Halbuki taşocağının alternatifi var

0

Valilikten açıkladılar.
Kuzey Marmara Otoyolunun Kandıra bölgesinden geçen kısmına serilecek malzemeler için, Babaköy mevkiinde 13 hektarlık taş ocağı yeri tahsis edilmiş.
Yakında çalışmalar başlayacakmış.
Konuyla ilgili iki küçük değerlendirmem var;

1.
Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Sait Ağdacı, “5 ağaç kesilecek, ekosistem değişecek” şeklinde açıklama yaparak korkutma yoluyla tepkileri tetiklemeyi amaçladı.
Belki de sürekli aynı yöntem izlendiği için bu tepkiler artık etkili olmuyor.
Çünkü insanlar bazı şeylerin sürekli abartıldığını, bazı insanların her şeye muhalefet ettiğini ve sadece negatif konuştuğunu düşünüyor.
Çözümleri konuşmak, alternatifler konusunda insanlarımızı bilinçlendirmek en doğrusu değil mi?
Asfaltın altına mıcır sermek gerekmiyor mu?
O halde mıcırın temin edilebileceğini diğer yerleri konuşmak daha doğru ve güzel olmaz mı?

2.
Aslında alternatif var.
Kandıra Belediyesinin o bölgede hazır taş ocağı var.
Eski çöplük denen, Ahmatlı yolu üzerinde.
Babaköy’de yeni bir mıcır ocağı açmak yerine…
2 bin 197 ağaç kesmek ve yeni bir tesis kurmak yerine…
Tesise yeni yollar açmak, etrafı toza dumana boğmak yerine…
Kandıra Belediyesinin şimdilerde kullanılmayan mevcut taşocağı kullanılabilir.

Bu ocağın ruhsatı var mı?
Var.
Valilik daha önce “sadece belediye projelerinde kullanılmak üzere” ruhsat vermiş bu ocağa.
O ruhsatın bir cümlesi değişecek ve bu projeye malzeme tedarikinin önü de açılacak.
Bu kadar basit.

Taş ocağı çok uzak bir yerde mi?
Hayır.
Asla.
Yan köy olan Kızılcapınar sınırları içinde.

Hazır Kandıra Belediyesinin de maddi sıkıntısı var.
Böyle bir taş ocağının kullanımı, belediyenin imkânlarını, dolayısıyla ilçenin kazanımlarını da artırır.
Kandıra Belediyesi hem borçlarını öder, hem de daha fazla hizmet yapar.
Güzel olmaz mı?
Bir taşla birkaç kuş vurulamaz mı?

Sayın valim…
Sayın büyükşehir belediye başkanım…
Siz isterseniz bu işi çözersiniz.
Hem ağaçları kurtarır,
Hem atıl olan bir tesisi harekete geçirir,
Hem belediye gelirlerini artırır,
Hem de örnek bir çözüme imza atmış olursunuz.
Haydi!
Çok geçmeden şu işe bir el atın…
Konuyu detaylı bir şekilde masaya yatırın…
Sizin bu gücünüz var.
Lütfen!
Alternatif var.


Hürriyet’in feshi, Zeybek’in gelini

Siyasi rüzgârlara göre değil adil yorumlar yapmak gerekirse;

1.
Yerel seçimlerden iki gün önce ve sonra İzmit Belediyesi şirketi BEKAŞ’a işçi alınması yanlıştı.
Başkan Hürriyet’in o arkadaşların iş akitlerini feshetmesi ise siyaseten de ahlaken de gayet normaldir.
O tarihlerde işe girenler yanlış, Başkan Hürriyet doğru yapmıştır.
Ki bu düşüncemi geçen hafta da alenen dile getirdim.
Doğruya doğru demek lazım.

2.
Emine Zeybek’in gelininin sözleşmeli memur yapılması meselesinde de, konuya gelin olmasında değil yeterli şartlara sahip olup olmamasına ve kendisine ayrıcalık yapılıp yapılmadığına bakmak gerekir.
  * Şayet doğruysa, Zeybek’in gelini 14 yıldır belediye şirketinde zaten çalışıyorsa, sözleşmeli memur olmayı hak edenlerden biridir denebilir. Belediyelerdeki genel teamüller böyledir. Öncelikle uzun yıllar çalışanlara sözleşmeli memurluk teklif edilir. Uygun vasfı yoksa zaten sözleşmeli memur olamazdı. Demek ki mezuniyet ve bölüm konusunda da bir sıkıntısı yok.
  * Ayrıca Emine Zeybek 14 yıl önce milletvekili değildi. Meclis üyesi bile değildi. Belki siyasi hiçbir unvanı yoktu, sade bir avukattı.
  * Adı geçen gelin ise gelin bile değildi. Dolayısıyla 14 yıl önce işe girişi bile anormal değil gibi duruyor.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı (Ki benim bilmediğim farklı bir detay varsa söyleyin) Milletvekili Zeybek’e “gelinini memur yaptırmış” şeklinde yüklenmek doğru değildir, siyasidir, siyasi bir yüklenmedir.
Bazılarını hoşnut etmeyebilir…
Ama ben bu konularda tam olarak böyle düşünüyorum.


Musa Taşçı’nın konuşmasını beklerdim

TÜGVA ile birlikte Ensar Vakfı protokolü de eleştirildiği zaman;
Kendini, vakfını ve Kocaeli şubesini tanıtmasını beklerdim.
“Biz o binada şöyle şöyle hizmetler yapıyoruz” demesini beklerdim.
“Çay içmeye buyurmaz mısınız?” demesini beklerdim.
İzmit Belediyesi ile Ensar Vakfı arasında imzalanan protokolün normal olduğunu anlatmasını beklerdim.
Çilingir meselesini anlatmasını beklerdim.
Gerekirse “Hodri meydan” demesini beklerdim.
Tıpkı açılış töreninde olduğu gibi en önde olmasını beklerdim.
Ama o sustu.
Bugüne kadar sadece sustu.
Ensar Vakfı Kocaeli Şube Başkanı Musa Taşçı iyi ve güzel bir insan.
Kendisi için de “kötü” diyene rastlamadım.
Ancak sadece “katılım sağlamak” şeklinde olmamalı sosyal medya paylaşımları.
Yapılanlar da anlatılmalı.
Verilmesi gereken cevaplar da verilmeli.
Ez cümle dinamik olunmalı.
Ama Musa Taşçı öyle yapmadı.
Beklerdim.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin