1 ayda 2 milyon

2

Artvinliyim.
Ama Gürcü değilim : )
Yani övünmeyi, hava atmayı, fotoğraf vermeyi genetik olarak bilmiyorum, yapamıyorum.
Ama yanlış yaptığımı, yer yer kendimizi doğru şekilde ve yüksek sesle anlatmamız gerektiğini biliyorum.
İşte bu yazıyı bu nedenle yazıyorum.
EN KOCAELİ olarak yaklaşık iki yıl önce, tam olarak 18 Mart 2017 yılında yayın hayatına başladık.
Açık söylemek gerekirse o tarihlerde endişelerimiz, kafamızda soru işaretleri vardı.
Günlük tıklamalarımız 3-5 bin civarındaydı.
Nadiren 10 bine çıktığımız günlerde bayram ederdik.

BİR GÜNDE 66 BİN
Elhamdülillah.
O zorlu günleri sabırla, alın teriyle, istikametimizi bozmadan, çalışarak atlattık.
Ve yerel seçimlere yaklaştığımız günlerde periyodik olarak artmaya başlayan rakamlarımız, yerel seçimlerden sonra da artışını sürdürdü.
Bir günde ortalama 50 bin tekil tık almaya başladık.
Aynı anda 400-500 kişiyi sitemizde görmek bizim için sıradanlaştı.
Ki bu rakamlar nisan ayında biraz daha arttı.
Geçen ay EN KOCAELİ tam olarak 1 milyon 967 bin tekil kullanıcı tarafından tıklandı.
Yani 1 ayda 2 milyon.
Yani günlük, 50 bin ortalamasını da aştık.
Bir günde ortalama 66 bin tekil tıklama aldık.
Tekrar ediyorum, bir günde 66 bin…!

5.8 MİLYON KEZ
Sayfa görüntülenme sayısında ise 5.8 milyonu bulduk, 6 milyona yaklaştık.
Bunlar sadece bizim için değil bu kent için de önemli rakamlar.
Çünkü biz on yıllarca geçmişi olan koca koca gazetelerden değiliz.
Biz onlarca personel çalıştıran basılı gazetelerden değiliz.
Biz arkasında bir iş adamı ya da belediye olan gazete de değiliz.
Bizim etimiz, budumuz, çalışan sayımız belli.
Bizim en büyük sermayemiz;
İşimize duyduğumuz sevgi…
Haber atlatma heyecanımız…
Rekabet etme hırsımız…
Sonuna kadar kullandığımız enerjimiz…
Düzden öte dümdüz olan hayatımız…
Ve şantajcılara karşı duyduğumuz ve hiç bitmeyecek olan öfkemiz…

SADECE RAKAMLAR ÖNEMLİ DEĞİL
Allaha şükürler olsun ki…
Biz yukarıdaki rakamları, kötü sitelere link falan atarak, yalan yazarak ya da fotoşop yaparak elde etmedik.
Çalıştık.
Sadece çalıştık.
Daha çok çalıştık.
İnşallah hep çalışacağız.
Belki mayıs ayında bu rakamları da geçeceğiz.
Bilmiyoruz.
Ama bizim için önemli olan tek şey rakamlar değil;
Çizgi…
Karakter…
Ahlak…
Yoksa nereden gelirse gelsin rakam gelsin…
Nereden gelirse gelsin para gelsin demedik ve de demeyeceğiz.

EN BÜYÜK SERMAYEMİZ
Gelelim teşekkür faslına;
Desteğini her daim yanımızda gördüğümüz dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
Zaten bizim en büyük sermayemiz onlar.
Doğruyu düzgün bir şekilde söylemek yerine; yalan söyleyen, oyalayan, mesajlarımıza yanıt vermeyenler ise hiçbir zaman bizim dostumuz olamazlar.
Kendisiyle çalışmaktan ailece büyük mutluluk duyduğumuz Furkan Çalışkan kardeşimize…
Haberciliği kadar karakteri de sağlam olan Cansu Albayrak kardeşimize…
Yakın bir zamanda aramızdan ayrılan ve gazetemizde büyük emekleri bulunan Sibel Özdemir arkadaşımıza…
Elbette eşime, çocuklarıma, anne ve babama, amca ve teyzelerime, abla ve eniştelerime, baldızlarıma, bacanaklarıma, yeğenlerime velhasıl tüm yakın akrabalarıma ve Mehmet Ali Paşalı komşularımıza da sonsuz teşekkürlerim var.
Onların desteği de kesinlikle paha biçilmez.
Son olarak bizlerle insani bir ilişki kuran, çorbada tuzum olsun diye telefon açıp, destek mesajlarını ileten, gönül birlikteliği yaptığımız herkese hürmet ve muhabbetlerimi iletiyorum.
Sağ olun, var olun, nur olun.
Allah’a emanet olun.


“Yazık oldu”

1.KAYIP OLDU
AK Parti İl başkanının istifasını partili partisiz büyük bir kitle bu kelimelerle özetledi.
Yazık oldu, kayıp oldu, dedi.
Farklı partilerden insanlar bile onun istifa etmesine derin üzüntü duydu.
Demek ki, kamuoyu da onun suçlu olduğunu düşünmüyor.

2.O SORUMLU BENİM
Buna rağmen bugün yaptığı basın açıklamasında tüm sorumluluğu üzerine aldı.
“Başarı tüm Kocaeli’nin, başarısızlık benimdir” diyerek bir kez daha mütevazı oldu, örnek bir duruş sergiledi.
Bir kez daha alkış aldı.
Ama kimseyi suçlamadı.

3.AKÇESİZ
Teşkilat dışında bugüne kadar hiçbir makama talip olmadığını söyledi.
Zaten akçeli işlerle de hiçbir işi olmadı.
Konumunu nakde çevirmeye, ihale almaya çalışmadı.
Bu yüzden de pek çok kez akçelilerin hücumuna uğradı.

4.FATURA KONUSU
Aslında birileri İzmit kaybedildiği için fatura ödeyecekse, Abdullah Eryarsoy listenin en sonlarında yer almalıydı.
Ancak ortada fatura ödeyecek kimse de kalmadı!
Bu saatten sonra;
İzmit’e yeteri kadar önemsemedikleri, kritik konularda destek vermedikleri iddiasıyla Nevzat Doğan ve İbrahim Karaosmanoğlu’na fatura kesilebilir mi?
Yeteri kadar çalışmadığı öne sürülen milletvekillerine “istifa edin” denilebilir mi?
Aday gösterilmeyen aday adaylarına denebilir mi?
Belediye başkanlarına denebilir mi?
Mahalle başkanlarına denebilir mi?
En fazla atama ile koltuklarına oturan il ve ilçe başkanına söylenebilirdi, il başkanına söylendi.
Herhalde en kolayı olduğu için böyle oldu.
Ama hoş olmadı, şık olmadı.
Bu istifa kimsenin aklına ve kalbine yatmadı.
Abdullah Eryarsoy temiz geldi, temiz gitti.
Allah yolunu açık etsin.


Gülaçtı’nın önü neden kalabalık değildi?

1. Konuşulduğu kadar mağdur olmayabilir. Borçlarının önemli bir kısmını ödediğini iddia eden kuyumcu meslektaşları var.
2. Mağdur sayısı az. Çünkü küçük alacaklarının önemli bir kısmını ödemiş, diyenler de var.
3. Ya da mağdur sayısı fazla. Ama mağdurlar kendilerini deşifre etmekten çekiniyorlar.
4. Mağdur sayısı fazla. Ama hukuki süreçten umutları olmadığı için ortaya çıkmayacak olabilirler.
İlk gün savcılığa 14 kişi gitmiş, şikayetçi olmuş.
“Mağdur sayısı fazla mı, değil mi?” bir iki haftaya öğreniriz.

2 YORUMLAR

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin