Paralar nerede mi?

Hakan Süer bu meslekte sevdiğimiz ve hareketli bir kardeşimiz.
Ekmeğinin peşinde.
Yeni bir internet sitesi kurdu, yeni bir yola girdi.
Sadece o değil, son dönemde yeni bir yola giren çok arkadaş var, kurulan gazeteler, televizyonlar, yeni satın almalar var.
Sadun Çetin, Adem Turgut ile birlikte benim fotoğrafımı da başköşeye koymuş,
“Hayırlı olsun ziyaretine gelmediniz. Sizler adına çok üzülüyorum” diye yazı yazmış.
Bir iki değerlendirme yapayım:

BİRİNCİSİ. Buna bizim camiada sitem etmek değil ateş etmek denir. Sitem etmek isteyen telefonla arar, sitemini eder. Dostun tavrı böyle olur. Gazete üzerinden “Size çok üzülüyorum” diye yazar, üstüne de fotoğrafımızı koyarsanız konu zaten dostluktan çıkmış, en basit tabirle reytinge gitmek demektir. Ama reyting bence her şey değildir.
İKİNCİSİ. Ziyaretine gitmediğimiz, telefon etmeyi ihmal ettiğimiz pek çok meslektaşımız oldu. Ama hiçbiri bize böyle ateş etmedi. Kimse kimseye böyle yazmaz.
ÜÇÜNCÜSÜ. Arkadaşımıza yeni yayın hayatında canı gönülden başarılar dilerim. Başarıları daim olsun.
DÖRDÜNCÜSÜ. Daha sert bir yazı gelmeden, önümüzdeki günlerde bir Hayırlı Olsun ziyaretine gideyim. Elimde de bir hediye olsun ki, daha sonra “Eli de boş gelmiş, üzülüyorum” yazısı gelmesin…


Paralar nerede mi?

Kocaelispor, Kırşehir Belediyeyi kendi evinde 3-0 mağlup etti ve yeniden liderlik koltuğuna yükseldi.
Lider bir takımın teknik direktörünün “istifa” diye eleştirilmesi elbette tuhaf.
Ama daha tuhaf olan bir şey daha var.
O da aynı tribünlerin “ Engin Koyun paralar nerede?” demesi.
Engin Koyun iyi bir kulüp yöneticisi olmayabilir.
Engin Koyun iyi transferler yapmamış da olabilir.
Bunları söyleyebilir, eleştirebilirsiniz.
Ama Engin Koyun’u maddi yönden eleştirmek, “Paralar nerede?” diye sormak bana tuhaf hatta saçma geliyor.
Kulübün paraya ihtiyacı olduğunda ya kendi cebinden verdi ya da arkadaşlarından aldı.
Bir miktarını bağışladı ama o kadar borç para vermek bile çok büyük bir fedakarlık.
Enflasyonun yüzde 80 olduğu yani her geçen ay eridiği bir dönemden bahsediyoruz.
Kim yapmış, kaç kişi yapmış?
Engin Koyun sadece kendi vermiyor, kulüpteki kaçakları da kapatıyor.
Kaçakların sorumlularını kulübün kapısından içeri sokmuyor.
Şüpheli işler yapanları kovuyor.
Kulübün bu dönem kimseye borcu yok.
Futbolculara, teknik heyete paraları tıkır tıkır ödeniyor.
Geçmiş dönemin borçları da önemli miktarda azaltıldı.
Bence yanlış yerden bir eleştiri.
Sadece ben değil pek çok taraftar o sloganların maksadını anlayamadı.
Ya da altında yatan amacı.

DİPNOT:
Mert Çölgeçen’i ilk maçında çok beğendim.
Çok güzel kademe alıyor.
Teknik, genç ve diri.
Transferinde emeği geçenleri tebrik ederim.


CHP’li arkadaşlar da orada olmalıydı

Tam fırsatıydı.
Bu mukaddes kitap sadece muhafazakar STK’ların değil.
Ya da sadece AK Parti’nin değil.
Tüm partilerin, tüm STK’ların, inanan herkesin kitabı.
İsveç’teki eylem de açık bir provokasyon.
Tepki vermek de son derece doğru ve mantıklı.
Aslında CHP için bulunmaz fırsattı.
Kimi genel merkez yetkilileri ve partililer tepki gösterdi.
Ama ben ilimizdeki CHP’lilerin ve CHP kimliği ile bilinen arkadaşların da Fevziye Camiinde Cuma namazından sonra yapılan tepki açıklamalarına katılmasını isterdim.
Ya da sonradan kendilerinin burada ve bu yönde bir açıklama yapmasını.
Güzel olurdu, doğru olurdu.
Bazı tabular yıkılır, İsveç ya da batıya karşı da birlik görüntüsü perçinleşirdi.
Konuyu siyasete indirgemiyorum.
Siyasetin bu tür dönemlerde inisiyatif almasının önemini anlatmaya çalışıyorum.
Tıpkı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kardeşinin cenazesine AK Partililerin katılmasını önemsediğim gibi.
Dileyen dilediği gibi yapmaya ve yaşamaya devam edecek zaten.


O fotoğraf tabii ki yanlış

Siyasette babalar kadar çocukları da çok önemli.
Yaşantıları, özel ve ticari hayatları da çok önemli.
Misal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çocukları, pek çok siyasetçinin çocuğuna göre sakin ve mütevazı bir yaşamı tercih ediyorlar ki doğru yapıyorlar.
Misal, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çocukları gözlerden ırak, mütevazı bir yaşamı tercih ediyorlar ki, onlar da doğru yapıyorlar.
Ama Binali Yıldırım’ın oğlu hal ve hareketleriyle sadece babasını değil AK Parti’ye gönül veren herkesi üzüyor.
Üzmekle de kalmıyor, zora sokuyor.
Son örnek Erzurum’da çekilen o fotoğraf.
Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım yanında devletin valisi, askeri, yöneticisi varken koltuğa yayılarak oturuyor.
Belki alaya almıyor.
Ama bu kadar rahatlık da doğru değil.
Kendi evinde istediği gibi otursun, kalksın.
Ama devleti temsil eden insanların yanında oturuşuna, kalkışına dikkat etsin, etmeli.
Bu tür davranışlar devletin saygınlığına ve şu an devleti yöneten AK Parti’ye zarar verir.
Halbuki bu konulara en çok Erkam Yıldırım’ın dikkat etmesi gerekir.
Singapur’daki gazinoya gidip kumar oynamasını saymıyorum bile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket AK Parti’den kimler Kocaeli milletvekili adayı olmalı?
Tüm anketler