Yanlış. Ama hakaret değil saygısızlık

1

Derinceli Uğur Koç, 10 Kasım günü sosyal medya hesabından birkaç paylaşım yapıyor.
* Bir tanesinde; Üzerinde kaymak bulunan üç tane #Kemalpaşa tatlısının resminin üstüne “Dün akşam yediğim Kemal Paşa’yı rahmetle anıyorum” diyor.
* Bir diğerinde; “Bugün saat 09.05’te sireni ve saygı duruşunu kaçıranlar akşam saat 21.05’te kazasını yapabilir. Laik günler diliyoruz” ifadesini kullanıyor.
* Bir başkasında; “Sirenlerle yat atam. Kornalar çınlasın kulaklarında” yazdım. 24 Kemalist beğenmiş… Vallahi bunların ruh ve akıl sağlığı yerinde değil…
Sonrasında bu genç gözaltına alınıyor, hâkim karşısına çıkarılıyor ve cezaevine gönderiliyor.
Hiç ilgilenmediğim bir konu iyiden iyiye büyüyünce, ister istemez ben de “Neler oluyor?” diye bakma ihtiyacı hissettim.
Sonrasında vardığım kanaatleri birkaç başlık altında özetliyorum:
* Uğur Koç küfür ya da hakaret etmiyor. Öncelikle bunu net bir dille söylememiz lazım.
* Ama yaptığı da kabul edilemez. Tam olarak terbiyesizlik ve saygısızlık kelimeleri kullanılabilir. 10 Kasım’a ve anma törenlerine aleni bir gönderme yaptığı her halinden belli.
* Toplumun belli bir kısmı da bu konularda hassas. Rahatsız oluyor, doğal olarak tepki gösteriyor.
* Ayrıca milleti birbirine düşürüyor, çatışma zeminlerini artırıyor, provokasyon zemini isteyenlere o zemini sunuyor.
Bakın, sağlıklı bir fikir beyanından bahsetmiyorum.
Öyle olsa neyse…
Dolayısıyla yapılan paylaşımı savunmak mümkün değil.
Atatürk’ü sevmek zorunda değilsin.
Ama bir ülkenin kurucu liderine alenen saygısızlık yapmak zorunda da değilsin.
Hele ki eski bir partili, eski ilçe gençlik kolları yöneticisi isen.
Ancak…
Ancak…
Her terbiyesizliğin ve saygısızlığın cezası da hapis mi olmalı?
Her saygısızı (bakın, hakaret demiyorum) anında cezaevine mi göndereceğiz?
Gönderiyor muyuz?
Bu mudur doğru olan şey?

TUNCER ÇİFTÇİ’NİN TUTUKLANMADIĞI…
Ya da şöyle sorayım:
Her konuda aşırı tavırlar sergilemeye mecbur muyuz?
Orta yoldan ayrılmamak, en doğrusunu yapmak zor mu?
Tuncer Çiftçi denen din tüccarının cezaevine gönderilmediği bir ülkede…
Uğur Koç’un cezaevine gönderilmesi çok büyük bir hata değil mi?
Cezalandırmak başka…
Cezaevine göndermek başkadır arkadaşlar.


Temayülde fırıncı Ahmet Efendi de yazılabilecek mi?

AK Parti’de 18 Kasım’da temayül yoklaması var.
Temayül ile ilgili dikkat çekmek istediğim iki detayı sizlerle paylaşmak istiyorum:
 1. Yanılmıyorsam, “Kim aday olmalı?” şeklinde bir soru sorulacakmış. Ve bu sorunun karşısına yazılacak isimler aday adayı olmayan isimlerden de olabilecekmiş! Yani, fırıncı Ahmet Efendi, müezzin Mehmet Efendi, herhangi bir STK başkanı da! Bence böyle bir imkan varsa, AK Parti’nin eli daha çok güçlenir, ortam daha da renklenir, aday adayı olmayan ya da olamayanlar bile öne atılır. Öyle değil mi?
2. Temayülde ilk ikide kimin çıkacağı az çok belli. Ki muhtemelen ilçe başkanı ile yazılmayacak olmasına rağmen belediye başkanı çıkacaktır. Ben temayülde en çok 3, 4 ve 5. sıralarda yani ilçe ve belediye başkanı dışında kimlerin yer alacağını merak ediyorum. Bi de resmi olarak temayüle girmeyecek olan belediye başkanlarına yakın isimlerin kimleri destekleyeceğini!!!


Osman Gazi Köprüsündeki tezgâhı görmezden gelemeyiz!

Yeni Şafak Gazetesi harika bir haberin altına imza atmış.
İlimiz sınırları içinden geçen Gebze ile Altınova arasındaki Osmangazi Köprüsünün gişelerinde yaşananları özetlemiş.
İddialar şu:
* HGS ve OGS’de bakiye varsa özellikle lüks araçlardan nakit para isteniyor.
* HGS ve OGS’de bakiye yoksa nakit ödeme almada isteksiz davranılıyor, ‘sonra ödersiniz’ denilerek 5 kat ceza kesilmesinin yolu açılıyor.
* HGS’den geçtikten sonra kimi araçlara “bakiye yetersiz” denilerek bir de nakit ücret alınıyor.
* Kimi zaman makbuz verilmiyor.
* Alınan nakit paralar kayıtlara girilmiyor. Böylece devletin taahhüt ettiği araç kotası düşük gösteriliyor.
Benim sorularım da şöyle;
* Bu konu Yeni Şafak’ta haber oluncaya kadar bu yönüyle neden doğru dürüst gündeme gelmedi?
* Muhalefet milletvekilleri, neden konunun bu yönünü mercek altına almadı? Diğer konular arasında eritmeden ve ezdirmeden gündeme getirmedi?
* Bu müteahhit yıllardır bu şekilde davranıyorsa bizim kamu yöneticilerimiz nerede? Ne iş yapıyorlar?
* Bakalım, hem devleti hem milleti soyan bu müteahhide bundan sonra kim neler yapacak?
Şaşkınım.
Öfkeliyim.
Hem de çok öfkeliyim.
Sözün bittiği yerdeyiz arkadaşlar.

1 Yorum

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin