TÜPRAŞ’ın gerilmesi hiç normal gelmiyor!

1

Elbette ülkede ekonomik kriz var.
Elbette sözleşme dönemlerinde işveren daha az vermek ister.
Ancak…
Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarımız ile İran’a petrol ambargosu nedeniyle Amerika’nın ülkemizi bir kez daha köşeye sıkıştırmaya çalıştığı şu günlerde…
23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul seçimleri bahanesiyle sokak eylemlerinin yeniden dillendirildiği bir dönemde…
TÜPRAŞ yönetiminin işçilerle anlaşmaması bana hiç normal gelmiyor.
Süreci iyice yokuşa sürmesi…
Uzlaşmaya aykırı tutumları…
Bugün için normal bir sendika-işveren anlaşmazlığı gibi görünmüyor.
Tansiyon her geçen gün artıyor, ortam ısınıyor.
Birileri sanki yangına körükle gidiyor.
Hem de kasıtlı gidiyor.
Belki biraz abartıyorum ama…
TÜPRAŞ sıradan bir fabrika değil!
TÜPRAŞ işçisi de sıradan bir işçi değil!
Dediğim gibi böylesi bir dönemde bu işlerin yokuşa sürülmesini, iç ve dış gelişmelerden bağımsız ele alamıyorum.


İSU şantiyesindeki olay karışık

Elbette ekonomik kriz dönemlerinde büyük kurum ve firmaları yönetmek de kolay değil.
Ancak başka bir çare var mı?
Doğru zamanda doğru kararlar alacaksınız ki, kurum, kent ve firmalar bundan sıkıntı görmeyecek.
Ya da problemleri en az sıkıntıyla atlatacak.
Perşembe günü İSU İzmit Şantiyesinde eylem yapan, Bursalı Altınbaş firmasının taşeronu Ensis ve bu şirketlerden alacağı bulunan diğer firmaların yöneticileriyle ben de konuştum.
Adamlar dertli.
“Biz sadece alacaklarınızı istiyoruz” diyorlar.
Talep basit ama olay o kadar karışık ki…
Anlayabildiğim kadarıyla özetleyerek aktarayım;

* Bursalı Altınbaş firması, İSU’dan büyük bir ihale alıyor. Ama işin altından kalkamıyor, bu konuda tecrübeli olan Ensis ve Tesa firmalarına davette bulunuyor. Ensis ve Tesa, Altınbaş’tan işi devralıyor ve işe başlıyorlar. Ancak ikinci aydan itibaren hak edişleri çok düşük çıkmaya başlayınca zarar etmeye başlıyor ve işi geri vermek istiyorlar. Bu arada Altınbaş’tan aldıkları 1 milyon liralık malzemeleri de iade edip parasını almak istiyorlar. Ama Altınbaş hem malı geri almıyor, hem de sahibi olmadığı, parasını başka firmanın ödediği malı kullanmaya devam ediyor. Şantiyedeki eylemin sebebi bu. Ensis ve Tesa’nın ortak ve çalışanları, Altınbaş’ın malzemeleri almasına izin vermiyorlar.
* Firmalarla bağlantılı bir başka olay da şöyle: İSU’ya iş yapan HMC isimli firma, Gebze’deki bir işten zarar ediyor. HMC kendi içini boşaltıyor, malını kaçırıyor. Ama İSU’da 5.4 milyon lira alacakları (ya da teminatları) kalıyor. HMC’ye de iş yapan firmalardan biri olan Ensis bu paradan alacağını tahsil etmek istiyor. HMC’nin alacağına icra kararı çıkarıyor. Ama bu karara rağmen 4 ay paraları yatırılmıyor. İddialara göre birileri devreye giriyor, “yüzde 10 alırız” diyor. Kabul edilmiyor. Bu kez Ensis temaslarında ısrar ediyor ve para icra dairesi yoluyla 4 ay gecikmeli de olsa gönderilecekken, HMC firmasından alacaklı olan diğer bankalar, icraya itiraz ettikleri için Ensis parasını yine alamıyor. O para şu an icrada. İddiaya göre Ensis ve Tesa isimli firmalar ise fiili olarak batmış durumda.

İSU Genel Müdürü Ali Sağlık her ne kadar, “İşler durmadı. Sorun bizde değil. Bizden kaynaklı bir alacak verecek meselesi değil” dese de…
Eylemciler de, “Biz sadece alacaklarınızı istiyoruz. Kestiğimiz faturanın karşılığını istiyoruz. Yaptığımız işin bedelini tahsil etmek istiyoruz” diyorlar.
Onlar da yanlış bir şey söylemiyor.
Ve üstelik yakın zamanda İSU Genel Müdürlüğünün önünde eylem yapmayı…
Oradan da sonuç çıkmazsa Büyükşehir Belediyesi önünde eylem yapmayı düşündüklerini söylüyor.
Kim ne yapar bilemem.
Ama ortada çözülmesi gereken ciddi bir sıkıntı var gibi duruyor.


KHK zammının Büyükşehir’e maliyeti

Tahir Büyükakın sözünü tuttu, ilgili KHK kapsamında Büyükşehir Belediyesi şirket kadrosuna geçen yaklaşık 3 bin çalışana brüt 650 liralık ilave zam yapıldı, zamlı maaşlar hesaplara yatırıldı.
Şimdi gözler ilçelerde.
Seçim öncesi söz veren ilçe belediye başkanlarında.
Elbette helali hoş olsun.
Elbette yapılan zam az bile.
Ancak olayın bir de rakamsal boyutu var:
Her ne kadar çalışanların eline 400 lira civarında bir para geçse de…
Zam rakamı brütte 635 lira.
635 x 3.000 = 1.9 milyon lira.
Çalışan sayısını yaklaşık 3 bin dedim.
Biraz fazla olduğunu varsayarsak sadece bu zam oranının Büyükşehir’e aylık maliyeti 2 milyon lira eder.
2 x 12 ay = 24 milyon lira eder yıllık maliyet.
İşin şakası şu:
Demek ki başkan adaylarının ağızlarından çıkan söze dikkat etmeleri gerekiyormuş!
İşin ciddi tarafı da şunlar:
* Verilen sözlerin tutulması ve ivedilikle yerine getirilmesi çok önemli.
* KHK kapsamında şirket kadrosuna geçenler, daha önce şirket kadrosunda bulunan kimi isimlerden de avantajlı hale gelmişler. O zaman onlara da yıl sonunda bir ayar çekmek gerekir.

1 Yorum

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin