KOÜ için kaç kişi başvurdu?

0

Sağa sola soruyorum, “Bilmiyoruz” diyorlar.
YÖK’ü arıyorum, “Rakam ve isim vermemiz yasak” diyorlar.
İyi de neden?
Bu sorunun cevabını neden öğrenemiyoruz?
Kocaeli Üniversitesine rektör olmak için kaç kişinin başvurduğunu ve bu isimlerin kimler olduğunu öğrenmenin ne gibi bir sakıncası var?
Nedir yanlış olan?
Ve niye yanlış olsun ki?
Mesela…
TRT Genel Müdürlüğüne aday olanları öğrenebiliyor muyuz biz?
Evet.
Herkes öğrenebiliyor.
Gazeteciler de geniş geniş haber yapıyor.
Ama rektör adaylarını öğrenemiyoruz?
Gerçekten bunun mantıklı bir gerekçesi var mı?
Anlamak istiyorum.
Bu arada…
Kulislerde şu rakamlar dolaşıyor;
* 53 kişi başvurmuş…
* 20’den az…
* 4’ü üniversiteden…
Listeyi görmediğim için doğru ya da yanlış diyemiyorum.


Sakarya’da sıkıysa emniyet kemeri takma!

Akrabalar söylüyor.
Sakarya genelinde ama özellikle kent merkezinde emniyet bir süredir sürekli uygulama yapıyormuş.
Ama öyle böyle değil.
Minibüs şoförü, otobüs şoförü, TIR, kamyon, taksi fark etmiyor.
Trafik ışıklarında, yol kenarlarında, kavşak başlarında her yerde trafik polisleri varmış.
Emniyet kemerini takmadın mı? Yaz cezayı…
Kırmızı ışıkta mı geçtin? Yaz cezayı…
Hatalı sollama mı yaptın? Yaz cezayı…
İlçeler arasındaki yollarda hız sınırlarını mı aştın? Yaz cezayı…
Kimseye acımıyorlarmış.
Hiç kimseyi affetmiyorlarmış.
Bizim milletin huyunu biliyorsunuz:
Devlet kural koyduğu için değil…
Ama ceza ödememek için kurallara uyar!!!
Haliyle Sakaryalı tüm sürücüler bu sıralar tüm trafik kurallarına harfiyen uyuyorlarmış.
Keşke…
Keşke Kocaeli’de de öyle emniyet müdürlerimiz olsa…
Şehir merkezinde…
Emniyet kemerini takmayan, kırmızı ışıkta geçen, hatalı sollama yapan herkese birer birer, üçer beşer ceza yazsalar…
Bizim milletin cebine dokunursa ve hiç kimseye ayrıcalık yapılmazsa…
İşte o zaman o kurallara herkes harfiyen uyar.
İsterseniz, Sakarya gibi deneyin ve görün!


İlçelerde kaos olur!

AK Parti, 31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak yerel seçimler için aday adaylığı başvurularını almaya başladı.
Başvuru yapmayı (ve yerel seçimleri bahane ederek teşkilatı bırakmak) isteyenler arasında, mevcut 9 ilçenin ilçe başkanları da var.
İlçe başkanlarının istifasına dair şu ana kadar genel merkezden herhangi bir bilgi gelmedi.
Ama 5-12 Kasım tarihleri arasında istifa ettirilmeyecekleri, ay sonuna kadar görevlerinde kalabilecekleri konuşuluyor.
Zaten daha önce, “Yeni ilçe başkanları kasım sonuna kadar genel merkez tarafından asaleten atanacak” denilmişti.
Gelin, bugünkü tabloyu hep birlikte okumaya çalışalım:
1. Önceki seçimlerde yerel seçimlere, istifa eden ilçe başkanının yerine gelen Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı ile girilirdi. Şimdi ay sonunda atama yapılacaksa, Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlarının herhangi bir önemi kalmadı. Bir anlamda ilçe başkanlarının planları da suya düşmüş oldu!
2. Daha belediye başkan adayı belirlenmeden, parti içinde ilçe başkanlığı yarışı (ve doğal olarak gruplaşmaları) yaşanmaya başladı. Belediye başkan adayı ve ilçe başkanını aynı anda belirlemek zor olacak!
3. Aday adayı olmayı düşünen ilçe başkanları bu süreçte kendilerini iyice kenara çekti. En azından büyük bölümü böyle.
Dolayısıyla bizler de bir taraftan olası belediye başkan adaylarını merak ederken, diğer taraftan 9 ilçede yeni ilçe başkanının kim olacağını kovalamaya çalışacağız.
Bizim için de zor bir durum!
Ama şuna emin olun, AK Parti için daha zor bir durum söz konusu.
Belediye başkanlığı için yarış ve gruplaşmalar vardı.
Şimdi ilçe başkanlığı için de yarış ve gruplaşmalar başladı.
Kaos belki abartı!
Ama bir sorun olacağı ya da sürecin kolay geçmeyeceği de muhakkak.


Ayhan Öter: Lan mal!!!

Yaklaşık 5 ay önce planlayarak ve tasarlayarak yurt dışına kaçan…
Çalışanlarına, piyasaya, yer ve hak sahiplerine milyonlarca lira borç takan…
Sanberk İnşaat’ın masum yüzlü sahibi Ayhan Öter meğer ne kadar kaba bir insanmış, biliyor musunuz?
Duyunca ben de inanamadım.
Yurt dışına kaçtıktan sonra “mal” diye hitap ettiği Sanberk İnşaat çalışanlarından biri geldi geçen gün yanıma ve yaşadıklarını anlattı.
Aynen şunları söyledi:
“Ayhan Bey’i biz de tanıyamamışız. Çalışanların bir kısmının parasını ödedi. Ama bizimkini ödemedi. Biz ısrarla istediğimizde bize ‘Lan mal! Ben istersem paranı alabilirsin. İstemezsen hiçbir şey alamazsın. Benim tasarrufumda. Sen kimsin?’ cevabını verdi. Sesli telefon mesajıyla.
Her şeyi muhasebecisi ve avukatı üzerinden yapıyor. Onlar vasıtasıyla yurt dışından şirketin her işini yönetmeye devam ediyor. Kafasına göre ceza kesiyor. İstediğine para veriyor, istediğinden alıyor.
Alacaklarım için daha çok ısrar ettim. Bana günü geçmiş ve karşılığı olmayan senetler gönderdi. Yine muhasebecisi üzerinden. Ben de senetleri avukata verdim, onlar için ayrıca işlem yaptırdım. Çünkü verilen senetlerin hepsi kapalı olan iş yerlerine aitti.
Bana neden kızıyor, biliyor musunuz? Ayhan Bey yurt dışına kaçınca, taşeronlar bizi arıyor, alacaklarını istiyordu. Kaç defa onlarla kavga ettik. Ayhan Bey, ‘İş yaptığımız yerlerin hak edişlerini imzalayalım, paramızı alalım’ şeklinde talimat yollamış. Ben ‘Aldığımız paraları taşeronlarımıza verecek miyiz?’ diye sordum. Cevap alamayınca, bu işten hiç memnun olmadım ve yapmadım. Yapmadığım için de ödememi alamadım.
Sonradan öğrendim ki, bunu sadece bana yapmıyormuş. Parasını isterken fazla ısrar eden olursa külhanbeylik yapıyor, ‘Sen bizi tehdit mi ediyorsunuz? Sen kimsin? Aileme, çoluğuma çocuğuma bir şey olursa bunları listenin başına yazın?’ diye talimat veriyormuş…”
Vay arkadaş!
Bu adamla ilgili her türlü bilgiye şaşıyorum, şaşırıyorum.
Daha önce herkesin “iyi oğlan, pamuk gibi, çok mütevazı” dediği adam bu mu?

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin