Asaletleri neden verilmiyor?

Yazacağım konu aslında Türkiye’de yüzlerce belediyede çalışan binlerce müdürü ilgilendiriyor.
Çünkü hemen hemen tüm belediye kadrolarında ağırlıklı olarak müdürlerin vekaleten görev yaptığını görüyoruz.
Belediyelerde müdürler üç tip görev yapıyor.
İlki asaleten görevini sürdüren müdürler.
Asaleten görevini sürdüren müdürlerin zaten herhangi bir sıkıntısı yok.
Görevlerinde asaletlerini aldıkları için yaşanabilecek herhangi bir sıkıntıda kadroları değişmiyor, özlük haklarını kaybetmiyorlar.
Bir diğeri tedviren görevlendirilen müdürler.
Bu şekilde görev yapan müdürler asaleten müdürlük görevini yürüten isimlere göre gerekli kriterleri taşımıyor.
Tedviren yapılan görevlendirmeler, asılda aranan koşullara, yeteneklere, becerilere sahip vekil kamu görevlisi bulunmadığı düşünüldüğü noktalarda, kamu hizmetini asaleten aranan niteliklerden yoksun kişilerin görevlendirilmesi manasına geliyor.
Cümle biraz negatif olmuş olabilir, en yalın haliyle memur kadrosunda olmayan, işçi kadrosunda olan bir ismin müdürlük görevini yürütmesi gibi düşünün.
Bizim asıl konumuz ise vekaleten göreve atanan müdürler.
Belediyelerde çoğunlukla vekaleten müdür görevlendirmeleri yapılıyor.
Vekaleten göreve atanan müdürler, asaleten görevi yürüten müdürlerde aranan tüm niteliklere sahip isimler.
Öğrendiğim kadarıyla vekaleten göreve atanan müdürler maddi olarak da asaleten görev yapan müdürlerden aşağı bir seviyede değil.
Ama vekil müdürlerin kariyerleri biraz pamuk ipliğine bağlı.
Şöyle ki; bir belediyede başkanın değiştiğini düşünün.
Mesele dört-beş yıl boyunca vekaleten görevini başarıyla sürdürmüş bir müdür, yeni başkan tarafından değiştiriliyor.
Vekil müdürün asaleten ataması yapılmadığı için, müdürlük sıfatındaki özlük haklarından oluyor, görevden alındığı zaman düz memur kadrosuna geri dönüyor.
Kesinlikle alınan her müdür direkt asaleten görevlendirilsin demiyorum.
Mesela Kocaeli Büyükşehir Belediyesinde görev yapan müdürlerin yarısına yakınının görevini vekaleten yürüttüğü söyleniyor.
Peki bu noktada nasıl bir çözüm üretmek lazım.
Bana göre;
Bir müdürü vekaleten göreve atadıktan sonra en az 1, 1,5 yıl gözlemlemek gerekir diye düşünüyorum.
Çünkü böyle uzun bir süre zarfında bir kimse çalışıyor gibi görünemez.
Kurumdaki etkisi, iş yaptırma gücü, vatandaşla, iş bitiricilerle diyalogu net bir şekilde ortaya çıkar.
Yani kişi kalitesini bu süre zarfında ortaya koyar veya koyamaz.
Eğer bir başkan da atadığı vekil müdürü yeterli görüyorsa bu süre zarfı geçtikten sonra asaleten atamayı yapmalıdır.
Zaten görev emanet edilen isim, bu süre zarfında rüştünü ispatlamış ve orada asaleten oturmayı hak etmiştir.
Ayrıca şunu diyorlar;
Kurumlarda asaleten atanmış ve vekaleten atanmış müdürlere bakış açısı çok daha farklıdır. Asaleten müdürlüğü yürüten bir isim daha çok ciddiye alınır, iş yaptırma gücü daha yüksektir. Personelin bile o müdüre bakış açısı değişir.
Uzun zamandan bu yana müdürlük görevini vekaleten yürüten isimlerle empati kurmaya çalışırsak;
Herkes kendini güvende hissetmek ister.
Uzun zamandır canla başla çalıştığı görevi, kurum içindeki tersine bir rüzgar sebebiyle elinden kaybolup gitmemelidir.
Neden yıllarca müdürlük yapmış, işini hakkıyla yerine getirmiş isimler yeniden düz memur kadrolarına dönsün ki? Bu adil değil.
Vekaleten görev yapan müdürler sorunu Büyükşehir’de de ilçe belediyelerinde de mevcut.
Peki ne yapılabilir?
Belediyeler kurum bünyelerinde görevde yükselme sınavları açabilir, hak edene bu kadroları teslim edebilir.
Böylece adaletli bir yönetim sergilenmiş olur.
Ama tekraren altını çiziyorum;
Ben demiyorum ki direkt olarak herkes asaleten atansın.
Gözlemlensin, işi yapıp yapmadığı, ilerleyen süreçte kamuya zarar verip vermeyeceği (yani kadroyu aldıktan sonra yan gelip yatacak mı şeklinde bir soru işareti olmadan) bir ortaya çıksın.
Tüm şartlar olgunlaştıktan sonra da emaneti ehline, hakkını vererek teslim edelim.
İyi olmaz mı?

Tebrikler KOGACE

Zaman zaman Kocaeli Gazeteciler Cemiyetini kırıp dökmeden eleştiren, yönetici arkadaşlara çeşitli konularda sitemlerimi ileten bir insanım.
Bu sebeple de (kendi adıma konuşuyorum) hoşumuza giden bir şey olduğu zaman da dile getirmekten imtina duymamalıyız.
Cemiyet yönetimi Ramazan ayında güzel bir işe imza attı.
Bizim mesleğimizi yapan, bu işten kendini çevirmeye çalışan bir sürü genç, üniversite ile bağlantısı kopmamış arkadaşımız var.
Hepsi bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor.
Cemiyet yönetimi bu ramazan ayında da birçok arkadaşımıza sahip çıkmış, ramazan kolisi göndermiş.
Allah kabul etsin, güzel hareket...

Nasıl olur da...

Gece saat 02:00'ye doğru düşüyor mesajlar telefonuma.
WhatsApp'tan peş peşe bildirimler.
Yazan Özgür Kozi.
Özgür Kozi şu cümleleri ısrarla gündeme getirmemi istiyor:
"Kendi örgütünü tanımayan İzmit Belediye Başkanı nasıl olur da yüzde 1 bile oya sahip olmayan Davutoğlu'nu büyük bir merasimle iftarda ağırlıyor? Allah kimseyi bu duruma düşürmesin."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Furkan Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler En Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı En Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

02

Hukukçu - Yani şaka mısınız nesiniz arkadaş, kim yazıp veriyor elinize bu metni. Sanki Kocaeli Büyükşehir Belediyesinde vekâleten müdürlük yapanlar liyakat sahibiymiş gibi ve hak ederek o makamlara gelmişler de neden asalet verilmiyor diye sitem ediliyor. Hemen hepsi cemaat, tarikat ve yandaşlık bağı üzerinden o koltukları işgal ediyorlar ve diğer liyakat sahibi memurların hakkını gasp ederek bu koltuklara oturuyorlar. Ayrıca tedviren denen görevlendirme şekli günümüzde hukuken mümkün değildir. Tedviren denen görevlendirmeler genelde sözleşmeli personele idari görev verilmesi şeklinde yapılmış ve bu da sözleşmeli personel çalıştırma kanununa aykırı. Yani belediyenin uygulaması nereden tutsan elinde kalıyor. Sizin o asalet talep ettiğiniz şahısların büyük bölümü hukuka aykırı olarak o görevdeler. Daha iki hafta olmadı ki gazetelere yansıdı sırtına RTE imzası yaptıran şahıs vekâleten müdür yapıldı. Nasıl memuriyete girmiş, kaç yıldır memur da şimdi müdür oluyor. Mutlaka bunun gibi yüzlerce örnek vardır.

Olması gereken ise liyakat esaslı ve eşitlik ilkesi gözetilerek görevde yükselme sınavı ile herkese bu hakkın tanınmasıdır. Hakkı olmayana hak vermek hangi hukuk sisteminde var. Oysa ülkenin kanayan yarası bu kamudaki liyakatsız kadroların varlığıdır. Dolayısı ile bu kadrolara asalet değil, ilgili şahısların görevden alınmaları gerekiyor.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 22 Nisan 10:34
01

Hakkı - Müdürlük, görevde yükselme sınavına tabi.

Sınav yapılırsa sadece şartları tutan memur girebilir. Bu yüzden vekaleten ya da tedviren görevlendirme yapılıyor.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 18:44


Anket Sizce Kocaelispor'un kulüp başkanı kim olmalı?