Bizim Vali yine müthiş konuştu

Hatırlar mısınız?
İki ay kadar önce boş bir tartışma başlattılar.
Kocaeli Valisi Seddar Yavuz’a çullanmak istediler.
Ama boş çıktı.
Çünkü boş bir tartışmaydı.
O tarihlerde “Ben ayakta alkışlıyorum” başlıklı bir yazı yazmıştım.
Seddar Yavuz’un konuşmalarını dinlediğinizde eleştirmek yerine alkışlayacak konular bulursunuz, kabilinden bir yazıydı.
Vali Yavuz ile bireysel bir tanışıklığım yok.
Olması için bir çabam da yok.
Ama eğriye eğri, doğruya doğru.
Kocaeli Valisi, 30 Ağustos sebebiyle valilik bahçesinde verilen resepsiyonda da harika konuştu.
Sıkıcı, boğucu, klasik, laf olsun, adet yerini bulsun kabilinden yapılmış bir konuşma değildi.
Kağıda bakarak okunan bir konuşma hiç değildi.
Dün akşamki metni az sonra olduğu gibi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ama öncesinde bir iki tespit ve değerlendirme yapmak istiyorum:
1.Kocaeli’nin akılda kalan en hatip valisi kuşkusuz Hasan Basri Güzeloğlu’dur. Güzeloğlu bu konuda bir numaradır. Gerek kelimeleri telaffuzu gerek anlam bütünlüğü gerek vurguları harikaydı. Seddar Yavuz’u herhalde ikinci sıraya alabiliriz. Hele ki dün akşamki hitabeti, cümleleri, vurguları müthişti.
2.Bu konuşmadan sonra gelenek olduğu üzere masaları gezdi, şehit aileleri, gaziler, davetlilerle sohbet etti, fotoğraf çektirdi. Bu esnada da eşi Selda Yavuz’un elini hiç bırakmadı.
3.Resepsiyonun finalinde “10.Yıl Marşı” değil, “Irmağının Akışına Ölürüm Türkiyem” parçası çaldı ki bu da güzel bir tercihti. Irmağının akışına kim ölmez ki?
4.Vali Bey gazetecilerin bulunduğu masada da üç konuya vurgu yaptı:

  • Devletten korkmamalıyız. Devleti sevmeliyiz, sevdirmeliyiz. Seversek hep birlikte başka bir seviyeye çıkarız. Bu milletin genlerinde devlete saygısı var zaten. Ekstra germeğe gerek yok...
  • 30 Ağustos’u gençlerle ve gençlere göre kutlamalıyız. Milli duyguları aşılamalıyız…
  • Ben hiçbir zaman sıradan bir vali olmadım, olamam. Sadece herkesin yaptıklarını yapmak istemiyorum…

Yukarıdaki cümlelere var mı itirazı olan?
Var mı ağız burun büken?
Hadi gelin şimdi, 30 Ağustos akşamı, valilik bahçesinde kürsüden yaptığı o konuşmayı satır satır okuyalım;

1071’İ HAZMEDEYENLER

“1071’de başlayan kıyamımız bize bir Anadolu Selçuklu, bir Osmanlı, bir de Türkiye Cumhuriyeti Devleti bahşetmiştir. Dahası dünyaya hakkı ve hukuku haykırmayı, adaleti tesis etmeyi, gözyaşı silmeyi, mağdurların ve mazlumların koruyucusu, hamisi olmayı nasip etmiştir. Hiçbir zaman öldürmeyi, katletmeyi, işgal etmeyi değil, yaşatmayı tercih etmiştir. Almayı değil, vermeyi şiar edinmiş büyük bir medeniyetin evlatlarıyız.
1071’i hazmedemeyenler, 1453’ü hazmedemeyenler, bizi bu topraklardan söküp atmak isteyenler bundan yaklaşık 100 yıl önce Mehmet Akif’in de ifade ettiği gibi ‘tek dişi kalmış canavar’ gibi Anadolu’ya saldırdılar. Bütün bir intikam duygusuyla yakıp yıktılar.

İŞGALE VE UŞAKLIĞA TAHAMMÜL YOK

Aziz Türk milleti Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde işgale, uşaklığa asla tahammülü olmadığını, yokluklar içerisinde bile dimdik ayakta olduğunu, onurunu, haysiyetini ve bağımsızlığını koruyacağına dair inancını, iradesini ortaya koyarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış ve dün olduğu gibi bugün de kışkırtılan ve Anadolu’yu işgal eden hainleri bu topraklardan ebediyen söküp atmışlardır.
Biz aslında zaferlerimizi kutlarken gençlerimize, geleceğimize buradan mesaj vermek istiyoruz. Yoksa sadece zaferleri anmak, yad etmek bu zaferleri kazandıranları anmak yeterli değildir. Çünkü uyanık olmazsak, bir ve beraber olmazsak, bu ihanet çetelerinin içimizde bulduğu hainlerle iş birliği yaparak yine ülkemizi işgal etmek üzere kumpaslar kurduklarını ve gayretleri içerisinde bulunduklarını gözden kaçırabiliriz.

SİYASİ GÖRÜŞÜNÜZ NE OLURSA OLSUN

İşte Suriye’de olanlar, Hendek-Çukur, şimdi Akdeniz’de ve Ege’de olanlar, etrafımızda meydana gelen işgaller, göçler hepsine baktığımızda bir kez daha yüzleşeceğimiz sorunlarımızın olduğunu hep beraber görüyor ve müşahede ediyoruz.
Siyasi görüşünüz ne olursa olsun Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi “söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyen ve ay yıldızlı al bayrağın etrafında toplanan, iman ile ihlas ile iradesine sahip çıkan, hür ve bağımsız yaşama arzusunu ortaya koyan büyük bir millet refleksiyle ortaya çıkmaktır.

MİLLİ ŞUUR İLE YETİŞTİRMELİYİZ

İşte bugün aslında buradan vermek istediğimiz mesaj; 30 Ağustos Zaferi ile perçinleşen Anadolu’daki hakimiyetimizin ebediyen süreceğidir. Hangi tuzakları kurarsa kursunlar, içimizdeki hangi hainlerle iş birliği yaparlarsa yapsınlar alacakları cevap hep aynıdır. Hezimettir, yok oluştur. Ama aziz Türk milleti kıyamete kadar hür ve bağımsız yaşayacaktır. Bu açıdan da evlatlarımızı milli şuur ile yetiştirmeliyiz. Ay yıldızlı al bayrağı gördüğü zaman gözleri yaşaran, İstiklal Marşımızı duyduğu zaman tüyleri diken diken olan, Ezan-ı Muhammediye’yi duyduğunda da huşu ile Allah’a yönelen bir nesli hep beraber inşa edeceğiz.

KULLANAN DEĞİL ÜRETEN BİR ÜLKE

Biz bu duygu ve düşüncelerle bu vatanı hür ve bağımsız yaşattık, yine aynı duygularla bu vatanı hür ve bağımsız yaşatacağız. Aziz milletimizin her bir evladının onurunu ve haysiyetini koruyacağız.
Hür ve bağımsız yaşamanın yolu geçmişimizden ders çıkartarak geleceğe hazırlanmak ve çok çalışmaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkacağız. Bilim ve teknolojiyi yakalayacağız. Bilim ve teknolojiyi kullanan değil, üreten bir ülke ve toplum olacağız. Bunun yolu çok çalışmak, farkında olmak, kurulan tuzaklara düşmemektir. Fikir ve düşünce ayrılıklarına düşmeden bir ve beraber olmanın yollarını mutlaka bulmalıyız.

NİCE ZAFERLER GETİRSİN

Bu vesileyle bir kez daha 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyoruz. Ağustos ayının bize nice zaferler getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyoruz. Bir kez daha başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Yine bu topraklarda hür ve bağımsız yaşamamızı sağlayan aramızdaki çok kıymetli şehitlerimizin emanetleri ailelerine, kahraman gazilerimize de minnet ve şükran duygularımızı ifade ediyor, bu kabul davetimize katılımlarınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”


Yaşar’la beklerken Çakıcı ile oldu

Her partide kimlerin milletvekili aday adayı ve adayı olabileceği, kimlerin hangi sıra için yarış yapacağı aşağı yukarı belli.
Genel seçimlere müstakil olarak gireceğini açıklayan Deva Partisinde epeydir Kocaeli 1.sırada kimin olacağı konuşuluyordu.
İl Başkanı Adem Koç’un birinci sırayı istediği biliniyor.
Ama genel başkan yardımcısı Ali Ufuk Yaşar da istiyor.
İyi de hangisi ilk sırada olacak?
Aslında genel seçimlere git gide yaklaştığımız şu günlerde Koç ve Yaşar arasında bir elektriklenme ya da alttan alta bir mücadele beklenirken…
Koç ile İzmit İlçe Teşkilatı arasında iplerin kopması çok şaşırtıcı.
Hele hele kongrelerin kağıt üzerinde yapılmak istenmesi, rahatsızlığını dile getiren İzmit İlçe Teşkilatının tepkilerinin göz ardı edilmesi akıl alır gibi değil.
Adem Koç gibi tecrübeli olduğunu sandığımız bir isim bu derece ciddi bir hatayı nasıl yapar?
Ne yani?
Adem Koç’un aday adaylığı için istifa edecek olmasından sonra il başkanlığına kimin oturacağı konusu da sıkıntı mı olacak partide?
Gücü elinde bulunduranlar “küçük olsun benim olsun” mu diyecek?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Engin Şahin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

04

Erhan - Irmağın akışına ölürüm diyeceksiniz sonra da ülkede ne kadar güzel şey varsa parsel parsel yabancılara satılmasına ses çıkarmayacaksınız milliyetçilik

taslayacaksiniz kim inanır Kadir Inanır

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Eylül 20:53
03

Tahsin Sevim - SN. Valimizin konuşmalarını beğenmeyenler yerli, milli ve vatansever olmayan azınlık bir güruhtur..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Eylül 14:07
02

Ibrahim Kahraman - Vali beyimizin drğetlendirmeleri harika…devletimizi srvmek ve bu şuurdan olmak ne kadar önrmli! Bınuda iyi yurttsş,kaliteli vatandaş bilinci ile sağlayabiliriz.verdiğiniz bilgilere teşekkürler

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 01 Eylül 10:44
01

Abuzer kadayıf - okudum sıradan doğal bir milli gün konuşmadı bunda abartacak ne var :) sonraki etkinliklere davet alabilmek için yalakalık ise ok haklısın

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 01 Eylül 08:45


Anket Sizce Kocaelispor'un kulüp başkanı kim olmalı?