Yeni AK Parti İl Başkanı kim olur?

0

1.
Mehmet Ellibeş temiz yüzlü, ağır başlı, adı akçeli işlerle anılmayan bir isim. Teşkilatçılığı yok. Peki, abilik yapabilir mi? Kuşkusuz yapabilir. Abilik yapabilir ama siyasi liderlik yapamaz. Zaten liderlik yapması için değil uyumlu olması, teşkilatı ve sokağı bir süre dinlemesi, abilik yapması için onun adı ön plana çıktı. Daha doğrusu çıkarıldı. “Aklımda yoktu. Aileme, torunlarıma, kendime vakit ayıracaktım. Böyle bir göreve uygun görüldüysek gereğini yapacağız” açıklamasını yaptığına göre…
2.
Peki Mehmet Ellibeş’in adını kim öne çıkardı? En büyük referansı kim? AK Parti kulislerinde parmaklar Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı gösteriyor. Bu formülü onun önerdiği, ilçe ve belediye başkanları aracılığıyla da yayıldığı konuşuluyor. Ellibeş’i belirgin bir şekilde destekleyen başka aktörler var mı? Doğrusunu isterseniz, pek duymadım. Zaten kentte başka aktör de kalmadı! Yalan mı?
3.
Ben “Mehmet Ellibeş olmazsa Halil Vehbi Yenice’yi de önerebilirler” diye duymuştum. Yine “abi arayışı” kapsamında. Ama Yenice, Ankara’ya çağrılmadı. Belki de ikinci turda eli kaldırılır, kim bilir?
4.
Bir kere şunu da unutmamak lazım; Ankara’ya gidip, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen adaylardan birinin eli “yeni il başkanı” olarak kaldırılmadıysa o isimlerden hiçbiri büyük ihtimalle “yeni il başkanı olmayacak’ demektir. Elbette kesin, net bir şey söylemeyiz. Ancak bugüne kadar hep öyle olmadı mı? Geçmiş yıllardaki ilçe ve il başkan adaylığı süreçlerini hatırlayın isterseniz!
5.
Ankara’ya gidenlerin hepsi elbette değerli ve önemli isimler. Ama Erdoğan anladığım kadarıyla “emanetçi” değil, Kocaeli’yi 2024 seçimlerine hazırlayacak, partinin temel değerlerinden kopmamış, güvenebileceği, güçlü bir aktör arıyor. Öyle olmasa en başta Mehmet Ellibeş’i ya da diğerlerinden birini kesinlikle il başkanı olarak atardı.
6.
Geldik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yol arkadaşımız” dediği isme. Bu kentin kaç tane bakanı, milletvekili, MKYK üyesi, il başkanı, belediye başkanı oldu. Erdoğan kaç tanesine herkesin önünde “yol arkadaşımız” diye hitap etti? İsterseniz ben söyleyeyim: Hiç. Yani sıfır. Yani Erdoğan, Sibel Gönül’e güveniyor. Onun kadın kolları genel başkanlığını bıraktığı süreçlere bile hâkim ki, sonrasında o ifadeyi kullanabildi.
İl başkanı olur mu? Pek zannetmiyorum. Ama Sibel Gönül’ün ilçe belediye başkanlarını ziyareti elbette önemli. Hatta çok önemli. Aktif siyasette var olmaya devam edeceğini açıklaması da. Yani il başkanı olursa da çok şaşırmam.
7.
Temayül süreçleri AK Parti’de etkisiz değildir. Tıpkı tek belirleyici olmadığı gibi. En yüksek oyu alan başkan ya da aday olamaz. Ama önemlidir. Partililerin düşünceleri, ne söyledikleri, kimlere kızdıkları, kızma gerekçeleri, destekleme gerekçeleri dinlenir. Bu görüşlere uyan ya da aşırı zıt olmayan biri üzerinden yola devam edilir. Bu arada parti üst yönetimi ile teşkilatlar ve STK’lar da kucaklaşmış olur. Genel merkezin yalan yanlış bilgilerle aldatılmasının önüne geçilir. Unutmayın, CHP bile artık bu yöntemi kullanıyor!
8.
Yeni il başkanının kim olacağını bilemem. Ama özelliklerini tahmin edebilirim. Bence Abdullah Eryarsoy özelliklerinde biri olacak. Bence Cumhurbaşkanı Erdoğan da, teşkilatın önerdiği isimleri aşağıdaki kıstaslara göre değerlendirdi. Yani AK Parti şöyle birini arıyor;
a. Kamu ile iş yapmayan, servetini siyasete borçlu olmayan…
b. Kibirli olmayan, millete tepeden bakmayan, egosu tavan yapmayan…
c. Teşkilatlardan gelen…
d. Teşkilata abilik yapabilecek olan…
e. Disiplinli…
Aslında, Ankara’ya giden isimler arasında böyle isimler de vardı.
Ama Erdoğan belki Kocaeli’nin siyasi patronluğunu üstlenebilecek çok daha güçlü birini arıyordu.
Bunu, yeni il başkanı belli olduktan sonra çok daha net olarak anlayabileceğiz.


Bu taktik baydı ama!

Ulaşımpark AŞ’de çalışan yaklaşık 1000 işçi adına, Demiryol-İş Sendikası ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde bir kez daha gördük.
Özellikle siyasi kurumlarda alt taraflardakilerin işi, süreci yokuşa sürmek, kriz çıkarmak.
Yani kötü polis rolünü oynamak.
En tepedeki isim yani başkanlar ise iyi polis rolünü oynuyor.
Burada da benzer bir durum yaşadık.
Ama bence gerek yok.
Bu kadar krize, tansiyona…
Çalışanları, ailelerini, yakınlarını germeye gerek yok diye düşünüyorum.
Ne verilecekse en başta söylense…
Bu TİS süreçleri gereksiz yere bu kadar uzatılmasa, insanlar gerilmese…
Bilmiyorum ama bu gerilim politikası bana yanlış geliyor.


Neden Muhammet Öztürk?

ERCAN YAMEN
Kurum içinden bir isim tercih edilecek olsa, kuşkusuz en kıdemli, en tecrübeli, en güçlü aday. İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı. Daha önce İl Turizm Müdürlüğü de yaptı yanılmıyorsam. Kültür ve Turizm müdürlükleri birleştirilince, Doğu Anadolu’daki vilayetlere il müdürü olarak atanacaktı ama kabul etmedi, bu kenti terk etmedi. İyi bir insan. Ama siyasi ve idari referansları güçlü değil bildiğim kadarıyla.

MEHMET KESEN
Kocaeli Büyükşehir Belediyesinde Kültür, Basın Yayın, Gençlik ve Spor Müdürlükleri yaptı. Ardından bir süre İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne vekâlet etti. Bir süre Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinde Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı yaptı. Mehmet Kesen’i tanırım. Sakindir, pozitiftir, üretkendir. Çözüm bulmaya, sorun gidermeye çalışır. Çalışırken de insanları ve sistemi yıpratmadan yapmaya çalışır. Ama onun da siyasi ve idari referansları güçlü olmadığı için müdür olamadı. Yine de hayırlısı olsun.

MUHAMMET ÖZTÜRK
İzmit Belediyesi Kültür Müdürü. Muhammet Öztürk de tıpkı Mehmet Kesen gibi sakin, güler yüzlü, pozitif ve sorun çözmeye çalışan bir isim. En önemli referansları Kocaeli Milletvekili Sezer Katırcıoğlu ve bir dönem birlikte çalıştığı MKYK üyesi Emine Zeybek. Bu referanslara istinaden, bakanlık geçen hafta İzmit Belediyesinden muvaffakatnamesini istedi. Başkan Hürriyet onayı verdi. Bakanlıkta yazısı yazıldı. Kimileri bakanının önünde diyor, kimileri “Külliyede” diyor. İsmiyle ilgili bir sıkıntı var mı yok mu? Kısa zamanda belli olur. Şimdiden hayırlı olsun.


Rakamlar nerede?

Tüm Bel Sen, “İzmit Belediyesinde yetki bize geçti” diyor, gazetelere haber gönderiyor.
O haberi biz de yayınladık ama…
Sonrasında benim de kafam karıştı.
 Yalan söylemiyorsanız, rakamları neden söylemiyorsunuz?
 Rakamları bilmiyorsanız, yetkiyi aldığınızı nasıl iddia ediyorsunuz?
 Rakamları biliyorsanız, neden saklıyorsunuz?
Acaba diyorum, Tüm Bel Sen’ci arkadaşlar da “Pelikancılar”a mı özeniyor?

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin