Millet artık bıktı usandı bunlardan!

Birçoğumuzun aşina olduğu bir hikâye var:

Klasikleşmiş elektrik kesintileri.

Biraz fazla kar ve yağmur yağar kesilir, biraz fazla rüzgâr eser kesilir, yavru kuşlar yuvadan uçar kesilir, kargalar tellerde dövüşür kesilir, havalar fazla sıcak ya da soğuk olur kesilir.

Son günlerde hemen hemen her gün kesintiler yaşanıyor.

Mesela dün gece Başiskele ve Gölcük’ün büyük bölümünde uzun süre elektrik yoktu.

Artık kesintiler de şekil değiştirmiş gibi bir anda kesilmiyor.

Saniyelik gidip gelerek sanki “Tüm cihazlarınızı bozacağım ha!” dercesine kesiliyor.

Elektrik dağıtım firmasını aradığınızda her seferinde ayrı bir bahane, her seferinde ayrı bir mazeret!

Yok, trafo patlaması, şebeke manevraları, yok kuş çarpması, yok havai hat ve kesici arızası...

Liste uzayıp gidiyor ama enerji sorunları bir türlü çözülmüyor.

Elektrik kesintileri iş yerlerinde ve konutlarda ciddi sıkıntılara yol açıyor.

Her şey elektrikle çalıştığı için insanlar, hayatlarının durduğunu hissediyor ve bu durum, iş yapamayan esnafın ve üretim yapamayan işletmelerin ekonomik kayıplarına neden oluyor.

Düzensiz voltaj, birçok elektrikli aletin bozulmasına ve kullanılamaz hale gelmesine sebep oluyor.

Bu da ek maliyetlere ve zararlara yol açıyor.

Öte yandan elektrik kesintileri, birçok evde başlangıçta gülüşmelerle karşılanıyor. (Ama son günlerde artık gülüşmelerin yerini sövgüler almış!)

İlk anlarda hepimiz aynı şarkıyı söylüyorduk: "Bak iyi ki kesilmiş, bu teknoloji bağımlılığı bizi mahvediyordu zaten!"

Televizyonlar ve bilgisayarlar kapatılıyor, aile bireyleri bir araya gelip eski güzel günleri yâd ediyorduk.

Çocuklar mum ışığında gölge oyunları oynuyor, “İşte bu gerçek aile zamanı!” diyorduk.

Ama işte tam da, o romantik anıların, gölge oyunlarının ve sohbetlerin ortasında bile herkesin içinde bir yerlerde gizli bir “Aman ya, bir an önce gelsin elektrik!" düşüncesi var.

Çünkü artık hayat, elektrikle bir bütün haline gelmiş durumda.

Ne kadar güzel eski günlere dönseniz de, ne kadar aile birliği yaşasanız da, gerçek hayatın ritmi, bir prizdeki o elektrik akımıyla devam ediyor.

İlgili yönetmelik gereği terör, sabotaj, doğal afet, ağır kış koşulları gibi mücbir sebepler haricinde günlük kesinti süresinin 12 saatten uzun olması halinde, elektrik dağıtım şirketleri kesintiden etkilenen abonelere yönetmelikle belirlenen miktardaki tazminat tutarını ödemek zorundaymış.

Geçen yıl uzun bir kesinti olmuştu dağıtım şirketinden gelen mesajda linke tıklayarak hesap numarasını girin yazıyordu.

Gerekli işlemleri yaptım sonucunda 58 TL para yatırdılar hesabıma.

Peki bu para bozulan cihazların tamirini karşılayabilir mi?

Bu durum, vatandaşın elektrik faturasını ödemediğinde ya da geciktirdiğinde karşılaştığı cezalarla karşılaştırıldığında hiç adil değil.

Hiç kendimizi kandırmayalım.

Aslında her gün yaşadığımız bu sıkıntılar altyapının yapılaşmayı değil tam tersine yapılaşmanın altyapıyı yönlendirmesinin sonucu.

Şehirlerdeki nüfus artış oranının altyapı gelişimiyle eş orantılı olmaması.

Yani nüfus hızla artarken şehirlerin ve yerleşim alanlarının altyapısı bu artışa yetişemiyor ve sonuçta çarpık yapılaşma ve beraberinde su ve enerji kesintileri, trafik sıkışıklığı ve bir sürü çevresel, toplumsal ekonomik problem.

Bu yüzden yerel yönetimlerin, artık imara yeni yerler açmaları konusunu bir kez daha düşünmeleri gerekiyor.

Yaşadığım ilçede nüfus 2015’te 70 bindi şimdi ise 120 bin.

Peki altyapı bu oranda arttı mı?

Elbette hayır.

Enerji dağıtım firmaları sürekli altyapıya yatırım yapıyoruz diyorlar.

Altyapı derken enerji nakil hatlarını gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yer altına mı alıyorlar acaba?

Diye düşünmeden edemiyor insan!

Gelişmiş ülkelerin kesinti sorunlarıyla pek uğraşmamasının temel sebebi, kusursuz bir altyapı planlamasıyla şehirleşmelerini başarmış olmaları.

Cadde ve sokakların altı tünellerle donatılmış, planlı bir kanalizasyon sistemi ile desteklenmiş.

Yağmur ve atık sular, kendi ayrı kanallarında düzenli bir şekilde akarken, yanlarındaki borulardan su, internet, doğalgaz ve elektrik hatları izole edilerek düzenlenmiş bir şekilde sorunsuzca geçiyor ve arıza ve kesintiler yaşanmıyor.

Bir hat döşenirken veya arıza durumunda her yerde kazı çalışmaları yapılması gerekmiyor.

Ağlar önceden haritalarla belirlenmiş kanallara yerleştirilmiş ve bu sayede işler daha az maliyetle ve kısa sürede hallediliyor.

İlk yatırım maliyeti belki yüksek olabilir, ancak bu düzenlemeler gelecek yıllar boyunca büyük ölçüde tasarruf sağlar.

Ülkemiz olarak enerji hatlarını yer altına almak şu an için yüksek maliyetli görünebilir.

Ancak şimdiye kadar yaşanan kesintilerin onarım maliyetleri, ev ve iş yerlerindeki cihaz hasarları ve sanayideki üretim durmaları düşünüldüğünde bu maliyetin çok daha üzerinde bir bedele mal olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

Şehirlere yön veren siyasetçilerin ve bürokratların uzun vadeli düşünerek bu altyapı yatırımlarına odaklanmalarının gerekiyor.

Ama bazen de düşünüyorum.

Yetkililer herhalde herkes başının çaresine baksın diyor!

Bu yüzden ben de evimin çatısına güneş enerji sistemi kurmayı planlıyorum.

Umarım devlet teşvik sağlar.

Zira son zamlarla jeneratör kullanımı oldukça maliyetli hale geldi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar E.Emin Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

03

Başiskele Mağdur - Bu elektrik şirketlerine devlet yada belediyeler yaptırım yapmadıkları sürece bunlar sürekli olur adamlar yatırım yapmıyor nasıl olsa hertürlü tahsilat yapılıyor mağdur olan vatandaş yazık gerçekten yazık

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 21:51
02

Enerjisiz Montajcı - Bu şirketin lobisi çok güçlü her kes kızıyor ama sonuçta kimse bir şey yapamıyor.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 20:35
01

Beki̇r Emekli - herkes anında ve zamanında telefon ve her türlü iletişimle neden şikayet etmiyor.İlgili ve yetkili kurum ve şahısları rahatsız etmeliyiz.Yoksa olaylar sıradanlaşıyor.Kanıksanıyor?

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 15:17


Anket İzmit'te CHP Belediye Başkan adayı kim olmalı?
Tüm anketler