık toplumumuzun kanayan bir yarasına işaret etmişsiniz…

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Şubat 23:39
02

Sezgin Baltürk - Biz sözün erini ararken etrafda hep generaller kalmış ara ki ER bulasın

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 13:18
01

İbrahim - Kaleminize sağlık. Çok güzel ve çok anlamlı bir yazı olmuş.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 10:53


Anket İzmit'te CHP Belediye Başkan adayı kim olmalı?
Tüm anketler