Şantajcı BASİT’in teki

0

Dün Kartepe Belediyesinin yakın tarihte yazılan çeklerini paylaştım sizlerle.
Fotoğraflarıyla.
Rakamlarıyla.
Bu olayın, Kartepe Belediyesinin borçlarını ve Hüseyin Üzülmez dönemini bir kez daha gündeme getireceğini, tartışmaları doğal olarak alevlendireceğini yazdım.
Hüseyin Üzülmez bugün Kocaelispor’a başkan adayı olduğunu açıklamadan önce…
Tam olarak dün akşam saatlerinde aradı.
Yazılan çeklerle, belediye borçlarıyla, ne kadar borç bıraktığı ile alakalı bomba açıklamalar yaptı, büyük konuştu, iddiaları sözler sarf etti.
Aklımda kaldığı kadarıyla paylaşmak istiyorum:

BENİM SUÇUM NE?
* Türkiye’nin malum konjonktürü nedeniyle belediyelerin gelirleri düştü. Kartepe Belediyesinin her ay 15-20 milyon lira ruhsat harcı, iskan harcı, çevre vergisi vesaire geliri oluyordu. Şimdi olmuyor. Gelirlerimiz yüzde 95 oranında azaldı. Ama her belediyenin azaldı. Bunda benim suçum ne?
41’DEN 36’YA İNDİRDİM
* 5 yıl önce Kartepe 80 bin nüfusa sahipti. Bugün 120 bin kişi yaşıyor. Enflasyon 5 yılda yüzde 100 olmuş. 5 yıl önce Kartepe Belediyesini 75 milyonluk bütçe ve 41 milyonluk borçla devralmıştım. Ama 200 milyonluk bütçeyi 36 milyon borç ve 12 milyon alacakla bıraktım.
EN DÜŞÜK BORÇ BİZİMDİR
* 12 belediye içinde nüfusu, yüzölçümü ve bütçesi oranında en düşük borç Kartepe Belediyesine aittir. Değilse, benim Kartepe Belediyesini zarara uğrattığım ispatlansın, uğrattığım zararın iki katını ödemeye razıyım. Sarayda oturuyorlar. Allah aşkına hangi belediye sarayda oturuyor?
BASIN TOPLANTISI YAPABİLİRİM
* Konuyu yeni il başkanımızla, ilçe ve belediye başkanımızla da görüştüm. Onlara da detaylı anlattım. Şayet bu dedikodular böyle devam ederse, önümüzdeki süreçte basın toplantısı yapabilirim.
BİR İHALE DAHİ YAPMADIM
* Mustafa Kocaman’ın aday olduğu açıklandığı gün, adayımızı, ilçe başkanımızı, belediye başkan yardımcılarını ve müdürleri toplayıp gerekli talimatları verdim. Ben yeni bir ihale yapmadım. Mevcut ihaleleri gerekirse iptal edin ya da başkan adayımız hangisini istiyorsa onları yapın dedim. Bütçe ile ilgili bütün raporları kendilerine verdim. Madem bütçe bu kadar kötüydü, o zaman söylenseydi?

Efendim ben hakim ya da savcı değilim.
Yukarıdaki rakamların doğru ya da yanlış olduğunu da bilmiyorum.
Bu gazeteyi tarafların konuşmasını ve doğruların ortaya çıkarılmasını hedefleyen bir tartışma platformu olarak düşünün.
Kartepe Belediyesinin çeklerinin yazıldığını görünce yazdım.
Eski başkan Hüseyin Üzülmez konuyla ilgili olarak aradı, onun söylediklerini de yazdım.
Konunun başka muhatapları ararsa onları da yazarım.
İnanıp inanmamak size kalmış.
Yeni gelişmeler olursa yine paylaşacağım.

Kartepe Belediyesinin yazılan çekleri


Şantajcı BASİT’in teki

Bakmayın siz öyle klavye kahramanlığı yaptığına.
Bir ay önce mahkemeye çıkardım. Hâkimin karşısında süt dökmüş kedi gibiydi.
Kendini öyle acındırıyordu ki…

BİR DAVA DAHA
Ama rahat olsun, ona bir dava daha geliyor.
Açtığım ikinci davanın ilk duruşma tarihi de birkaç gün önce belli oldu.
FETÖ’cü hakim ve savcılar onu koruyamayacağı için er geç hak ettiğini bulacak.

ŞEREF OLSA
İşin içine ailemi karıştıracak kadar şeref yoksunu birinden bahsediyoruz.
Ama yemezler.
Ben öyle “İte bulaşacağına çalıyı dolaş” diyen siyasetçilerden, “Verin şu parayı da susturun şu köpeği” diyen iş adamlarından değilim.

KURŞUN DOLDURANLAR
Ona hala maddi manevi destek olanlar, bana doğrulttuğu silahına kurşun dolduran iş adamları, siyasetçiler var.
Her daim onların da karşılarında olacağım.
Sonradan “Neden uyarmadın?” demeyin.
Bu konuda her türlü bilgi paylaşımını da açığım.

TATİL ŞANTAJI
Herhalde Recep Ekşi’nin Ege’deki malum otelinde yine bedavadan tatil yapmak istiyor.
Ama Ekşi bu kez izin vermeyince başladı şantaja.
Aklı sıra taciz edecek, Ekşi geri vites yapacak ve tatili kapacak.
Biraz da diğerlerinden haraç kesecek.
Ama malum, işleri eskisi gibi döndüremiyor.

İKİ PARALIK
Hüseyin Ayaz’a, buna aleni destek veren eski belediye başkanlarına neden kızıyorum?
İşte bu yüzden.
Bu şantajcıya zamanında çok büyük pirim ve destek verdiler.
Ama her defasında karşısında el pençe divan durdular, “abi abi” diye peşinden koşup durdular.
Yeni de yaranamadılar.
Kendilerini de iki paralık ettiler.

TÜKÜRÜN!
Daha önce de birkaç kez yazdım.
Aslında biz suçluyuz, bu kent suçlu.
Böyle ahlaksızlara yıllarca pirim verdik.
Saygı gösterdik.
Yüzüne tükürmemiz gerekenlere gazeteci dedik.
Siz de korkmayın, tükürün.
Korkağın teki olduğunu zaten hemen anlayacaksınız.
Bu arada;
Serhan Gürkan’a da hayırlı akşamlar diliyorum.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin