En Kocaeli'ye veda

İnanın nereden başlayacağım, nasıl anlatacağım bilmiyorum.
Bu yazıyı sizi sıkmamak adına biraz daha kısa tutabilmeyi gerçekten isterdim; ama başında söyleyeyim, pek sanmıyorum.
Bu kentte ismi çalıştığı gazeteyle özdeşleşen (benim jenerasyonun yetiştiği) birkaç isim var.
Onlardan biri Murat Yoldaş’tı mesela.
Özgür Kocaeli dendiği zaman sokakta, dernekte akla gelen isimlerden biri oydu.
Yine sporseverlerin Özgür Kocaeli dendiği zaman aklına Hayrettin Albayrak gelir.
Kocaeli Gazetesi dendiği zaman Hakan Yağcıoğlu, Erdem Övüç, Çağdaş dendiği an Sadun Çetin, Nurettin Kolaylı insanların aklına gelir.
Bir dönem Demokrat Kocaeli dendiğinde herkes Suriye Çatak Tek’in ismini anardı, o da benim gibi yıllandığı gazeteden de zamanında bir ayrılış sürecine girdi.
Çalıştığı kurumla ismi özdeşleşen isimlerden biri de görüyorum ki ben oldum.
Bu da bir çalışan için mutluluk verici bir şey.
12 Mart 2017’de başladı En Kocaeli macerası.
2017’nin ağustosunda Demokrat Kocaeli Gazetesinin kadrosundaydım.
Yaptığım meslekle ilgili kafam karışık, askerliğini bekleyen ve kendine bundan sonra bir yol çizmeyi planlanan bir serseri mayın gibiydim.
Ne yapsam bilmiyordum, İstanbul’dan gelen bir iş teklifini değerlendirdim ve Bahçelievler’e taşındım.
İstanbul, 4 ayda kendinden bıktırdı.
Mutsuzdum, kimseyle konuşamıyor, vaktimi daha çok tek başıma geçiriyordum.
Oysa ben sosyal yönü kuvvetli bir insandım.
En büyük sermayem, insanlarla diyalog kurmak, yeniliğe açık olmak, farklı insanları farklı fikirleri dinlemek ve bunları harmanlamaktı.
Orada da sektörel bir gazete çıkardım ancak oldukça statik bir işti, beni ben yapan özelliklerimi kullanamıyordum.
Özetle İstanbul’daki iş ortamında kendimden uzak kaldım.
Tam o sıkıntılı zamanlarda Engin abi aradı.
Daha evvelki yazılarımda da bahsetmiştim; İstanbul’a gitmeden önce Engin abi beni arayıp benimle çalışmak istediğini söylemiş, ancak karşı tarafa söz verdiğim gerekçesiyle bu teklifi reddetmek durumunda kalmıştım.
İstanbul’dayken teklifini yineledi.
4 aylık İstanbul yaşantısında 5 hafta sonunu İzmit’te geçiren ben, Engin abinin teklifini kabul ettim ve İzmit’e geri döndüm.
18 Mart 2017 yılında En Kocaeli Gazetesi yayın hayatına başladı.
Henüz gazetenin ikinci ayında işten ayrılmayı bile düşünmüştüm.
Ancak o gün Engin abiyle yaptığımız konuşmanın ardından mesleğe bakış açım, mücadelem değişti.
Pes etmedim, o günden sonra başka hiçbir şey düşünmeden işime sarıldım.
En Kocaeli bana çok şey kattı cümlesindeki sadelikten çok daha fazla şey kattı.
İlk defa köşe yazısı yazmaya burada başladım.
Hatırlıyorum da; köşe yazısı yazmaktan ne kadar çekiniyordum yolun başında.
Ne kadar zor bir iş gibi geliyordu bana.
Şimdi ulaştığım noktada düşündüğüm her şeyi istediğim gibi yazabiliyorum.
Her şeyi derken; düşündüğünü istediğin gibi kelimelere aktarabilme, kendini ifade edebilmeyi kast ediyorum. Konudan ziyade yazıyı yazabilmek, kendini kelimelere dökebilmek.
Bunda Engin abinin payı çok büyüktür.
Geride kalan 5 yılı aşkın süre zarfında bu kurumda hiç baskı görmedim.
Muhakkak gazetelerin bir yayın politikası olur, çalışanlar da mümkün olduğunca bu dairede hareket etmeye çalışır. Ki bu her yerde böyledir.
Ama buna rağmen, ben hiç bu realiteyi hissetmedim, hakaret etmeden, küfretmeden, yalan atmadan her şeyi yazmaya gayret ettim.
Kah öfkelendim, kah mutlu oldum.
İnanın burada anlatacak çok hikaye, verilecek çok detay var.
Bu köşe yazısını yazmak benim için nasıl bir şey biliyor musunuz?
Elinizde envai çeşit malzemeniz olduğunu düşünün.
Ama üç-dört malzeme kullanarak en leziz aşureyi yapmaya çalışıyorsunuz.
İşte bu yazıyı yazmak da o kadar zor.

BİR KISA HİKAYE

Bu gazete yayın hayatına başlamasının ilk günleriydi.
Günlük okunmalarımız henüz 3 bin bandındaydı.
Kandıralı Murat Batmaz’ın bir haberini yapmıştık.
Anlık sitedeki insan sayısı 180’leri görmüştü. Ki 180 rakamı yüksek bir rakam değil, ama o gün için bizim rekorumuz manasına geliyordu.
Nasıl mutlu olmuştuk biliyor musunuz?
O trafiğin mutluluğunu yaşarken otobüsü kaçırmıştım mesela.
Yarım saat boyunca Kandıra Sapağında beklemek zorunda kalmıştım.
Şimdi geldiğimiz noktada (geniş kadrolu bazı matbu gazeteleri bir kenara koyarsak) EN Kocaeli; bu kentin en çok okunan internet haber sitesi olmayı başardı.
Ve bunu En Kocaeli Yazı İşleri Müdürü Furkan Çalışkan söylemiyor, Alexa söylüyor, Medyasyon söylüyor.
Bunda tüm ekip arkadaşlarımın olduğu gibi benim de payımın olduğunu düşünüyorum.
Burada geçirdiğim 5 buçuk yılın ardından, sıfırdan başlamış bir gazetenin istikrarlı bir şekilde büyüyüp, etki alanını arttırmasına şahit olduğum ve bu ekibin içinde yeri geldiğinde lider, yeri geldiğinde yardımcı, yeri geldiğinde hamal olarak görev yaptığım için çok mutluyum.
EN Kocaeli, benim için çok farklı bir kurum.
Ne kadar cümle kurarsam kurayım, buranın benim için değerini anlatmak için yeterli olmayacaktır.
O yüzden konuyu değiştiriyor ve ayrılık kararıma geçiyorum.

NEDEN YENİ BİR YOL?

Az buçuk tarih bilgisi olanlar bilir.
Osmanlı Devletinin yıkılış sebepleri arasında şöyle bir madde yer alır:
Doğal sınırlara ulaşılması.
Nedir doğal sınırlar?
Yönetilebilir, ulaşılabilir alana ulaşmıştır Osmanlı Devleti.
Osmanlı; Avrupa’da Viyana kapısına kadar dayanmış, Afrika’da Mısır’dan Cezayir’e kadar olan bölgeyi eline geçirmiş, Yunanistan’ı Türk yurdu yapmış, İtalya, İspanya ve Fransa dışında, Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmişti.
Arap coğrafyasını tamamen ele geçirmiş Osmanlı’nın sınırları Hazar Denizine, oradan Azerbaycan, Ermenistan, Dağıstan, Gürcistan, Kırım, Ukrayna’ya kadar ulaşmıştı.
Ve Osmanlı ulaştığı en geniş sınırların ardından artık aşağı doğru seyretmeye başlar.
Birçok sebebi muhakkak var; ama bu kadar geniş bir coğrafyaya; teknik imkanları çok kısıtlı olduğu 1500’lerde hükmetmeye çalıştığınızı düşünün.
Kolay bir iş değil.
İşte bende kendimi artık EN Kocaeli’deki sürecimde doğal sınırlara ulaşmış gibi hissediyordum.
Yıllardır aynı tempoda, hem ofis içinde hem ofis dışında, kendime ve kendi görüşmelerime pek de vakit ayırmadan sadece kendi gazeteme odaklı yaşıyordum.
Sanki artık bir şeyler benim için durağanlaşmıştı, normalleşmişti.
Belki de heyecanımı yitirmeye başlamıştım.
Ve benim yaşım 28.
Risk almaya, meydan okumaya, yeniden var olmaya yetecek enerjim var.
Ama bu rejenerasyonu yakalamak için benim de bir adım atmam gerekiyordu.
Konfor alanımdan çıkmalı, yaptığım işte kendimi daha çok zorlamalı, yeni kararlar almalıydım.

NASIL GELİŞTİ?

Bu zamana kadar, En Kocaeli’de görev yaptığım süre boyunca kadar birçok iş teklifi aldım.
Aldığım iş tekliflerini de hiçbir zaman ifşa etmedim, kurumuma karşı pazarlık konusu yapmadım.
Kurban Bayramından önceki hafta yıllık izne çıkmıştım.
Sektöre girdiğimden beri tanıdığım Abbas Çakar, Özgün Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğinden ayrılmış, iş adamı Cezmi Çiçek’in kurmayı planladığı medya merkezindeki gazetede Genel Yayın Yönetmenliği görevini kabul etmişti.
Abbas abi bir pazar günü beni aradı, görüşmek istedi.
Bana yeni kurulan yapıyı, planlarını, benle nasıl çalışmak istediğini, benden neleri beklediğini, neleri beklemediğini anlattı.
Odak noktamızın yalnızca gazetecilik olacağını, gazete yönetiminin bizi habercilik konusunda özgür bırakacağını, baskıdan, mobingden uzak, yalnızca iş odaklı bir ortamın oluşacağından bahsetti.
Ben de kendisini dikkatle dinledim.
Bir gazetede çalışma şartları, yapacaklarınız ve yapmayacaklarınız; kazanacağınız paradan çok daha önemlidir.
Abbas Çakar, Cezmi Çiçek’in kurmayı planladığı yapıyı, kendisini bana çok iyi özetledi.
Garantiler verdi.
Sonra, “Gel bu gazetenin yazı işleri müdürü sen ol. Bu yapıyı beraber kuralım” dedi.
Ve anlaştık.
Şimdi şse;  5 buçuk yıldır ofisini kendi evim görüp, kendi iş yerim gibi çalıştığım, ailem gibi gördüğüm En Kocaeli’den; yeni bir hikaye yazabilmek için ayrılıyorum.
İnanın bunları anlatmak, konuşmak, kelimelere dökmek çok zor.

TEŞEKKÜR

Geride kalan 5,5 yıllık mesai hayatım için en başta aileme teşekkür ediyorum.
Yıllardır bu kurumda çalışırken, haftanın belirli günleri akşamları da çalıştım, gazete için nöbet tuttum.
Zaman zaman akrabalar, tanıdıklar ziyarete geldi, o anlara şahit oldu.
Kalabalık buluşmalarda bir köşede laptopla iş yapmak durumunda kaldım.
Oturdum, telefondan haber yazdım.
Bunları da severek yaptım.
Zorlaştırmadılar, kolaylaştırdılar.
Bu sebeple en başta onlara teşekkür ediyorum, varlıklarına duacıyım.
Ve Engin abim.
Bu sektörde öğretmen bulmak zordur.
İşte Engin abi bizim için öyle bir insan.
O da öğrenmeye, yeniliğe, yeni görüşlere açık ama en önemlisi öğretmeye açık biri.
Ve bu sebeple buradaki kardeşliği uzun yıllar boyunca devam ettirdik.
Bizi yanlış yönlendirmedi, saldırtmadı.
Bende, burada çalışan diğer ekip arkadaşlarım da gerçekten inandığı şeyleri yazdı, yeri geldi haber yaptı.
Bu çalışma ortamını sağlamak bir patron için kolay bir şey değildir.
Bana çok katlandı, çünkü biliyorum ki yeri geldiğinde çekilmez bir insan olabiliyordum.
Bazen fazla öfkelenen, anlaşılamaz bir ruh haline bürünebiliyordum.
Öyle zamanlarda bana sabretti, olması gerekenleri mümkün olduğunca söylemeye çalıştı, her zaman abilik yaptı.
Hepimiz hatalar yapabiliyoruz, o da yanlışları hata gördü ve yıllarca burada kardeşlik hukukuyla bir çalışma ortamı sağladık.
Bu sebeple Engin abiye çok teşekkür ediyorum.
Belki ofise bir veda söz konusu; ama kardeşlik hukukumuz devam edecektir.
Engin abinin eşi Melek abla.
Yıllardır ellerinden yemek yedik.
Dört çocuklu bir kadın, haftanın her günü yeri geldi evinde yeri geldi burada bize yemek yaptı.
Eksiklerimizle ilgilendi, önümüze çay getirdi, tatlı koydu.
Bunu da müthiş bir samimiyetle yaptı.
Gerçekten iş yükü en az bizim kadar ağır.
Onun hakkını ödememiz çok zor.
Allah ondan razı olsun.
Yine gazetenin reklam işleriyle ilgilenen Melek ablanın kardeşi Merve Pir Esen’e de çok teşekkür ediyorum.
Melek ablanın olamadığı her an o vardı.
Hepimiz işimizi yapıyorduk, ama o aile ortamını bozmadan, sınırları aşmadan birbirimizle her zaman çok iyi anlaştık.
Abla-kardeş hukukuna riayet ettik.
Merve ablaya da bunca yıllık desteği için ayrıca teşekkür ediyorum.
Ve bizim editörlerimizden Talha Yıldırım.
2,5 yılı aşkın süredir birlikte çalışıyoruz. Bodrumlu, köşe yazılarını da görüyorsunuz.
2,5 yıldır tek bir gün tartışmadan birbirimizin açıklarını kapattık.
Bir takım arkadaşı gibi, yermeden, kuyu kazmadan, olması gereken ne ise birlikte yaptık.
O da her zaman olayın olumlu tarafında kaldı.
“Hiçbir şey yok” demeyen, “Ne yapabiliriz?”diye sorgulayan bir isim.
Ona da desteği için teşekkür ediyorum.
Son olarak aktif olarak gazetemizde görev yapan isimlerden biri Mehmet Çabukel.
Kırmızı Kocaeli’den Hakan Yağcıoğlu geçtiğimiz haftalarda ofise gelmişti.
“Furkan, Mehmet sana emanet. O benim kardeşim. Senin olduğun yerde sorun olmayacağını biliyorum. Ona destek ol” dedi.
Mehmet, benim sevdiğim bir kardeşim.
Gazetecilik, bir anda öğrenilen bir iş değil.
Mehmet çok hızlı emeklemeye başladı ve ayağa kalktı.
Adımlarını yavaş ama sağlam bir şekilde atıyor.
Tez zamanda koşacağından tek bir şüphem bile yok.
Ona da birlikte çalıştığımız bu kısa sürede katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Son bir yıla gazetemizde damgasını vuran, ancak geçtiğimiz günlerde (daha pastasını kesemedik) bize veda eden Senem Koçman’a da teşekkür etmek istiyorum.
Müthiş bir yazı yeteneği, görsel zekası var.
Burada geçirdiği 1 yılda çok şey öğrendi, kısa sürede özellikle gezi yazılarıyla kente rüştünü gösterdi.
Ofis içinde çok çalışkan, editöryel manada da işini eksiksiz yapan bir isimdi.
Ona da desteği ve kapattığı açıklar için çok teşekkür ediyorum.
Ve hemen ofisimizin kapı komşusu Yasin Gümüş ve ailesi.
Ofiste; sanki evinizdeymiş gibi sohbet edebildiğiniz bir aile Gümüş ailesi.
Yasin abi, eşi ve iki güzel çocuğu da oldukça özleyeceğim simalardan.
Ve dünden bugüne mesai yaptığım;
Sibel Sönmez Özdemir, Gülhan Kılıç Dilsiz, İrfan Çalışkan, Şeyma Küçüköner, Cansu Albayrak, Serhat Güneş, Busenur Küpeli, Burcu Nazlı, Cihat Polat, Sezer Erzincan, Ayşe Ersoy, Abdullah Erdem ve kısa süre de olsa bizle çalışmış, şimdi isimlerini zikretmediğim tüm mesai arkadaşlarıma; ayrıldığım kurumum ve kendi adıma teşekkür ediyorum.
Bu isimlerin tamamını En Kocaeli Gazetemizin dergisinin 5. Yıl Özel Dergisini de zikretmiştik.
5 buçuk yıl bir kurumun kuruluşundan bugününe kadar çalışmışsanız; iş yerinden ayrılmak daha doğrusu güzel ayrılmak hiç de kolay değildir, örneklerini çok gördük.
Ama biz bugün Engin abi ve En Kocaeli ile yollarımızı olabilecek en dostane şekilde ayırıyoruz.
Abi-kardeş hukukumuz dün olduğu gibi yarın da devam edecektir.
Ve biliyorum ki; başarı bir ekip işidir.
Benden sonraki süreçte En Kocaeli Gazetesi başarı çıtasını yükseğe taşıyarak kentte adından söz ettirmeye devam edecektir.

OKUYUCUYA

Çok teşekkür ettim, çok kişiyi andım.
Sıra sende sevgili okur.
Yeri geldi bana kızdınız, yeri geldi beni sevdiniz, yeri geldi hak verdiniz, yeri geldi bana küfür edenleriniz bile oldu.
Tabi ki tüm okuyucuyu aynı kefeye koymuyorum.
Ama sen eğer şu an bu satıları okuyorsan, bil ki sen okuduğun için ben yazabiliyorum.
Bunun her zaman bilincinde oldum, olmaya da devam edeceğim.
Sana en doğru haberi en hızlı şekilde aktarmak için, yine bazen kendime has yorumlarla sana yeni konular aktarabilmek için hayatıma yeni bir sayfa açma hazırlığındayım.
Belki artık başka bir sitede buluşacağız, ama yine biz buluşacağız.
Sizlerin desteği ve ilgisi olmasaydı, bu kadar çalışmanın bir manası da olmazdı.
Var olun, bir süre sonra görüşmek üzere…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

19

Tüpraş - Sadece Kocaeli'nin değil Türkiye'nin en büyüğü TÜPRAŞ hakkında ki haberlere sadece senin sayende ulaşabiliyorduk umarım yeni adresinde de tüpraş haberlerine kaldığın yerden devam edersin hayırlı olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Ağustos 13:52
18

Tüpraşlı - Bir Tüpraşlı olarak, yaşadığımız zor günlerde yanımızda olduğun sesimiz olduğun için özellikle teşekkür ediyorum sana yolun bahtın açık olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Temmuz 02:41
17

Kadir Dalca - Yolun bahtın açık olsun Furkan kardeşim. Bundan sonraki hayatında başarılar diliyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 20:12
16

Ermeni Surahi - @Fait sait 15 nolu yoruma cevabı: Deve temin tam deve o guresir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 17:20
14

Hakan Küçük - Hakkında hayırlısı olsun kardeşim ,başarılar diliyorum

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 11:42
11

Nurşah Köseoğlu - Hakkında hayırlısı olsun dostum....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 23:29
10

Tolga Papakçi - Hakkında hayırlısı olsun.Allah utandırmasın kardeşim...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 23:16
09

Komando - KARDEŞİM YOLUN AÇIK OLSUN ADAM GİBİ ADAM FURKAN ÇALIŞKAN SENİ TAKİP ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ KİM TRAŞ YAPARSA YAPSIN DOĞRU YOLDASIN KARDEŞİM BAŞARILAR.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 22:45
08

Nuri bey - Hakkında hayırlı olsun. Vefalı olman ayrı bir güzellik. Allah yardımcın olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 22:03
07

Mehdi Kaan Günan - Yolun bahtın açık olsun güzel insan

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 21:24
05

Sefa Sözer - Hakkında hayırkı olsun kardeşim. Zaman zaman yazılarına ve düşüncelerini benimsemesemde sen doğru bildiğini kendi açından aktaran bir kardeşimizsin. Kısa bir zaman olsada " yazmayan yazarın" olarak literatürde yeni bir yer yaptık. Bundan sonraki yaşamında ve iş hayatında başarılar dilerşm. Eminimki başarırsın, mütevazi müdürüm ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 21:13
04

Askocaeli..... - Bosver satilik kalem.sana heryerde is var...

Yanıtla . 6Beğen . 9Beğenme 29 Temmuz 20:51
01

4153 - HOŞÇAKAL KARDEŞİM.. HERŞEY GÖNLÜNCE OLSUN İNŞALLAH.. RABBİM YAR VE YARDIMCIN OLSUN.. TAKİBE DEVAM..!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Temmuz 20:11


Anket Sizce Kocaelispor'un kulüp başkanı kim olmalı?