“Seçilirsem makam aracını kullanmayacağım”

1

Zafer Mutlu, İzmit Mehmet Ali Paşa Mahallesinde geçen çocukluk ve gençlik dönemlerimizin en akılda kalıcı isimlerinden biri.
Aynı mahallede büyüdük.
Aynı üniversitede okuduk. (O Marmara Hukuk, ben Marmara İletişim)
Halen aynı ilde, ilçede, aynı bölgede yaşıyoruz.
Kaliteli bir Karadeniz uşağıdır.
Bugüne kadar hakkında en ufak çirkin bir iddia, duruşunda en ufak bir yamukluk ne gördüm ne de işittim.
Düzgündür, temizdir, yakışıklıdır.
Siyasi çizgisi de bellidir.
2014 yılında Saadet Partisinin İzmit Belediye Başkan Adayı idi.
Yüzde 4 ve 8 bin 440 oy aldı.
2011 ve 2015 seçimlerinde de Saadet Partisinden milletvekili adayı oldu.
İzmit İlçe Başkanlığı yaptı.
İl Başkan Yardımcılığı yaptı.

EN ÖNEMLİ EKSİĞİ
Başiskele seçimlerine dair genel siyasi kritiği ilerleyen günlerde geniş şekilde yapacağım.
Ama bugün yayınladığımız Zafer Mutlu haberinden edindiğim izlenimi söyleyeyim mi?
Zafer Mutlu’nun belediyecilik ve kamu tecrübesi yok.
Bu konular bence en önemli eksikliği.
En önemli avantajı ise il ve ilçe genelinde kabul görmesi.
Mütevazı kişiliği, temiz karakteri, düzgün geçmişi ve Başiskele’deki akrabaları.

GENİŞ LİSTENİN HANDİKAPLARI
Bugün yayınladığımız kapsamlı haberde, meclis üyesi listesini geniş tutacaklarını, listede her partiden insana yer vereceklerini söyledi.
Bence işin bu kısmı da biraz sıkıntılı.
Bu anlayışın avantajı olduğu kadar dezavantajları da var.
Şimdiden uyarmak istedim:
Şayet öyle bir liste yapılırsa, her kafadan farklı ses çıkabilir.
Saadet Partisi meclis üyeleri uyum içinde hareket etmeyebilir…
Bunlar da partinin ve başkanın huzurunu bozabilir.

FAKİRLEŞMENE GEREK YOK!
Ziyarette değerli kardeşime “makam arabası” meselesini de sordum.
Hatırlıyorsunuz değil mi?
“Seçilirsem makam aracı kullanmayacağım” demişti.
Bence son derece gereksiz bir açıklamaydı.
Aslında “kamu kaynaklarının kullanılmasında çok hassas davranacağım” demek istediğini anlıyorum.
Ama bunu vurgulamak için “makam aracı kullanmayacağım” demesine gerek yoktu.
O yüzden ziyarete geldiğinde sordum:
“Ne yani, kendi arabanı mı kullanacaksın?
Senin araban 5 yılda yüzbinlerce kilometre yapar, pert olur.
Sen zengin bir iş adamı değilsin ki?
Zenginleşme.
Ama fakirleşmene de gerek yok!”
Konuya dair şunları söyledi:

SEMBOLİZE ETMEK İSTEDİM
“Makam aracı kullanmayacağım dememin sebebi, bize sosyal medyadan gelen mevcut belediye başkanının kullandığı araçlar konusundaki eleştiriler. Ben aslında burada israfı sembolize etmek ve örnek bir uygulamaya imza atmak istedim. Eski Karşıyaka Belediyesinde rahmetli Mustafa Çakır abimiz bunu uygulamıştı. Ben de uygulayabilirim diye düşündüm. Bizim belediye mülküne bakışımızın sembolü budur.

BAŞKA İŞTE VERİLMİYOR
Belediye başkanlığı bize emanet edilen bir görev. Başka bir işte bize makam aracı verilmiyor. Başka işlerde kendi aracımızı kullanıyorsak, belediye başkanlığı görevinde de kendi aracımızı kullanabiliriz.

PERT OLURSA…
Benim aracım Skoda Super B. Yani makam aracı olmaya uygun bir araç. Ben bu aracı belediye başkanı olunca kullanmaya devam edeceğim. Bu aracı pert olursa, kendi cebimden araba alacağım demedim. Ama ben bu aracı kullanacağım. Seçim vaadim olarak kayıtlara geçti. Artık sözümden dönmem. Bu yolda kendimizi feda ediyoruz. Bir aracımızı feda etsek çok mu?”

İşte Zafer Mutlu’nun başkan olduğu taktirde makam aracı olarak kullanacağı şahsi aracı

Saygı, sevgi, hürmet ve muhabbetlerimle…

Saygı = Hürmet
Sevgi = Muhabbet
Bazı siyasetçilerin çeşitli yerlerdeki konuşmalarında bu kelimelerin tamamını aynı cümle içinde kullandığını duyduğum için uyarayım dedim.
Saygı ve sevgiyle…
Ya da
Hürmet ve muhabbetle…
Denilmesi yeterli.
“Saygı, sevgi, hürmet ve muhabbetle” ifadesi ise yanlış.
İlgili siyasetçilere duyurulur.


Şener Söğüt farkı

Birkaç gündür AK Parti Aday Tanıtım Törenlerini takip ediyorum.
Açıkçası…
Şu ana kadar gördüğüm en hareketli, en heyecanlı, herkesin yüzünün güldüğü ve en kalabalık ilçe bana göre Körfez oldu.
Dün akşam Tütünçiftlik Kültür Merkezinde belediyecilerin, teşkilatçıların, ilçe sakinlerinin, Kocaeli siyasetinin, velhasıl herkesin yüzünün güldüğüne şahit oldum.
Salonu hınca hınç buldum.
“Neden bu kadar kalabalık?” diye sorduğumda herkesin oy birliği etmişçesine “Şener Söğüt farkı” dediğine bizzat şahit oldum.
Kaç ilçede böyle ortak bir cümleye şahit olursunuz ki?
Kaç ilçede bu kadar genel kabulü sağlayan bir aday gösterebildi AK Parti?
Kaç ilçede adaya gösterilen tepkiler bu kadar az?
Körfez gerçekten farklıydı.

***

Ama başkan adayı Şener Söğüt’ün sahne performansına dair bir iki kelam de etmek isterim;
1. Uzun konuştu. Bence o kadar uzun konuşmaya hiç gerek yok.
2. Yazılı metinden okudu. Bence şifahi konuşma en güzeli, en doğalı, en etkileyici olanı.
3. Klasik konuştu. Bence klasik konuşmaları da geride bırakmasında fayda var.
Kürsü performansları doğal olarak zamanla gelişir.
Önemli olan Şener Söğüt’ün bugüne kadarki çizgisi.
Dünkü fotoğraf o çizginin küçük bir yansımasıydı bana göre.

1 Yorum

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin