“Salon vermiyorlar” tartışması

1

Açıkçası İzmit siyasetinin bir afiş tartışmasına boğulmasından rahatsızım.
Hem de çok.
Orada aksiyon olduğu için yazmadan, haber yapmadan, konu etmeden duramıyoruz elbette.
Ama bu kente ve geleceğimize de yazık değil mi?
Bu afişi konuşana dek, kentin sorunlarını ve geleceğini konuşamaz mıydık?
Şimdi yeni bir tartışma daha var.
O da salon tartışması.
Bu tartışmanın ilk fitilini önceki gün ziyaretimize gelen CHP İzmit Belediye Başkan Adayı Fatma Kaplan Hürriyet ateşledi.

NASIL SÜRÜNDÜRDÜLER?
Dedi ki;
* “İlk salon toplantımızı Başiskele’de yapacağız. Çünkü İzmit’te salon bulamıyoruz, salon alamıyoruz. O kadar çok istedik spor salonu alamadık. Nasıl süründürdüler biliyor musunuz? Bize hangi günlerin boş olduğunu dahi göstermiyorlar. Her yer doluymuş.
* Sonrasında ise 22 Mart günü tüm halka dönük, kitlesel, herkesin katılabileceği bir tanıtım toplantısı yapacağız. Yeri henüz net değil. Çünkü salon bulmaya çalışıyoruz. 22’sini tarih olarak netleştirdik. O tarihte salon bulamazsak sokakta yapacağız. TIR kiraladık. Bir meydana getireceğim tırı, her şartta yapacağız.
* Recep Topaloğlu’nu istedik. Ama vermiyorlar. Atatürk Spor Salonu ile ilgili henüz bilgi gelmedi. Hasan Gemici’nin ses ortamı çok iyi değil. Mecbur kalırsak orayı isteriz.
* Biz belediyeyi aldığımızda bir spor salonu da yapacağız. Ve kimseye ayrımcılık yapmadan herkese kiralayacağız.”

ÇİNTİMAR’A SORDUM
Sayın Hürriyet gazetemizi ziyaretinde kelimesi kelimesine bunları söyledi.
Afiş tartışmasına sonradan katıldığım için konunun içine girememiştim.
Şimdi yeniden düzenli yazılar yazmaya başladım.
Dolayısıyla gündemi bir yerlerden tutmak ve ilerletmek istiyorum.
Hem Hürriyet bu tartışmayı bizim gazetede dile getirdiğine göre…
“Ne yapayım? Bu tartışmayı nasıl aydınlatayım?” diye düşünürken…
Spor salonlarından sorumlu olan kişiyi, İl Gençlik ve Spor Müdürü Muzaffer Çintimar’ı aradım ve sordum:
“Fatma Hanım, İzmit’te spor salonu alamıyoruz, vermiyorlar. Recep Topaloğlu’nu vermiyorlar. Atatürk Spor Salonunu vermiyorlar. Hiçbir yer vermiyorlar diyor. Gerçekten de vermiyor musunuz?”

SEÇİM KURULUNUN YAZISI VAR!
Dedi ki;
* Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu, İzmit İlçe Seçim Kuruluna tahsis edilmiş durumda. Seçim kurulu 22 Mart’tan itibaren (oy pusulalarının gelmesi nedeniyle) bu salonun kimseye tahsis edilemeyeceğini resmi yazı ile bize bildirdi. Biz de durumu kendilerine ilettik.
* Daha önce AK Parti de bu salonu istedi. Ancak bir süper lig maçı nedeniyle onlara da veremedik. Seçim kurulunun yazısı olmasaydı yine verirdik. Gebze’de, Çayırova’da, farklı ilçelerde veriyoruz. Recep Topaloğlu’nu neden vermeyelim ki?
* Atatürk Spor Salonunda ise yoğun spor faaliyetleri, süper lig maçları var. Bir organizasyon yoksa verilmeme şansı yoktur. Kesinlikle böyle bir şey olamaz. Dediğim gibi, öyle olsa Gebze’yi de, başka yerleri de vermeyiz. Bu şehirde her gün yaklaşık 450 müsabaka var. Bu müsabakaları göz ardı etmeyin!
* Hasan Gemici Spor Salonu için kendilerine olur verdik diye biliyorum. Zaten AK Parti bile pek çok programını orada yapıyor. Bu sene siyasi partilere kongre için hep Hasan Gemici’ye verdik. AK Parti gençlik kolları bir bakanı getirdi, Atatürk Spor Salonunu istediler. Ama onlara da müsabakalardan dolayı Hasan Gemici’yi verdik. Bizim için öncelik bakanlığımızın faaliyetleridir.

YANLIŞ ANLAŞILMA(!) OLMASIN
Açıkçası yukarıdaki açıklamalar bana tuhaf gelmedi.
Doğru, AK Parti’ye bile daha çok (belki de hep) Hasan Gemici Spor Salonu verildi.
Yani AK Parti her programını Atatürk ya da Recep Topaloğlu’da yapıyor da, CHP’ye bu salonlar verilmiyor değil.
Ortada yanlış bir anlaşılma da olabilir.
Ya da iletişimsizlik.
Hani “siyasi” bir yorum yapmak istemediğim için aklıma bunlar geldi : )


İşte böyle şantaj yapıyor

Bir sebepten dolayı Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’a çok kızmış.
Aslında akrabası.
Ama öfkesi burnunda.
Para pul ilişkilerini çok yanlış bulduğu için bir şekilde bizim şantajcıya, ahlaksıza, rezile götürüyorlar.
“Yazsın da, o iğrençlikleri deşifre etsin” diye.
Bugüne kadar yazmadıklarından kazanan, yaptığı şantajlarla milyonluk araçlar satın alan, ancak büyük devletimizin de tepesine bindiği bu ahlaksızla…
Yaklaşık 2-3 ay kadar önce Bahçecik’te bir tatlıcıda buluşuyorlar.
Bizim iyi niyetli ama öfkeli akraba bildiklerini tek tek anlatıyor.
Elindeki belgeleri veriyor.
Belge dediğim bir iki kâğıt değil.
Koca bir tomar, yüzlerce evrak…
Sonra bekliyor ki şantajcı bunları yazsın!
Ama yazmıyor.
Her konuyu yazıyor ama bunu yazmıyor.
Bizim arkadaş öfkeleniyor, kızıyor, küfrediyor.
Ama geç kalıyor.
Evrakların bir kopyasını elde eden şantajcı hedefinin ilk aşamasına ulaşmış oluyor.
İkinci aşamanın da nasıl gerçekleştiği malum;
Art arda üzerine yüklen, aracılar gönder ya da kulağına üflettir.
Sonrasında beklemeye geç!!!
Ey Kocaeli!
Ey İzmit!
Yıllarca “korkusuzca yazıyor” dediğiniz bu ahlaksız, sizin “yıpratsın” diye düşündüklerinizi yolarak geçindi.
Gece âlemlerine gitti, kafayı çekti, lüks arabalara bindi, kara ve ahlaksız düzeninin devamını sağladı.
Bir belediye başkanının ne kadar zaafı varsa, o kadar iyi bu tip ahlaksızlar için!
Ne kadar hata yapıyorsa, o kadar sömürür bu tip şantajcılar!
Çünkü bunlar kene, bunlar asalak, bunlar yamyam!
Bunlar tıyniyeti bu!

***

Hüseyin Ayaz’dan bir şeyler koparabildi mi?
Zannetmiyorum.
Ama 12 yıl boyunca hakkında tek kelime negatif bir şey yazmaması, hapisten çıkar çıkmaz Ayaz’a yüklenmeye başlaması başlı başına mide bulandırıcı zaten.
O 12 yıllık dönemin ne kadar karanlık geçtiğinin de bir işareti değil mi?
Hüseyin Ayaz öyle işler yapmasa, bu rezil ve ahlaksız herif, böyle saldırabilir mi?
Bizim derdimizi ortada;
Başkanlar pis işler yapmasın, böyle rezillere de fırsat doğmasın!
“Ne kadar çok havlarsam, ne kadar çok ısırırsam, o kadar çok kazanırım” diye düşünemesin!
Yoksa biz bu toplumu başka nasıl temizleyeceğiz?
İyilerin, doğruların, güzellerin yolunu nasıl açacağız?
Daha önce de söyledim;
Bunun yaptığı düpedüz terördür.
Şantaj terörüdür.
Ve en ağır şekilde cezalandırılması, bir ömür boyu içeri tıkılması gerekir.
Kirli ilişkileri paraya dönüştüren bu vampiri…
Tıpkı kirli siyaseti temizlememiz gerektiği gibi temizlemeli, üzerine sifonu da çekmeliyiz.
Yardım ve yataklık yapanlarla birlikte tabi…

1 Yorum

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin