Siyasi birliktelik ticarete yansımış

0

Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan ile gazetemizi ziyareti esnasında yaptığımız röportajın dünkü bölümünde CHP içi meseleleri yayınlamıştık.
Bugünkü bölümde ise Sayın Tarhan’ın iktidar partisi ile ilgili gündeme getirdiği konular var.
İşte Tahsin Tarhan’a sorduğumuz sorular ve işte Sayın Tarhan’ın yanıtları:

TİCARİ BİRLİKTELİK
-AK Parti İl Başkanının ticari ilişkilerini aniden yere gündeme getirmenizi, AK Parti tabanında açıkçası “sipariş” gibi algılayanlar da oldu.
Aslında benim orada vermek istediğim mesajı Kocaeli algılayamadı. Ben orada sadece il başkanını gündeme getirmedim. Kesilen faturaların genelde bakanlığa (Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına) bağlı kamu kurumlarına ait olduğunu göstermekti amacım. Siyasi birliktelik aynı zamanda ticarete yansımış. Bunu söyledim.
-Örneğin…
Örneğin TÜBİTAK, örneğin bakanlık birimleri, örneğin üniversiteler…
-Üniversiteler, Bilim ve Teknoloji Bakanlığına bağlı değil ama…
Üniversitelerin kanunları genellikle Bilim ve Teknoloji Bakanlığından çıkar. O yüzden özellikle ifade ediyorum.

KİMİN VERDİĞİNİN NE ÖNEMİ VAR?
-Neredeyse bütün ticari ilişkileri açıkladınız, piyasaya yapılan işleri gizlemediniz. Bu sizce doğru bir şey mi?
İl başkanının normal ticari ilişkileri bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren konu, iktidar partisi il başkanının hem siyaset yapıp hem de kamuya çok büyük, çok yüksek faturalar kesmesi, ihale ile rekabete girerek alınmaması. Türkiye’deki yüzlerce değişik firma bu ihaleleri alamadığı halde (Ki muhtemelen haberleri dahi olmuyordur) il başkanının firması nasıl alıyor? Bunun açıklanması gerekiyor. Hatta Ankara’dan bile ihale almışlar. Sizce de garip değil mi?
-“Sipariş” yorumunu değerlendirmediniz ama. “Eline tutuşturulmuş. Kendisine bir dosya verilmiş” deniyor sizin için.
İşin o kısmına açıkçası üzülüyorum. Dosyayı kimin verdiğini araştırana kadar iddiaların doğru olup olmadığını araştırsınlar! Buradaki rantın hesabını versinler! Dosyayı kimin verdiğinin ne önemi var ki? Benim iddiam burada bir rant olduğu!

TİCARET SIR DEĞİLDİR
-Şemsettin Ceyhan’ın hangi yıllar hangi firmalara ne kadar satış yaptığını gösterir listeler özel ticari sır…
Bir dakika. Ticaret bir sır değildir. Bir defa bunu bilelim. Böyle bir şey yok! Bir bakkal, market faturası değil ki burada söz konusu olan. 1 milyon 200 bin liralık mobilya faturası. Artık milyonlar AK Partililerin gözünde asgari ücret gibi, emekli maaşı gibi görülüyor. “Onları konuşmamıza gerek yok” gibi bir hava oluşuyor. Sizde de var! Yapmayın! Bunlar küçük rakamlar değil ki!
-Tamam ama siz bunu yasal yollarla temin etmemişsiniz…
İyi de normal yollarla soruyoruz: Bu mobilyalar için kimlerden teklif aldınız? İhaleleri nasıl yaptınız? Karşılığında neler aldınız? Ama cevap veren olmuyor. Bize bu konuda bilgi vermiyorlar. Bu haldeyken, sizin elinize böyle bir belge gelse siz kullanmaz mısınız?

2015’TEN SONRA DA VAR
Yanlış hatırlamıyorsam Sayın Ceyhan gerekli açıklamayı yaptı. “Ben o faturaları il başkanı olmadan önce kestim” dedi, tarihlerini de verdi.
Hayır, hayır. 2015’ten sonra kesilmiş faturalar da var. Görmediniz mi benim gösterdiğim faturaları? Bakın benim belgeleri kamuoyu ile paylaşmamdan hemen sonra bazı gazetelere açıklama yaptı, “Şimdi muhasebecime baktırıyorum. Kamuya kesilmiş 8-10 tane, kaç tane fatura varsa kamuoyu ile paylaşacağım” dedi. Siz hatırlıyor musunuz onun herhangi bir belge paylaştığını?
Tekrar söylüyorum. Biz Şemsettin Ceyhan’ın kime ne kadar iş yaptığını ve niye iş yaptığını sormuyoruz. Üretici olmayan bir firma nasıl oluyor da devletin bütün işlerini alıyor, bunu merak ediyoruz. Siyaset-ticaret ilişkisini irdeliyoruz.

HER BULAŞTIKLARINDA…
Yanılmıyorsam sizin için “FETÖ’nün kuklası olmuş” ifadelerini kullandı Sayın Ceyhan. Rahatsızlık duydunuz mu bu ithamdan?
Hayır. Hiçbir şekilde rahatsızlık duymadım. Çünkü benim FETÖ ile hiçbir şekilde alakam yok. Çalışma arkadaşlarımın arasında, sülalemde, arkadaşlarım arasında bir tane bile FETÖ’cü yok. O konuda çok rahatım. Yolsuzluklarında her bulaştıklarında FETÖ’yü gündeme getiriyorlar. O yüzden rahatsızlık olacak bir şey hissetmedim.
Peki dava açtınız mı?
Dava açılacak bir şey değil.
Madem haklısınız neden dava açmıyorsunuz o zaman?
Önemsemiyorum. Rahatsız olmadığım için de mahkemeye gitme ihtiyacı hissetmiyorum.

SORU ÖNERGESİ VERDİM
-Şemsettin Ceyhan’ın size dava açmadığını söylemişsiniz bir iki gün önce bir yerel gazetede. Siz de “Başka şeyler açıklayacağım” demiştiniz ama açıklamadınız. Yani siz de gündemde tutmak istememişsiniz anlaşılan!
Ne alakası var! Ben Maliye Bakanlığına soru önergesi verdim. Onun cevabını bekliyorum. Onun için açıklama yapmadım. Yoksa başka bir şeyden dolayı geri duruyor değilim.
-Açıkçası Şemsettin Ceyhan’ın “Ben dava açacağım” dediğini hatırlamıyorum. “Ben söyleyeceğimi söyledim. Bu konu benim için kapanmıştır” dedi.
Zaten dava açacak bir konu yok ortada. Faturalar ortada, yapılan işler ortada. Zaten dava açsa, ben bu faturaları numaraları ile önüne koyacaktım.
-Sizce bir il başkanı kamu ihalelerine giremez mi?
Eğer iktidar partisi il başkanıysa bir tercihte bulunması lazım. Ya siyaset ya ticaret. Birini seçecek. İkisi aynı anda olmaz.

ELEŞTİRİLEN BİZ OLUYORUZ
-O zaman “Teşkilat üyeleri kamuda çalışmayacak, kamu ihalelerine girmeyecek” kuralını benimseyen AK Parti’yi bu anlamda destekliyorsunuz…
Geç bile kaldılar. İktidarın gücünü kullanarak kamuya iş yapmak doğru değil. Ben yıllardır ticaretin içindeyim ama kamuya bir liralık fatura kesmiyorum. Doğru olan da bu zaten.
İzninizle bir şey daha söylemek istiyorum:
Kamu ihalelerin iktidar partisine mensup belli isimlere adrese teslim verilmesi doğru mu sizce? Biz bunun üzerine gitmeye çalışıyoruz. Yanlış diyoruz. Kul hakkıdır diyoruz. Yapmayın etmeyin diyoruz. Ama eleştirilen yine biz oluyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisinde siyaset yapan yöneticilerin halkın parasıyla bu kadar kısa sürede zengin olunması sizce etik mi? Doğru mu?
Yerli oto için verilen patent parası da böyle…

47 MİLYON AVRO ÇÖPE GİTTİ
-Tahsin Bey yerli oto ile ilgili tartışmaların uzağındayım. Açıkçası konuyu anlamakta zorlanıyorum. O yüzden onu geçelim.
O zaman şu kadarını söyleyeyim:
Zamanında Çin’e satılmış eski teknoloji araç şasi platformu, Nihat Ergün’ün Sanayi Bakanlığı döneminde Türkiye’ye de satılmaya çalışıldı. O zaman Nihat Ergün bunu kabul etmedi. Doğrusunu yaptı. Ama Fikri Bey döneminde bu platforma 47 milyon Avro ödendi. 47 milyon Avro resmen çöpe gitti. Bu parayla beş tane fabrika açardın. Yeni bakan Faruk Özlü ise doğrusuna döndü.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin