Kartepe'den 10 ülkeye ayva ihraç ediyor

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşayan Saniye Tercan, traktörü ile gittiği ayva bahçelerinde işçileri ile çalışarak elleriyle ürettiği ayvaları 10 farklı ülkeye ihraç ediyor.

+6
Haber albümü için resme tıklayın

TÜM DÜNYADA

Kocaeli’nin Kartepe ilçesine bağlı Eşme Mahallesi’nde yaşayan 48 yaşındaki Saniye Tercan, kadın başına yetiştirdiği ayvaları 10 farklı ülkeye ulaştırıyor. Çiftçi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Tercan, anne ve babasının yaşlanması ile işleri devraldı. Ayvası ile meşhur olan ilçede çiftçilik yapmaya başlayan Tercan, tarlada çalışmaktan hoşlandığı tarlada ürettiği ayvaları tüm dünyaya ihraç etmek için yıllardır çalışıyor. Yetiştirdiği ayvaları mahalleye getirttiği aracı firmalar ile Almanya, İngiltere, Rusya başa olmak üzere 10 farklı ülkeye ihraç ediyor. Mahallede bulunan diğer çiftçilerin de ürettikleri ayvaları dış piyasada pazarlayabilmesi için çabalayan Tercan, Eşme ayvasının tüm dünyada bilinmesini hedefliyor.

TRAKTÖR SÜRÜYOR

Yetiştirdiği ayvaların lezzetli ve sağlıklı olması için zamanının büyük kısmını ayva bahçelerinde geçiriyor. Her gün sabahın erken saatlerinde uyanan Tercan, ayva bahçesine gidiyor. Ağaçların ilaçlanması, gübre ve çapa gibi birçok işlemi kendi elleriyle yapan Tercan, hasat döneminde de farklı ihracatçı firmaları ilçeye getirerek, emeklerini tüm dünyaya ulaştırmaya çalışıyor. İlçeye gelen mevsimlik işçilerle birlikte ayva toplayıp kilolarca ağırlıktaki kasaları römorka taşıyan Tercan, çevresindeki vatandaşlara azmi ile örnek oluyor. İşini çok severek yaptığını söyleyen Tercan, en büyük hayalinin ise insanların sağlıklı olmasını ve güzelleşmesini sağlayacağına inandığı ayvaları tüm dünyaya ulaştırmayı hedeflediğini ifade etti.

KEYİF ALIYORUM

Ürettiği ayvaları yabancı ülkelerdeki inşaların masalarına ulaştırdığı yaşam hikayesini anlatan Tercan, “Meyve üreticisinin bir kızı olarak hayata devam ediyorum. Anne ve babamın yaşlılığı nedeni ile bu işe başladım. İlgilenmeye başlayınca çok merak ettim. Özenerek bu işte kendimi geliştirmeye özen gösterdim. Hala kendimi bu alanda geliştirmeye çalışıyorum ve bu şekilde üretim yapıyorum. Ürettiğim ürün güzel olunca keyif alıyorum. Çalışmak, ürün yetiştirmek ve toplamak güzel. Biz de şu anda hasat zamanındayız. Keyifle ürünlerimizi topluyoruz. Gün içinde sabahları kalktığımda işçilerin düzenini ayarlıyorum. İşçileri bahçeye getiriyorum ve onlarla birlikte çalışmaya başlıyorum. Onlarla bir işçi gibi değil de arkadaşmışız gibi çalışmaya gayret gösteriyorum. Onlar da zevkle çalışıyorlar. Ürünümüzü de güzel yetiştirmişsek zevkle topluyoruz. Ürünlerimizin sadece iç piyasada satılması için değil, ihraç edilmesi için de gayret gösteriyoruz. Bazı ihracatçı firmaları beldemize getirerek ürünümüzü onlar aracılığı ile ihraç etmeye gayret gösteriyoruz” dedi.

ÇOK ZOR

Güneşin altında tarlada çalışmanın zorluğuna karşı yaptığı işten zevk aldığını belirten Tercan, ayvanın faydalarına da değinerek, “Ben Eşme ayvasının unutulmasını istemiyorum. Daha çok tanıtımını yaparak Eşme ayvasının çoğalmasını, tüm dünyaya yayılmasını arzu ediyorum. Bu yüzden aracı firmaları beldemize getirip onların aracılığıyla ihraç ediyoruz. Bir işi yaparken mutlu olmazsanız, o işte mutlu olamazsınız. Ben de mutluyum. Sevgimi katarak ayvaları yetiştiriyorum. Tüm insanların tüketmesine yardımcı oluyorum. Tarım yapmak bir kadın için çok zor. Bizim ülkemizde de insan tarımla uğraşmayı çok istemiyorlar. Güneşin altında çalışmak, toprakla uğraşmak çok yorucu. Ama hiçbir şey o kadar kolay değil. Ben keyifle yapıyorum, yorulmuyorum. Ayvayı yiyen insanlar dinamik, sağlıklı oluyor ve güzelleşiyor. Biz de bu amaçla insanlara bu ayvayı ulaştırıp sağlıklı ve güzel kalmaları için gayret gösteriyoruz” diye konuştu.

05 Ekim 2019 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak En Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan En Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Mehmet Altın - Tarımla ilgili hayli yazılar kaleme aldım, hayli çare çözüm teklifi yaptım. En ufak bir tepki gelmedi, ilgi gösterilmedi.

Köylerimiz boşaldı, bütün gençlerimizi liseye ve üniversiteye gönderiyoruz. Onların hepsi maaşlı sigortalı memur olmak istiyor. Kişisel girişimcilik (teşebbüs-i şahsî) ruhu ve zihniyeti öldü. Büyük sosyologlarımız bu konularda neler düşünüyor?

Yakın zamanda İstanbul’un ilçesi Şile’ye, bazı kısımları üç gidiş üç geliş altı şeritli otoyol yapıldı ve yine bazı köylerine doğalgaz getirildi. Otuz sene önce oradaki tarlalarda buğday ekiliyordu, şimdi hiçbir şey ekilmiyor. Tarlaların bir kısmı villa yapılmak üzere satıldı. Sosyologlarımız, iktisatçılarımız bu işe ne diyor?

Trakya topraklarımızın bir kısmı yabancılara satıldı. Ne kadarı satıldı? Bu topraklarımız niçin yüzde yüz işletilmiyor? İstanbul’un ihtiyacı tahıl, sebze, meyve niçin Trakya’da üretilmiyor da, Antalya’dan getiriliyor? Bizde niçin Hollanda’da olduğu gibi sera tarımı yapılmıyor, topraksız tarım yapılmıyor?

İleri, akıllı ülkeler tarımı, atom fiziği derecesinde fennîleştirdiler, biz bu konuda ne yapıyoruz?

Paris’in muhtaç olduğu sebzenin onda biri şehir içindeki teraslarda, balkonlarda, pencere kenarlarında yetiştiriliyormuş. Biz bu konuda ne yapıyoruz?

Dışarıdan patates ve soğan almamız acayip garip ve çok anormal bir durum değil midir?

Tarım konusunda niçin alarm çanlarını çalmıyoruz?

Yüksek tahsil yapmış gençlerimizin bir kısmını niçin tarıma yönlendirmiyoruz.

Yine başa dönelim: Muazzam miktarda ekilebilir toprağımız niçin ekilip biçilmiyor da boş (âtıl) duruyor?

Bu konuları niçin olumlu, yapıcı bir şekilde tartışmıyoruz, müzakere etmiyoruz, çare ve çözüm arayıp bulmuyoruz, hayata geçirilebilir teklifler getirmiyoruz?.. Akıllarımız mı dondu acaba?

(Mehmet Şevket Eygi)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 12:21
01

Mehmet Altın - "Tebrik edilmesi bir gereken bir çaba" diyecektim ama sevginin yanında zehirli tarım ilaçlarını da boca etmek zaten "kökten bozuk düzenin" üstüne bir tüy daha dikmekten başka ne ki...

Yani sözümona saf köylünün de bir çoğu cebinden başka bir şeyi pek düşünüyor değil maalesef:

Ülkemizde pestisit kullanım miktarları ise ilden ile değişiklik gösteriyor. Örneğin, yaş meyve-sebze üretiminin yaygın olduğu Antalya'da kullanılan pestisit miktarı, yaklaşık olarak hektar başına 26 kilogram. Bu veriler Avrupa'nın en fazla kullanan ülkesi olan Hollanda'nın iki katıdır.

***

- Bazı taşlar renklerini yıldızlardan alırlar. Az meyve veren ağaca delikli bir taş asılsa biiznillah meyve daha fazla ürün vermeye başlar.

- Meyvesi dökülen ağaca bir parça kalay madeni bağlansa, meyve dökülmesi biiznillah sona erer.

- Bir elma fidanı ilk defa dikilirken, köküne bir bal sürülürse o fidan böceklenmez.

- İncir ağacı yemişinin dökülmemesi ve verimi artması için ağaç, zeytin suyu ile yıkanmalıdır.

- Nar kabukları veya turunç, hububatın içine konulursa, bitlenmeyi engeller. Nar kabuğu serpiştirilen eve de haşerat girmez. Bağ bahçeye nar ağacı dikmekte yarar vardır.

- Ayva herhangi bir yemişin yanına konulursa o yemişi çürütür. Bu nedenle ayrı yerlerde saklanmalıdır.

- Yılanlar gül ağacı dikilen ve sarımsak ekilen yere gelmezler.

- Meyveli ağaca öküzün ödü sürülürse böcekler o ağaca zarar vermez.

Bu eserden şimdilik bu kadar nakille yetinelim. Şimdi ise bazı dostların pratik uygulama sonuçlarını paylaşalım.

- 10 litre kadar suya gerçek Arap Sabunundan 2-3 yemek kaşığı kadar ekleyip, iyice karıştırdıktan sonra ilaç atma aletiyle ağaçlara püskürtülürse,

- Bir tutam ısırgan otu veya kekik veya nane ile 2 adet parçalanmış sarımsak bir miktar su ile kaynatılmalıdır. Elde edilen suya 10 litreye kadar su ekleyip ilaç atma aletiyle ağaçlara püskürtülürse biiznillah tarım zehirlerine gerek olmadan ağaçlar veya sebzeler korunabilir.

http://www.kemalozer.com/m/haber.asp?id=346

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 12:16


Anket CHP'nin yeni İzmit İlçe Başkanı kim olmalı?