Safiport, Erdoğan’ın adıyla korkutuyor

0

Tamam, Türkiye’nin ilk 500’ü arasında yer alan Safi Katı Yakıt şirketi, Derince Limanına iyi para yatırdı, 2014 yılında 543 milyon Dolara 39 yıllığına kiraladı.
Tamam, bu limanı modernize etmek için iyi de yatırım yapıyorlar. Şu ana kadar 230 milyon Dolarlık yatırım yapmışlar. Herhalde bir bu kadar da yapacaklar.
Tamam, yatırımları bir an önce bitirmek onlar için çok önemli.
Tamam, bu amaçla denizi de doldurdular, limanı 2-3 kat büyüttüler neredeyse.
Hepsine tamam, hepsine eyvallah diyelim, tüm tartışmaları geride bırakarak…
Amma…
Bu zamana kadar Derince Belediyesine ruhsat başvurusu yapmamak da ne demek?
Belediyeye ruhsat harcı ödemekten kaçmanın manası ne?
Nereye varmaya çalışıyorsunuz?
Neyi ispat etmeye çabalıyorsunuz?

***

YA AKARYAKIT TANKLARI?
Dolgu çalışmaları 2016’da başladı.
2017’de devam etti.
2018’de devam ediyor.
Tahminen 2019’da da devam edecek…
Koskoca Safi Grup, üç yıldır ruhsat parası ödemekten kaçar mı?
Ayıp değil mi?
Ayrıca liman sahası içine 35 adet akaryakıt tankı yapılmış.
Üstelik bu tankların da ruhsatı yok.
Bu da mı gol değil?
Bu da mı normal?
İyi de neden?
Neden kurallara uymuyorsunuz?
Sizin tabi olduğunuz hiçbir kural yok mu?

***

BİR KULÜBE DAHİ
Aradan geçen 3-4 yıllık süre zarfında Derince’ye ne bir okul, ne bir hastane, ne bir kültür merkezi, ne de bir kulübe desteği olmuş Safi Port’un.
İnanın bu tavırları anlamakta zorlanıyorum.
Derince ile bütünleşmek, Derince’ye kalıcı ve güzel izler bırakmanın nesi kötü?
Hayır hasenat nedir bilmez misiniz?
Bırakın hayrı, KDV’den düşebileceğiniz hayır işleri de mi olmuyor?
Bu da mı zor?

***

İNŞAAT DEĞİL DOLGU!
İddialara göre;
Safiport yetkilileri liman inşaatı için yapılan işleme “İnşaat değil dolgu. Dolgu için ruhsat gerekmez” diyormuş.
1. İl genelindeki bütün firmalar dolgu yapmak yani hafriyat atıklarını boşaltmak için bile Kocaeli Büyükşehir Belediyesine para öderler. Peki siz bu dolgular için para ödediniz mi? Ödüyor musunuz? Orası bir dolgu alanı değil mi?
2. Ama sizin dolgularınızın üzerine beton atılıyor. Üzerine koca koca vinçler konuluyor. Yani basbayağı projeli işler yapılıyor orada. Yani inşaat yapılıyor. Yani ruhsat gerekiyor.
3. Hadi bunu da geçtim! Limana yaptığınız akaryakıt tankları için ruhsat başvurusu yaptınız mı? Onlar da mı dolgu?

***

ERDOĞAN’I KALKAN YAPMAK!
Safiport bugün öğleden sonra yazılı açıklama yaptı, Ali Haydar Bulut’a yanıt verdi.
O açıklamadaki bazı dipnotları hem aktarmak hem de yorumlamak istiyorum:
1. TCDD’nin mülkiyetinde bulunan ve yap-işlet-devret modeli ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirilen diğer limanlarda olduğu gibi Derince Limanı da ruhsata tabi değildir… (Gerçekten öyle mi? Bu konuyu bilen var mı? Bilmediğim için kesin konuşmak istemiyorum. Bu adamlar liman içinde böyle şeyleri izinsiz yapabilir mi?)
2. Derince Belediyesi ise tüm bu hukuki ve fiili durumu bilmesine rağmen kendisine pay çıkarmaya çalışmaktadır… (Madem hukuki bir durum var, o zaman mahkeme neden sizin itirazınızı reddetti? Özelleştirme İdaresinin varsa öyle bir kuralı, neden mahkemeye sunmadınız?)
3. Derince Limanındaki genişletme işleri Cumhurbaşkanımızın emri ve bilgisi dahilinde yapılmaktadır… (Reis’in adını burada zikretmenin alemi ne arkadaşlar? Onun adını neden kullanıyorsunuz? Neden kendinize kalkan yapıyorsunuz? Neden Erdoğan adıyla korkutmaya çalışıyorsunuz belediye başkanını? Erdoğan size imtiyaz mı tanıyor yani? Ne alaka? Ayıp ayıp!)
4. 39 yıl sonra limanı devlete geri vereceğiz… (Ya arkadaş 39 yılınız var diye, liman sahası içinde yaptığınız hiçbir inşaat ve imalattan dolayı izin almayacak mısınız? Normal prosedürler size hiçbir şekilde uygulanmayacak mı? Böyle bir şey olur mu? Örneği var mı? Örneği varsa, biz de diyelim ki, “Ali Haydar Bulut’un yaptığı yanlış…”)

***

AK PARTİLİ Mİ? AKP’Lİ Mİ?
Bir de diyorlar ki; Bu müteahhit (ya da kardeşlerden biri) AK Parti’den milletvekili aday adayı olmuş!
Bize ne?
Bu millete ilave ne faydası var?
Partili olma gücünü kuralları çiğneyerek kullanacaksa, ona dense dense AKP’li denir, AK Partili değil.
Hele bir öğrenelim bakalım dediklerinin doğruluğunu, asıl cevabı daha sonra veririz!

***

Ben olsam, Derince’yi örgütlerim.
Herkesin CİMER’e, BİMER’e, savcılıklara şikayet dilekçeleri atmasını isterim.
Bir değil, binlerce şikayet dilekçesi gönderilirse, o zaman işler değişir.
Gerçekler kısa sürede gün yüzüne çıkar.
Paranın gücü elbette vardır.
Ama hiçbir şey milletin gücünden üstün değildir.
Saygılarımla.


İbrahim Hoca iyi sükse yaptı

Anadolu Ajansı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili haber yapmış.
Başlık: İstanbul’un suyu havadan denetleniyor
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Marmara Denizi ile İSKİ’nin içme suyu havzalarını her türlü kirlilikten korumak için kiralanan iki uçakla denetim gerçekleştiriyor.”
İBB Başkanı Mevlüt Uysal da uçağa binip havadan kısa bir şehir turu atınca, haber tüm gazetelerde yayınlandı, her tarafa yapıldı.
İyi de;
Fikir, İbrahim Karaosmanoğlu’nun. İBB başkanına bizim başkan tavsiye etti.
Uçaklar, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin. Bursa’dan satın alındı.
İstanbul’a hizmeti veren yine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi. KBB şirketleri hizmet karşılığı fatura kesiyor.
Doğrusunu isterseniz, Mevlüt Uysal’ın Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İbrahim Karaosmanoğlu’na teşekkür etmesini beklerdim.
Kabul etmeliyiz ki, havadan denetim İbrahim Karaosmanoğlu döneminde yapılan en iyi işlerden biridir.
* Belediyeye maliyeti bile olmayan, daha doğrusu kestiği cezalarla maliyetini çıkaran…
* Denizi ve çevreyi koruyan, kirlilik miktarını çok azaltan…
* Örnek alınması gereken, vizyonel bir icraat.
Kocaeli’de en az 10-12 yıldır devam ediyor.
İstanbul bile yeni başladı.
Kabul edelim ki İbrahim Hoca tam da ihtiyacı olan bir dönemde iyi sükse yaptı.
Bu konuda tüm tebrikleri sonuna kadar hak ediyor.


Suudiler doğru söylüyormuş

Bir süredir eylemleriyle gündem olan Elimsan’da mevcut üst yönetim işten çıkarılmış, fabrikanın sahibi olan Suudi SCC adlı şirket geçici bir yönetim oluşturmuş, hesapları incelemeye başlamış ve 10 gün içinde ödemelerin başlayacağına dair yazıyı tedarikçilere göndermişti.
Elimsan’ın yeni yönetimi ne söylediyse yapıyor:
Mevcut çalışanların iki aylık maaşları hafta başında ödenmiş…
* Tedarikçilerin alacakları bugün itibariyle ödenecekmiş…
* İşten çıkarılanların alacakları ise yanlış duymadıysam pazartesiden sonra ödenecekmiş…
Tedarikçilerin alacakları ödendikten sonra, eskisi gibi mal akışı sağlanacağı için, üretime kaldığı yerden devam edecekmiş fabrika.
Ben de zaten bu yüzden “Elimsan’da büyük bir kriz yok” diye yazmıştım birkaç gün önce.
Konkordato haberleri arasından sıyrılan ve yüz güldüren bir haber değil mi?
Elbette gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin