Habaş’ı kötülemedik. Yerli hibriti merak ettik

Çayırova’daki Honda’yı satın alan Habaş ile ilgili bir haber yaptık.
Eleştirenler, olumsuz yorum yapanlar oldu.

-- Habaş'ın TIR ve otobüslerinden haberiniz yok. Brüksel'de fuarda sergilenen otobüslerden vs bahsetmemişsiniz. Habaş merkezin önünden geçerken bakın orada duruyor TIR’ı. Haberci dediğin araştırmacı olur.
-- Şuan Habaş’ın Manisa'daki fabrikasında çalışmaktayım. Prototip kamyonlar üretildi. Çalışıyor ve kullanılıyor. Habas isterse yapar arkadaşlar. Google’a habaş kamyon diye yazarsanız yapılan aracı görebilirsiniz. Tahminim 6 aya kadar üretim başlar.
-- Kamyon ve çekici ürettiler, yıllarca yapılmayanı 2 yılda yaptılar. Diğeri de biraz uzun sürsün sorun değil. Her gün büyük işler yapıyor Habaş. Ama büyük reklamlar yapmayı sevmiyor.

Peki biz ne dedik?
-- İki yıl oldu, Çayırova fabrikasında hala bir üretim yok, üretim hazırlığı yok.
-- Sadece pres bölümü için inşaat başlamış (O da 2 yıl sonra ve yeni başlamış).
-- Çalışanlara maaşları ödeniyor, o konuda sıkıntı yok. Ama onlar da Çayırova fabrikasında ne olacağını bilmiyor.
-- Habaş’tan konuyla ilgili bugüne kadar da herhangi bir açıklama gelmedi.
-- Çayırova’da ne yapacaklar?

Biz Kocaeliliyiz.
Ve Kocaeli’de satılan bir fabrikanın yeni misyonunu, yapacağı işi okurlarımızla paylaşmak istedik.
“Yerli hibrit otomobil üretilecek” diye yazıldığı için, böyle bir üretimin ilimizde yapılacak olması nedeniyle heyecanlanmıştık.
Biraz haber takip yaptık.
Hepsi bu.
Böyle bir fabrikanın Kocaeli’de üretilmesi bizi sadece mutlu eder.
Ancak 2 yıldır hemen hemen hiçbir ilerleme olmadığını duyduğumuzda biraz üzüldük.
Haberleştirirken de merakımızı habere yansıttık.
Açık konuşmak gerekirse;
Türkiye’nin en zenginleri arasında yer alan 77 yaşındaki Mehmet Rüştü Başaran adlı iş insanının, Honda’dan transfer edilen personelin çoğu ile (ellerini yukarı aşağıya sallayarak) maaş pazarlığı yapması, o dönem bizi hem şaşırtmış hem de aklımızı epey karıştırmıştı.

ÇAYIROVA MI? DİLOVASI MI?

Habaş, Manisa’da büyük bir kamyon fabrikası kurmuş olabilir. Tebrik ederiz.
İzmir’de demir çelik fabrikaları kuruyor olabilir. O konuda da tebrik ederiz.
Ama Çayırova’da tık yok.
Bizim söylediğimiz sadece ve sadece budur.
Konuyla ilgili bir başka detay daha var:
Geçen yıl “Dilovası’na 6.2 milyar liralık yatırım yapacağım” diyerek devletten teşvik istediğini öğrenmiş ve onun da haberini yapmıştık.
“Yıllık 4 bin adet hibrit otomobil ve 5 bin 500 adet otomobil üreteceğim, en az 500 kişiyi de istihdam edeceğim” diye devlete taahhütte bulunmuştu.
Çayırova’da halihazırda bir fabrika alanı varken, neden Dilovası için teşvik istediğini anlamamıştık.
Hala da anlamış değiliz.

OLMAYANA VAR DENİR Mİ?

Elbette zenginin malı züğürdün çenesini yorar.
Ama kafamız karışınca ister istemez sorularımız çoğalıyor.
Amacımız üzüm yemek.
Yapılıyorsa, güzel işleri tebrik etmek.
Fabrika alanında olan biteni göstermek isterlerse bize, bundan sadece memnuniyet duyarız.
Ama çalışanlardan aldığımız bilgi bu yönde.
Ortada bir hazırlık, makine kurumu, alt yapı çalışması, hat yapımı yok.
Ortada bir şey yok.
Olmayan bir şeye de var diyemeyiz…

Habaş’ı kötülemedik. Yerli hibriti merak ettik

Azmi Cihat Hatipoğlu’nu neden kabul etmiyorlar?

İyi Partililere soruyorum.
Şöyle söylüyorlar:

-- Körfezli değil. Körfez’de doğmamış, Körfez’de hiç yaşamamış. Körfez’in sokaklarını bilmez, insanını tanımaz.
-- Hala Körfez’de oturmuyor. Sadece emekli olduktan sonra Körfez’de çalışmaya başlamış. Hala Körfez’e gelip gidiyor.

İyi de buna rağmen İyi Parti onu neden aday gösterdi?
Soruyorum.
Şunları söylüyorlar:
-- Daha önce MHP’nin adayıydı.
-- Okul müdürü, herkes tanır.
-- Erzurumlular onu sever.

Habaş’ı kötülemedik. Yerli hibriti merak ettik

İki krizi de kötü yönettiler

Azmi Cihat Hatipoğlu’nun adaylığına parti içinde tepki mi oluştu?
İlçe başkanı ilçenin aktörlerini tek tek gezebilir, gazlarını alabilir, onları dinleyebilirdi. Sonrasında da anlayış ve destek isteyebilirdi. Ama yapmadı. Ya da ilçenin aktörleriyle bir toplantı organize edebilir, bu toplantıya il başkanı ve milletvekilini de davet edebilirdi. Ama yapmadı. Yapmadığı gibi sert konuşanlara gider yaptı. İl başkanı da benzer bir adım atabilir, mekik diplomasisi ile Körfez’deki tansiyonu düşürebilirdi. Ama yapmadı. Üstü örtülü ve açık atar, gider yaptı.
Ümit Dikbayır’ı partiden atmak mı istedi genel başkan?
Disiplin sürecini yerel seçim sonuna bırakabilirdi bence. Ya da Dikbayır’ı yanına çağırabilir, gazını alabilir, “Dikkatimizi dağıtmayalım, seçim sonrası konuşabiliriz” diyebilirdi. Elbette unutulur ama seçim öncesi İyi Parti’de istifa ve tartışmaların bitmek bilmemesi, ciddi bir imaj kaydı değil mi?
İki kriz de siyasal iletişim ve sosyal psikoloji açısından son derece kötü yönetildi.
Yapılanlar gereksizdi, zamansızdı.
Benim kanaatim böyle.

Habaş’ı kötülemedik. Yerli hibriti merak ettik

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Beki̇r Güre - hiç bir zaman istişareden,paylaşmaktan zarar gelmez.gerçekten acele işe şeytan karışır,demişler.İş adamları hakkında da (özellikle HABAŞ) Babası HACI HAMDİ BAŞARAN ı iyi tanıyoruz.Geçmişi ve is adamlığını severdik.rahmet linin.Fakat gizli ve önceden havalı propaganda maksatlı lafları da göz ardı edemyiz.Bir de iş ,yatırım delisi Fehmi YILDIZ ı da propagandasız gerçek iyi niyetli tanırız.Böyle insanlardan binlerce adet olsa seviniriz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Kasım 13:13


Anket İzmit'te CHP Belediye Başkan adayı kim olmalı?
Tüm anketler